Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Abbâsȋler Döneminin İlk Mehdisi Muhammed b. Abdullah ve Onun Mehdiliği ile İlgili Rivayetlerin Değerlendirilmesi

View through CrossRef
Tarih ve hadis kaynaklarımızda adaleti yeryüzüne hâkim kılacak kurtarıcı kişiyi ifade eden mehdinin farklı özelliklerini belirten rivayetler mevcuttur. “İsmi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun” şeklinde tarif edilen mehdi hadisinin tarihte ilişkilendirildiği ilk kişi, Hz. Hasan’ın torunlarından “Nefsü’z-Zekiyye” lakaplı Muhammed b. Abdullah’tır. Böylece o, Abbâsî Devleti’ndeki ilk mehdi olarak kaynaklara yansımıştır. İlk defa Mugîre b. Saîd tarafından ona mehdi denildiği ve onun ilgili rivayeti delil olarak getirdiği görülmektedir. Dolayısıyla rivayetin Şiî eğilimli kaynaklara girişinin kaynağı burası olmalıdır. Öte taraftan aynı rivayetler, Üçüncü Abbâsî Halifesi Muhammed b. Abdullah için de kullanılmıştır. Hatta onun Mehdi lakabı kaynaklarımızda adının önüne geçmiştir. Böylece rivayetimiz Sünnî kaynaklarda da görülmeye başlamış ve hadis kaynaklarında ilgili mehdi rivayetleri yerini almıştır. Sünnî kaynaklarda konumuzla ilgili olan mehdi rivayetleri, Ebû Dâvud ve Tirmizî’nin sünenlerinde ve başka hadis kaynaklarında geçmektedir. Dört farklı şekilde gördüğümüz hadis rivayetlerinin senetleri genel itibariyle zayıftır. Hasen olduğu kabul edilen bir rivayetin senedindeki Ebü’n-Nücûd Âsım b. Behdele’nin iyi bir kıraat âlimi olmakla birlikte hadisçiliğinde ihtilaf vardır. Konumuzla ilgili mehdi rivayeti birçok tarih kaynağımızda nakledilmiştir. Ancak bunun, bazı tarihçiler tarafından Muhammed Nefsü’z-Zekiyye, bazıları tarafından ise Üçüncü Abbâsî Halifesi Muhammed b. Abdullah ile ilişkilendirilmesi dikkat çekmektedir. Hatta söz konusu rivayetin Abbâsî Halifesi Müstekfî’nin oğlu Ebü’l-Hasan Muhammed b. Abdullah için de kullanıldığı ifade edilmiştir. Bu durum da hadis ilmi açısından zayıf olan rivayetin, tarihin farklı dönemlerinde siyasete malzeme olarak kullanıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Erciyes Universitesi
Title: Abbâsȋler Döneminin İlk Mehdisi Muhammed b. Abdullah ve Onun Mehdiliği ile İlgili Rivayetlerin Değerlendirilmesi
Description:
Tarih ve hadis kaynaklarımızda adaleti yeryüzüne hâkim kılacak kurtarıcı kişiyi ifade eden mehdinin farklı özelliklerini belirten rivayetler mevcuttur.
“İsmi ismime, babasının ismi babamın ismine uygun” şeklinde tarif edilen mehdi hadisinin tarihte ilişkilendirildiği ilk kişi, Hz.
Hasan’ın torunlarından “Nefsü’z-Zekiyye” lakaplı Muhammed b.
Abdullah’tır.
Böylece o, Abbâsî Devleti’ndeki ilk mehdi olarak kaynaklara yansımıştır.
İlk defa Mugîre b.
Saîd tarafından ona mehdi denildiği ve onun ilgili rivayeti delil olarak getirdiği görülmektedir.
Dolayısıyla rivayetin Şiî eğilimli kaynaklara girişinin kaynağı burası olmalıdır.
Öte taraftan aynı rivayetler, Üçüncü Abbâsî Halifesi Muhammed b.
Abdullah için de kullanılmıştır.
Hatta onun Mehdi lakabı kaynaklarımızda adının önüne geçmiştir.
Böylece rivayetimiz Sünnî kaynaklarda da görülmeye başlamış ve hadis kaynaklarında ilgili mehdi rivayetleri yerini almıştır.
 Sünnî kaynaklarda konumuzla ilgili olan mehdi rivayetleri, Ebû Dâvud ve Tirmizî’nin sünenlerinde ve başka hadis kaynaklarında geçmektedir.
Dört farklı şekilde gördüğümüz hadis rivayetlerinin senetleri genel itibariyle zayıftır.
Hasen olduğu kabul edilen bir rivayetin senedindeki Ebü’n-Nücûd Âsım b.
Behdele’nin iyi bir kıraat âlimi olmakla birlikte hadisçiliğinde ihtilaf vardır.
 Konumuzla ilgili mehdi rivayeti birçok tarih kaynağımızda nakledilmiştir.
Ancak bunun, bazı tarihçiler tarafından Muhammed Nefsü’z-Zekiyye, bazıları tarafından ise Üçüncü Abbâsî Halifesi Muhammed b.
Abdullah ile ilişkilendirilmesi dikkat çekmektedir.
Hatta söz konusu rivayetin Abbâsî Halifesi Müstekfî’nin oğlu Ebü’l-Hasan Muhammed b.
Abdullah için de kullanıldığı ifade edilmiştir.
Bu durum da hadis ilmi açısından zayıf olan rivayetin, tarihin farklı dönemlerinde siyasete malzeme olarak kullanıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Related Results

Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Hz. Peygamber’in sahâbîlerinden bir tanesi Tâifli Sakîf kabilesinden Urve b. Mes‘ûd’dur. O, kabilesinin en önde gelenlerinden birisidir. O, Sakîf kabilesinin Ahlâf koluna mensuptur...
Muhammed Hamidullah ve İslâm Hukuk İlmine Katkıları
Muhammed Hamidullah ve İslâm Hukuk İlmine Katkıları
19 Ocak 1908’de Hindistan’ın Haydarabad şehrinde dünyaya gelen Muhammed Hamidullah, yirminci asırda İslam dünyasında yetişen birkaç büyük âlim ve araştırmacılardan biridir. Hamidul...
Arza Rivayetleri ve Değerlendirilmesi
Arza Rivayetleri ve Değerlendirilmesi
Allah (c.c.) rahmetinin bir eseri olarak her dönemde kullarına Peygamberleri aracılığıyla vahyini göndermiştir. O, insanlardan istediği yaşam biçimini vahyi aracılığıyla onlara hab...
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Çalışmada İslam tefsir geleneğinin erken dönem müfessirlerinden biri olan Mâtürîdî’nin (ö.333/944) İbn Abbas (ö. 68/687-688) rivayetlerine yaklaşımı incelenmektedir. Bilindiği üzer...
Halîfe b. Hayyât’ın Tarih Yazıcılığı Metodu
Halîfe b. Hayyât’ın Tarih Yazıcılığı Metodu
Halîfe b. Hayyât (ö. 240/854-55) Abbâsî döneminde yaşamış bir tarihçi-muhaddistir. Kaynaklarda hadisçiliğinden ziyade tarih ve nesep ilmindeki yetkinliğine atıflar bulunmaktadır. K...
Esbâb-ı Nüzûl’de Hz. Hamza
Esbâb-ı Nüzûl’de Hz. Hamza
Hz. Hamza ile Resûlullah’ın (s.a.s) yakın akrabalık bağları vardır. Zira Allah Resûlü’nün amcasıdır. Her ikisi de Süveybe’den süt emdikleri için aynı zamanda süt kardeştirler. Hz. ...
Ravi Tasarrufu Olarak Tecvîdü’l-hadîs
Ravi Tasarrufu Olarak Tecvîdü’l-hadîs
Genel olarak rivayete dayalı tüm ilimlerin özelde ise hadis ilminin temel problemlerinden birisi rivayetlerin aktarımı esnasından râvîlerin hatalı veya kasıtlı olarak yaptıkları ta...

Back to Top