Javascript must be enabled to continue!
Pascal ve Sağduyunun Çağrısı: İnanmanın Rasyonelliği
View through CrossRef
Teistik düzlemde Tanrı’nın varlığı ve yokluğuna ilişkin deliller, muhatap açısından belirli bir müktesebatı gerektirir. Bu veriler ancak belirli bir akıl yürütmenin sonucunda düzenli bir görünüme kavuşur, gözlem ve tecrübelerin birikimi neticesinde ortaya çıkarlar. İnanmak ve inanmamak bu minval üzere muhatapta bir kanaat oluşturur. Teleolojik ve Kozmolojik delil, evrendeki düzenin bir tasarımcıyı gerektirdiği fikrinden beslenir. Dolayısıyla inandığı iddiasındaki her birey, evrenin düzenliliğinden ilham ile belirli bir şuur seviyesine ulaşarak bir kanaat izhar eder.
“Tanrı’ya inanmak mı daha makul ve sağduyuya uygundur yoksa inanmamak mı (?)” sorusu bu araştırmanın felsefî ve teolojik zeminini oluşturur. Zira bu araştırmaya konu olan argüman, Tanrı’yı ispat eden bir kanıt olmamasına karşın, Tanrı’ya inanmaya bireyi motive eden bir araç olarak fonksiyon ifa eder. Sağduyunun bireyi inanmaya motive ettiğini varsayan bu yaklaşım, bir kültür ve coğrafyaya ait değildir. Aksine bu yönelim evrensel bir tavırdır. Bu yüzden söz konusu tavır değişik şekillerde farklı kültür ve coğrafyalarda ortaya çıkabilir. İnsanın rasyonel bir varlık olmasına dayanan bu yönelim, aynı zamanda faydacılık ilkesi ile de yakın ilişkilidir. Bu yaklaşımın izlerine Müslüman geleneğin erken evrelerinde de rastlanır. Fakat yöntemli ve takip edilebilen bir izlek olamamış, bu yüzden de tarihsel süreçte yoğun takipçisi olan bir yaklaşım olmayı başaramamıştır. İşte, metodik olmayı başarmamış bu tavrın ortaya çıkışının tesadüfen olması bu yüzden ‘muhtemeldir’ diyebiliriz.
Söz konusu bu yaklaşım, 17. yüzyılda olasılık kuramının bir izdüşümü olarak bu kez Batıda, tekrar ortaya çıkmış ve teolojik alanda muhatap aramıştır. Pascal’ın teorisini oluşturduğu bu yapı “inanmanın rasyonel zemini” olarak görev üstlenmiştir. Ortaya konulduğu şekliyle insan açısından inanmanın daha rasyonel olduğu iddiasına dayanan yaklaşım; muhataplarında makul gerekçeler inşa ederek inanmanın insanın faydasına bir durum olduğunu ortaya koymayı amaçlar. Bu teolojik felsefî bakış açısı, daha sonraki zaman dilimlerinden farklı etkileşimler ortaya çıkarmış, William James’in Pragmatizm kuramı ile de entegre ele alınmıştır. Onun; “faydalı olan, insan için doğrudur” şeklindeki yargısı ile Pascal’ın yaklaşımı anlamlı ortak bir zemine kavuşmuştur. Doğu ve Batı’da temsilciler bulmuş bu yaklaşımın üreteceği dindarlık potansiyelinin ne olduğu ile ilgilenmeksizin, söz konusu kanaatin ne olduğunu ortaya koymak bu makalenin amacıdır.
Title: Pascal ve Sağduyunun Çağrısı: İnanmanın Rasyonelliği
Description:
Teistik düzlemde Tanrı’nın varlığı ve yokluğuna ilişkin deliller, muhatap açısından belirli bir müktesebatı gerektirir.
Bu veriler ancak belirli bir akıl yürütmenin sonucunda düzenli bir görünüme kavuşur, gözlem ve tecrübelerin birikimi neticesinde ortaya çıkarlar.
İnanmak ve inanmamak bu minval üzere muhatapta bir kanaat oluşturur.
Teleolojik ve Kozmolojik delil, evrendeki düzenin bir tasarımcıyı gerektirdiği fikrinden beslenir.
Dolayısıyla inandığı iddiasındaki her birey, evrenin düzenliliğinden ilham ile belirli bir şuur seviyesine ulaşarak bir kanaat izhar eder.
“Tanrı’ya inanmak mı daha makul ve sağduyuya uygundur yoksa inanmamak mı (?)” sorusu bu araştırmanın felsefî ve teolojik zeminini oluşturur.
