Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru

View through CrossRef
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür. Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetlerini yüceltmenin yanı sıra imamların tesis ettiği mezhebin fikri ve metodolojik temelini savunan bir işlev üstlendiği; mezhep aidiyetini güçlendirmeyi ve mezhepler arası rekabette bağlı olunan imamın mezhebini yüceltme gayesi taşıdığı söylenebilir. Bu açıdan menâkıblar, bağlı olunan imamın üstünlüğünü mezhep müntesiplerine göstermeyi hedefleyen “savunu” türünden metinler olup bu yönüyle hilâf kitaplarıyla benzeşirler. Bu çalışma, en önemli Ebu Hanife menâkıbları arasında yer alan İbn Ebil-Avvâm (ö. 335/946), Ebû Muhammed Üstâz es-Sübezmunî (ö. 340 /952), Ebu Abdullah es-Saymerî (ö. 436/1045), Bekir ez-Zerencerî (ö. 512/1118), Muvaffak el-Mekkî (ö. 568/1172) ve Hâfizuddin el-Bezzâzî el-Kerderî’nin (ö. 827/1424) menâkıbları üzerinden Ebu Hanife tasavvurunu ortaya koymayı hedeflemekte olup daha ziyade menâkıbların genelinde vurgulanan ve Ebu Hanife’nin ön plana çıkarılmaya çalışılan meziyetleri üzerinde durmaktadır. Hicri dördüncü asırdan itibaren yazılmaya başlanan menâkıblarda Ebu Hanife’nin ilmî ve kişisel meziyetlerinin nasıl değerlendirildiği, menâkıblardaki bu tasavvurun altında yatan aslî amaçların neler olduğu irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada menâkıbların ısrarla üzerinde durdukları Ebu Hanife’nin üstünlüğünü gösteren özellikleri, hadis bilgisi, Ehlisünnetin öncüsü/öncülerinden olduğu, kelam ilmine yaklaşımı, rey ve istihsân anlayışı, fıkıh ilmini tedvin etmedeki rolü gibi konuların yanı sıra Ebu Hanife’nin en çok eleştiri alan füru görüşlerinin nasıl değerlendirildiği, diğer mezhep imamlarından farklı hususiyetlerinin neler olduğu konuları üzerinde durulmuştur.
Erciyes Universitesi
Title: Menâkıblarda Ebu Hanife Tasavvuru
Description:
Mezhep imamlarının hayatlarına dair yazılan menâkıblar, mezheplerin istikrar kazanmasıyla birlikte ortaya çıkan önemli bir yazın türüdür.
Menâkıbların, mezhep imamlarının şahsiyetlerini yüceltmenin yanı sıra imamların tesis ettiği mezhebin fikri ve metodolojik temelini savunan bir işlev üstlendiği; mezhep aidiyetini güçlendirmeyi ve mezhepler arası rekabette bağlı olunan imamın mezhebini yüceltme gayesi taşıdığı söylenebilir.
Bu açıdan menâkıblar, bağlı olunan imamın üstünlüğünü mezhep müntesiplerine göstermeyi hedefleyen “savunu” türünden metinler olup bu yönüyle hilâf kitaplarıyla benzeşirler.
Bu çalışma, en önemli Ebu Hanife menâkıbları arasında yer alan İbn Ebil-Avvâm (ö.
335/946), Ebû Muhammed Üstâz es-Sübezmunî (ö.
340 /952), Ebu Abdullah es-Saymerî (ö.
436/1045), Bekir ez-Zerencerî (ö.
512/1118), Muvaffak el-Mekkî (ö.
568/1172) ve Hâfizuddin el-Bezzâzî el-Kerderî’nin (ö.
827/1424) menâkıbları üzerinden Ebu Hanife tasavvurunu ortaya koymayı hedeflemekte olup daha ziyade menâkıbların genelinde vurgulanan ve Ebu Hanife’nin ön plana çıkarılmaya çalışılan meziyetleri üzerinde durmaktadır.
Hicri dördüncü asırdan itibaren yazılmaya başlanan menâkıblarda Ebu Hanife’nin ilmî ve kişisel meziyetlerinin nasıl değerlendirildiği, menâkıblardaki bu tasavvurun altında yatan aslî amaçların neler olduğu irdelenmeye çalışılmıştır.
Çalışmada menâkıbların ısrarla üzerinde durdukları Ebu Hanife’nin üstünlüğünü gösteren özellikleri, hadis bilgisi, Ehlisünnetin öncüsü/öncülerinden olduğu, kelam ilmine yaklaşımı, rey ve istihsân anlayışı, fıkıh ilmini tedvin etmedeki rolü gibi konuların yanı sıra Ebu Hanife’nin en çok eleştiri alan füru görüşlerinin nasıl değerlendirildiği, diğer mezhep imamlarından farklı hususiyetlerinin neler olduğu konuları üzerinde durulmuştur.

