Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

DEVLETLERİN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ İLE İŞBİRLİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN İHLALİ VE YAPTIRIM MEKANİZMALARI

View through CrossRef
Uluslararası bir andlaşma niteliğini haiz olan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurucu andlaşması Roma Statüsü, rıza temelli bir iş birliği rejimi öngörmektedir. Kendi kolluk gücü olmayan Uluslararası Ceza Mahkemesi, suçun işlendiği yer bakımından delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, tanıkların korunması, kişilerin tutuklanıp Mahkemeye teslim edilmesi gibi konularda etkin bir devlet iş birliğine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle iş birliği rejimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin en önemli bileşeni olarak kabul edilmektedir. Roma Statüsü'ne taraf olan devletler, Statünün 86. maddesi kapsamında iş birliği yükümlülüğü altındadırlar. Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletler bakımından ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fakat Roma Statüsü çerçevesinde BM Güvenlik Konseyi’ne tanımlanan bazı yetkiler taraf olmayan devlet ülkesinde işlenen suçlar bakımından da Mahkemenin harekete geçmesine olanak tanımaktadır. Örneğin Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletlerden Sudan ve Libya üzerinde işlenen suçların soruşturulması BM Güvenlik Konseyi’nin sırasıyla 1593 (2005) ve 1970 (2011) sayılı Kararları ile olmuştur. Taraf olmayan her iki devletin de iş birliği yapma yükümlülüğü Roma Statüsü’nden değil BM Şartı’ndan kaynaklanmıştır. Ancak Mahkeme hem Statü’ye taraf olan hem de olmayan devletler bakımından etkin bir iş birliği elde edememiş ve Statü’nün 87(7) maddesi doğrultusunda iş birliği yükümlülüğünün ihlaline dair kararlar vermiştir. Mahkeme ihlal kararlarını Taraf Devletler Meclisine ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne ileterek iş birliğinin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir. Fakat her iki organın da aldığı önlemler iş birliğinin güvence altına alınmasını sağlayamamıştır. Bu nedenle bu çalışma öncelikle Mahkemenin öngördüğü iş birliği rejiminin yasal çerçevesini çizecektir. Devamında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kararları ışığında gönüllü iş birliği rejimi analiz edilecek ve iş birliği yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair verilen üç temel karar (Sudan, Libya ve Kenya) inceleme konusu yapılacaktır. Çalışmanın son bölümünde ise Mahkemenin iş birliği konusunda verdiği ihlal kararlarını Taraf Devletler Meclisine ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine iletmesi neticesinde alınan tedbirlerin devletler üzerindeki yaptırım gücüne eleştirel bir inceleme sunulacaktır.
Kirikkale University Faculty of Law
Title: DEVLETLERİN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ İLE İŞBİRLİĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN İHLALİ VE YAPTIRIM MEKANİZMALARI
Description:
Uluslararası bir andlaşma niteliğini haiz olan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurucu andlaşması Roma Statüsü, rıza temelli bir iş birliği rejimi öngörmektedir.
Kendi kolluk gücü olmayan Uluslararası Ceza Mahkemesi, suçun işlendiği yer bakımından delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, tanıkların korunması, kişilerin tutuklanıp Mahkemeye teslim edilmesi gibi konularda etkin bir devlet iş birliğine ihtiyaç duymaktadır.
Bu nedenle iş birliği rejimi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin en önemli bileşeni olarak kabul edilmektedir.
Roma Statüsü'ne taraf olan devletler, Statünün 86.
maddesi kapsamında iş birliği yükümlülüğü altındadırlar.
Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletler bakımından ise böyle bir zorunluluk yoktur.
Fakat Roma Statüsü çerçevesinde BM Güvenlik Konseyi’ne tanımlanan bazı yetkiler taraf olmayan devlet ülkesinde işlenen suçlar bakımından da Mahkemenin harekete geçmesine olanak tanımaktadır.
Örneğin Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletlerden Sudan ve Libya üzerinde işlenen suçların soruşturulması BM Güvenlik Konseyi’nin sırasıyla 1593 (2005) ve 1970 (2011) sayılı Kararları ile olmuştur.
Taraf olmayan her iki devletin de iş birliği yapma yükümlülüğü Roma Statüsü’nden değil BM Şartı’ndan kaynaklanmıştır.
Ancak Mahkeme hem Statü’ye taraf olan hem de olmayan devletler bakımından etkin bir iş birliği elde edememiş ve Statü’nün 87(7) maddesi doğrultusunda iş birliği yükümlülüğünün ihlaline dair kararlar vermiştir.
Mahkeme ihlal kararlarını Taraf Devletler Meclisine ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne ileterek iş birliğinin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını talep etmiştir.
Fakat her iki organın da aldığı önlemler iş birliğinin güvence altına alınmasını sağlayamamıştır.
Bu nedenle bu çalışma öncelikle Mahkemenin öngördüğü iş birliği rejiminin yasal çerçevesini çizecektir.
Devamında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kararları ışığında gönüllü iş birliği rejimi analiz edilecek ve iş birliği yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair verilen üç temel karar (Sudan, Libya ve Kenya) inceleme konusu yapılacaktır.
Çalışmanın son bölümünde ise Mahkemenin iş birliği konusunda verdiği ihlal kararlarını Taraf Devletler Meclisine ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine iletmesi neticesinde alınan tedbirlerin devletler üzerindeki yaptırım gücüne eleştirel bir inceleme sunulacaktır.

