Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Küçük Beyler Piyesine Dair Eleştiriler Üzerine Bazı Dikkatler

View through CrossRef
Cenap Şahabettin ile Hüseyin Suat’ın [Yalçın] müşterek yazdıkları Derse Devam Edelim ya da sonraki adıyla Küçük Beyler piyesi ilk defa sahnelendiği 1910 yılından itibaren tartışmaların odağı hâline gelmiştir. İlk olarak isim benzerliğinden dolayı başlayan bu tartışmalar 1920 yılına gelindiğinde başka boyuta evrilmiş ve devrin tiyatro hayatı da merkeze alınarak piyes eleştirilmeye devam edilmiştir. Piyesin Derse Devam Edelim adıyla oynandığı zamanlardaki eleştiriler çok uzun sürmemiş ve karşılıklık birer yazıyla nihayetlenmiştir. Asıl tartışmalar ise 1920 yılında Küçük Beyler’in Darülbedayi tarafından sahnelenmesiyle başlamıştır. Devrin genç isimleri Peyami Safa, Bahaettin Tevfik ve Yusuf Ziya’nın [Ortaç] yazılarıyla başlayan tartışma, Cenap Şahabettin’in cevap mahiyetindeki yazısıyla Yusuf Ziya ile Cenap Şahabettin arasındaki ikili münakaşaya dönmüştür. Yusuf Ziya’nın Cenap Şahabettin’e karşılık yazdığı bu yazıda ise tartışmanın asıl mahiyeti de ortaya çıkmıştır. Bu tartışmada Türk tiyatro tenkidi adına olumlu kaydedilecek herhangi bir gelişme olmamıştır ve tartışma özellikle 1920’lerin tenkidinin karakteristik özelliklerini göstermesi bakımından mühimdir. Tartışmada, yazılar ilmî dayanaklardan ziyade karşıdaki ismi ve oyunu küçük düşürme üzerine kurulmuş ve hücum şeklini almıştır. Bütün bunların yanı sıra Darülbedayi, Tuluat kumpanyaları, vodviller, tiyatroda ahlâk tartışmaları ve gençler ve geçkinler gibi meseleler de tartışmalara dâhil edilmiştir. Dolayısıyla Küçük Beyler’in ilk sahnelendiği zamandan başlamak üzere daha sonraki tartışmalar üzerinden devrin eleştiri anlayışını ve dönemin tiyatro hayatına dair birtakım dikkatleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Edebiyat eleştirisinden çıkarak kişiselleşen bir eleştiri türü kendisinin eleştirilmesine zemin hazırlayıp kapı araladığından bu makale de edebiyat eleştirisi kisvesi altında saldırıya dönüşerek kişiye yönelik eleştirinin eleştirisidir.
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi
Title: Küçük Beyler Piyesine Dair Eleştiriler Üzerine Bazı Dikkatler
Description:
Cenap Şahabettin ile Hüseyin Suat’ın [Yalçın] müşterek yazdıkları Derse Devam Edelim ya da sonraki adıyla Küçük Beyler piyesi ilk defa sahnelendiği 1910 yılından itibaren tartışmaların odağı hâline gelmiştir.
İlk olarak isim benzerliğinden dolayı başlayan bu tartışmalar 1920 yılına gelindiğinde başka boyuta evrilmiş ve devrin tiyatro hayatı da merkeze alınarak piyes eleştirilmeye devam edilmiştir.
Piyesin Derse Devam Edelim adıyla oynandığı zamanlardaki eleştiriler çok uzun sürmemiş ve karşılıklık birer yazıyla nihayetlenmiştir.
Asıl tartışmalar ise 1920 yılında Küçük Beyler’in Darülbedayi tarafından sahnelenmesiyle başlamıştır.
Devrin genç isimleri Peyami Safa, Bahaettin Tevfik ve Yusuf Ziya’nın [Ortaç] yazılarıyla başlayan tartışma, Cenap Şahabettin’in cevap mahiyetindeki yazısıyla Yusuf Ziya ile Cenap Şahabettin arasındaki ikili münakaşaya dönmüştür.
Yusuf Ziya’nın Cenap Şahabettin’e karşılık yazdığı bu yazıda ise tartışmanın asıl mahiyeti de ortaya çıkmıştır.
Bu tartışmada Türk tiyatro tenkidi adına olumlu kaydedilecek herhangi bir gelişme olmamıştır ve tartışma özellikle 1920’lerin tenkidinin karakteristik özelliklerini göstermesi bakımından mühimdir.
Tartışmada, yazılar ilmî dayanaklardan ziyade karşıdaki ismi ve oyunu küçük düşürme üzerine kurulmuş ve hücum şeklini almıştır.
Bütün bunların yanı sıra Darülbedayi, Tuluat kumpanyaları, vodviller, tiyatroda ahlâk tartışmaları ve gençler ve geçkinler gibi meseleler de tartışmalara dâhil edilmiştir.
Dolayısıyla Küçük Beyler’in ilk sahnelendiği zamandan başlamak üzere daha sonraki tartışmalar üzerinden devrin eleştiri anlayışını ve dönemin tiyatro hayatına dair birtakım dikkatleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Edebiyat eleştirisinden çıkarak kişiselleşen bir eleştiri türü kendisinin eleştirilmesine zemin hazırlayıp kapı araladığından bu makale de edebiyat eleştirisi kisvesi altında saldırıya dönüşerek kişiye yönelik eleştirinin eleştirisidir.

