Javascript must be enabled to continue!
Ümmî Şeyh Tâhirzâde ile Musa B. Tâhir Tokâdî Üzerine Bir İnceleme: Musa B. Tâhir Tokâdî’nin Hayatı ve Eserleri
View through CrossRef
Halvetîliğin kurucusu Ömer Halvetî’dir. Ancak Halvetîliğin yayılması Pîr-i Sânî Yahyâ-yı Şirvânî ile olmuştur. Şirvânî’nin halifelerinden Pîr Muhammed Erzincânî, Dede Ömer Rûşenî, Molla Ali Halvetî ve Habib Karamânî gibi dervişler Halvetîliği Anadolu’da yaymaya çalışan ilk şeyhlerdir. On beşinci yüzyılda Halvetîliğin girdiği ilk şehirlerden biri Amasya’dır. Pîr İlyâs’ın çaba ve gayretleri sonucunda on beşinci yüzyılda Amasya’da Halvetîlik yayılmaya başlamıştır. Pîr İlyâs’ın kendisi kadar halifesi Ümmî Şeyh Tâhirzâde de Halvetîlik tarihi açısından önemli bir şahsiyettir. Birçok kaynakta ve günümüz çalışmalarında Tâhirzâde’nin Musa b. Tâhir Tokâdî ile aynı kişiler olduğu iddiasına rastlanmaktadır. Ancak Tokâdî, Bayramî-Şemsî bir sûfîdir. Kastamonu’da sancak beyliği yapan İkinci Bayezid’in Şehzade Mahmud’dan doğma torunu Şehzade Orhan’a eserlerini takdim etmiştir. Burada Şehzade Orhan’ın kim olduğu da yeterince açık değildir. Zira Tokâdî’nin yaşadığı yüzyılda (1400-1550 arasında) Orhan isminde üç farklı şehzade vardır. Dolayısıyla Tokâdî eserini hangi şehzadeye takdim etmiştir? Şehzade Orhan ismi de bu noktada problem teşkil etmektedir. Gerek Şehzade Orhan’ın kimliğinin gerekse Tokâdî’nin Tâhirzâde’den farklı kişi olduğunun tespitinde müellifin kendi eserleri çok önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Tokâdî, eserlerinde açık ve anlaşılır ifadelerle şeyhinin Kastamonulu Bayramî-Şemsî Şeyh Muhammed Efendi (Acı Çorba) olduğunu zikretmektedir. Şeyh Muhammed’in şeyhi Hamzatü’ş-Şâmî, onun hocası ise Fazlullah b. Akşemseddin’dir. Ulaştığımız bu bilgiler ve diğer kaynakların verdiği bilgiler neticesinde iki sûfînin farklı dönemlerde yaşadıkları ve farklı tarikatlara mensubiyetleri bilgisi ortaya çıkmıştır. Müellifin eserlerini takdim ettiği Şehzade Orhan’ın kimlik bilgisine dair değerlendirme yeni bilgi ve belgeler çerçevesinde yeniden ele alınıp elde edilen bulgular çerçevesinde tartışılarak ilim dünyasına naçizane bir katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Journal of Theology, Bozok University
Title: Ümmî Şeyh Tâhirzâde ile Musa B. Tâhir Tokâdî Üzerine Bir İnceleme: Musa B. Tâhir Tokâdî’nin Hayatı ve Eserleri
Description:
Halvetîliğin kurucusu Ömer Halvetî’dir.
Ancak Halvetîliğin yayılması Pîr-i Sânî Yahyâ-yı Şirvânî ile olmuştur.
Şirvânî’nin halifelerinden Pîr Muhammed Erzincânî, Dede Ömer Rûşenî, Molla Ali Halvetî ve Habib Karamânî gibi dervişler Halvetîliği Anadolu’da yaymaya çalışan ilk şeyhlerdir.
On beşinci yüzyılda Halvetîliğin girdiği ilk şehirlerden biri Amasya’dır.
Pîr İlyâs’ın çaba ve gayretleri sonucunda on beşinci yüzyılda Amasya’da Halvetîlik yayılmaya başlamıştır.
Pîr İlyâs’ın kendisi kadar halifesi Ümmî Şeyh Tâhirzâde de Halvetîlik tarihi açısından önemli bir şahsiyettir.
Birçok kaynakta ve günümüz çalışmalarında Tâhirzâde’nin Musa b.
Tâhir Tokâdî ile aynı kişiler olduğu iddiasına rastlanmaktadır.
Ancak Tokâdî, Bayramî-Şemsî bir sûfîdir.
