Javascript must be enabled to continue!
Gen İfadesinin (Ekspresyonun) Kontrolü
View through CrossRef
DNA molekülünde taşınan bilginin protein moleküllerine çevrilmesine gen ifadesi (ekspresyonu) denir. Gen ifadesi hem prokaryotik hem de ökaryotik organizmalarda değişen çevre koşullarına yanıt olarak düzenlenmektedir. Gen ifadesinin düzenlenmesi, her bir hücrenin işlevsel bütünlüğünü sürdürebilmesi için bir zorunluluktur. Bir hücre tipik olarak genlerinin yalnızca bir kısmını ifade etmektedir. Hücrede tüm genler her zaman ifade edilmez. Bazı genler sürekli ve düzenli olarak ifade edilirken (housekeeping genler), bazı RNA ve proteinler, sadece çalıştıkları özelleşmiş hücrelerde yüksek miktarda eksprese edilir. Gen ifadesinin kontrol mekanizması oldukça karmaşıktır. Gen ifadesi kontrol edilerek genin ne zaman, nerede ve ne kadar ürün oluşturacağı belirlenmektedir. Gen ifadesi, DNA'dan RNA'ya ve proteine giden yoldaki birçok adımda kontrol edilmektedir. Bu adımlar, transkripsiyonal kontrol, RNA’nın işlenme kontrolü, RNA taşınımı ve lokalizasyonunun kontrolü, translasyonel kontrol, mRNA'nın yıkım kontrolü, protein yıkımının kontrolü ve protein aktivitesinin kontrolüdür. Ökaryot genlerin ifadesinin kontrolünde, RNA transkripsiyonunun başlangıç aşaması en önemli kontrol noktasıdır. Genlerin başlangıç dizisinin upstream bölgesinde bulunan çok sayıda dizi gen ekspresyonundan ve transkripsiyonun modülasyonundan sorumludur. Bu diziler promotör diziler ve düzenleyici (regülatör) elemanlardan oluşmaktadır. Genlerin ifadesi, transkripsiyon faktörleri (düzenleyicileri) olarak bilinen bir grup proteinin, DNA üzerindeki özgül dizileri (cis-regülatör diziler) tanıyıp bağlanması ile kontrol edilmektedir. Transkripsiyon faktörleri, genom boyunca dağılmış olan promotör ya da güçlendirici (enhancer) gibi cis-regülatör dizilere bağlanmaktadır. Bu bağlanma, hangi genlerin hangi hızda transkribe olacağını belirleyen bir dizi reaksiyonu harekete geçirmektedir. Her genin transkripsiyonu, kendi cis-düzenleyici dizisi tarafından kontrol edilmektedir. Son yıllarda, kodlayıcı olmayan RNA'ların gen ekspresyonunu düzenlemede yaygın rolleri bulunduğu gösterilmiştir. Ökaryotlarda önemli bir translasyon kontrolü türü, mRNA'lara bağlanan ve protein çıktısını azaltan küçük RNA'larla gerçekleşmektedir.
Title: Gen İfadesinin (Ekspresyonun) Kontrolü
Description:
DNA molekülünde taşınan bilginin protein moleküllerine çevrilmesine gen ifadesi (ekspresyonu) denir.
Gen ifadesi hem prokaryotik hem de ökaryotik organizmalarda değişen çevre koşullarına yanıt olarak düzenlenmektedir.
Gen ifadesinin düzenlenmesi, her bir hücrenin işlevsel bütünlüğünü sürdürebilmesi için bir zorunluluktur.
Bir hücre tipik olarak genlerinin yalnızca bir kısmını ifade etmektedir.
Hücrede tüm genler her zaman ifade edilmez.
Bazı genler sürekli ve düzenli olarak ifade edilirken (housekeeping genler), bazı RNA ve proteinler, sadece çalıştıkları özelleşmiş hücrelerde yüksek miktarda eksprese edilir.
Gen ifadesinin kontrol mekanizması oldukça karmaşıktır.
Gen ifadesi kontrol edilerek genin ne zaman, nerede ve ne kadar ürün oluşturacağı belirlenmektedir.
Gen ifadesi, DNA'dan RNA'ya ve proteine giden yoldaki birçok adımda kontrol edilmektedir.
Bu adımlar, transkripsiyonal kontrol, RNA’nın işlenme kontrolü, RNA taşınımı ve lokalizasyonunun kontrolü, translasyonel kontrol, mRNA'nın yıkım kontrolü, protein yıkımının kontrolü ve protein aktivitesinin kontrolüdür.
Ökaryot genlerin ifadesinin kontrolünde, RNA transkripsiyonunun başlangıç aşaması en önemli kontrol noktasıdır.
Genlerin başlangıç dizisinin upstream bölgesinde bulunan çok sayıda dizi gen ekspresyonundan ve transkripsiyonun modülasyonundan sorumludur.
