Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Özselleştirme, Self-Oryantalizm ve Müziksel Evrim Bağlamlarında Muzaffer Sarısözen

View through CrossRef
Cumhuriyet döneminde halk müziğinin derleme, kurumsallaşma ve sistemleşme süreçlerinin yürütücü-sü olan Muzaffer Sarısözen, bu müziğin teori ve uygulama alanlarındaki pek çok yapısal unsurunun şekil-lenmesinde de etkin ve belirleyici olmuştur. Sarısözen’in eylem, söylem ve yaklaşımları, radyo geleneği içerisinde, eğitim kurumlarında ve halk müziğinin icra ve aktarım faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bütün toplumsal alanlarda takip edilmiş ve örnek alınmıştır. Kurucu ve şekillendirici figür olarak büyük bir öneme sahip olan Sarısözen’in belirli konulardaki fikir ve yaklaşımları ise zaman zaman eleştiri konusu olmuştur. 19. yüzyılın başlarından döneminden günümüze kadar sosyal ve kültürel alanlarda büyük değişimlere sebep olan Batılılaşma süreci, yarattığı kültürel boyuttaki hegemonya sebebiyle Sarısözen’in halk müziği meselele-rini ele alışını ve çeşitli konulardaki fikir ve yaklaşımlarını da önemli derecede etkilemiştir. Sarısözen, çeşitli gazete ve dergilerde halk müziği üzerine yazdığı inceleme yazılarının bir bölümünü, cumhuriyetin müzik politikalarının etkisiyle halk müziği ve çok seslilik arasındaki ilişkiye ayırmış, halk müziğinde çok sesliliğin varlığını kanıtlamaya çalışmıştır. Başlı başına kültürel hegemonyanın etkisiyle ortaya çıkan bu durum hem Sarısözen’in halk müziği için taşıdığı önem hem de hegemonya inşasında aydınların rolü düşünüldüğünde, Sarısözen’in, içinde bulunduğu düşünce kalıplarının ve bakış açılarının Batı merkezcilik açısından sorgu-lanması gerektiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmada, Sarısözen’in halk müziğiyle ilgili kaleme aldığı çeşitli yazılardaki fikirlerinin; antropolojik ve arkeolojik özselleştirme, self-oryantalizm ve müziksel evrim-ilerleme kavramları gibi kültürel Batı hegemonyasına bağlı gelişen unsurlar açısından ele alınarak eleştirel ve yorumlayıcı bakış açısıyla çözümlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu yazıların incelenmesinde, metinleri tarihsel, sosyal ve kültürel bağlama göre yorumlayarak makro ölçekte çıkarımlar yapma imkânı sağlayan söylem analizi yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Sarısözen’in bu yazılarda yaptığı tespit, yorum ve çıkarımlarda, Batılılaşma sürecine bağlı olarak oluşan Batı üstünlüğüne dayalı kültürel hegemonyanın ve yine bu sürecin yarattığı ideolojik ve bilimsel konjonktürün izleri görülmektedir. Sarısözen, kendisine göre Batı müziğinin gelişmişliğinin göstergesi olan çok sesliliğin aslında halk müziğinde çok daha önceden var olduğuna yönelik Türk tarih tezinden beslenen özselleştirmeci fikirler taşımış, müzik-sel değeri Batılı ölçütlere göre belirleyerek halk müziğini bu ölçütler üzerinden sınayan self-oryantalist tutumlar sergilemiş ve yine Batı merkezci düşüncenin yansıması olarak tek sesli müziklerin ilerleme ile çok seslilik evresine geçeceğini öngören müziksel evrim düşüncesini benimsemiş durumdadır. Bu bulgulardan hareketle Sarısözen’in, bir taraftan halk müziğinin derleme, arşivleme, icra, eğitim ve aktarım gibi faaliyet-leri adanmışlık içerisinde gerçekleştirirken diğer taraftan döneminin müzik çevresinde egemen olan ve kendisi gibi birçok kişinin müzikle ilgili meselelere “pür bilimsel” bakabilmesini engelleyen Gökalpçı, pozitivist, self-oryantalist, evrimci ve ilerlemeci görüşlerin tesiri altında kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Title: Özselleştirme, Self-Oryantalizm ve Müziksel Evrim Bağlamlarında Muzaffer Sarısözen
Description:
Cumhuriyet döneminde halk müziğinin derleme, kurumsallaşma ve sistemleşme süreçlerinin yürütücü-sü olan Muzaffer Sarısözen, bu müziğin teori ve uygulama alanlarındaki pek çok yapısal unsurunun şekil-lenmesinde de etkin ve belirleyici olmuştur.
