Javascript must be enabled to continue!
Sezai Karakoç’un Şiirinde Geleneğin Dönüştürülme Biçimi Açısından Hızır İmgesi
View through CrossRef
Sezai Karakoç, modern Türk şiirinde gelenek konusuna en çok kafa yoran ve şiirini, anlam evreni açısından geleneğe bağlama uğraşında olmuş bir şairdir. Karakoç, poem dönemi olarak adlandırılabilecek uzun şiir denemeleriyle birlikte her şiir kitabında geleneği farklı açılardan dönüşüme uğratarak şiirini oluşturmaya çalışmıştır. Bu makalede Sezai Karakoç’un 1967 yılında yayımlamış olduğu Hızırla Kırk Saat adlı poemde geleneksel bir figür olan Hızır’ı, bir imge olarak hangi anlam ve çağrışımlarla kullandığı incelenmiştir. Bu çalışmayla, Karakoç’un, modern şiirin olanaklarından yararlanırken gelenekle ne şekilde bağ kurmamaya çalıştığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan incelemede Karakoç’un, kutsal metinlerde, geleneksel anlatılarda ve halk inançlarında geçen Hızır’ı içinde var olduğu geniş kültürel birikimden hareketle diriliş düşüncesiyle ilgili kapsayıcı bir imgeye dönüştürdüğü görülmüştür. Karakoç’un şiirinde Hızır, zaman zaman geleneksel formuyla tasvir edilse de genelde bir kişi olmanın ötesinde, bir misyon olarak yer almaktadır. Sıkı bir organik bağla kurgulanmayan Hızırla Kırk Saat’te Hızır’ın, İslam uygarlığının oluşum sürecinde rolü olan tarihsel tipolojilerin ortak karakteri olarak kurgulandığı tespit edilmiştir. Bu anlamda Hızır’ın, daha ziyade ilahi hakikatlerin taşıyıcılığının metaforuna dönüştürüldüğü söylenebilir. Karakoç’un çizdiği Hızır imgesinin geleneksel biçimlerinden farklı olarak yaşanan değişimlerden dolayı topluma eleştirel bakan, sorgulayan ve bunun sorumluluğunu üstlenen bir kişiye dönüştürüldüğü görülmüştür.
Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi
Title: Sezai Karakoç’un Şiirinde Geleneğin Dönüştürülme Biçimi Açısından Hızır İmgesi
Description:
Sezai Karakoç, modern Türk şiirinde gelenek konusuna en çok kafa yoran ve şiirini, anlam evreni açısından geleneğe bağlama uğraşında olmuş bir şairdir.
Karakoç, poem dönemi olarak adlandırılabilecek uzun şiir denemeleriyle birlikte her şiir kitabında geleneği farklı açılardan dönüşüme uğratarak şiirini oluşturmaya çalışmıştır.
Bu makalede Sezai Karakoç’un 1967 yılında yayımlamış olduğu Hızırla Kırk Saat adlı poemde geleneksel bir figür olan Hızır’ı, bir imge olarak hangi anlam ve çağrışımlarla kullandığı incelenmiştir.
Bu çalışmayla, Karakoç’un, modern şiirin olanaklarından yararlanırken gelenekle ne şekilde bağ kurmamaya çalıştığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
Yapılan incelemede Karakoç’un, kutsal metinlerde, geleneksel anlatılarda ve halk inançlarında geçen Hızır’ı içinde var olduğu geniş kültürel birikimden hareketle diriliş düşüncesiyle ilgili kapsayıcı bir imgeye dönüştürdüğü görülmüştür.
Karakoç’un şiirinde Hızır, zaman zaman geleneksel formuyla tasvir edilse de genelde bir kişi olmanın ötesinde, bir misyon olarak yer almaktadır.
