Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

KYBELE, MİDAS, SANAT: BOĞA FİGÜRÜNE FRİG PENCERESİNDEN BİR BAKIŞ

View through CrossRef
Boğa figürü, Paleolitik Çağlardan günümüze kadar din, siyaset, astronomi gibi yaşamın pek çok alanında kullanılmıştır. Birbirinden farklı ve birbirine zıt kavramları sembolize eden boğa, daha çok erkeklik, kadınlık, doğurganlık, ölüm ve yaşamın imgesi konumundadır. Ay, Güneş ve Fırtına tanrıları gibi farklı niteliklere sahip tanrılarla bağlantısı olduğu görülmektedir. Boğaya atfedilen bu anlamlar, sanat eserleri üzerinde hayat bulmuş ve günümüze ulaşmıştır. Anadolu Demir Çağ uygarlıkları içerisinde yer alan, Frig Uygarlığı da boğanın sanatsal ve sembolik kimliğine ev sahipliği yapan topluluklar arasında yer almaktadır. Frig Uygarlığı kapsamında boğa figürüne sanatsal düzlemde yaklaşıldığında çanak çömleklerden orthostat kabartmalara ahşap eserlerden mimari elemanlara kadar pek çok eser üzerinde yer alan boğa betimlerine yer verildiği görülmektedir. Bu çalışmada boğa figürünün Frig kültüründeki yeri ve önemi arkeolojik verilerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler, boğanın, Frig inanç sisteminde önemli bir figür olduğunu göstermektedir. Ana Tanrıça Kybele’nin kutsal hayvanlarından biri olan boğa; bolluk, bereket ve üreme kavramlarıyla ilişkilendirilmiştir. Tanrıça adına düzenlenen Taurobolium törenlerinde kurban hayvanı sıfatıyla yer almıştır. Boğa kanıyla gerçekleştirilen ve bir ritüel çerçevesinde yapılan bu törende boğa, aynı zamanda yeniden doğuş simgesi olarak da kullanılmıştır. Ana Tanrıça Kybele dışında Frig Güneş Tanrısı Sabazios ve Fırtına Tanrısı Attis/Baba/Tata/Atas da boğa ile özdeşleştirilen tanrısal figürler arasında yer almaktadır. Assur yazılı belgelerinde “Muşkili Mita” olarak tanımlanan Kral Midas’ın boğa ile olan ilişkisi ise boğa figürünün yalnızca dini bir unsur olmadığını da gözler önüne sermektedir. Bu durum Frig kültüründe boğa kanının hem yaratıcı hem de yıkıcı gücü simgelediğini göstermesi bakımından da ayrıca önemlidir. Taurobolium törenlerinde hayat veren boğa kanı, Kral Midas tarafından tam tersi şekilde kullanılmıştır.
Title: KYBELE, MİDAS, SANAT: BOĞA FİGÜRÜNE FRİG PENCERESİNDEN BİR BAKIŞ
Description:
Boğa figürü, Paleolitik Çağlardan günümüze kadar din, siyaset, astronomi gibi yaşamın pek çok alanında kullanılmıştır.
Birbirinden farklı ve birbirine zıt kavramları sembolize eden boğa, daha çok erkeklik, kadınlık, doğurganlık, ölüm ve yaşamın imgesi konumundadır.
Ay, Güneş ve Fırtına tanrıları gibi farklı niteliklere sahip tanrılarla bağlantısı olduğu görülmektedir.
Boğaya atfedilen bu anlamlar, sanat eserleri üzerinde hayat bulmuş ve günümüze ulaşmıştır.
Anadolu Demir Çağ uygarlıkları içerisinde yer alan, Frig Uygarlığı da boğanın sanatsal ve sembolik kimliğine ev sahipliği yapan topluluklar arasında yer almaktadır.
Frig Uygarlığı kapsamında boğa figürüne sanatsal düzlemde yaklaşıldığında çanak çömleklerden orthostat kabartmalara ahşap eserlerden mimari elemanlara kadar pek çok eser üzerinde yer alan boğa betimlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu çalışmada boğa figürünün Frig kültüründeki yeri ve önemi arkeolojik verilerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Elde edilen veriler, boğanın, Frig inanç sisteminde önemli bir figür olduğunu göstermektedir.
