Javascript must be enabled to continue!
İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye Perspektifinden Antik Yunan Felsefesine Bakış
View through CrossRef
Antik Yunan felsefesi iki bin beş yüz yıldan daha eski bir tarihte ortaya çıkmış ve yaklaşık on üç asır yaşamış, sahip olduğu bazı karakteristik özellikleriyle medeniyet tarihinde benzersiz bir konuma sahip olan bir bilim ve düşünce geleneğidir. Kendisinden sonraki dinî, felsefî ve bilimsel gelenekler üzerinde belli oranlarda etkili olmuştur. Özellikle semavi dinlerin müntesiplerince kurulan medeniyetlerde bu geleneğin derin etkileri görülmektedir. İslam medeniyeti de bu düşünce geleneğiyle hesaplaşarak doğmuş ve gelişmiştir. Bu gelenekle İslam medeniyeti arasında teolojik açıdan kurulan ilişkiler genellikle eleştiri, reddiye ve inkâr bağlamında değerlendirilir. Mütekaddimûn dönemi kelâmcılarının bu gelenekle bir teması olduğu bilinmektedir. Ancak ilişkinin boyutları ve etkilenme dereceleri hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Mütekaddimûn dönemi kelâmcılarının önde gelen isimlerinden olan İmâm Mâtürîdî’nin de Yunan felsefesinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Eserlerinde Aristo’ya doğrudan bir atıf bulunmakta ve Aristo’nun Mantık adlı eserinin ismi geçmektedir. Mâtürîdî, Aristo dışındaki filozofların görüşlerinden de haberdar olmalıdır. Çünkü filozoflara veya dehrîlere yönelik reddiyelerinde, felsefe tarihinde bilinen bazı görüşlere işaretler, atıflar bulunmaktadır. İmâm Mâtürîdî’nin hangi filozofları ve felsefî görüşleri eleştirdiği, ancak felsefe tarihi kaynaklarında yapılacak bir incelemeyle kısmen de olsa açıklığa kavuşturulabilecektir. Bu çalışmada Kelâm geleneğiyle Antik Yunan Felsefesi geleneği arasındaki ilişki Dehriyye kavramı bağlamında incelenmektedir. Dehriyye kavramı farklı ekoller tarafından değişik anlamlarda kullanılan bir kavramdır. Bazı kelâmcılar bu kavramı bir inancın veya felsefî görüşün karşılığı olarak kullanırken, bazıları da felsefî bir ekol olarak telakki etmektedir. Dehriyye’yi birden fazla ekolün ortak adı olarak kullananlar da bulunmaktadır. Bu noktada kaynaklarda zikredilen Dehriyye’nin hangi anlama karşılık geldiği problemi ortaya çıkmaktadır. İmam Mâtürîdî Dehriyye kavramını en yoğun şekilde kullanan ve eserlerinde Dehriyye eleştirilerini en fazla yapan kelâmcıların başında gelmektedir. Ancak Dehriyye ile ne kastettiğine dair eserlerinde ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. Çalışmamızda İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye’ye yönelik yaptığı açıklamalardan hareketle Yunan felsefesi incelenmiş ve onun dehrî dediği kişilerin hangi felsefî gruplara karşılık gelebileceği ele alınmıştır. Yapılan inceleme neticesinde sadece Demokritos ve Epikuros gibi Yunan materyalistlerinin değil; bazıları teist, bazıları panteist olarak felsefe tarihinde bilinen doğa filozofları ve Sokratik filozofların da İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye kavramının altına girdiği tespit edilmiştir. Bu durum Dehriyye kavramının ateist-materyalist anlamındaki güncel kullanımının gözden geçirilmesi, en azından klasik kelamcıların dehrîliği her zaman bu anlamda kullanmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermektedir.
Title: İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye Perspektifinden Antik Yunan Felsefesine Bakış
Description:
Antik Yunan felsefesi iki bin beş yüz yıldan daha eski bir tarihte ortaya çıkmış ve yaklaşık on üç asır yaşamış, sahip olduğu bazı karakteristik özellikleriyle medeniyet tarihinde benzersiz bir konuma sahip olan bir bilim ve düşünce geleneğidir.
Kendisinden sonraki dinî, felsefî ve bilimsel gelenekler üzerinde belli oranlarda etkili olmuştur.
Özellikle semavi dinlerin müntesiplerince kurulan medeniyetlerde bu geleneğin derin etkileri görülmektedir.
İslam medeniyeti de bu düşünce geleneğiyle hesaplaşarak doğmuş ve gelişmiştir.
Bu gelenekle İslam medeniyeti arasında teolojik açıdan kurulan ilişkiler genellikle eleştiri, reddiye ve inkâr bağlamında değerlendirilir.
Mütekaddimûn dönemi kelâmcılarının bu gelenekle bir teması olduğu bilinmektedir.
Ancak ilişkinin boyutları ve etkilenme dereceleri hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Mütekaddimûn dönemi kelâmcılarının önde gelen isimlerinden olan İmâm Mâtürîdî’nin de Yunan felsefesinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Eserlerinde Aristo’ya doğrudan bir atıf bulunmakta ve Aristo’nun Mantık adlı eserinin ismi geçmektedir.
Mâtürîdî, Aristo dışındaki filozofların görüşlerinden de haberdar olmalıdır.
