Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

İsimlerde Derecelendirme ve Türkiye Türkçesindeki Görünümü

View through CrossRef
Derecelenebilirlik, bir kavramın anlam yoğunluğunun artırılıp azaltılabilme ve herhangi bir referans noktasıyla karşılaştırılabilme özelliğini ifade eder. Kendine özgü sözdizimsel kuruluşlar içinde ortaya çıkan bu olgu, literatürde genellikle zarfların ve daha çok da sıfatların karakteristik bir özelliği olarak sunulmaktadır. Oysa doğalarında değişen yoğunluk seviyeleri bulunan başka sözcük türleri için de derecelenebilirlikten söz etmek mümkündür. Çünkü buradaki temel ölçüt, sözcüğün anlam bakımından derecelenmeye yatkın olup olmamasıdır. Dolayısıyla da özellikle isimler, fiiller ve çeşitli ünlemlerin de derecelenme potansiyeli taşıyabileceği göz ardı edilmemelidir. Örneğin utan- fiili, Çok utandım veya Senin kadar utandım dizilimleri içinde derece alanına katılabilir. Benzer biçimde yazık ünlemi, Çok yazık bağlamında anlamca yoğunlaştırılabilir. Birçok isim sınıfı için de farklı örnekler verilebilir. Bu nedenle de konuyu yalnız sıfatlar ve zarflar çerçevesinde ele almak, yeterince objektif ve kapsayıcı bir bakış açısı değildir. Bu çalışmanın temel amacı, isimlerdeki derecelendirme hakkında genel bir perspektif sunmaktır. Konunun sıfatlar ve zarflar dışında sergilediği görünüm üzerine yabancı literatürde ortaya konan çalışmaların bugüne dek önemli bulgular sunduğu görülse de Türkçede isimlerin derecelenebilmesi, daha önce sorguya açılmış bir konu değildir. Oysa Türkçede de isimlerin derecelenmeye açık olduğunu ortaya koyan pek çok tanığa rastlanmaktadır. Örneğin üzüntü, sevinç, korku, öfke gibi duygu isimleri; titizlik, çekicilik, duyarsızlık, hoşgörü, özveri, sezgi, inanç gibi ayırıcı nitelikler içeren özellik isimleri; başarı, yenilgi, savaş, barış gibi olay veya durum isimleri; âşık, dâhi, dangalak gibi karakter betimleyen isimler de değişen yoğunluk seviyelerine sahip olmalarıyla dikkati çeken isimlerden bazılarıdır. Tıpkı derecelenebilen sıfatlar gibi bu isimler de aşırı üzüntü, fazla sevinç, büyük korku, inanılmaz öfke, muazzam yenilgi, çok âşık, çok dâhi gibi bağlamlarda anlamca yoğunlaştırılmış olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bunlar arasında daha büyük bir kümeyi ise metaforik anlamlı isimler oluşturmaktadır. Ancak bu sınıfı oluşturan isimler, sıfat işlevi kazandıkları ve dolayısıyla sıfat gibi davrandıkları için derecelenebilme özelliği kazanan isimlerdir. Bu nedenle de bunların söz konusu süreçteki durumları diğer isimlerden farklıdır.
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi
Title: İsimlerde Derecelendirme ve Türkiye Türkçesindeki Görünümü
Description:
Derecelenebilirlik, bir kavramın anlam yoğunluğunun artırılıp azaltılabilme ve herhangi bir referans noktasıyla karşılaştırılabilme özelliğini ifade eder.
Kendine özgü sözdizimsel kuruluşlar içinde ortaya çıkan bu olgu, literatürde genellikle zarfların ve daha çok da sıfatların karakteristik bir özelliği olarak sunulmaktadır.
Oysa doğalarında değişen yoğunluk seviyeleri bulunan başka sözcük türleri için de derecelenebilirlikten söz etmek mümkündür.
Çünkü buradaki temel ölçüt, sözcüğün anlam bakımından derecelenmeye yatkın olup olmamasıdır.
Dolayısıyla da özellikle isimler, fiiller ve çeşitli ünlemlerin de derecelenme potansiyeli taşıyabileceği göz ardı edilmemelidir.
Örneğin utan- fiili, Çok utandım veya Senin kadar utandım dizilimleri içinde derece alanına katılabilir.
Benzer biçimde yazık ünlemi, Çok yazık bağlamında anlamca yoğunlaştırılabilir.
Birçok isim sınıfı için de farklı örnekler verilebilir.
Bu nedenle de konuyu yalnız sıfatlar ve zarflar çerçevesinde ele almak, yeterince objektif ve kapsayıcı bir bakış açısı değildir.
Bu çalışmanın temel amacı, isimlerdeki derecelendirme hakkında genel bir perspektif sunmaktır.
Konunun sıfatlar ve zarflar dışında sergilediği görünüm üzerine yabancı literatürde ortaya konan çalışmaların bugüne dek önemli bulgular sunduğu görülse de Türkçede isimlerin derecelenebilmesi, daha önce sorguya açılmış bir konu değildir.
Oysa Türkçede de isimlerin derecelenmeye açık olduğunu ortaya koyan pek çok tanığa rastlanmaktadır.
Örneğin üzüntü, sevinç, korku, öfke gibi duygu isimleri; titizlik, çekicilik, duyarsızlık, hoşgörü, özveri, sezgi, inanç gibi ayırıcı nitelikler içeren özellik isimleri; başarı, yenilgi, savaş, barış gibi olay veya durum isimleri; âşık, dâhi, dangalak gibi karakter betimleyen isimler de değişen yoğunluk seviyelerine sahip olmalarıyla dikkati çeken isimlerden bazılarıdır.
Tıpkı derecelenebilen sıfatlar gibi bu isimler de aşırı üzüntü, fazla sevinç, büyük korku, inanılmaz öfke, muazzam yenilgi, çok âşık, çok dâhi gibi bağlamlarda anlamca yoğunlaştırılmış olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Bunlar arasında daha büyük bir kümeyi ise metaforik anlamlı isimler oluşturmaktadır.
Ancak bu sınıfı oluşturan isimler, sıfat işlevi kazandıkları ve dolayısıyla sıfat gibi davrandıkları için derecelenebilme özelliği kazanan isimlerdir.
Bu nedenle de bunların söz konusu süreçteki durumları diğer isimlerden farklıdır.