Sarısözen’in eylem, söylem ve yaklaşımları, radyo geleneği içerisinde, eğitim kurumlarında ve halk müziğinin icra ve aktarım faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bütün toplumsal alanlarda takip edilmiş ve örnek alınmıştır.
Kurucu ve şekillendirici figür olarak büyük bir öneme sahip olan Sarısözen’in belirli konulardaki fikir ve yaklaşımları ise zaman zaman eleştiri konusu olmuştur.
19.
yüzyılın başlarından döneminden günümüze kadar sosyal ve kültürel alanlarda büyük değişimlere sebep olan Batılılaşma süreci, yarattığı kültürel boyuttaki hegemonya sebebiyle Sarısözen’in halk müziği meselele-rini ele alışını ve çeşitli konulardaki fikir ve yaklaşımlarını da önemli derecede etkilemiştir.
Sarısözen, çeşitli gazete ve dergilerde halk müziği üzerine yazdığı inceleme yazılarının bir bölümünü, cumhuriyetin müzik politikalarının etkisiyle halk müziği ve çok seslilik arasındaki ilişkiye ayırmış, halk müziğinde çok sesliliğin varlığını kanıtlamaya çalışmıştır.
Başlı başına kültürel hegemonyanın etkisiyle ortaya çıkan bu durum hem Sarısözen’in halk müziği için taşıdığı önem hem de hegemonya inşasında aydınların rolü düşünüldüğünde, Sarısözen’in, içinde bulunduğu düşünce kalıplarının ve bakış açılarının Batı merkezcilik açısından sorgu-lanması gerektiğine işaret etmektedir.
Bu bağlamda araştırmada, Sarısözen’in halk müziğiyle ilgili kaleme aldığı çeşitli yazılardaki fikirlerinin; antropolojik ve arkeolojik özselleştirme, self-oryantalizm ve müziksel evrim-ilerleme kavramları gibi kültürel Batı hegemonyasına bağlı gelişen unsurlar açısından ele alınarak eleştirel ve yorumlayıcı bakış açısıyla çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Söz konusu yazıların incelenmesinde, metinleri tarihsel, sosyal ve kültürel bağlama göre yorumlayarak makro ölçekte çıkarımlar yapma imkânı sağlayan söylem analizi yönteminden yararlanılmıştır.
Elde edilen bulgulara göre, Sarısözen’in bu yazılarda yaptığı tespit, yorum ve çıkarımlarda, Batılılaşma sürecine bağlı olarak oluşan Batı üstünlüğüne dayalı kültürel hegemonyanın ve yine bu sürecin yarattığı ideolojik ve bilimsel konjonktürün izleri görülmektedir.
Sarısözen, kendisine göre Batı müziğinin gelişmişliğinin göstergesi olan çok sesliliğin aslında halk müziğinde çok daha önceden var olduğuna yönelik Türk tarih tezinden beslenen özselleştirmeci fikirler taşımış, müzik-sel değeri Batılı ölçütlere göre belirleyerek halk müziğini bu ölçütler üzerinden sınayan self-oryantalist tutumlar sergilemiş ve yine Batı merkezci düşüncenin yansıması olarak tek sesli müziklerin ilerleme ile çok seslilik evresine geçeceğini öngören müziksel evrim düşüncesini benimsemiş durumdadır.
