Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

TÜRK MÜZİĞİNDE YEKTA, EZGİ VE AREL TEORİLERİNİN POZİTİVİST İNŞASI: KISA FAKAT ELEŞTİREL BİR TARİHÇE

View through CrossRef
Günümüzde Türk müziği teorisi olarak tanınan teori, aslında, Şark/Osmanlı müziğine ilmî, asrî ve medenî bir teori kazandırmak maksadıyla başlatılan bir sürecin ürünüdür. Bu teorinin, üç mevlevi şeyhi ile üç müntesibin ortak çalışmalarıyla üretildiğiyle ilgili olarak Öztuna tarafından geliştirilmiş ve yaygın şekilde kabul gören kısa bir anlatı vardır. Bu makalede, Osmanlı müziğinde, teori alanını modernleştirmek için Rauf Yekta, Suphi Ezgi ve Sadeddin Arel tarafından yapılan müdahaleler, tarihsel belge, tanıklık ve anılara dayalı olarak ele alınmaktadır. Araştırmanın amacı geliştirilen teorilerle ilgili olayların ayrıntılı bir kronolojisini oluşturmak; bu teorilerin inşasında doğrudan veya dolaylı şekilde rol alanları belirlemek ve tüm bulguları prosopografik çerçevede değerlendirilmektir. Kronolojide, sürecin bilinmeyen, ihmal edilmiş olan, az veya yanlış bilinen ayrıntılarına odaklanılmıştır. Veriler ışığında, teorinin modernleştirilmesi çalışmalarına katılanlar, Rauf Yekta ve Sadeddin Arel isimleri etrafında ele alınmıştır. Buna göre Rauf Yekta’nın etrafındaki isimler Mevlevi şeyhleri Ataullah ve Celaleddin, matematikçi Salih Zeki Bey ve dolaylı olarak Mikail Mishaqa’dır. Arel’in etrafında toplanan isimlerden Suphi Ezgi ve Salih Murad Uzdilek çalışmalara doğrudan katılırken, Yılmaz Öztuna da, sürecin tarihyazım boyutunda dolaylı olarak yer almıştır. Bu arada Mevlevi Şeyhi Hüseyin Fahreddin’in ise Öztuna’nın yaptığı bir hatadan dolayı çalışmalara dahil edildiği ortaya çıkmıştır. Araştırmanın prosopografik boyutu, modernleştiricilerin, basın, yabancı elçilikler, yabancı okullar, sufi tarikatlar, bürokratlar, siyasi partiler, misyonerler, edebiyatçılar ve masonlar gibi çok çeşitli sosyal, siyasal ve entelektüel çevrelerle girift ilişkiler içinde olduklarını göstermiştir. Teoriyi modernleştirmek isteyenler, yaptıkları müdahaleleri bilim ve ilerleme fikri üzerinden meşrulaştırmaya çabalamışlar; Garpçılık ve Comte pozitivizmini ise bir topyekün kurtuluş çaresi olarak görmüşlerdir. Ses sistemi ve teorik içerikle ilgili temel araştırmaların tümü, Rauf Yekta tarafından yapılmış olmasına rağmen, ölümünden sonra bu içerik, Arel tarafından, Batı armonik tonalitesine uygun olarak dönüştürülmüş ve bu son haliyle de, Türk müziği teorisi olarak bilinir olmuştur.
Ege Universitesi Devlet Turk Musikisi Konservatuvari Dergisi
Title: TÜRK MÜZİĞİNDE YEKTA, EZGİ VE AREL TEORİLERİNİN POZİTİVİST İNŞASI: KISA FAKAT ELEŞTİREL BİR TARİHÇE
Description:
Günümüzde Türk müziği teorisi olarak tanınan teori, aslında, Şark/Osmanlı müziğine ilmî, asrî ve medenî bir teori kazandırmak maksadıyla başlatılan bir sürecin ürünüdür.
Bu teorinin, üç mevlevi şeyhi ile üç müntesibin ortak çalışmalarıyla üretildiğiyle ilgili olarak Öztuna tarafından geliştirilmiş ve yaygın şekilde kabul gören kısa bir anlatı vardır.