Related Results

KAZAK TÜRKÇESİNDEKİ "JÜREK" İLE KURULAN DEYİMLERİN TÜRKİYE TÜRKÇESİNDEKİ KARŞILIKLARI
KAZAK TÜRKÇESİNDEKİ "JÜREK" İLE KURULAN DEYİMLERİN TÜRKİYE TÜRKÇESİNDEKİ KARŞILIKLARI
Az sözle çok şey ifade etmenin en güzel yollarından biri olan deyimler ifadeye canlılık ve ahenk katar. En az iki kelimeden oluşan bu dil birliklerinin büyük bir kısmı cümle hâlind...
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
Amaç: Son yıllarda Türkiye’ye dair göç çalışmalarında ciddi bir artış gözlense de Türkiye-İran göç koridoruna dair araştırmalar sınırlı sayıdadır. Bu makalede Türkiye-İran Göç sist...
Türkçe Sözlük’te +sX Ekinin Kullanımı ve Art Zamanlı Bir Bakış
Türkçe Sözlük’te +sX Ekinin Kullanımı ve Art Zamanlı Bir Bakış
Bu çalışmada; Türkçenin tarihî dönemlerinde kullanılan +sXg ve bu ekin günümüz Türkçesindeki şekli olan +sX gramer kitaplarında tanıklanmaya çalışılmıştır. Türkçenin tarihî dönemle...
TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLERE YÖNELİK ENTEGRASYON POLİTİKALARI: ÇEKİNGEN VE MERKEZİYETÇİ YAKLAŞIMLAR
TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ MÜLTECİLERE YÖNELİK ENTEGRASYON POLİTİKALARI: ÇEKİNGEN VE MERKEZİYETÇİ YAKLAŞIMLAR
Amaç: Arap devrimlerinin etkisiyle gerçekleşen gösteri ve protestolarla Mart 2011'de patlak veren Suriye iç savaşı, Suriye halkının önce Lübnan, Türkiye ve Ürdün gibi komşu ülkeler...
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
1923-1938 Atatürk dönemi dış politikasını bağlantısız bir dış politika diye nitelendirebiliriz. Bu dönemde Türkiye hiçbir büyük güce kendisini bağımlı hissetmemiştir. Zaten dünya e...
Atıf Dizinlerindeki Türkiye Adresli Dergiler Üzerine Bir Değerlendirme
Atıf Dizinlerindeki Türkiye Adresli Dergiler Üzerine Bir Değerlendirme
Türkiye’de özellikle akademik camiada atıf dizinlerine çok büyük değer verilmektedir. Son yıllarda konuyla ilgili akademik çalışmaların ve popüler bilim yazılarının sayısının öneml...
SPOR TURİZMİNİN İMKAN VE ETKİLERİ: TÜRKİYE ÖZELİNDE BİR DEĞERLENDİRME
SPOR TURİZMİNİN İMKAN VE ETKİLERİ: TÜRKİYE ÖZELİNDE BİR DEĞERLENDİRME
Spor turizmi kavramı, hem akademik bir çalışma alanı hem de bilinirliği giderek artan bir turizm ürünü olarak son yıllarda daha da ön plana çıkmıştır. Bu kapsamda çalışmada, Türkiy...

Back to Top