Related Results

Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe’nin Osmanlı Tefsir Anlayışına Etkisi: İrşâdü’l-akli’s-selîm ve Rûhu’l-beyân Tefsirleri Özelinde
Ebû Hanîfe (öl. 150/767) fıkıh alanında otorite olması sebebiyle Hanefîlik mezhebinin kurucusu ola-rak öne çıkmakla birlikte kelam, hadis ve edebiyat alanlarında da söz sahibi bir ...
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
Ebû Hanife Sonrası Ebû Yusuf-Halife Hârûnürreşîd İlişkisi
İslam toplumunda siyasi mücadelelerin dini referanslar üzerinde yapılması ve İslâm dininin yaşamın neredeyse her alanında temel ilkelerinin bulunması; ulemânın hukuk, din işleri, d...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.), haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle görevl...
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Hz. Peygamber’in sahâbîlerinden bir tanesi Tâifli Sakîf kabilesinden Urve b. Mes‘ûd’dur. O, kabilesinin en önde gelenlerinden birisidir. O, Sakîf kabilesinin Ahlâf koluna mensuptur...
DİLİN KÖKENİ BAĞLAMINDA EBÛ ALİ EL-FÂRİSÎ’DE ASIL-FER‘ MESELESİ
DİLİN KÖKENİ BAĞLAMINDA EBÛ ALİ EL-FÂRİSÎ’DE ASIL-FER‘ MESELESİ
Dilin kaynağına yönelik araştırmalar milattan önceki yüzyıllardan itibaren her medeniyetin inanç ve düşünce yapısına göre devam etmiştir. Dilin kökeni meselesi, Antik Yunan’da myth...
Fıkhın Kelâma Tercihi: İmam Ebû Hanîfe ve İmam Şâfiî Örneği
Fıkhın Kelâma Tercihi: İmam Ebû Hanîfe ve İmam Şâfiî Örneği
İslâm düşünce ve ilim tarihinde ayrı bir ehemmiyete sahip kelâm ve fıkıh ilimleri, teşekkül süreçlerinde diğer ilimlerle olan etkileşimleriyle ve dinî tefekkürün tekâmülüne dair ka...
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Oryantalistlerin Mâtürîdîlik Algısı: Ulrich Rudolph ve Angelika Brodersen Örneği
Mâtürîdî kelâmı, hem İslâm dünyasında, hem de oryantalistlerin ortaya koymuş oldukları çalışmalarda ihmal edilmiştir. Oryantalist araştırmacıların kelâm ilmine dâir ortaya koymuş o...
Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed İbnü’l-Cezerî’nin “Urcûze fî Vakf-i Hamza” Adlı Risalesi ve Tahlili
Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed İbnü’l-Cezerî’nin “Urcûze fî Vakf-i Hamza” Adlı Risalesi ve Tahlili
Bu çalışmada Ebü’l-Hayr İbnü’l-Cezerî’nin İbnü’n-Nâzım olarak da bilinen oğlu Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed’in telif ettiği eserlerden biri olan Urcûze fî vakfı Hamza isimli risâlesi ...

Back to Top