Javascript must be enabled to continue!
Feminist edebiyat eleştirisi bağlamında Aleksandra Kollontay’ın Vasilisa Malıgina romanı
View through CrossRef
Rusya’da XX. yüzyıl devrimle başlar ve devrimin
temellerini atanlar arasında, çok fazla dile getirilmese de, kadınlar da
bulunmaktadır. Bu kadınlardan Aleksandra Kollontay, 20’li yaşlarında Marksist
düşünceyle tanışır. Paris’te Vladimir Lenin’le karşılaşması, 1917 Ekim devrime
katkıları, çalışkanlığı ve Marksizm tutkusu yönetimde yer almasını sağlamıştır.
Sovyet hükümetinin ilk kadın bakanı olan Kollontay, Marksist feminizmin önemli
temsilcilerindendir. Özellikle kadın haklarını savunmuş, kadını evlilik bağı ve
erkek egemenliğinden kurtarıp cinsler arası eşitliğin sağlanması için çok çaba
harcamıştır. Bu bağlamda çeşitli bildiriler yayımlayan Kollontay aynı zamanda
roman ve öyküler de kaleme almış, bu çalışmalarında gayet sade ve basit bir dil
kullanarak halkın her kesimine ulaşmayı amaçlamıştır. Kadınların erkeklerle
eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasını hedefleyen feminizm düşüncesi, farklı
fikir akımları ve ideolojilerin etkisiyle çeşitli kollara ayrılır. Bunlardan
biri olan Marksist feminizm, kadının kurtuluşunu öncelikle kapitalist düzenin
yıkılmasıyla ilişkilendirmesiyle diğer feminist düşüncelerden ayrılır. Feminist
düşüncenin bir diğer katkısı ise edebiyat alanında gerçekleşir. Feminist
edebiyat eleştirisinin ortaya çıkmasıyla edebiyatta kadın konusu hem yazar hem
de okur odaklı olarak incelenmeye başlanır ve yeni araştırma alanları açılır. Çalışmamızda
öncelikle feminizmin ortaya çıkışı ve Marksist feminizmin oluşumundan söz
edilmektedir. Bu düşünceden doğan feminist eleştiri kuramı ele alınmakta ve
genel özellikleri açıklanmaktadır. Kollontay’ın devrimin ilk günlerinden beri
hayalini kurduğu yeni kadın ve yeni erkek arasındaki ilişkinin yanı sıra aşk ve
evlilik bağına getirdiği yeni bakış açısını anlattığı romanı Vasilisa Malıgina, feminist eleştiri
kuramına göre incelenmektedir.
RumeliDE Dil ve Edebiyat Arastirmalari Dergisi
Title: Feminist edebiyat eleştirisi bağlamında Aleksandra Kollontay’ın Vasilisa Malıgina romanı
Description:
Rusya’da XX.
yüzyıl devrimle başlar ve devrimin
temellerini atanlar arasında, çok fazla dile getirilmese de, kadınlar da
bulunmaktadır.
Bu kadınlardan Aleksandra Kollontay, 20’li yaşlarında Marksist
düşünceyle tanışır.
Paris’te Vladimir Lenin’le karşılaşması, 1917 Ekim devrime
katkıları, çalışkanlığı ve Marksizm tutkusu yönetimde yer almasını sağlamıştır.
Sovyet hükümetinin ilk kadın bakanı olan Kollontay, Marksist feminizmin önemli
temsilcilerindendir.
Özellikle kadın haklarını savunmuş, kadını evlilik bağı ve
erkek egemenliğinden kurtarıp cinsler arası eşitliğin sağlanması için çok çaba
harcamıştır.
Bu bağlamda çeşitli bildiriler yayımlayan Kollontay aynı zamanda
roman ve öyküler de kaleme almış, bu çalışmalarında gayet sade ve basit bir dil
kullanarak halkın her kesimine ulaşmayı amaçlamıştır.
Kadınların erkeklerle
eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasını hedefleyen feminizm düşüncesi, farklı
fikir akımları ve ideolojilerin etkisiyle çeşitli kollara ayrılır.
Bunlardan
biri olan Marksist feminizm, kadının kurtuluşunu öncelikle kapitalist düzenin
yıkılmasıyla ilişkilendirmesiyle diğer feminist düşüncelerden ayrılır.
