Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ULUSAL ALEGORİ TARTIŞMASI BAĞLAMINDA DEVLET ANA’DA ALEGORİK YAPI

View through CrossRef
Türk siyasetinde devletin algılanma biçimi ideolojik kutuplaşmanın önemli bir unsuru olagelmiştir. Özellikle milliyetçi ideolojide ve aynı zamanda muhafazakârlıkta, geçmişten günümüze kadar sirayet eden kutsallık atfedilecek derecede devlete olumlu bir bakışın varlığı göze çarpmaktadır. Buna karşılık Türk sosyalizminde, Marksist teoride devletin mücadele edilerek aşılması gereken bir tarihsellik olmasının da etkisiyle devlet, bir nevi zulüm kaynağı ve aparatı olarak görülmüştür. Söz konusu kutuplaşma Türk edebiyatına da yansımış olup Kemal Tahir’in Devlet Ana isimli romanı bu noktada önemli bir kırılma olmuştur. Kendisini Türk sosyalizmi içerisinde konumlandırmış olan Kemal Tahir, romanında Osmanlı mirasını olumlayacak şekilde bir tarihsel kurguyu işlemiş ve bunu alegorik bir yapı kapsamında gerçekleştirmiştir. Türk solunu Türkiye tarihiyle uzlaştırma girişimi olarak değerlendirilebilecek olan bu girişimde, Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT) yaklaşımının bir uzantısı olacak şekilde Osmanlı’da feodalizmin ve dolayısıyla sınıfsal bir yapının olmadığı, bunun yerine kerim devlet anlayışının esas olduğu düşüncesi işlenmiştir. Yazarın sosyalist mücadelenin Batı’nın tarihsel gelişimini ve toplum biçimi ile düşünce sistemini zorunluluk olarak kabul etmeden Türkiye’nin özgün tarihsel mirası ve toplum yapısı uyarınca yürütülmesi gerektiği düşüncesini içeren çabasının temelinde, Doğu-Batı çatışmasına dair bir konumlanış yer almaktadır. Alegorik bir anlatım ile inşa edilmiş olan bu konumlanış, Fredric Jameson’ın başlatmış olduğu, sömürgecilik geçmişi ile sabitlenen üçüncü dünya edebiyatının zorunlu olarak alegorik olacağı şeklindeki tartışma açısından da verimli bir örneğe karşılık gelmektedir. Bu çalışmada alegorik anlatım ile sömürge geçmişinin de üçüncü dünya olarak tarif edilen edebiyatın bir zorunluluk ilişkisi ile birbirine bağlanamayacağı görüşü, Doğu’daki alegorik anlatımın temelinde eski Türk, Arap, Fars ve Hint edebiyatlarının bulunduğu düşüncesiyle savunulmaktadır.
Title: ULUSAL ALEGORİ TARTIŞMASI BAĞLAMINDA DEVLET ANA’DA ALEGORİK YAPI
Description:
Türk siyasetinde devletin algılanma biçimi ideolojik kutuplaşmanın önemli bir unsuru olagelmiştir.
Özellikle milliyetçi ideolojide ve aynı zamanda muhafazakârlıkta, geçmişten günümüze kadar sirayet eden kutsallık atfedilecek derecede devlete olumlu bir bakışın varlığı göze çarpmaktadır.
Buna karşılık Türk sosyalizminde, Marksist teoride devletin mücadele edilerek aşılması gereken bir tarihsellik olmasının da etkisiyle devlet, bir nevi zulüm kaynağı ve aparatı olarak görülmüştür.
Söz konusu kutuplaşma Türk edebiyatına da yansımış olup Kemal Tahir’in Devlet Ana isimli romanı bu noktada önemli bir kırılma olmuştur.
Kendisini Türk sosyalizmi içerisinde konumlandırmış olan Kemal Tahir, romanında Osmanlı mirasını olumlayacak şekilde bir tarihsel kurguyu işlemiş ve bunu alegorik bir yapı kapsamında gerçekleştirmiştir.
Türk solunu Türkiye tarihiyle uzlaştırma girişimi olarak değerlendirilebilecek olan bu girişimde, Asya Tipi Üretim Tarzı (ATÜT) yaklaşımının bir uzantısı olacak şekilde Osmanlı’da feodalizmin ve dolayısıyla sınıfsal bir yapının olmadığı, bunun yerine kerim devlet anlayışının esas olduğu düşüncesi işlenmiştir.
Yazarın sosyalist mücadelenin Batı’nın tarihsel gelişimini ve toplum biçimi ile düşünce sistemini zorunluluk olarak kabul etmeden Türkiye’nin özgün tarihsel mirası ve toplum yapısı uyarınca yürütülmesi gerektiği düşüncesini içeren çabasının temelinde, Doğu-Batı çatışmasına dair bir konumlanış yer almaktadır.
Alegorik bir anlatım ile inşa edilmiş olan bu konumlanış, Fredric Jameson’ın başlatmış olduğu, sömürgecilik geçmişi ile sabitlenen üçüncü dünya edebiyatının zorunlu olarak alegorik olacağı şeklindeki tartışma açısından da verimli bir örneğe karşılık gelmektedir.
Bu çalışmada alegorik anlatım ile sömürge geçmişinin de üçüncü dünya olarak tarif edilen edebiyatın bir zorunluluk ilişkisi ile birbirine bağlanamayacağı görüşü, Doğu’daki alegorik anlatımın temelinde eski Türk, Arap, Fars ve Hint edebiyatlarının bulunduğu düşüncesiyle savunulmaktadır.