Kastamonu’da sancak beyliği yapan İkinci Bayezid’in Şehzade Mahmud’dan doğma torunu Şehzade Orhan’a eserlerini takdim etmiştir.
Burada Şehzade Orhan’ın kim olduğu da yeterince açık değildir.
Zira Tokâdî’nin yaşadığı yüzyılda (1400-1550 arasında) Orhan isminde üç farklı şehzade vardır.
Dolayısıyla Tokâdî eserini hangi şehzadeye takdim etmiştir? Şehzade Orhan ismi de bu noktada problem teşkil etmektedir.
Gerek Şehzade Orhan’ın kimliğinin gerekse Tokâdî’nin Tâhirzâde’den farklı kişi olduğunun tespitinde müellifin kendi eserleri çok önemli bilgiler ihtiva etmektedir.
Tokâdî, eserlerinde açık ve anlaşılır ifadelerle şeyhinin Kastamonulu Bayramî-Şemsî Şeyh Muhammed Efendi (Acı Çorba) olduğunu zikretmektedir.
Şeyh Muhammed’in şeyhi Hamzatü’ş-Şâmî, onun hocası ise Fazlullah b.
Akşemseddin’dir.
Ulaştığımız bu bilgiler ve diğer kaynakların verdiği bilgiler neticesinde iki sûfînin farklı dönemlerde yaşadıkları ve farklı tarikatlara mensubiyetleri bilgisi ortaya çıkmıştır.
Müellifin eserlerini takdim ettiği Şehzade Orhan’ın kimlik bilgisine dair değerlendirme yeni bilgi ve belgeler çerçevesinde yeniden ele alınıp elde edilen bulgular çerçevesinde tartışılarak ilim dünyasına naçizane bir katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Related Results
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Hacı Bayram Veli'nin Tarikatı ve Tarikat Silsilesi: Hacı Bayram Veli'nin Tarikatı ve Silsilesinde Oluşan Belirsizlik
Hacı Bayram Veli'nin Tarikatı ve Tarikat Silsilesi: Hacı Bayram Veli'nin Tarikatı ve Silsilesinde Oluşan Belirsizlik
Osmanlı Devleti siyasi sınırları içerisinde Erdebil tekkesi ekseninde iki farklı erkan ve faaliyet yürütüldü. Bunlardan bir tanesi Somuncu Baba / Şeyh Hamid Veli (ö. 1412), Hacı Ba...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
CELAYIRLI EMİRÜ’L-ÜMERALIĞINDAN EMİR TİMUR’UN TABİİYETİNE: EMİR ADİL AKA’NIN SERENCAMI
CELAYIRLI EMİRÜ’L-ÜMERALIĞINDAN EMİR TİMUR’UN TABİİYETİNE: EMİR ADİL AKA’NIN SERENCAMI
İlhanlı Devleti’nin yıkılışıyla birlikte Bağdat merkezli kurulan Celayırlı Devleti, Sultan Şeyh Üveys (h. 1356-1374) döneminde İlhanlıların varisi olarak onların topraklarının nere...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
Çin Medeniyeti İle İslam Medeniyeti Arasındaki Yakın Temas ve Onun Destekçisi Wang Daiyu
Çin Medeniyeti İle İslam Medeniyeti Arasındaki Yakın Temas ve Onun Destekçisi Wang Daiyu
Ming Hanedanlığı'nın sonlarında ve 17. yüzyılın ortalarındaki Qig Hanedanlığı'nın başlarında yaşamış olan Şeyh Wang Daiyu, Çinli Muhammed b. Abdullah b. Elias'tan sonra Çin'deki en...
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
XVIII. Yüzyılın Başlarında Edirne Şehrinin İdarecileri (1700-1725)
Osmanlı Devleti, 3 kıtada hüküm sürmüş, içerisinde barındırdığı birçok farklı etnik köken ile sosyal ve ekonomik yapısı, askerî teşkilatı ve idari kurumlarıyla 6 asırdan fazla yaşa...
HALİSÎYYE ŞEYHİ RIZA TALABANÎ DİVANINDA NAKŞÎ-HALİDÎ ŞEYHLERİ
HALİSÎYYE ŞEYHİ RIZA TALABANÎ DİVANINDA NAKŞÎ-HALİDÎ ŞEYHLERİ
Kadirîyye Tarikatı’nın Halisîyye kolunun kurucusu Şeyh Ziyaüddin Abdurrahman Halis Talabanî’nin oğlu Şeyh Rıza Talabanî, eğitimini Kerkük, Musul ve Süleymaniye gibi bölgelerdeki ta...

