Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Sözcük Ölümü ve Erinç Edatı Üzerine

View through CrossRef
Bir dilde eş anlamlı sözlerin uzun süre bir arada yaşaması çok karşılaşılan bir durum değildir. Dillerde sözlerin kullanımdan düşmesinin çeşitli nedenleri vardır. Nedenlerden bir kısmıyla bütün dillerde karşılaşılır, bir kısmı ise dillerin kendi tarihiyle ilgilidir. Söz ölümü genellikle bir sözün anlam alanına dilin kendi kaynağından ya da başka bir dilden bir sözün girmesi nedeniyle olur. Ana yurttan ya da ana kitleden uzaklaşan kitlelerin dilinde zaman içinde değişmeler görülmeye başlanır ve bu durum lehçe oluşumlarının da asıl nedeni olur. Türk dili, sözcükleri öncelikle ad ve eylem olarak iki ana bölüme ayırır. Sıfat, zarf, zamir; sözcüklerin cümle içinde yüklendikleri görev adlarıdır. Türk dilinin yapısında edatın olmadığı, bu sözcük çeşidinin sonradan adlardan ya da eylemlerden türetildiği dilcilerin benimsediği bir görüştür. Edatlar, kalıplaşmış ve kendi başlarına anlam yükü olmayan ancak cümlenin anlamına katkısı olan sözlerdir. Erinç, Türk dilinin ana yardımcı eylemlerinden biri olan er- eyleminden türemiş, Bengü Taşlarda, Uygur ve Hakanlı metinlerinde karşılaşılan bir sözcüktür. Bu sözcüğün cümleye katkısı, anlama kesinlik ya da olasılık katmaktır. Hakanlı metinlerinden sonra yazı dilinde karşılaşılmayan bu sözcük yerini er- ve özellikle tur- eyleminin geniş zaman çekimli biçimlerine bırakmıştır. Bugünkü Türk yazı dillerinde de erinç sözünün cümleye kattığı işlevle turur biçiminden gelen -dIr bildirme ya da kuvvetlendirme eki kullanılmaktadır.
Turk Dili Arastırmalari Yillıgi - Belleten
Title: Sözcük Ölümü ve Erinç Edatı Üzerine
Description:
Bir dilde eş anlamlı sözlerin uzun süre bir arada yaşaması çok karşılaşılan bir durum değildir.
Dillerde sözlerin kullanımdan düşmesinin çeşitli nedenleri vardır.
Nedenlerden bir kısmıyla bütün dillerde karşılaşılır, bir kısmı ise dillerin kendi tarihiyle ilgilidir.
Söz ölümü genellikle bir sözün anlam alanına dilin kendi kaynağından ya da başka bir dilden bir sözün girmesi nedeniyle olur.
Ana yurttan ya da ana kitleden uzaklaşan kitlelerin dilinde zaman içinde değişmeler görülmeye başlanır ve bu durum lehçe oluşumlarının da asıl nedeni olur.
Türk dili, sözcükleri öncelikle ad ve eylem olarak iki ana bölüme ayırır.
Sıfat, zarf, zamir; sözcüklerin cümle içinde yüklendikleri görev adlarıdır.
Türk dilinin yapısında edatın olmadığı, bu sözcük çeşidinin sonradan adlardan ya da eylemlerden türetildiği dilcilerin benimsediği bir görüştür.
Edatlar, kalıplaşmış ve kendi başlarına anlam yükü olmayan ancak cümlenin anlamına katkısı olan sözlerdir.
Erinç, Türk dilinin ana yardımcı eylemlerinden biri olan er- eyleminden türemiş, Bengü Taşlarda, Uygur ve Hakanlı metinlerinde karşılaşılan bir sözcüktür.
Bu sözcüğün cümleye katkısı, anlama kesinlik ya da olasılık katmaktır.
Hakanlı metinlerinden sonra yazı dilinde karşılaşılmayan bu sözcük yerini er- ve özellikle tur- eyleminin geniş zaman çekimli biçimlerine bırakmıştır.
Bugünkü Türk yazı dillerinde de erinç sözünün cümleye kattığı işlevle turur biçiminden gelen -dIr bildirme ya da kuvvetlendirme eki kullanılmaktadır.