Related Results

SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
SADRİ MAKSUDİ ARSAL’IN DEVLET YAKLAŞIMI
Bu çalışma, Sadri Maksudi Arsal’ın günümüze ulaşan eserleri ve fikirleri üzerinden yapılan bir analiz ile Arsal’ın Genel Devlet Teorisi ve Türk Devlet Teorisi’ni ortaya koymayı ama...
Azerbaycan’da Ulusal Kimlik İnşası ve Karabağ Savaşlarının Etkisi
Azerbaycan’da Ulusal Kimlik İnşası ve Karabağ Savaşlarının Etkisi
Azerbaycan’da ulusal kimlik, tarihi olaylar, kültürel gelenekler ve jeopolitik dinamiklerden oluşan zengin bir dokuyla şekillenen çok yönlü bir olgudur. Yirminci yüzyılın sonlarınd...
SİNEMATOGRAFİK İMGENİN YAPI-SÖKÜMÜ: BEATRİZ AT DİNNER FİLMİNE KONUKSEVERLİK ODAKLI BİR YAPI-SÖKÜM GİRİŞİMİ
SİNEMATOGRAFİK İMGENİN YAPI-SÖKÜMÜ: BEATRİZ AT DİNNER FİLMİNE KONUKSEVERLİK ODAKLI BİR YAPI-SÖKÜM GİRİŞİMİ
Jacques Derrida’nın ortaya koymuş olduğu yapı-söküm hem bir yöntem hem de kendi başına bir felsefi yaklaşımdır. Yapı-söküm, sözcüğün içinde de ifade bulduğu gibi sökmeyi ve yenide...
Temsilî-Alegorik Tartışmaları Bağlamında Bir Aşk Mesnevisi: Şems ü Kamer
Temsilî-Alegorik Tartışmaları Bağlamında Bir Aşk Mesnevisi: Şems ü Kamer
Eski Türk edebiyatında mesnevilerin ve özellikle aşk mesnevilerinin hem nicelik-nitelik hem de çeşit yönüyle hâkimiyeti bilinen bir durumdur. Aşk mesnevileri arasında ise tasavvufî...
YAPI DENETİM FİRMALARININ DEPREM NEDENİYLE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN UĞRADIĞI ZARARLARDAN SORUMLULUĞU
YAPI DENETİM FİRMALARININ DEPREM NEDENİYLE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN UĞRADIĞI ZARARLARDAN SORUMLULUĞU
Yapı denetimi, can ve mal güvenliğini temin etmek maksadıyla, yapıların yürürlükteki yapı mevzuatına, mevcut standartlara ve teknik kurallara uygun olarak inşasının denetim yoluyla...
CytoBead ANA 2 assay - a novel method for the detection of antinuclear antibodies
CytoBead ANA 2 assay - a novel method for the detection of antinuclear antibodies
Abstract Background: Detection of anti-nuclear autoantibodies (ANA) is based on a two-step algorithm including indirect immunofluorescence (IIF) on HEp2 cells and subsequen...
Alman ulusal kimliğinin dil merkezli inşası
Alman ulusal kimliğinin dil merkezli inşası
Benedict Anderson, ulusu, hayal edilmiş bir siyasal topluluk olarak tanımlar. Anderson’ın kalkış noktası milliyetçilik kadar milliyetin de özel bir kültürel yapım türü olduğudur. D...
Bir Siyasetname Olarak İdris-i Bitlisi’nin Kânûn-i Şâhenşâhî’si
Bir Siyasetname Olarak İdris-i Bitlisi’nin Kânûn-i Şâhenşâhî’si
Devlet yönetimi hakkında mühim bilgiler içeren siyasetnameler, bir devlet nasıl iyi yönetilir, devlet yöneticilerinde bulunması gereken vasıflar nelerdir sorularına yanıt veren öne...

Back to Top