Javascript must be enabled to continue!
ATAERKİL SÖYLEM, CİNSİYET ROLLERİ VE ŞİDDET: KIZILCIK ŞERBETİ ÖRNEĞİ
View through CrossRef
Bu çalışmanın amacı, toplum tarafından kadınlara atfedilen
geleneksel kadınlık rollerinin televizyon dizileri aracılığıyla
nasıl yeniden üretildiğini incelemek ve medyanın cinsiyetçi
stereotipleri sunarak ataerkil toplumdaki kadınların ikincil
konumlarını nasıl pekiştirdiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda,
ataerkil yapıya ait kodları yeniden üreten ve kadın karakterlerini
geleneksel rollerle sınırlandıran Kızılcık Şerbeti dizisi örneklem
olarak seçilmiştir. Araştırmada dizinin birinci sezonunda
Nursema karakterinin uğramış olduğu baskılar; söylemler,
toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerkil söylem çerçevesinde ele
alınmış, bu bölümlerdeki söylemler eleştirel söylem analizi
yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın temel sorunsalı, kadınların
gerçek yaşamdaki deneyimlerinin dizilerde neden yeterince
temsil edilmediği, erkek egemen söylemin nasıl sürdürüldüğü
ve bu söylem içinde kadınların nasıl resmedildiğidir. Ayrıca,
kadınların güçlü ve bağımsız bireyler olarak temsil edilmesinin
önündeki engeller ile bu temsillerin toplumsal cinsiyet rollerini
nasıl şekillendirdiği de çalışmanın odak noktalarından biridir.
Feminist teori perspektifinden hareketle, Kızılcık Şerbeti
dizisinde Nursema karakterinin maruz kaldığı şiddetin temsil
biçimleri, ataerkil toplum yapısı içindeki konumu ve bu temsillerin
toplumsal cinsiyet eşitsizliğini nasıl yeniden ürettiği eleştirel bir
şekilde analiz edilmiştir. Eleştirel söylem analizi yöntemi, dizideki
diyalogları çözümleyerek toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl inşa
edildiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Title: ATAERKİL SÖYLEM, CİNSİYET ROLLERİ VE ŞİDDET: KIZILCIK ŞERBETİ ÖRNEĞİ
Description:
Bu çalışmanın amacı, toplum tarafından kadınlara atfedilen
geleneksel kadınlık rollerinin televizyon dizileri aracılığıyla
nasıl yeniden üretildiğini incelemek ve medyanın cinsiyetçi
stereotipleri sunarak ataerkil toplumdaki kadınların ikincil
konumlarını nasıl pekiştirdiğini ortaya koymaktır.
Bu bağlamda,
ataerkil yapıya ait kodları yeniden üreten ve kadın karakterlerini
geleneksel rollerle sınırlandıran Kızılcık Şerbeti dizisi örneklem
olarak seçilmiştir.
Araştırmada dizinin birinci sezonunda
Nursema karakterinin uğramış olduğu baskılar; söylemler,
toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerkil söylem çerçevesinde ele
alınmış, bu bölümlerdeki söylemler eleştirel söylem analizi
yöntemiyle incelenmiştir.
Çalışmanın temel sorunsalı, kadınların
gerçek yaşamdaki deneyimlerinin dizilerde neden yeterince
temsil edilmediği, erkek egemen söylemin nasıl sürdürüldüğü
ve bu söylem içinde kadınların nasıl resmedildiğidir.
Ayrıca,
kadınların güçlü ve bağımsız bireyler olarak temsil edilmesinin
önündeki engeller ile bu temsillerin toplumsal cinsiyet rollerini
nasıl şekillendirdiği de çalışmanın odak noktalarından biridir.
Feminist teori perspektifinden hareketle, Kızılcık Şerbeti
dizisinde Nursema karakterinin maruz kaldığı şiddetin temsil
biçimleri, ataerkil toplum yapısı içindeki konumu ve bu temsillerin
toplumsal cinsiyet eşitsizliğini nasıl yeniden ürettiği eleştirel bir
şekilde analiz edilmiştir.
