Javascript must be enabled to continue!
Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde Bulunan Ali Haydar Bey e Ait Levhanın İncelenmesi
View through CrossRef
Arap harflerinin estetik kural ve kaidelere uygun olarak yazılmasına güzel yazı manasında “Hüsn-i hat” veya “hat sanatı” adı verilmiştir. Hat sanatının doğuşundan itibaren birçok yazı çeşidi ortaya çıkmıştır. Bu yazılardan bazıları rağbet görmüş, bazıları ise tamamen kullanım dışı kalmıştır. Günümüzde on bir çeşit yazı kullanılmakla beraber hat sanatımızın ana karakterini oluşturan yazı çeşitleri “aklam-ı sitte”olarak adlandırılan altı çeşit yazıdan oluşmaktadır. Bu yazılardan sonra en meşhur olanı ise hiç şüphesiz kendine özgü tavrı ve estetik özellikleriyle tâ’lik yazıdır. Tâ’lik yazı 8. yüzyılın ikinci yarısında İran’da doğup gelişmiş ve Osmanlı’lara 15.yüzyıl da gelmiştir. 18.yüzyıldan itibaren ise Türk şivesine bürünerek hattat Yesari Mehmed Esad Efendi ve oğlu YesarizâdeMustafa İzzet Efendi eliyle Türk tâ’lik yazı mektebi ortaya koyulmuştur. Türk tâ’lik mektebi son büyük temsilcisi olan Hattat Sami Efendi tâ’lik hocası Ali Haydar Bey’dir. Bu büyük hattatımızın tanıtılması ve Konya Bölge Yazma Eserler koleksiyonunda bulunan bir eserinin incelenmesi ve bu kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılması maksadıyla bu makale kaleme alınmıştır.
Title: Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde Bulunan Ali Haydar Bey e Ait Levhanın İncelenmesi
Description:
Arap harflerinin estetik kural ve kaidelere uygun olarak yazılmasına güzel yazı manasında “Hüsn-i hat” veya “hat sanatı” adı verilmiştir.
Hat sanatının doğuşundan itibaren birçok yazı çeşidi ortaya çıkmıştır.
Bu yazılardan bazıları rağbet görmüş, bazıları ise tamamen kullanım dışı kalmıştır.
Günümüzde on bir çeşit yazı kullanılmakla beraber hat sanatımızın ana karakterini oluşturan yazı çeşitleri “aklam-ı sitte”olarak adlandırılan altı çeşit yazıdan oluşmaktadır.
Bu yazılardan sonra en meşhur olanı ise hiç şüphesiz kendine özgü tavrı ve estetik özellikleriyle tâ’lik yazıdır.
Tâ’lik yazı 8.
yüzyılın ikinci yarısında İran’da doğup gelişmiş ve Osmanlı’lara 15.
yüzyıl da gelmiştir.
18.
yüzyıldan itibaren ise Türk şivesine bürünerek hattat Yesari Mehmed Esad Efendi ve oğlu YesarizâdeMustafa İzzet Efendi eliyle Türk tâ’lik yazı mektebi ortaya koyulmuştur.
Türk tâ’lik mektebi son büyük temsilcisi olan Hattat Sami Efendi tâ’lik hocası Ali Haydar Bey’dir.
Bu büyük hattatımızın tanıtılması ve Konya Bölge Yazma Eserler koleksiyonunda bulunan bir eserinin incelenmesi ve bu kültürel mirasımızın gelecek nesillere aktarılması maksadıyla bu makale kaleme alınmıştır.
Related Results
OSMANLI-AK-KOYUNLU İTTİFAKI VE FERAH/FERRUH-ŞAD BEY’İN ZELHE SAVAŞI
OSMANLI-AK-KOYUNLU İTTİFAKI VE FERAH/FERRUH-ŞAD BEY’İN ZELHE SAVAŞI
Ak-koyunlular, Tur Ali Bey zamanında Anadolu’da önemli rol oynadılar. Onların ilk merkezleri Diyarbakır oldu. Timur’un Anadolu’ya yaptığı seferler, buradaki siyasi yapıyı etkiledi....
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Yazma Kaygılarının İncelenmesi
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Yazma Kaygılarının İncelenmesi
Bu çalışmada, Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gören Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin yazmaya ilişkin kaygılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve yazma kaygıların...
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
Ali Haydar Efendi’nin Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’ye Yönelttiği Tenkitler
İslam hukukuna dayalı kanunlaştırmanın ilk örneği olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, hazırlanış şekli ve içeriği itibariyle farklı açılardan eleştiriye konu olmuştur. Kazuistik yöntem...
Sultan Yakub’un Sultan Beyazıt Han’a Şeyh Haydar’ı öldürdüğünü bildirdiği mektubu ve Sultan Beyazıt Han’ın Sultan Yakub’a cevabı
Sultan Yakub’un Sultan Beyazıt Han’a Şeyh Haydar’ı öldürdüğünü bildirdiği mektubu ve Sultan Beyazıt Han’ın Sultan Yakub’a cevabı
This study consists of a letter from Sultan Yakub, found in Feridun Bey, Mecmua-yı Münşeatü’s-Selâtîn, Volume I, reporting the murder of Sheikh Haydar, and the response to this let...
Nîşâbur Muhaddislerinin Hadis İlmine Katkıları
Nîşâbur Muhaddislerinin Hadis İlmine Katkıları
Merv, Herât ve Belh ile birlikte Horasan’ın dört büyük şehrinden biri olan Nîşâbur, İslâm’ın geldiği sıralarda küçük bir kasaba iken sonrasında yaşadığı gelişme ortamı ile birlikte...
BURSA/HÜDÂVENDİGÂR VİLÂYETİ’NİN TANINMIŞ SİMASI BEDREDDİN MAHMUT BEY-PARS BEY VE PARS BEY AİLESİ
BURSA/HÜDÂVENDİGÂR VİLÂYETİ’NİN TANINMIŞ SİMASI BEDREDDİN MAHMUT BEY-PARS BEY VE PARS BEY AİLESİ
Pars Bey ailesi, Bursa Umurbey’in (hatta ondan önce kurulmuş olan Kozca Köyü’nün) tarihinde ve idaresinde önemli bir yeri olan 600 yıllık geniş bir aile olup, Pars Beyler Sülalesi ...
UNUTULMUŞ BİR ŞÂİRİN İZLERİ: ŞÂİR-İ İLÂHÎ-NEVÂ İSTANBULLU ALİ RIZA BEY
UNUTULMUŞ BİR ŞÂİRİN İZLERİ: ŞÂİR-İ İLÂHÎ-NEVÂ İSTANBULLU ALİ RIZA BEY
Bu çalışma, Türk edebiyatının unutulmuş bir şâiri olan Ali Rıza Bey’in hayatını, edebî kimliğini ve mevcut şiirlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Türk edebiyatında birçok değerli şâ...
Amasya Yazma Eser Kütüphanesi 1816/2 Nu.da Kayıtlı Eser -Şerhü Ayeti'l-Kürsî-
Amasya Yazma Eser Kütüphanesi 1816/2 Nu.da Kayıtlı Eser -Şerhü Ayeti'l-Kürsî-
Kur'ân'ın bir tek ayetini veya bir ayet grubunu tefsir eden müstakil eserler olan el yazması ayet tefsirlerinin çoğunluğu yazma eser kütüphanelerinde bulunmaktadır. Bunların araştı...