Bu bulgulardan hareketle Sarısözen’in, bir taraftan halk müziğinin derleme, arşivleme, icra, eğitim ve aktarım gibi faaliyet-leri adanmışlık içerisinde gerçekleştirirken diğer taraftan döneminin müzik çevresinde egemen olan ve kendisi gibi birçok kişinin müzikle ilgili meselelere “pür bilimsel” bakabilmesini engelleyen Gökalpçı, pozitivist, self-oryantalist, evrimci ve ilerlemeci görüşlerin tesiri altında kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Related Results

Başarısız Bir Reddiye Olarak Shoaib Ahmed Malik’in Islam and Evolution/İslam ve Evrim Kitabı Üzerine
Başarısız Bir Reddiye Olarak Shoaib Ahmed Malik’in Islam and Evolution/İslam ve Evrim Kitabı Üzerine
Günümüz tefsir meselelerinden biri modern bilime nasıl yaklaşılacağı konusudur. Bu bağlamda tefsir akademisyenlerine yöneltilebilen sorular arasında; Kur’an ayetlerinin bilim ile h...
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin Teorisini Neden “Evrim Teorisi” Olarak Adlandırmadı?
Charles Darwin, kendi teorisini Evrim Teorisi değil “Değişiklerle Türeyiş Teorisi” olarak, yer yer de “Doğal Seçilim Teorisi” olarak adlandırmıştır. Darwin, bilinçli bir biçimde E...
Biyoloji öğretmen adaylarının evrim ve yaradılışçılık ile ilgili düşünceleri ve evrim öğretimi ile ilgili mesleki kaygıları
Biyoloji öğretmen adaylarının evrim ve yaradılışçılık ile ilgili düşünceleri ve evrim öğretimi ile ilgili mesleki kaygıları
Günümüzde biyoloji bilimi, hem bilimsel hem de sosyal yönü olması nedeniyle giderek önem kazanmaktadır. Evrim konusu da bilim camiası ve toplum tarafından en çok takip edilen konul...
Is a Fitbit a Diary? Self-Tracking and Autobiography
Is a Fitbit a Diary? Self-Tracking and Autobiography
Data becomes something of a mirror in which people see themselves reflected. (Sorapure 270)In a 2014 essay for The New Yorker, the humourist David Sedaris recounts an obsession spu...
Unknown Pages from the History of Ukrainian-Lebanese Relations
Unknown Pages from the History of Ukrainian-Lebanese Relations
The article describes the period of diplomatic relations between Ukraine and Lebanon at the time of the Mount Lebanon Mutasarrifate in the light of the ruling of Governor Muzaffer ...
BİRİNCİ ULUSAL MİMARLIK DÖNEMİ MİMARLARINDAN MUZAFFER BEY: ESERLERİ ve SANAT ANLAYIŞI
BİRİNCİ ULUSAL MİMARLIK DÖNEMİ MİMARLARINDAN MUZAFFER BEY: ESERLERİ ve SANAT ANLAYIŞI
Unutulmuş Bir Mimarın İzinde: Mimar Muzaffer Bey rn20. yüzyıl Osmanlı mimarlık tarihinin gölgede kalmış isimlerinden biri olan Mimar Muzaffer Bey, adını ilk kez 31 Mart Olayı anısı...
TRT REPERTUVARINDA YER ALAN ARDAHAN TÜRKÜLERİNİN MÜZİKSEL ÖZELLİKLER VE DEĞERLER EĞİTİMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
TRT REPERTUVARINDA YER ALAN ARDAHAN TÜRKÜLERİNİN MÜZİKSEL ÖZELLİKLER VE DEĞERLER EĞİTİMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, TRT repertuvarında yer alan Ardahan Türkülerinin, müziksel özellikler ve değerler eğitimi açısından incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden b...

Back to Top