Çünkü filozoflara veya dehrîlere yönelik reddiyelerinde, felsefe tarihinde bilinen bazı görüşlere işaretler, atıflar bulunmaktadır.
İmâm Mâtürîdî’nin hangi filozofları ve felsefî görüşleri eleştirdiği, ancak felsefe tarihi kaynaklarında yapılacak bir incelemeyle kısmen de olsa açıklığa kavuşturulabilecektir.
Bu çalışmada Kelâm geleneğiyle Antik Yunan Felsefesi geleneği arasındaki ilişki Dehriyye kavramı bağlamında incelenmektedir.
Dehriyye kavramı farklı ekoller tarafından değişik anlamlarda kullanılan bir kavramdır.
Bazı kelâmcılar bu kavramı bir inancın veya felsefî görüşün karşılığı olarak kullanırken, bazıları da felsefî bir ekol olarak telakki etmektedir.
Dehriyye’yi birden fazla ekolün ortak adı olarak kullananlar da bulunmaktadır.
Bu noktada kaynaklarda zikredilen Dehriyye’nin hangi anlama karşılık geldiği problemi ortaya çıkmaktadır.
İmam Mâtürîdî Dehriyye kavramını en yoğun şekilde kullanan ve eserlerinde Dehriyye eleştirilerini en fazla yapan kelâmcıların başında gelmektedir.
Ancak Dehriyye ile ne kastettiğine dair eserlerinde ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır.
Çalışmamızda İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye’ye yönelik yaptığı açıklamalardan hareketle Yunan felsefesi incelenmiş ve onun dehrî dediği kişilerin hangi felsefî gruplara karşılık gelebileceği ele alınmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde sadece Demokritos ve Epikuros gibi Yunan materyalistlerinin değil; bazıları teist, bazıları panteist olarak felsefe tarihinde bilinen doğa filozofları ve Sokratik filozofların da İmâm Mâtürîdî’nin Dehriyye kavramının altına girdiği tespit edilmiştir.
Bu durum Dehriyye kavramının ateist-materyalist anlamındaki güncel kullanımının gözden geçirilmesi, en azından klasik kelamcıların dehrîliği her zaman bu anlamda kullanmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermektedir.
Related Results
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
Mâtürîdî ve Nesefî’nin Sûr, Mîzan, Kevser Kavramlarına Dair Yorumlamalarının Karşılaştırılması
Mâtürîdî ve Nesefî’nin Sûr, Mîzan, Kevser Kavramlarına Dair Yorumlamalarının Karşılaştırılması
Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’den sonra Mâtürîdî kelâm okulunu sistemleştiren ve ekolün en bâriz ikinci ismi olan Ebü’l-Mu‘în en-Nesefî, genel olarak Mâtürîdî’nin görüşlerini benimsemiş v...
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Mâtürîdî kelâmı, hem İslâm dünyasında, hem de oryantalistlerin ortaya koymuş oldukları çalışmalarda ihmal edilmiştir. Oryantalist araştırmacıların kelâm ilmine dâir ortaya koymuş o...
Mâtürîdî Ahlakına Felsefi Bir Bakış: Sevgi
Mâtürîdî Ahlakına Felsefi Bir Bakış: Sevgi
Sevgi, Mâtürîdî ahlak anlayışının dayandığı genel karakterlerden biridir. Ahlak içerisinde iradi bir eylem ön planda yer almış olsa da aslında bu eylem sevgi temeline dayanaklık et...
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Mâtürîdî'nin İbn Abbas Rivayetlerine Yaklaşımı
Çalışmada İslam tefsir geleneğinin erken dönem müfessirlerinden biri olan Mâtürîdî’nin (ö.333/944) İbn Abbas (ö. 68/687-688) rivayetlerine yaklaşımı incelenmektedir. Bilindiği üzer...
İmam Hatip Lisesi Öğrencilerinin İmam Hatip Lisesi, Meslek Dersi Öğretmeni ve İdarecilerine İlişkin Metaforik Algıları
İmam Hatip Lisesi Öğrencilerinin İmam Hatip Lisesi, Meslek Dersi Öğretmeni ve İdarecilerine İlişkin Metaforik Algıları
Bu çalışmanın amacı, İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin İmam Hatip
Lisesi, İmam Hatip Lisesi meslek dersi öğretmeni ve İmam Hatip
Lisesi idaresine ilişkin algılarını metaforlar yoluy...
İmam Mâtürîdî’ye Göre Hurûf-ı Mukattaa ve Tevili
İmam Mâtürîdî’ye Göre Hurûf-ı Mukattaa ve Tevili
Kur’an’da 29 surenin başında yer alan ve isimleriyle kesik kesik okunan mukattaa harflerinin ne anlama geldiği ile ilgili Hz. Peygamber’den sahih bir haber varid olmamıştır. Dolayı...
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bilgi Herkese Açık mı? İbn Sînâ’da Felsefî Bilginin Aktarımı, Liyakat ve Ahlakî Sınırlar
Bu makale, İslam felsefe geleneğinde felsefî bilginin aktarımına dair geliştirilen seçici yaklaşımı, özellikle İbn Sînâ’nın pedagojik ve ahlâkî tutumu üzerinden incelemektedir. Çal...

