Javascript must be enabled to continue!
Periodontal Rejenerasyonda Minimal İnvaziv Cerrahi Teknikler
View through CrossRef
Periodontitis, periodontal dokuların ilerleyici yıkımı ile karakterize kronik inflamatuvar bir hastalık olup sıklıkla kemik içi periodontal defektlerin oluşumuna yol açmaktadır. Bu defektlerin tedavisinde temel amaç, kaybedilen periodontal destek dokularının yeniden oluşturulmasını sağlayarak fonksiyonel ve morfolojik bütünlüğün yeniden kazandırılmasıdır. Son yıllarda periodontal rejeneratif cerrahide doku travmasını azaltmayı ve yara iyileşmesini optimize etmeyi hedefleyen minimal invaziv cerrahi teknikler önem kazanmıştır. Bu yaklaşımlar, sınırlı flep elevasyonu, interdental papil bütünlüğünün korunması ve stabil pıhtı oluşumunun desteklenmesi gibi biyolojik prensiplere dayanmaktadır. Minimal invaziv cerrahi teknikler arasında minimal invaziv cerrahi teknik (MİCT), modifiye minimal invaziv cerrahi teknik (M-MİCT), papil koruyucu teknikler, tek flep yaklaşımı, modifiye vestibüler insizyon subperiosteal tünel erişimi (M-VİSTA), apikal kesikli koronal ilerletme cerrahi tekniği ve periodontal endoskopi destekli kesiksiz rejenerasyon tekniği gibi farklı yöntemler yer almaktadır. Bu teknikler, cerrahi travmayı azaltarak yumuşak doku vaskülaritesini korumayı, primer yara kapanmasını desteklemeyi ve postoperatif dişeti çekilmesini minimize etmeyi amaçlamaktadır. Mevcut klinik bulgular, minimal invaziv yaklaşımların periodontal rejenerasyon tedavilerinde umut verici klinik sonuçlar sunduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, teknik hassasiyet gereksinimi ve sınırlı cerrahi erişim gibi faktörler göz önünde bulundurularak uygun vaka seçimi yapılması büyük önem taşımaktadır.
Periodontitis is a chronic inflammatory disease characterised by the progressive destruction of periodontal tissues, which frequently leads to the formation of intraosseous periodontal defects. The primary aim in the treatment of these defects is to restore functional and morphological integrity by regenerating the lost periodontal supporting tissues. In recent years, minimally invasive surgical techniques aimed at reducing tissue trauma and optimising wound healing have gained prominence in periodontal regenerative surgery. These approaches are based on biological principles such as limited flap elevation, preservation of interdental papillae integrity, and promotion of stable clot formation. Minimally invasive surgical techniques include the modified minimally invasive surgical technique (M-MICT), papilla-preserving techniques, the single-flap approach, the modified vestibular incision subperiosteal tunnel access (M-VIST), the apical segmented coronal advancement surgical technique, and the periodontal endoscopy-assisted continuous regeneration technique. These techniques aim to reduce surgical trauma, preserve soft tissue vascularity, support primary wound closure, and minimise postoperative gingival recession. Current clinical findings indicate that minimally invasive approaches offer promising clinical outcomes in periodontal regeneration treatments. However, given factors such as the need for technical precision and limited surgical access, appropriate case selection is of great importance.
Title: Periodontal Rejenerasyonda Minimal İnvaziv Cerrahi Teknikler
Description:
Periodontitis, periodontal dokuların ilerleyici yıkımı ile karakterize kronik inflamatuvar bir hastalık olup sıklıkla kemik içi periodontal defektlerin oluşumuna yol açmaktadır.
Bu defektlerin tedavisinde temel amaç, kaybedilen periodontal destek dokularının yeniden oluşturulmasını sağlayarak fonksiyonel ve morfolojik bütünlüğün yeniden kazandırılmasıdır.
Son yıllarda periodontal rejeneratif cerrahide doku travmasını azaltmayı ve yara iyileşmesini optimize etmeyi hedefleyen minimal invaziv cerrahi teknikler önem kazanmıştır.
Bu yaklaşımlar, sınırlı flep elevasyonu, interdental papil bütünlüğünün korunması ve stabil pıhtı oluşumunun desteklenmesi gibi biyolojik prensiplere dayanmaktadır.
Minimal invaziv cerrahi teknikler arasında minimal invaziv cerrahi teknik (MİCT), modifiye minimal invaziv cerrahi teknik (M-MİCT), papil koruyucu teknikler, tek flep yaklaşımı, modifiye vestibüler insizyon subperiosteal tünel erişimi (M-VİSTA), apikal kesikli koronal ilerletme cerrahi tekniği ve periodontal endoskopi destekli kesiksiz rejenerasyon tekniği gibi farklı yöntemler yer almaktadır.
Bu teknikler, cerrahi travmayı azaltarak yumuşak doku vaskülaritesini korumayı, primer yara kapanmasını desteklemeyi ve postoperatif dişeti çekilmesini minimize etmeyi amaçlamaktadır.
Mevcut klinik bulgular, minimal invaziv yaklaşımların periodontal rejenerasyon tedavilerinde umut verici klinik sonuçlar sunduğunu göstermektedir.
