Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Otman Babalılarda Bir Tepkisel Varoluş: Onikigen Türbelere Karşı Yedigen Türbelerin İnşası

View through CrossRef
Bu çalışmada Balkanlar’da yaşayan Rum Abdallarının devamı olan yedi erkânlı Otman Babalılar’ın 16. yüzyıldan itibaren türbelerini yedigen mimari ile inşa etmelerinin anlamı sorgulanmıştır. Literatürde yedigen mimari genellikle Otman Babalıların İsmailî kimliğine vurguda bulunarak izah edilmeye çalışılmaktadır. Fakat bu yaklaşım İsmailî inancın niçin 16. yüzyıla kadar türbelere yansımadığını izah etmekte zorlanmaktadır. Bu çalışmada inanç ile türbe mimarisi arasındaki ilişki, Türk dinî siyasi tarihi açısından ele alarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede İslam’dan önce ve sonra olmak üzere mabet ve türbelerin tarihi süreçte köşegen sayılarına göre nasıl şekillendiği ele alınmıştır. Neticede, yedigen mimari tarzın ortaya çıkmasında Osmanlı ve Safevi Devletlerinin On İki İmam inancına vermiş olduğu desteğin önemli olduğu görülmüştür. Her iki devlet desteğinde yaygınlaşan onikigen türbe mimarisi Balkanlar’da bir tehdit olarak algılanmış ve Otman Babalılar tepkisel olarak kimliklerini yedigen mimariyle korumak istemişlerdir. İnanç ile türbe mimarisi arasında zorunluluk ilişkisi olmamakla birlikte, yok olma veya asimile olma korkusu kimliklerin belirginleşmesi için motivasyon oluşturmaktadır. Yedigen türbe mimarisi muhtemelen İsmailîliğin bir varyantı olan Haydarî dervişlerinin Balkanlar’da yaşadıkları bir kimlik tehdidinin yansıması olarak görülmelidir.
Akademiar - The Journal of Academic Islamic Studies
Title: Otman Babalılarda Bir Tepkisel Varoluş: Onikigen Türbelere Karşı Yedigen Türbelerin İnşası
Description:
Bu çalışmada Balkanlar’da yaşayan Rum Abdallarının devamı olan yedi erkânlı Otman Babalılar’ın 16.
yüzyıldan itibaren türbelerini yedigen mimari ile inşa etmelerinin anlamı sorgulanmıştır.
Literatürde yedigen mimari genellikle Otman Babalıların İsmailî kimliğine vurguda bulunarak izah edilmeye çalışılmaktadır.
Fakat bu yaklaşım İsmailî inancın niçin 16.
yüzyıla kadar türbelere yansımadığını izah etmekte zorlanmaktadır.
Bu çalışmada inanç ile türbe mimarisi arasındaki ilişki, Türk dinî siyasi tarihi açısından ele alarak değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede İslam’dan önce ve sonra olmak üzere mabet ve türbelerin tarihi süreçte köşegen sayılarına göre nasıl şekillendiği ele alınmıştır.
Neticede, yedigen mimari tarzın ortaya çıkmasında Osmanlı ve Safevi Devletlerinin On İki İmam inancına vermiş olduğu desteğin önemli olduğu görülmüştür.
Her iki devlet desteğinde yaygınlaşan onikigen türbe mimarisi Balkanlar’da bir tehdit olarak algılanmış ve Otman Babalılar tepkisel olarak kimliklerini yedigen mimariyle korumak istemişlerdir.
İnanç ile türbe mimarisi arasında zorunluluk ilişkisi olmamakla birlikte, yok olma veya asimile olma korkusu kimliklerin belirginleşmesi için motivasyon oluşturmaktadır.
Yedigen türbe mimarisi muhtemelen İsmailîliğin bir varyantı olan Haydarî dervişlerinin Balkanlar’da yaşadıkları bir kimlik tehdidinin yansıması olarak görülmelidir.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Timur ve İrfanın İki Yüzü: Timur’un Rum Diyarı Şeyhlerinden Otman Baba ve Şeyh Bedreddin ile Bağlantısı
Timur ve İrfanın İki Yüzü: Timur’un Rum Diyarı Şeyhlerinden Otman Baba ve Şeyh Bedreddin ile Bağlantısı
Bu çalışma, Timur etrafındaki Otman Baba ve Şeyh Bedreddin isimli iki şeyhi konu edinmektedir. Günümüzde Otman Baba ve Şeyh Bedreddin’in isimleri kendilerine bağlı topluluklarca ha...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
İslam düşüncesinde Uṣûlü’d-dîn olarak ifade edilen Kelâm ilmi, inşâî bir ilim olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Kelâm ilmi, teorik anlamda başlangıç olduğu gibi aynı zamanda sos...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bu makale, İslam felsefe geleneğinde felsefî bilginin aktarımına dair geliştirilen seçici yaklaşımı, özellikle İbn Sînâ’nın pedagojik ve ahlâkî tutumu üzerinden incelemektedir. Çal...

Back to Top