Related Results

ÇAĞDAŞ KAZAK DİLİNİNİN SÖZCÜK YAPIMININ TEMEL TEORİK KAVRAMLARI
ÇAĞDAŞ KAZAK DİLİNİNİN SÖZCÜK YAPIMININ TEMEL TEORİK KAVRAMLARI
Dil biliminde bir dilin sözcükleri ile sözvarlığını yeni sözcüklerle tamamlayan dilbilimsel bir fenomen olan sözcük yapımının (sözcük yapımı bilgisi), yeni ve türemiş sözcükler tür...
Rusça dil bilgisinde transpozisyon kavramı
Rusça dil bilgisinde transpozisyon kavramı
Rus dilinde transpozisyon kavramı, kelimenin farklı bir sözcük türü sınıflandırmasına aitken yapısal ya da sözdizimsel değişikliklerle farklı bir sözcük türüne geçişi olarak adland...
UYGUR ATASÖZLERİNDE SÖZCÜK ÖBEKLERİNİN KULLANIMI
UYGUR ATASÖZLERİNDE SÖZCÜK ÖBEKLERİNİN KULLANIMI
Atasözleri bir milletin binlerce yıllık tecrübelerin sonucunda ortaya çıkmış söz varlığıdır. Bu söz varlıklarında ataların yaşadıkları olaylar karşısında derin düşünce ve duyguları...
Türk Dil Devrimi Sürecinde Türetilen “Önem” Sözcüğü, Bir Uydurma Sözcük müdür
Türk Dil Devrimi Sürecinde Türetilen “Önem” Sözcüğü, Bir Uydurma Sözcük müdür
1930’lu yıllarda Atatürk’ün öncülüğünde başlatılan Türk dil devriminin en temel amacı, Türkçedeki Arapça ve Farsça sözcüklerin yerine Türkçe karşılıklar bulmak ve bu yolla Türkçeyi...
KAHRAMANMARAŞ/TÜRKOĞLU AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜ’NE KATKILAR
KAHRAMANMARAŞ/TÜRKOĞLU AĞZINDAN DERLEME SÖZLÜĞÜ’NE KATKILAR
Bu çalışma, Kahramanmaraş ilinin Türkoğlu ilçesinde yaşayan etnik grupları tarihî bağlarıyla incelemekte ve yöre ağzında bugün yaşayan söz varlığını sistemli biçimde tespit ederek ...
Karşıtlıkların Anlambilimsel Söylem Ezgisi: Hafif ve Ağır Düğüm Sözcükleri Üzerine Bir Değerlendirme
Karşıtlıkların Anlambilimsel Söylem Ezgisi: Hafif ve Ağır Düğüm Sözcükleri Üzerine Bir Değerlendirme
Dilsel kodlar, birey ve toplumun duygu/düşünce üretme ve aktarma düzeneklerinin başında gelmektedir. Bu açıdan dil üzerinden gerçekleştirilen araştırmalar yalnızca dilin içkin özel...
Eski Türkçe “kisi/kişi” sözcükleri üzerine
Eski Türkçe “kisi/kişi” sözcükleri üzerine
Köktürkçe ve Eski Uygur Türkçesi dönemlerinde /s/ ve /ş/ ünsüzlerinin ses değeri tam olarak bilinememektedir. Köktürk ve Eski Uygur Türkçesi devri eserlerinde bu iki harfin birbiri...
Künhü l-Ahbâr da Ölümü Tanımlayan İfadeler
Künhü l-Ahbâr da Ölümü Tanımlayan İfadeler
Türkçe bir tarih kitabı olarak Gelibolulu Âlî tarafından kaleme alınan Künhü’l-Ahbâr’ın dördüncü “rükn”ü Osmanlı İmparatorluğu’nun başlangıcından 1598-99 yılına kadar olan olayları...

Back to Top