Zira bu araştırmaya konu olan argüman, Tanrı’yı ispat eden bir kanıt olmamasına karşın, Tanrı’ya inanmaya bireyi motive eden bir araç olarak fonksiyon ifa eder.
Sağduyunun bireyi inanmaya motive ettiğini varsayan bu yaklaşım, bir kültür ve coğrafyaya ait değildir.
Aksine bu yönelim evrensel bir tavırdır.
Bu yüzden söz konusu tavır değişik şekillerde farklı kültür ve coğrafyalarda ortaya çıkabilir.
İnsanın rasyonel bir varlık olmasına dayanan bu yönelim, aynı zamanda faydacılık ilkesi ile de yakın ilişkilidir.
Bu yaklaşımın izlerine Müslüman geleneğin erken evrelerinde de rastlanır.
Fakat yöntemli ve takip edilebilen bir izlek olamamış, bu yüzden de tarihsel süreçte yoğun takipçisi olan bir yaklaşım olmayı başaramamıştır.
İşte, metodik olmayı başarmamış bu tavrın ortaya çıkışının tesadüfen olması bu yüzden ‘muhtemeldir’ diyebiliriz.
Söz konusu bu yaklaşım, 17.
yüzyılda olasılık kuramının bir izdüşümü olarak bu kez Batıda, tekrar ortaya çıkmış ve teolojik alanda muhatap aramıştır.
Pascal’ın teorisini oluşturduğu bu yapı “inanmanın rasyonel zemini” olarak görev üstlenmiştir.
Ortaya konulduğu şekliyle insan açısından inanmanın daha rasyonel olduğu iddiasına dayanan yaklaşım; muhataplarında makul gerekçeler inşa ederek inanmanın insanın faydasına bir durum olduğunu ortaya koymayı amaçlar.
Bu teolojik felsefî bakış açısı, daha sonraki zaman dilimlerinden farklı etkileşimler ortaya çıkarmış, William James’in Pragmatizm kuramı ile de entegre ele alınmıştır.
Onun; “faydalı olan, insan için doğrudur” şeklindeki yargısı ile Pascal’ın yaklaşımı anlamlı ortak bir zemine kavuşmuştur.
Doğu ve Batı’da temsilciler bulmuş bu yaklaşımın üreteceği dindarlık potansiyelinin ne olduğu ile ilgilenmeksizin, söz konusu kanaatin ne olduğunu ortaya koymak bu makalenin amacıdır.
Related Results
Even-Order Pascal Tensors Are Positive-Definite
Even-Order Pascal Tensors Are Positive-Definite
In this paper, we show that even-order Pascal tensors are positive-definite, and odd-order Pascal tensors are strongly completely positive. The significance of these is that our in...
Coefficients Calculation in Pascal Approximation for Passive Filter Design
Coefficients Calculation in Pascal Approximation for Passive Filter Design
The recently modified Pascal function is further exploited in this paper in the design of passive analog filters. The Pascal approximation has non-equiripple magnitude, in contrast...
Pascal, Blaise (1623–62)
Pascal, Blaise (1623–62)
Blaise Pascal was a mathematical prodigy who numbered among his early achievements an essay on conic sections and the invention of a calculating machine. In his early twenties he e...
CRL/Pascal
CRL/Pascal
CRL/Pascal, a Pascal-oriented program cross reference language, is used to describe the definition and use information of entities in Pascal programs. In this paper, we shall intro...
Rupi hardiansyah_165100028
Rupi hardiansyah_165100028
Delphi adalah Suatu bahasa pemrograman yang menggunakan visualisasi sama sepertibahasa pemrograman Visual Basic ( VB ). Namun Delphi menggunakan bahasa yang hampirsama dengan pasca...
APLICAÇÃO DO TRIÂNGULO DE PASCAL
APLICAÇÃO DO TRIÂNGULO DE PASCAL
O presente artigo objetiva, através de uma análise linguística e matemática, fazer uma breve explanação de certos aspetos do Triângulo Aritmético (Triângulo de Pascal), conforme a ...
Joubert et Pascal : imposture ou révélation ?
Joubert et Pascal : imposture ou révélation ?
De leur première édition en 1838 à celle d’André Beaunier en 1938, les Carnets de Joseph Joubert furent livrés au public sous le titre de Pensées de M. Joubert et façonnés pour par...
Bâb'ın İlk Çağrısı Bağlamında Bahâîliğin Din İddiası
Bâb'ın İlk Çağrısı Bağlamında Bahâîliğin Din İddiası
Bahâîlik Şîâ'nın İsnâaşeriyye koluna dayanan, İslâm'ın içinden çıkan bir harekettir. İki temel evreden oluşan Bahâîlik tarihinin ilk evresini Bâbîlik oluşturmaktadır. Yeni ve bağım...

