Javascript must be enabled to continue!
Farsça Bir Fusûs Şerhinin Aidiyet Problemi: Muhammed Pârsâ’nın mı, Seyyid Ali Hemedânî’nin mi?
View through CrossRef
Fusûsu’l-hikem, Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin (ö. 638/1240) en önemli ve en meşhur eseridir. Arapça olarak kaleme alınan bu eser, günümüze kadar birçok dile çevrilmiş, ihtisar edilmiş ve başta Arapça olmak üzere Farsça ve Türkçe gibi çok sayıda şerhe konu olmuştur. Fusûs’un Farsça şerhlerinden biri Muhammed Pârsâ’ya (ö. 822/1420) isnat edilmiştir. Gerek kütüphane kataloglarında gerekse bibliyografik kaynaklarda kayıtlı bulunan bu şerh, Pârsâ’ya nisbetle Celîl Misgernijâd (1940-2011) tarafından HŞ 1357/1978 yılında yapılan doktora çalışmasıyla İran’da tahkik edilmiş, neşrinden kısa bir süre önce bir makaleyle ilim dünyasına tanıtılmış ve ardından basılmıştır. Aynı şerh Seyyid Ali Hemedânî’ye (ö. 786/1385) de nisbet edilmiştir. Dolayısıyla araştırmacılar arasında eserin kime ait olduğuna dair tartışma yaşanmıştır. Bu tartışmanın bir tarafında eseri tahkik eden Celîl Misgernijâd, diğer tarafında da aidiyet tartışmasında en ciddi itirazları dile getiren Necîb Mâyil Herevî bulunmaktadır. Buna göre Celîl Misgernijâd şerhin Muhammed Pârsâ’ya, Necîb Mâyil Herevî de Seyyid Ali Hemedânî’ye ait olduğunu ileri sürmektedir. Çalışmada bu aidiyet meselesi çeşitli yönleriyle tartışılarak konuya ışık tutulmaya ve katkı sunulmaya çalışılmıştır. Yani söz konusu şerhin Muhammed Pârsâ’ya ait olduğu kanısında olanların argümanları ile Seyyid Ali Hemedânî’ye ait olduğunu ileri sürenlerin delilleri ortaya konup tartışılmış, değerlendirilmiş ve elde edilen veriler ışığında bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu arada Necîb Mâyil Herevî’nin başlangıçta şerhin Muhammed Pârsâ’ya ait olduğu fikrini taşıdığı tesbit edilmiş, Celîl Misgernijâd’ın da Herevî’nin itirazlarına verdiği cevapta yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Yanı sıra her iki araştırmacının da Türkiye’deki nüshaları yeterince incelmediği hatta bazılarından haberdar olmadığı görülmüştür. Ayrıca şerhin birtakım özellikleri kaydedilmiş, Türkiye’deki el yazması nüshalarından söz edilmiş ve tarafımızdan yeni tesbit edilmiş bir el yazması nüsha tanıtılmıştır. Gerek Seyyid Ali Hemedânî’ye gerekse Muhammed Pârsâ’ya nisbetle kayıtlı bulunan el yazması nüshalar matbu ve diğer nüshalarla karılaştırılmıştır.
Journal of the Human and Social Sciences Researchers
Title: Farsça Bir Fusûs Şerhinin Aidiyet Problemi: Muhammed Pârsâ’nın mı, Seyyid Ali Hemedânî’nin mi?
Description:
Fusûsu’l-hikem, Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin (ö.
638/1240) en önemli ve en meşhur eseridir.
Arapça olarak kaleme alınan bu eser, günümüze kadar birçok dile çevrilmiş, ihtisar edilmiş ve başta Arapça olmak üzere Farsça ve Türkçe gibi çok sayıda şerhe konu olmuştur.
Fusûs’un Farsça şerhlerinden biri Muhammed Pârsâ’ya (ö.
822/1420) isnat edilmiştir.
Gerek kütüphane kataloglarında gerekse bibliyografik kaynaklarda kayıtlı bulunan bu şerh, Pârsâ’ya nisbetle Celîl Misgernijâd (1940-2011) tarafından HŞ 1357/1978 yılında yapılan doktora çalışmasıyla İran’da tahkik edilmiş, neşrinden kısa bir süre önce bir makaleyle ilim dünyasına tanıtılmış ve ardından basılmıştır.
