Javascript must be enabled to continue!
İran Sinemasında Kadının Temsili ve Toplumsal Konumu: Tahmineh Milani Filmleri Üzerine Bir Çözümleme
View through CrossRef
İran İslam Devrimi’nin ardından kadının kamusal alandaki konumu anayasada yer alan kurallar çerçevesinde yeniden belirlenmiştir. Kadının konumundaki değişim yeni bir “kimliklendirme” sürecini beraberinde getirmiştir. İran toplumunda uzun bir geçmişe sahip olan ataerkil düzenin kabullerinin, değerlerinin sinemaya nasıl aktarılacağı, kadının devrim sonrası temsiliyetini tartışmalı bir hale getirmiştir. Medya aracılığı ile toplum nazarında kült haline getirilen, normlar ekseninde kadın temsiliyeti adeta yeniden üretilmiştir. Söz konusu egemen kadın imgesinin İran sinemasında yaygınlık kazanmasına rağmen bazı yönetmenler bu çerçevenin dışına çıkmışlardır. Bu çalışmada İran sinemasında kadının temsili ve toplumsal konumuna ilişkin tabuları yıkan filmleri ile ön plana çıkan Tahmineh Milani’nin filmleri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışma kapsamında Milani’nin örneklem olarak seçilen Do Zen (1998) ve Vakoneshe Penjom (2003) filmleri, ataerkil yaklaşım tarafından üretilen toplumsal cinsiyet rollerinin iktidar ilişkilerini yansıtması ve bu ideolojinin yeniden üretimini eleştirel bir biçimde sunabilmesi özelliği taşıması nedeniyle feminist eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Milani’nin filmleri çözümlendiğinde yer verdiği kadın karakterlerin toplumsal baskı nedeniyle sessiz kalmayı tercih etmek zorunda bırakılsalar da isyankâr tavırlarıyla mücadelelerinden vazgeçmedikleri anlaşılmaktadır. Milani, filmleri ile İranlı kadınlara adeta çözüm yolları sunarken; kanun yapıcıları doğrudan eleştirmez, kanunların yarattığı toplumu, sorunları ön plana çıkararak asıl eleştiriyi izleyiciye bırakır.
Title: İran Sinemasında Kadının Temsili ve Toplumsal Konumu: Tahmineh Milani Filmleri Üzerine Bir Çözümleme
Description:
İran İslam Devrimi’nin ardından kadının kamusal alandaki konumu anayasada yer alan kurallar çerçevesinde yeniden belirlenmiştir.
Kadının konumundaki değişim yeni bir “kimliklendirme” sürecini beraberinde getirmiştir.
İran toplumunda uzun bir geçmişe sahip olan ataerkil düzenin kabullerinin, değerlerinin sinemaya nasıl aktarılacağı, kadının devrim sonrası temsiliyetini tartışmalı bir hale getirmiştir.
Medya aracılığı ile toplum nazarında kült haline getirilen, normlar ekseninde kadın temsiliyeti adeta yeniden üretilmiştir.
Söz konusu egemen kadın imgesinin İran sinemasında yaygınlık kazanmasına rağmen bazı yönetmenler bu çerçevenin dışına çıkmışlardır.
Bu çalışmada İran sinemasında kadının temsili ve toplumsal konumuna ilişkin tabuları yıkan filmleri ile ön plana çıkan Tahmineh Milani’nin filmleri incelenmiştir.
Bu bağlamda çalışma kapsamında Milani’nin örneklem olarak seçilen Do Zen (1998) ve Vakoneshe Penjom (2003) filmleri, ataerkil yaklaşım tarafından üretilen toplumsal cinsiyet rollerinin iktidar ilişkilerini yansıtması ve bu ideolojinin yeniden üretimini eleştirel bir biçimde sunabilmesi özelliği taşıması nedeniyle feminist eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.
Milani’nin filmleri çözümlendiğinde yer verdiği kadın karakterlerin toplumsal baskı nedeniyle sessiz kalmayı tercih etmek zorunda bırakılsalar da isyankâr tavırlarıyla mücadelelerinden vazgeçmedikleri anlaşılmaktadır.
Milani, filmleri ile İranlı kadınlara adeta çözüm yolları sunarken; kanun yapıcıları doğrudan eleştirmez, kanunların yarattığı toplumu, sorunları ön plana çıkararak asıl eleştiriyi izleyiciye bırakır.
Related Results
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...
Kadın Cinselliğinin Disipline Edilmesini Kadının Genital Sakatlanması Üzerinden Okumak
Kadın Cinselliğinin Disipline Edilmesini Kadının Genital Sakatlanması Üzerinden Okumak
Beden, ontolojik yönünün yanı sıra din, sağlık, politika, ekonomi ve sosyal bilimler perspektiflerinin kesişme alanında yer almaktadır ve buzdağının görünür kısmanabenzer şekilde f...
Kolektif Bovarizm
Kolektif Bovarizm
Disiplinlerarası bir perspektife uygun olarak Arnold van Gennep, toplumsal dönüşüm ve ona bağlı kolektiflik sorununu “De quelques cas de bovarysme” (Birkaç bovarizm vakası üzerine)...
Takviye Edici Gıda Reklamlarında Kadının Annelik Rolü ve Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Ünlü Desteğinin Alımlanması: Ceyda Düvenci’nin Sosyal Medyadaki İzleyici Yorumlarının Analizi
Takviye Edici Gıda Reklamlarında Kadının Annelik Rolü ve Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Ünlü Desteğinin Alımlanması: Ceyda Düvenci’nin Sosyal Medyadaki İzleyici Yorumlarının Analizi
Toplumsal cinsiyet bağlamında kadının başlıca rollerinden biri anneliktir. Kadının, annelik rolü doğrultusunda çocukların bakımını üstlenmesi ve gelişimindeki sorumluluğu da alması...
Dijital Çağda Pazarlama: Etik, Etkileşim ve Yapay Zekâ Arasında Yeni Denge
Dijital Çağda Pazarlama: Etik, Etkileşim ve Yapay Zekâ Arasında Yeni Denge
Küresel ölçekte yaşanan çevresel krizler, dijital teknolojilerin baş döndürücü gelişimi ve toplumsal dönüşüm dinamikleri, pazarlama disiplinini yalnızca satışa odaklı bir alan olma...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
DEDE KORKUT ANLATILARINDA HÜZÜN VE UMUT GÖSTERGELERİ
DEDE KORKUT ANLATILARINDA HÜZÜN VE UMUT GÖSTERGELERİ
Dede Korkut anlatıları, Türk kültürünün en önemli ve derin anlam katmanlarına sahip eserlerinden biridir. Bu anlatılar, sadece edebî değeriyle değil; aynı zamanda içerdiği toplumsa...