Bu diziler promotör diziler ve düzenleyici (regülatör) elemanlardan oluşmaktadır.
Genlerin ifadesi, transkripsiyon faktörleri (düzenleyicileri) olarak bilinen bir grup proteinin, DNA üzerindeki özgül dizileri (cis-regülatör diziler) tanıyıp bağlanması ile kontrol edilmektedir.
Transkripsiyon faktörleri, genom boyunca dağılmış olan promotör ya da güçlendirici (enhancer) gibi cis-regülatör dizilere bağlanmaktadır.
Bu bağlanma, hangi genlerin hangi hızda transkribe olacağını belirleyen bir dizi reaksiyonu harekete geçirmektedir.
Her genin transkripsiyonu, kendi cis-düzenleyici dizisi tarafından kontrol edilmektedir.
Son yıllarda, kodlayıcı olmayan RNA'ların gen ekspresyonunu düzenlemede yaygın rolleri bulunduğu gösterilmiştir.
Ökaryotlarda önemli bir translasyon kontrolü türü, mRNA'lara bağlanan ve protein çıktısını azaltan küçük RNA'larla gerçekleşmektedir.
Related Results
Estrategias de transmisión de digeneos parásitos que utilizan gasterópodos como hospedadores intermediarios en la costa patagónica
Estrategias de transmisión de digeneos parásitos que utilizan gasterópodos como hospedadores intermediarios en la costa patagónica
En el siguiente trabajo se describieron los estadios larvales de los digeneos parásitos presentes en los gasterópodos más abundantes de los intermareales de Puerto Madryn, Chubut (...
Ebenacobius Haran, a new southern African genus of flower weevils (Coleoptera: Curculioninae: Derelomini) associated with dicotyledonous plants
Ebenacobius Haran, a new southern African genus of flower weevils (Coleoptera: Curculioninae: Derelomini) associated with dicotyledonous plants
A new genus of derelomine flower weevil (Curculionidae: Derelomini sensu Franz 2006), Ebenacobius Haran gen. nov., is described to accommodate a clade of species morphologically an...
Analisis molekuler dan Clustering Piramidisasi Gen Tahan Virus Ty-1, Ty-5 dan Ty-6 Pada Populasi BC4F1 Tanaman Tomat (Solanum lycopersicum L)
Analisis molekuler dan Clustering Piramidisasi Gen Tahan Virus Ty-1, Ty-5 dan Ty-6 Pada Populasi BC4F1 Tanaman Tomat (Solanum lycopersicum L)
Pendekatan pemuliaan ketahanan menggunakan piramidisasi gen tahan virus merupakan upaya dalam menggabungkan gen ketahanan dari tanaman inang atau kerabatnya yang bertanggung jawab ...
Induction of PTEN-p53 Crosstalk in Mammary Epithelial Cells: A Novel Mechanism of Breast Cancer Prevention by the Dietary Factor Genistein.
Induction of PTEN-p53 Crosstalk in Mammary Epithelial Cells: A Novel Mechanism of Breast Cancer Prevention by the Dietary Factor Genistein.
Abstract
Consumption of soy foods either at an early age or for lifetime has been associated with reduced risk for developing breast cancer in humans and in animal m...
MỐI LIÊN QUAN GIỮA ĐA HÌNH GEN METHYLENE TETRAHYDROFOLATE REDUCTASE (MTHFR) C677T VỚI LOÃNG XƯƠNG Ở NAM GIỚI
MỐI LIÊN QUAN GIỮA ĐA HÌNH GEN METHYLENE TETRAHYDROFOLATE REDUCTASE (MTHFR) C677T VỚI LOÃNG XƯƠNG Ở NAM GIỚI
Các nghiên cứu trước đây chỉ ra rằng nồng độ homocystein huyết thanh và đa hình C677Tcủa gen MTHFR (Methylenetetrahydrofolate reductase)có liên quan đến loãng xương ở quần thể ngườ...
Isolation and characterization of Bacillus spp. for use in the remediation of petroleum waste residues
Isolation and characterization of Bacillus spp. for use in the remediation of petroleum waste residues
Petroleum hydrocarbons are toxic to all forms of life; therefore, environmental pollution caused by petroleum is of great concern. Environmentally friendly strategies are required ...
Tomato rootstocks for the control of Meloidogyne spp.
Tomato rootstocks for the control of Meloidogyne spp.
Se determinó la respuesta de resistencia de 10 patrones de tomate a una población avirulenta de Meloidogyne javanica en maceta. Los ensayos se realizaron en primavera, cuando las t...
ETIKA DAN REGULASI TERAPI GEN DALAM PRAKTIK MEDIS
ETIKA DAN REGULASI TERAPI GEN DALAM PRAKTIK MEDIS
Terapi gen adalah inovasi medis yang bertujuan memperbaiki atau mengganti gen rusak dengan gen fungsional untuk mengobati penyakit bawaan dan kronis. Teknologi ini memberikan manfa...