Related Results

Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
İslam hukukuna dayalı kanunlaştırmanın ilk örneği olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, hazırlanış şekli ve içeriği itibariyle farklı açılardan eleştiriye konu olmuştur. Kazuistik yöntem...
ŞEYH SABAH EL-AHMED EL-CABİR ES-SABAH DÖNEMİ KÜÇÜK ÜLKE KUVEYT’İN DIŞ POLİTİKASI
ŞEYH SABAH EL-AHMED EL-CABİR ES-SABAH DÖNEMİ KÜÇÜK ÜLKE KUVEYT’İN DIŞ POLİTİKASI
Uluslararası politikanın en önemli aktörleri olmaya devam eden devletlerin büyük bir kısmını küçük ülkeler oluşturmaktadır. Uluslararası politikada devletin sınırlı güce sahip olma...
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Mâtürîdî kelâmı, hem İslâm dünyasında, hem de oryantalistlerin ortaya koymuş oldukları çalışmalarda ihmal edilmiştir. Oryantalist araştırmacıların kelâm ilmine dâir ortaya koymuş o...
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi olan kitap yazarlarından iki hocamız hem yüksek lisans hem de doktora tezlerini Toprak İlmi ve Ekoloji alanında y...
Kültürel Miras Olarak Tokat’ta Bakırcılık ve Gelenekte Bir Kadın Usta: Halime Küçük
Kültürel Miras Olarak Tokat’ta Bakırcılık ve Gelenekte Bir Kadın Usta: Halime Küçük
Kültür, bir milletin kolektif hafızasında yer edinmiş olan ve o milleti bir arada tutan değerlerin tamamıdır. Anadolu’da bazı şehirler; tarihî, coğrafi, kültürel, sosyal ve ekonomi...
Develi Âşıklık Geleneği "Âşık Güzinî" ve "Âşık kadir Yücel"
Develi Âşıklık Geleneği "Âşık Güzinî" ve "Âşık kadir Yücel"
Çalışmanın giriş bölümünde Develi ilçesinin genel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Sosyal bir varlık olan âşıkların yaşadığı toplumu ve mekânı şiirlerinde sıkça işlediği ...
Ahmet Hamdi Akseki’nin Fıkıh Usulüne Dair Görüşleri
Ahmet Hamdi Akseki’nin Fıkıh Usulüne Dair Görüşleri
Ahmet Hamdi Akseki, Saltanat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde yaşamış, bu geçiş dönemlerinin siyasi, sosyal ve fikri hareketlerine şahit olmuş önemli bir ilim adamıdır. O, fa...

Back to Top