Related Results

Uluslararası Hukuk Sujelerine Uygulanan Yaptırımların Sınırları ve Etkileri
Uluslararası Hukuk Sujelerine Uygulanan Yaptırımların Sınırları ve Etkileri
Yaptırımlar modern diplomasinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmekle beraber Uluslararası Hukuk’ta yeterince ele alınmış bir konu değildir. Yaptırımlar hukuki dayanak ve sınırla...
CEZA MAHKEMELERİ ARASINDA BEKLETİCİ SORUN KARARI
CEZA MAHKEMELERİ ARASINDA BEKLETİCİ SORUN KARARI
Görülmekte olan bir ceza davasında, dava konusu sorunun çözümü, bazı hallerde ceza mahkemesinin yetki alanı dışında kalan bir sorunun çözümüne bağlı olabilmektedir. Bekletici sor...
Afrika Birliği ve Uluslararası Ceza Adaleti
Afrika Birliği ve Uluslararası Ceza Adaleti
Afrika Birliği, 2014 yılında başlattığı girişimle, Afrika kıtasını bölgesel bir uluslararası ceza mahkemesine kavuşturmayı amaçlamaktadır. Bu girişim, Nüremberg’ten bu yana evrense...
CEZA KOVUŞTURMALARININ AKTARILMASI
CEZA KOVUŞTURMALARININ AKTARILMASI
Ceza kovuşturmalarının aktarılması, suçluların iadesi, yabancı kararların tanınması ve hükümlülerin nakli ile birlikte uluslararası işbirliğini öngören adli yardımlaşma kurumları...
Otobiyografi: PROF. DR. DURMUŞ TEZCAN
Otobiyografi: PROF. DR. DURMUŞ TEZCAN
1947 Silifke’de doğdu. 1959’da Silifke Cumhuriyet İlkokulu’nu, 1959’da Hassa Ortaokulu’nu, 1965’te Antakya Lisesi’ni bitirdi. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini b...
CEZA MAHKEMESİ KARARLARININ DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASINA ETKİSİ
CEZA MAHKEMESİ KARARLARININ DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASINA ETKİSİ
Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde idarenin insan unsurunu oluşturan memurlar, kimi zaman aynı fi iliyle hem ceza hukuku kurallarını hem de memurlar için öngörülen disiplin hukuku...
YARGISAL ETİK KURALLARININ UYGULANMASINA BİR ÖRNEK: ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ YARGISAL ETİK KODU
YARGISAL ETİK KURALLARININ UYGULANMASINA BİR ÖRNEK: ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ YARGISAL ETİK KODU
Yargı organlarında görev yapan hakim ve savcıların tabi oldukları disiplin hükümlerinden ayrı olarak mesleklerini icrada kendilerine önderlik edecek ve mesleklerinin saygınlığını y...

Back to Top