Feminist
düşüncenin bir diğer katkısı ise edebiyat alanında gerçekleşir.
Feminist
edebiyat eleştirisinin ortaya çıkmasıyla edebiyatta kadın konusu hem yazar hem
de okur odaklı olarak incelenmeye başlanır ve yeni araştırma alanları açılır.
Çalışmamızda
öncelikle feminizmin ortaya çıkışı ve Marksist feminizmin oluşumundan söz
edilmektedir.
Bu düşünceden doğan feminist eleştiri kuramı ele alınmakta ve
genel özellikleri açıklanmaktadır.
Kollontay’ın devrimin ilk günlerinden beri
hayalini kurduğu yeni kadın ve yeni erkek arasındaki ilişkinin yanı sıra aşk ve
evlilik bağına getirdiği yeni bakış açısını anlattığı romanı Vasilisa Malıgina, feminist eleştiri
kuramına göre incelenmektedir.
Related Results
Feminist Edebiyat Eleştirisi ve Hatice Bilen Buğra'nın Mal Sahibi Adlı Hikâyesinin İncelenmesi
Feminist Edebiyat Eleştirisi ve Hatice Bilen Buğra'nın Mal Sahibi Adlı Hikâyesinin İncelenmesi
Okur merkezli kuramlardan biri olarak değerlendirilen feminist edebiyat eleştirisi; okur olarak kadına yönelik eleştiri, yazar olarak kadına yönelik eleştiri, psikanalitik ve Marks...
Representations of Romani Women in Contemporary Polish and Romani Literature
Representations of Romani Women in Contemporary Polish and Romani Literature
This paper summarizes and discusses the key findings of my research on representations of Romani woman in contemporary Polish and Romani literary texts. The first part of this pape...
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
Bu çalışmanın amacı, Türk edebiyatının önemli yazarları arasında yer alan Peyami Safa’nın Fatih-Harbiye romanı ile Arap edebiyatının dünyaca tanınmış yazarı Necip Mahfuz’un Midak S...
Nazlı Eray’ın “Monte Kristo” Adlı Hikâyesinin Feminist Edebiyat Eleştirisi Işığında İncelenmesi
Nazlı Eray’ın “Monte Kristo” Adlı Hikâyesinin Feminist Edebiyat Eleştirisi Işığında İncelenmesi
Kadının toplumdaki konumuna ve sorunlarına edebî metinler ekseninde yaklaşan feminist edebiyat eleştirisi, erkek egemen edebiyat dünyasında yeni bir pencere açmıştır. Bu çalışmada ...
Feminist Journalism
Feminist Journalism
Feminists have always used whatever communication and media technologies are available to help them collect and disseminate news about feminism and women’s issues, and to offer the...
Türk Roman Eleştirisinde İki Kadın: Suat Derviş ve Behice Boran'ın Roman Eleştir
Türk Roman Eleştirisinde İki Kadın: Suat Derviş ve Behice Boran'ın Roman Eleştir
Bu makale, Suat Derviş ve Behice Boran’ın, 1940’ların başında yazdıkları roman eleştirilerini karşılaştırmayı hedeflemektedir. Kendisi de roman yazarı olan Suat Derviş, bir dönem ç...
İSLÂMÎ EDEBİYAT DERGİSİNDE BİR EDEBİYAT SORUŞTURMASI: İSLÂMÎ EDEBİYAT MÜMKÜN MÜDÜR?
İSLÂMÎ EDEBİYAT DERGİSİNDE BİR EDEBİYAT SORUŞTURMASI: İSLÂMÎ EDEBİYAT MÜMKÜN MÜDÜR?
İslâmî Edebiyat dergisinin kuruluş amacı İslâmî edebiyatın teorik zeminini belirlemek ve bu alanda eserler vermektir. Söz konusu amacın teorik çerçevesi hem dergideki yazılarla hem...
Staging the Romani Queer Revolution: New Approaches to the Study of Romani Queerness
Staging the Romani Queer Revolution: New Approaches to the Study of Romani Queerness
I In this paper, I provide an intersectional analysis of Roma Armee, a theatre play staged at Berlin’s Maxim Gorki theatre. I wish to challenge preconceptions and representations o...