Sıkı bir organik bağla kurgulanmayan Hızırla Kırk Saat’te Hızır’ın, İslam uygarlığının oluşum sürecinde rolü olan tarihsel tipolojilerin ortak karakteri olarak kurgulandığı tespit edilmiştir.
Bu anlamda Hızır’ın, daha ziyade ilahi hakikatlerin taşıyıcılığının metaforuna dönüştürüldüğü söylenebilir.
Karakoç’un çizdiği Hızır imgesinin geleneksel biçimlerinden farklı olarak yaşanan değişimlerden dolayı topluma eleştirel bakan, sorgulayan ve bunun sorumluluğunu üstlenen bir kişiye dönüştürüldüğü görülmüştür.
Related Results
Sezai Karakoç ve Siyasi Fikirleri: Birey, Toplum ve Devlet
Sezai Karakoç ve Siyasi Fikirleri: Birey, Toplum ve Devlet
Bu çalışma, Sezai Karakoç’un siyasi düşüncelerini birey, toplum ve devlete ilişkin görüşleri çerçevesinde ele almaktadır. Sezai Karakoç, Türkiye’de 1960’lı yıllardan itibaren güçle...
Uygur Sihir Masallarındaki Kılavuz: Bovay
Uygur Sihir Masallarındaki Kılavuz: Bovay
Masallar bir toplumun kültürel hafızasının ürünleridir. Geçmişten izler taşıyan, geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran masallar özellikle sihir masalları toplumun mensup olduğu din...
ANDREY TARKOVSKY SİNEMASINDA ZAMAN-İMGESİ: AYNA
ANDREY TARKOVSKY SİNEMASINDA ZAMAN-İMGESİ: AYNA
Sinemanın imge yaratma kapasitesine odaklanan Gilles Deleuze, iki çeşit sinematografik imgeden bahsetmektedir. Bu iki imge türü aynı zamanda sinema tarihinde iki farklı döneme denk...
Sezai Karakoç’ta Poetik Düşüncenin Mantığı
Sezai Karakoç’ta Poetik Düşüncenin Mantığı
Şairler, kavramlarla düşünüp söz söyleyen bilim
adamlarının aksine imgelerin hayat bulduğu estetik bir dilde söz söylerler.
Kavramsal düşüncenin mantığı, varlık düzenine uyumu, ken...
FROM FILM TO POEM: LILI
FROM FILM TO POEM: LILI
“Lili” ismi kelime anlamı itibariyle Fransızcada zambak, nâzik, lekesiz, pak ve tertemiz anlamlarına gelmektedir. Bu manasıyla şiire ve içinde bulunan karaktere uymaktadır. Bugüne ...
SEZAİ KARAKOÇ HİKÂYELERİNİN EKOELEŞTİREL BAĞLAMDA İNCELENMESİ
SEZAİ KARAKOÇ HİKÂYELERİNİN EKOELEŞTİREL BAĞLAMDA İNCELENMESİ
Sanayi Devrimi’nin ardından doğa üzerinde mutlak hâkimiyetini artıran insan, çevreyi kendi çıkarı doğrultusunda kullanmaya başlar. Ancak karşılaşılan olumsuz sonuçlar, çevre algısı...
UYGUR HALK MASALLARINDA HIZIR MOTİFİ
UYGUR HALK MASALLARINDA HIZIR MOTİFİ
Yüzyıllardır Türk kültürünün önemli bir parçası olarak bilinen Uygurların, halk bilimi alanına önemli katkılarda bulunmuş olduğu bilinir. Uygurların zengin anlatma kültürü, yılları...
Sezai Karakoç’un Eserlerinde Kutlu Söz Kullanımı
Sezai Karakoç’un Eserlerinde Kutlu Söz Kullanımı
Son dönemin önemli şair ve düşünürlerinden olan Sezai Karakoç, amentüdeki diriliş kavramını, dünyadaki dirilişe uyarlayarak bir mefkûre geliştirmiştir. Mefkûresini Hz. Peygamber’in...