Eleştirel söylem analizi yöntemi, dizideki
diyalogları çözümleyerek toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl inşa
edildiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
Related Results
MUHAFAZAKÂRLIĞIN MODERN MÜDAFAASI: KIZILCIK ŞERBETİ
MUHAFAZAKÂRLIĞIN MODERN MÜDAFAASI: KIZILCIK ŞERBETİ
Kızılcık Şerbeti birbirine farklı zıt dindar ve seküler iki aileyi konuyu almaktadır.
Dindar muhafazakâr kesimin hayat tarzını olumsuz yönde gösterdiği yönünde eleştirilen
film S...
Feminist Teoride Cinsiyet-Toplumsal Cinsiyet Kavramları ve Eleştiriler
Feminist Teoride Cinsiyet-Toplumsal Cinsiyet Kavramları ve Eleştiriler
Toplumsal cinsiyet kavramı psikanalist J. Robert Stoller’ın 1968’de yazdığı “Sex and Gender” adlı kitabında cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi incelemesiyle femini...
Üniversite Öğrencilerinin Toplumsal Cinsiyet Rolleri ile Evlilik Dışı Cinsel Yakınlığa Yönelik Tutumları
Üniversite Öğrencilerinin Toplumsal Cinsiyet Rolleri ile Evlilik Dışı Cinsel Yakınlığa Yönelik Tutumları
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rolleri ile evlilik dışı cinsel yakınlığa yönelik tutum arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incele...
DUYGU ASENA ROMANLARINDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİNİ KEŞFETMEK: ELEŞTİREL BİR ANALİZ
DUYGU ASENA ROMANLARINDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİNİ KEŞFETMEK: ELEŞTİREL BİR ANALİZ
Toplumsal cinsiyet ve toplumsal cinsiyet rolleri dinamik bir süreci kapsar; kişinin doğuştan sahip olduğu değil toplum içindeki etkileşimleri, rolleri öğrenme ve meşrulaştırma gibi...
Müzik Bağlamında Şiddet Sorunu ve Toplumsal Alana Yansımaları
Müzik Bağlamında Şiddet Sorunu ve Toplumsal Alana Yansımaları
Müziğin insanın hayatına her an ve doğrudan etki edebilme gücü göz önünde bulundurulduğunda müzikte şiddet unsurlarının fark edilmesi ve anlaşılması önem kazanır. Yapılan kimi çalı...
TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ BAĞLAMINDA NASREDDİN HOCA FIKRALARI
TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ BAĞLAMINDA NASREDDİN HOCA FIKRALARI
Bu çalışmanın amacı, Nasreddin Hoca fıkralarının toplumsal cinsiyet rolleri açısından incelenmesidir. Veri toplama aracı olarak Saim Sakaoğlu ve Ali Berat Alptekin tarafından hazır...
TOPLUMSAL CİNSİYET VE MİLİTARİZM ÜZERİNE BİR ELEŞTİRİ: YEVGENİY ZAMYATİN'İN “DÜNYANIN BİR UCUNDA” ESERİ
TOPLUMSAL CİNSİYET VE MİLİTARİZM ÜZERİNE BİR ELEŞTİRİ: YEVGENİY ZAMYATİN'İN “DÜNYANIN BİR UCUNDA” ESERİ
Yevgeni İvanoviç Zamyatin’in 1913 tarihli Dünyanın Bir Ucunda (На куличках) adlı uzun öyküsü, toplumsal cinsiyet, erkeklik ve militarizm olgularını derinlemesine ele alan bir metin...
Ataerkil Kültürde Boşanmış Kadın Olmak: Kuramsal Bir Bakış
Ataerkil Kültürde Boşanmış Kadın Olmak: Kuramsal Bir Bakış
Ataerkil kültür toplumun en küçük yapıtaşı olarak gördüğü aile kurumunu kutsamaktadır. Boşanmak, aile birliğin ve dahası toplumun düzeninin bozulması anlamına geldiğinden ataerkil ...