Bu makalede, Osmanlı müziğinde, teori alanını modernleştirmek için Rauf Yekta, Suphi Ezgi ve Sadeddin Arel tarafından yapılan müdahaleler, tarihsel belge, tanıklık ve anılara dayalı olarak ele alınmaktadır.
Araştırmanın amacı geliştirilen teorilerle ilgili olayların ayrıntılı bir kronolojisini oluşturmak; bu teorilerin inşasında doğrudan veya dolaylı şekilde rol alanları belirlemek ve tüm bulguları prosopografik çerçevede değerlendirilmektir.
Kronolojide, sürecin bilinmeyen, ihmal edilmiş olan, az veya yanlış bilinen ayrıntılarına odaklanılmıştır.
Veriler ışığında, teorinin modernleştirilmesi çalışmalarına katılanlar, Rauf Yekta ve Sadeddin Arel isimleri etrafında ele alınmıştır.
Buna göre Rauf Yekta’nın etrafındaki isimler Mevlevi şeyhleri Ataullah ve Celaleddin, matematikçi Salih Zeki Bey ve dolaylı olarak Mikail Mishaqa’dır.
Arel’in etrafında toplanan isimlerden Suphi Ezgi ve Salih Murad Uzdilek çalışmalara doğrudan katılırken, Yılmaz Öztuna da, sürecin tarihyazım boyutunda dolaylı olarak yer almıştır.
Bu arada Mevlevi Şeyhi Hüseyin Fahreddin’in ise Öztuna’nın yaptığı bir hatadan dolayı çalışmalara dahil edildiği ortaya çıkmıştır.
Araştırmanın prosopografik boyutu, modernleştiricilerin, basın, yabancı elçilikler, yabancı okullar, sufi tarikatlar, bürokratlar, siyasi partiler, misyonerler, edebiyatçılar ve masonlar gibi çok çeşitli sosyal, siyasal ve entelektüel çevrelerle girift ilişkiler içinde olduklarını göstermiştir.
Teoriyi modernleştirmek isteyenler, yaptıkları müdahaleleri bilim ve ilerleme fikri üzerinden meşrulaştırmaya çabalamışlar; Garpçılık ve Comte pozitivizmini ise bir topyekün kurtuluş çaresi olarak görmüşlerdir.
Ses sistemi ve teorik içerikle ilgili temel araştırmaların tümü, Rauf Yekta tarafından yapılmış olmasına rağmen, ölümünden sonra bu içerik, Arel tarafından, Batı armonik tonalitesine uygun olarak dönüştürülmüş ve bu son haliyle de, Türk müziği teorisi olarak bilinir olmuştur.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
İslam düşüncesinde Uṣûlü’d-dîn olarak ifade edilen Kelâm ilmi, inşâî bir ilim olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Kelâm ilmi, teorik anlamda başlangıç olduğu gibi aynı zamanda sos...
TÜRKÇENİN TARİHÎ DÖNEMLERİNE AİT YAZILI KAYNAKLARDA EZGİ İLE SORU: TEZKİRE-İ ŞEYH SAFÎ ÖRNEĞİ
TÜRKÇENİN TARİHÎ DÖNEMLERİNE AİT YAZILI KAYNAKLARDA EZGİ İLE SORU: TEZKİRE-İ ŞEYH SAFÎ ÖRNEĞİ
Türkçe cümlelerde soru anlamı; soru eki, soru kelimeleri ve vurgu/ton/ezgi ile sağlanır. Soru eki veya soru kelimeleri ile yapılan soru cümlelerini yazılı metinlerde tespit etmek k...
Eleştirel Sosyal Hizmet Teorisi ve Uygulaması
Eleştirel Sosyal Hizmet Teorisi ve Uygulaması
Eleştirel sosyal hizmet teorisi, sunduğu eleştirel düşünmeye dair çerçeve dolayısıyla sosyal hizmet uygulamalarının merkezinde yer almaktadır. Bu teori, bireylerin karşılaştıkları ...

Back to Top