Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa

View through CrossRef
Halkla ilişkilerin, politik ve kültürel olarak kutuplaşmış toplumlardaki en güncel uygulama alanlarından biri kurumsal sosyal savunuculuk girişimleridir. Henüz halkla ilişkiler alanında Türkçe literatüre girmemiş olan kavramın, Türkiye’de hakkında geniş bir literatürün geliştiği kurumsal sosyal sorumluluk kavramından önemli farklılıkları bulunmaktadır. Örgütlerin tartışmalı konular hakkında duruş sergilemesi olarak tanımlanan kurumsal sosyal savunuculukta ele alınan konu, genellikle örgütün faaliyet alanı ile ilişkili değildir ve kavram, sosyopolitik bir konuda taraf tutmak anlamına geldiği için kurumsal sosyal sorumluluktan daha risklidir. Bu çalışma, kurumsal sosyal savunuculuk argümanlarının hangi unsurlarla yapılandırıldığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden Türkiye’nin çekilmesine yönelik farklı kesimlerin dahil olduğu kamusal tartışma esnasında; Koç Holding, Borusan Holding ve Sabancı Vakfı’nın yapmış olduğu kamuoyu açıklamaları kurumsal sosyal savunuculuk örneği olarak ele alınmıştır. Söz konusu kamuoyu açıklamaları argüman analizi ile incelenmiş ve argüman analizi için Stephen E. Toulmin’in “Argüman Modeli”ndeki aşamalar takip edilmiştir. Analiz sonucunda, söz konusu açıklamalarda İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin yanlış bir karar olduğuna yönelik argümanların, İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir işlevi olması gerekçesiyle desteklendiği ortaya konmuştur. İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik ihtilaflı tartışmada, aksi bir argümanın kadına yönelik şiddetle mücadeleye zarar vereceği yönündeki net duruş sergilemeleri, incelenen açıklamaları kurumsal sosyal savunuculuk girişimleri olarak örneklendirmeyi mümkün kılmıştır. Bu çerçevede çalışmada, kurumsal sosyal savunuculuğun, halkla ilişkilerin topluma olan katkısının görülebileceği bir alan olduğu ve bu sayede halkla ilişkilerin sosyal bilimlerde yeniden konumlandırılması gerektiği ileri sürülmüştür.
Title: Halkla İlişkilerin Sosyal Bilimlerde Yeniden Konumlanışı: Kurumsal Sosyal Sorumluluktan Kurumsal Sosyal Savunuculuğa
Description:
Halkla ilişkilerin, politik ve kültürel olarak kutuplaşmış toplumlardaki en güncel uygulama alanlarından biri kurumsal sosyal savunuculuk girişimleridir.
Henüz halkla ilişkiler alanında Türkçe literatüre girmemiş olan kavramın, Türkiye’de hakkında geniş bir literatürün geliştiği kurumsal sosyal sorumluluk kavramından önemli farklılıkları bulunmaktadır.
Örgütlerin tartışmalı konular hakkında duruş sergilemesi olarak tanımlanan kurumsal sosyal savunuculukta ele alınan konu, genellikle örgütün faaliyet alanı ile ilişkili değildir ve kavram, sosyopolitik bir konuda taraf tutmak anlamına geldiği için kurumsal sosyal sorumluluktan daha risklidir.
Bu çalışma, kurumsal sosyal savunuculuk argümanlarının hangi unsurlarla yapılandırıldığını incelemeyi amaçlamaktadır.
Bu amaç doğrultusunda çalışmada, “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nden Türkiye’nin çekilmesine yönelik farklı kesimlerin dahil olduğu kamusal tartışma esnasında; Koç Holding, Borusan Holding ve Sabancı Vakfı’nın yapmış olduğu kamuoyu açıklamaları kurumsal sosyal savunuculuk örneği olarak ele alınmıştır.
Söz konusu kamuoyu açıklamaları argüman analizi ile incelenmiş ve argüman analizi için Stephen E.
Toulmin’in “Argüman Modeli”ndeki aşamalar takip edilmiştir.
Analiz sonucunda, söz konusu açıklamalarda İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin yanlış bir karar olduğuna yönelik argümanların, İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir işlevi olması gerekçesiyle desteklendiği ortaya konmuştur.
İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik ihtilaflı tartışmada, aksi bir argümanın kadına yönelik şiddetle mücadeleye zarar vereceği yönündeki net duruş sergilemeleri, incelenen açıklamaları kurumsal sosyal savunuculuk girişimleri olarak örneklendirmeyi mümkün kılmıştır.
Bu çerçevede çalışmada, kurumsal sosyal savunuculuğun, halkla ilişkilerin topluma olan katkısının görülebileceği bir alan olduğu ve bu sayede halkla ilişkilerin sosyal bilimlerde yeniden konumlandırılması gerektiği ileri sürülmüştür.

