Javascript must be enabled to continue!
TARİHSEL VE TOPLUMSAL BİR MESELE OLARAK TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BOYUTLARI
View through CrossRef
Kadim bir geçmişi ve kültürü olan Türklerin aile ve toplum hayatında ilişkilerin düzenlenmesinde ve sistemli hale gelmesinde büyük bir yeri olan kültür, tarihi süreçte bir etkileşim ve anlaşma aracı olarak önemli bir işlev görmüştür. Kültürün böyle bir işlevi olmasına rağmen köklü değişimlerin yaşandığı ilkel zamanlardan çağımıza kadar teknolojik, sosyoekonomik gelişme ve değişimlerin Türk kültürünün yapısı ve kapsamı üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu göstermiştir. Sosyal ve beşeri hayatın bir ürünü olan kültür üzerinde zaman ve insan faktörünün de önemli bir etken olduğu görülmüştür; zira zaman geçtikçe ve nesil yenilendikçe kültürün de değişerek tarihi ve toplumsal bakımdan çeşitlendiği ve farklı boyutlar kazandığı görülür. Yapısı itibariyle sosyoloji, kültür bilim ve halk bilim dallarını ilgilendiren bir kavram olan kültür, en çok sosyolog, antropolog, kültür bilimci ve halk bilimcilerin dikkatini çekmiştir. Bu durum kültürün ne denli kapsamlı olduğunu ve disiplinler arası olduğunu göstermesi bakımından önem teşkil etmektedir.
Eski Türklerden günümüze kadar göçebe hayat tarzından, sosyal ve ticari ilişkilerden, yaşanılan coğrafyadan ötürü pek çok kültür merkezinin oluştuğu görülmüştür. İnsanoğlunun tarih sahnesine çıkışından günümüze kadar meydana getirdiği gelenek, görenek, dil, örf, âdet, töre, inanç, sanat, sosyal ve ekonomik değerler bütünü olan kültür; siyasi, sosyoekonomik ve teknolojik gelişmelerden en çok etkilenen unsurların başında gelmektedir. Asırların birikimi, beşiği ve kaynağı olan Türk kültürünün günümüze kadar aile ve toplum hayatının değişmesi ve meydana gelen doğal afet, savaş, göç gibi etkenlerden önemli ölçüde etkilendiği ve değiştiği görülmüştür. Bu etkenlerin Türk kültürünün teşekkülünde, farklı kültür merkezlerinin oluşmasında önem teşkil ettiği anlaşılmıştır. Bu etkenler arasında yer alan özellikle göç unsuru Türklerin birçok uygarlıkla etkileşimde bulunmasına neden olmuştur. Bu ve benzer sebeplerin Türk kültürünün şekillenmesinde, ikamesinde; hatta bazen melez bir yapıya bürünmesinde önemli bir faktör olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca Türklerin birçok medeniyet ve ulusla etkileşimde bulunması, Türk kültürünün kapsayıcılığı ve çeşitliliğini artırarak Türk kültürünün tarihi ve toplumsal boyutlarının belirlenmesinde karışıklığa ve zorluklara sebep olmuştur. Bu yüzden Türklerin ilk kültür merkezlerinin ve etkilendiği medeniyetlerin açıklığa kavuşturulması gerektiği düşüncesi hâsıl olmuştur. Bu çalışmada, öncelikle Türk kültür merkezleri üzerinde durularak geçmişi ve kültürü asırlar öncesine dayanan Türklerin tarihsel ve toplumsal yönden, geçmişten günümüze kadar hangi aşamalardan geçerek bugüne değin varlığını sürdürdüğü ve toplumsal anlamda meydana gelen boyutları üzerinde durulacaktır.
Title: TARİHSEL VE TOPLUMSAL BİR MESELE OLARAK TÜRK KÜLTÜRÜNÜN BOYUTLARI
Description:
Kadim bir geçmişi ve kültürü olan Türklerin aile ve toplum hayatında ilişkilerin düzenlenmesinde ve sistemli hale gelmesinde büyük bir yeri olan kültür, tarihi süreçte bir etkileşim ve anlaşma aracı olarak önemli bir işlev görmüştür.
Kültürün böyle bir işlevi olmasına rağmen köklü değişimlerin yaşandığı ilkel zamanlardan çağımıza kadar teknolojik, sosyoekonomik gelişme ve değişimlerin Türk kültürünün yapısı ve kapsamı üzerinde önemli etkilere sahip olduğunu göstermiştir.