Bununla birlikte, teknik hassasiyet gereksinimi ve sınırlı cerrahi erişim gibi faktörler göz önünde bulundurularak uygun vaka seçimi yapılması büyük önem taşımaktadır.
Periodontitis is a chronic inflammatory disease characterised by the progressive destruction of periodontal tissues, which frequently leads to the formation of intraosseous periodontal defects.
The primary aim in the treatment of these defects is to restore functional and morphological integrity by regenerating the lost periodontal supporting tissues.
In recent years, minimally invasive surgical techniques aimed at reducing tissue trauma and optimising wound healing have gained prominence in periodontal regenerative surgery.
These approaches are based on biological principles such as limited flap elevation, preservation of interdental papillae integrity, and promotion of stable clot formation.
Minimally invasive surgical techniques include the modified minimally invasive surgical technique (M-MICT), papilla-preserving techniques, the single-flap approach, the modified vestibular incision subperiosteal tunnel access (M-VIST), the apical segmented coronal advancement surgical technique, and the periodontal endoscopy-assisted continuous regeneration technique.
These techniques aim to reduce surgical trauma, preserve soft tissue vascularity, support primary wound closure, and minimise postoperative gingival recession.
Current clinical findings indicate that minimally invasive approaches offer promising clinical outcomes in periodontal regeneration treatments.
However, given factors such as the need for technical precision and limited surgical access, appropriate case selection is of great importance.
Related Results
Chiari Malformasyonu Cerrahisinin Komplikasyonları
Chiari Malformasyonu Cerrahisinin Komplikasyonları
Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen, klinik olarak semptomatik ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) bulgularıyla korele olan Chiari malformasyonu hastalarının temel tedavi yaklaşımı ce...
Minimal İnvaziv Cerrahi Prensipleri ve Bariatrik Cerrahi
Minimal İnvaziv Cerrahi Prensipleri ve Bariatrik Cerrahi
Bariatrik cerrahi girişimlerin yaygın kabul görmesi laparoskopik cerrahinin yaygınlaşma sürecine paralel gerçekleşmiştir. Bir taraftan açık cerrahide uygulanan yöntemler laparoskop...
Penyakit Periodontal pada Masa Kehamilan dan Perawatannya
Penyakit Periodontal pada Masa Kehamilan dan Perawatannya
Abstract: Hormonal changes occur during pregnancy and affect the response of periodontal tissue to local factors, therefore, the risk of periodontal disease increases. Dentists hav...
Abdominal Aort Anevrizmalarında Açık Cerrahi ve Endovasküler Anevrizma Tamiri Sonrası Ağrı Değerlendirilmesi
Abdominal Aort Anevrizmalarında Açık Cerrahi ve Endovasküler Anevrizma Tamiri Sonrası Ağrı Değerlendirilmesi
Amaç: Bu çalışmada, açık vasküler cerrahi girişim gerçekleştirilen hastalar ile abdominal aortaya endovasküler girişim gerçekleştirilmiş hastaların postoperatif dönemde ağrılarını ...
Metabolik ve non-metabolik bariatrik cerrahi adaylarının benlik saygısı, yeme tutumları, duygusal iştah, anksiyete ve depresyon düzeylerinin karşılaştırılması
Metabolik ve non-metabolik bariatrik cerrahi adaylarının benlik saygısı, yeme tutumları, duygusal iştah, anksiyete ve depresyon düzeylerinin karşılaştırılması
Literatürde metabolik hastalıkları nedeniyle cerrahiye başvuranlarla sadece kilo kaybı amacıyla non-metabolik nedenle cerrahiye başvuranlar bir bütün olarak incelenmiştir. Bu çalış...
Bariatrik ve Metabolik Cerrahide Robotun Yeri
Bariatrik ve Metabolik Cerrahide Robotun Yeri
Obezite, tüm dünyada sıklığı giderek artan ve endemik hale gelen kronik bir hastalıktır. Aşırı kilo ve obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, dislipidemi, hipertansiyon, koleliti...
Hubungan antara Pengetahuan, Sikap, dan Perilaku terhadap Pemeliharaan Kebersihan Gigi dan Mulut dengan Status Kesehatan Periodontal Pra Lansia di Posbindu Kecamatan Indihiang Kota Tasikmalaya
Hubungan antara Pengetahuan, Sikap, dan Perilaku terhadap Pemeliharaan Kebersihan Gigi dan Mulut dengan Status Kesehatan Periodontal Pra Lansia di Posbindu Kecamatan Indihiang Kota Tasikmalaya
Proses penuaan merupakan salah satu faktor sistemik yang mempengaruhi respon tubuh terhadap terjadinya penyakit periodontal. Penelitian ini bertujuan untuk mengetahui hubungan anta...
STATUS PERIODONTAL DAN KEBUTUHAN PERAWATAN PADA USIA LANJUT
STATUS PERIODONTAL DAN KEBUTUHAN PERAWATAN PADA USIA LANJUT
Abstract: Elderly is a phase of declinemind and physical abilities caused by various degenerative diseases, environmental conditions and lifestyles. Changes that occur can lead the...