Ana Tanrıça Kybele’nin kutsal hayvanlarından biri olan boğa; bolluk, bereket ve üreme kavramlarıyla ilişkilendirilmiştir.
Tanrıça adına düzenlenen Taurobolium törenlerinde kurban hayvanı sıfatıyla yer almıştır.
Boğa kanıyla gerçekleştirilen ve bir ritüel çerçevesinde yapılan bu törende boğa, aynı zamanda yeniden doğuş simgesi olarak da kullanılmıştır.
Ana Tanrıça Kybele dışında Frig Güneş Tanrısı Sabazios ve Fırtına Tanrısı Attis/Baba/Tata/Atas da boğa ile özdeşleştirilen tanrısal figürler arasında yer almaktadır.
Assur yazılı belgelerinde “Muşkili Mita” olarak tanımlanan Kral Midas’ın boğa ile olan ilişkisi ise boğa figürünün yalnızca dini bir unsur olmadığını da gözler önüne sermektedir.
Bu durum Frig kültüründe boğa kanının hem yaratıcı hem de yıkıcı gücü simgelediğini göstermesi bakımından da ayrıca önemlidir.
Taurobolium törenlerinde hayat veren boğa kanı, Kral Midas tarafından tam tersi şekilde kullanılmıştır.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Yüksek Sanata Karşı Alçak Sanat Hareketi ve Robert Williams
Yüksek Sanata Karşı Alçak Sanat Hareketi ve Robert Williams
18. yüzyıldan beri bazı sanat alanlarının Yüksek Sanat, bazılarının ise Alçak Sanat olarak değerlendirilmesi, sanatın Modern ve Postmodern dönemlerinde de devam etmiştir. Günümüzde...
Dünyada ve Türkiye’de Anlam İnşasının Aracı Olarak Sanat ve Edebiyat Basını
Dünyada ve Türkiye’de Anlam İnşasının Aracı Olarak Sanat ve Edebiyat Basını
Tarih boyunca basın edebiyat ve sanatın hem öznesi hem de nesnesi olmuştur. Bu çalışmada, 17. Yüzyıldan günümüze kadar dünyadaki, Osmanlı’daki ve sonrasında Türkiye’deki sanat ve ...
Banksy’nin Sotheby’s Galerisi’nde Gerçekleştirdiği Performansın Bir Olgu Olarak Sanat Tarihi Sürecindeki Yeri
Banksy’nin Sotheby’s Galerisi’nde Gerçekleştirdiği Performansın Bir Olgu Olarak Sanat Tarihi Sürecindeki Yeri
Bu makalede sanat tarihi süreci içinde gerçekleşen gelişmelerde belirleyici olan kimi sanatçıların ortaya koydukları sanat yaklaşımları ile elde ettikleri konum Banksy’nin konu ola...
SANATI METALAŞTIRMAK: SANAT PAZARI VE SANAT PAZARLAMASI
SANATI METALAŞTIRMAK: SANAT PAZARI VE SANAT PAZARLAMASI
Sanat dünyasında yüzyıllardır süre gelen iki önemli ve bir o kadar meşhur tartışma konusu vardır: Sanat, sanat içindir ve sanat, toplum içindir. Sanatın hem toplum için hem de sana...
FRİG SİYASETİNE MATAR KUBİLEYA (KYBELE) TAPINIMININ ETKİSİ
FRİG SİYASETİNE MATAR KUBİLEYA (KYBELE) TAPINIMININ ETKİSİ
MÖ 13. yüzyıl sonlarında gerçekleşmeye başlayan ve tarihte Ege Göçleri olarak bilinen göç hareketleri, dünya üzerindeki pek çok bölgeyi yakından etkilediği gibi Anadolu coğrafyasın...
Sanat Antropolojisinin Sanat ve Sanat Eleştirisi Açısından Önemi
Sanat Antropolojisinin Sanat ve Sanat Eleştirisi Açısından Önemi
Sanatın varlığı insan ve toplum ilişkisinin boyutlarını göstermesi açısından anlamlıdır. Bu boyutlar sanatın kültürle olan bağını kuran dinamiklerden biridir. Sanat eleştirisi, san...
ORTAM ODAKLI SANAT BAĞLAMINDA SANDY SKOGLUND’IN KURGU MEKÂNLARI
ORTAM ODAKLI SANAT BAĞLAMINDA SANDY SKOGLUND’IN KURGU MEKÂNLARI
20. yüzyılın dinamik sanat ortamında resim, heykel ve mimari gibi uzun geçmişi olan disiplinler, geleneksel anlatım ve sunumların ötesinde birbirleriyle diyalog kuran ve birbirini ...

Back to Top