Aynı şerh Seyyid Ali Hemedânî’ye (ö.
786/1385) de nisbet edilmiştir.
Dolayısıyla araştırmacılar arasında eserin kime ait olduğuna dair tartışma yaşanmıştır.
Bu tartışmanın bir tarafında eseri tahkik eden Celîl Misgernijâd, diğer tarafında da aidiyet tartışmasında en ciddi itirazları dile getiren Necîb Mâyil Herevî bulunmaktadır.
Buna göre Celîl Misgernijâd şerhin Muhammed Pârsâ’ya, Necîb Mâyil Herevî de Seyyid Ali Hemedânî’ye ait olduğunu ileri sürmektedir.
Çalışmada bu aidiyet meselesi çeşitli yönleriyle tartışılarak konuya ışık tutulmaya ve katkı sunulmaya çalışılmıştır.
Yani söz konusu şerhin Muhammed Pârsâ’ya ait olduğu kanısında olanların argümanları ile Seyyid Ali Hemedânî’ye ait olduğunu ileri sürenlerin delilleri ortaya konup tartışılmış, değerlendirilmiş ve elde edilen veriler ışığında bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
Bu arada Necîb Mâyil Herevî’nin başlangıçta şerhin Muhammed Pârsâ’ya ait olduğu fikrini taşıdığı tesbit edilmiş, Celîl Misgernijâd’ın da Herevî’nin itirazlarına verdiği cevapta yetersiz kaldığı anlaşılmıştır.
Yanı sıra her iki araştırmacının da Türkiye’deki nüshaları yeterince incelmediği hatta bazılarından haberdar olmadığı görülmüştür.
Ayrıca şerhin birtakım özellikleri kaydedilmiş, Türkiye’deki el yazması nüshalarından söz edilmiş ve tarafımızdan yeni tesbit edilmiş bir el yazması nüsha tanıtılmıştır.
Gerek Seyyid Ali Hemedânî’ye gerekse Muhammed Pârsâ’ya nisbetle kayıtlı bulunan el yazması nüshalar matbu ve diğer nüshalarla karılaştırılmıştır.
Related Results
Seyyid Muhammed Maʿrifî’nin Hayatı, Tarîkatı ve Eserleri
Seyyid Muhammed Maʿrifî’nin Hayatı, Tarîkatı ve Eserleri
On sekizinci asırda Osmanlı topraklarında tasavvufî faaliyetler büyük bir gelişme göstermiştir. Bu yüzyılda tasavvuf kültürü ile tekkeler birer çekim merkezi olmaya devam etmiştir....
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Tanzimat Döneminde Eğitim Kurumlarında Farsça ve Ahmed Kemal Paşa’nın Farsça Öğretimine Katkısı
Tanzimat Döneminde Eğitim Kurumlarında Farsça ve Ahmed Kemal Paşa’nın Farsça Öğretimine Katkısı
Kadim bir dil olan Farsça, Türklerin İslamiyet’i kabulü ile birlikte dilimizi ve edebiyatımızı önemli ölçüde etkilemeye başla-mıştır. Farsçanın dilimize etkisi Selçuklu Dönemi’nde ...
İnsan Ölçeğinde Tasarlanan Kentsel Mekanlar ve Kent Sakinlerinin Aidiyet Duyguları Üzerine Bir Değerlendirme
İnsan Ölçeğinde Tasarlanan Kentsel Mekanlar ve Kent Sakinlerinin Aidiyet Duyguları Üzerine Bir Değerlendirme
Kentsel tasarım ilkeleri arasında yer alan insan ölçeği mekândaki fiziksel bileşenlerin ölçüleri ile ilgili bir kavramdır. Mekânın ölçü birimi insan olduğundan, kentsel mekânların ...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Dramatik Atasözü
Dramatik Atasözü
Göstergelerarası bir çözümleme yapabilmenin ön koşulu iki ayrı gösterge dizgesinin (örneğin bir metinle bir resmin) biçimsel olduğu kadar içeriksel bakımdan alışveriş içerisinde ol...