Related Results

Sanatın Halkla İlişkileri
Sanatın Halkla İlişkileri
Bu makale iletişim unsuru olan halkla ilişkiler faaliyetlerinin sanat alanlarındaki kullanımı hakkında bilgi vermeyi amaçlamıştır. Halkla ilişkiler faaliyetlerinin birçok alandaki ...
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE AKTİVİZM: İLİŞKİSEL DÜZLEMDE EPİSTEMOLOJİK BİR YÖNELİM
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE AKTİVİZM: İLİŞKİSEL DÜZLEMDE EPİSTEMOLOJİK BİR YÖNELİM
Yaşadığımız dönemde kurumsal vatandaşlığın gereği ve emaresi olarak önem taşıyan kurumsal sosyal sorumluluk; ekonomik, yasal, etik ve sosyal (hayırseverlik)  boyutlarıyla, sadece t...
Bir Üniversitenin Kurumsal Haberciliğinde Olumsuz Etmenler: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Örneği
Bir Üniversitenin Kurumsal Haberciliğinde Olumsuz Etmenler: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Örneği
Bu çalışmada Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin kurumsal haberlerini hazırlayan üniversitenin Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin, yayımladığı içeriklerde somut bir stan...
Küresel Neoliberalizmin Sosyal Refah ve Sosyal Hizmetlere Yansıması
Küresel Neoliberalizmin Sosyal Refah ve Sosyal Hizmetlere Yansıması
Dünyamızı etkileyen ve çeşitli boyutlara sahip olan küreselleşme, toplumsal yaşamımızda birçok farklı alanı etkilemiştir. Küreselleşme kavramının etkili olduğu alanlardan biri de s...
Filmlerin Tanıtımında Halkla İlişkiler Aracı Olarak Instagram Kullanımı: Ayla Filmi Örneği
Filmlerin Tanıtımında Halkla İlişkiler Aracı Olarak Instagram Kullanımı: Ayla Filmi Örneği
Sosyal medya diğer sektörlerde olduğu gibi sinema endüstrisinde de aktif rol oynamaktadır. Sinema filmlerinin tanıtımında yoğun kullanılmaya başlanan sosyal medya farklı ve başarıl...
KURUMİÇİ SOSYAL PAYDAŞLAR VE KURUMSAL İTİBAR İLİŞKİSİ
KURUMİÇİ SOSYAL PAYDAŞLAR VE KURUMSAL İTİBAR İLİŞKİSİ
Yalnızca kaliteli ve çok çeşitli ürün ve hizmet üretmenin olumlu bir kurumsal itibar için yeterli olmadığı günümüz rekabet koşullarında paydaşları tarafından sevilmek, güvenilmek v...
Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Hizmet
Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Hizmet
Sosyal fayda ve değer yaratmak amacıyla ortaya konulmuş gönüllü çabaların profesyonel bir bakış açısıyla yansıtıldığı sosyal girişimcilik, son yıllarda sosyal bilimler literatüründ...

Back to Top