Javascript must be enabled to continue!
BÜROKRASİYE ELEMAN YETİŞTİREN YÖNETİCİLİK OKULU OLARAK ENDERUN MEKTEBİ: KURUMSAL BİR DEĞERLENDİRME
View through CrossRef
Türkiye’de kamu yönetimi eğitiminin tarihi köklerini işlevsel anlamda, kamu yöneticilerinin yetiştirilmesinde önemli fonksiyonlar görmüş ve uzun bir tarihe sahip kadim bir eğitim kurumu olarak Enderun Mektebi’ne kadar gerilere götürmek mümkündür. Osmanlı’da Enderun Mektebi dört asır boyunca devletin ihtiyaç duyduğu vezirlik makamından yeniçeri ağalığına birçok kademe de yöneticilerin yetiştirildiği bir saray ve yöneticilik okulu olarak köklü bir geleneği temsil etmektedir.
Enderun Mektebi Osmanlı’nın yönetici sınıfını yetiştiren bir kurumudur. Enderun Mektebi’nde zamanının çok ilerisinde ameli ve teorik formatta eğitimler verilmektedir. Enderun Mektebi, seçkin bir zümrenin eğitim aldığı, dar bir yönetici sınıfın bu şansı yakaladığı bir müessese olmaktan ziyade kabiliyetine göre çeşitli kesimden devşirme usulü ile toplanan çocukların eğitim aldığı ve devlet hayatında önemli kademelere kadar yükselme fırsatı elde ettiği örnek bir eğitim kurumudur.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren önemini kaybeden Enderun Mektebi bu fonksiyonunu Tanzimat’tan sonra Mekteb-i Mülkiye’ye bırakmıştır. Hukuken değil ancak geleneksel olarak Mekteb-i Mülkiye bu kültürü Cumhuriyet dönemine kadar taşımıştır. Geleneksel yapıların yerini modern yapılara terk ettiği günümüzde, devletin ihtiyaç duyduğu yönetici kadrolar, evrensel ilkelere göre oluşturulmuş olan üniversiteler aracılığı karşılanır hale gelmiştir. Tarihi süreç içerisinde Batı’nın örnek aldığı bu özgün eğitim kurumundan, Batı örnek alınarak oluşturulmuş eğitim anlayışına önemli bir değişim kendini hissettirmektedir.
Kahramanmaras Sutcu Imam Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Title: BÜROKRASİYE ELEMAN YETİŞTİREN YÖNETİCİLİK OKULU OLARAK ENDERUN MEKTEBİ: KURUMSAL BİR DEĞERLENDİRME
Description:
Türkiye’de kamu yönetimi eğitiminin tarihi köklerini işlevsel anlamda, kamu yöneticilerinin yetiştirilmesinde önemli fonksiyonlar görmüş ve uzun bir tarihe sahip kadim bir eğitim kurumu olarak Enderun Mektebi’ne kadar gerilere götürmek mümkündür.
Osmanlı’da Enderun Mektebi dört asır boyunca devletin ihtiyaç duyduğu vezirlik makamından yeniçeri ağalığına birçok kademe de yöneticilerin yetiştirildiği bir saray ve yöneticilik okulu olarak köklü bir geleneği temsil etmektedir.
Enderun Mektebi Osmanlı’nın yönetici sınıfını yetiştiren bir kurumudur.
Enderun Mektebi’nde zamanının çok ilerisinde ameli ve teorik formatta eğitimler verilmektedir.
Enderun Mektebi, seçkin bir zümrenin eğitim aldığı, dar bir yönetici sınıfın bu şansı yakaladığı bir müessese olmaktan ziyade kabiliyetine göre çeşitli kesimden devşirme usulü ile toplanan çocukların eğitim aldığı ve devlet hayatında önemli kademelere kadar yükselme fırsatı elde ettiği örnek bir eğitim kurumudur.
19.
yüzyılın ikinci yarısından itibaren önemini kaybeden Enderun Mektebi bu fonksiyonunu Tanzimat’tan sonra Mekteb-i Mülkiye’ye bırakmıştır.
Hukuken değil ancak geleneksel olarak Mekteb-i Mülkiye bu kültürü Cumhuriyet dönemine kadar taşımıştır.
Geleneksel yapıların yerini modern yapılara terk ettiği günümüzde, devletin ihtiyaç duyduğu yönetici kadrolar, evrensel ilkelere göre oluşturulmuş olan üniversiteler aracılığı karşılanır hale gelmiştir.
Tarihi süreç içerisinde Batı’nın örnek aldığı bu özgün eğitim kurumundan, Batı örnek alınarak oluşturulmuş eğitim anlayışına önemli bir değişim kendini hissettirmektedir.
Related Results
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osmanlı döneminde medreseler arasında yer alan ve kıraat eğitimi veren dârülkur’ânlar 3 Mart 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında Kur’ân kursuna dönüştü. Bu durum ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
İslam düşüncesinde Uṣûlü’d-dîn olarak ifade edilen Kelâm ilmi, inşâî bir ilim olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Kelâm ilmi, teorik anlamda başlangıç olduğu gibi aynı zamanda sos...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa
Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa
Halkla ilişkilerin, politik ve kültürel olarak kutuplaşmış toplumlardaki en güncel uygulama alanlarından biri kurumsal sosyal savunuculuk girişimleridir. Henüz halkla ilişkiler ala...
Osmanlı Devleti’nde Alman Protestan Misyonerler Tarafından Açılan Diyakonez Okulu (Talitha Kumi Kız Okulu)
Osmanlı Devleti’nde Alman Protestan Misyonerler Tarafından Açılan Diyakonez Okulu (Talitha Kumi Kız Okulu)
Misyonerlik hareketi kuvvetli bir Hıristiyan topluluğu kurmak, Hıristiyan olmayanlara Hıristiyanlığı telkin ederek, İncil’i bilmeyenlere öğretmek, Hıristiyan dinini doğuda yaymak o...