Sosyal ve beşeri hayatın bir ürünü olan kültür üzerinde zaman ve insan faktörünün de önemli bir etken olduğu görülmüştür; zira zaman geçtikçe ve nesil yenilendikçe kültürün de değişerek tarihi ve toplumsal bakımdan çeşitlendiği ve farklı boyutlar kazandığı görülür.
Yapısı itibariyle sosyoloji, kültür bilim ve halk bilim dallarını ilgilendiren bir kavram olan kültür, en çok sosyolog, antropolog, kültür bilimci ve halk bilimcilerin dikkatini çekmiştir.
Bu durum kültürün ne denli kapsamlı olduğunu ve disiplinler arası olduğunu göstermesi bakımından önem teşkil etmektedir.
Eski Türklerden günümüze kadar göçebe hayat tarzından, sosyal ve ticari ilişkilerden, yaşanılan coğrafyadan ötürü pek çok kültür merkezinin oluştuğu görülmüştür.
İnsanoğlunun tarih sahnesine çıkışından günümüze kadar meydana getirdiği gelenek, görenek, dil, örf, âdet, töre, inanç, sanat, sosyal ve ekonomik değerler bütünü olan kültür; siyasi, sosyoekonomik ve teknolojik gelişmelerden en çok etkilenen unsurların başında gelmektedir.
Asırların birikimi, beşiği ve kaynağı olan Türk kültürünün günümüze kadar aile ve toplum hayatının değişmesi ve meydana gelen doğal afet, savaş, göç gibi etkenlerden önemli ölçüde etkilendiği ve değiştiği görülmüştür.
Bu etkenlerin Türk kültürünün teşekkülünde, farklı kültür merkezlerinin oluşmasında önem teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Bu etkenler arasında yer alan özellikle göç unsuru Türklerin birçok uygarlıkla etkileşimde bulunmasına neden olmuştur.
Bu ve benzer sebeplerin Türk kültürünün şekillenmesinde, ikamesinde; hatta bazen melez bir yapıya bürünmesinde önemli bir faktör olduğunu düşünmekteyiz.
Ayrıca Türklerin birçok medeniyet ve ulusla etkileşimde bulunması, Türk kültürünün kapsayıcılığı ve çeşitliliğini artırarak Türk kültürünün tarihi ve toplumsal boyutlarının belirlenmesinde karışıklığa ve zorluklara sebep olmuştur.
Bu yüzden Türklerin ilk kültür merkezlerinin ve etkilendiği medeniyetlerin açıklığa kavuşturulması gerektiği düşüncesi hâsıl olmuştur.
Bu çalışmada, öncelikle Türk kültür merkezleri üzerinde durularak geçmişi ve kültürü asırlar öncesine dayanan Türklerin tarihsel ve toplumsal yönden, geçmişten günümüze kadar hangi aşamalardan geçerek bugüne değin varlığını sürdürdüğü ve toplumsal anlamda meydana gelen boyutları üzerinde durulacaktır.
Related Results
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Bir Yan Ürün Rejimi Olarak Demokrasi
Bir Yan Ürün Rejimi Olarak Demokrasi
Bu çalışmada bir yönetim sistemi olarak demokrasinin yan ürün rejimi olduğu iddia edilir. Öncelikle Marquis de Condorcet tarafından geliştirilen bireysel ve toplumsal tercih kümele...
Didem Madak Şiirinde Dişil Yazının İzleri: Kadınlık, Bellek, Beden ve Dilin Çok Katmanlı Temsili
Didem Madak Şiirinde Dişil Yazının İzleri: Kadınlık, Bellek, Beden ve Dilin Çok Katmanlı Temsili
Bu çalışmada, Didem Madak'ın şiirleri, dişil yazı kuramı çerçevesinde derinlemesine incelenmiştir. Dişil yazı, kadınların ataerkil dil yapılarını sorgulayarak kendi deneyimlerini ö...
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
Menşe konusu, Orta Çağ’da var olmuş her devletin çok önem verdiği bir konu olmuştur. Kimi devletler soylarını hanlara dayandırmak suretiyle yüceltmeye çalışırken kimi devletler ise...
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
Bu makalede, İbn Sînâ’nın ölüm ve ötesine dair görüşlerinin ruh-beden ilişkisi bakımından felsefi bir değerlendirmesi yapılmıştır. Ölüm ötesi hayatla ilgili konuların felsefi bir p...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...

