Javascript must be enabled to continue!
Kuruyan Irmak, Akan Şiir: Zerrin Taşpınar’ın Tavra Şiirinde Dönüştürücü Söylence Yaratımı
View through CrossRef
Bu makale, kadın yazarların, eril bakış açısını yansıtan söylenceleri yeniden yazarak, özellikle kadın karakterlere ses verip kendilerini ifade etmelerine zemin hazırlamaları ve bu yolla kültürel değişimin önünü açmaları bağlamında Zerrin Taşpınar’ın Tavra (1995) adlı ırmak şiirini incelemektedir. Taşpınar, kullandığı çeşitli göndermeler arasında öne çıkan Anadolu tanrıçası Kybele motifi çerçevesinde, erkek egemen kültürün biçimlendirdiği söylencenin nesnesi konumundaki kadın figüre ses vererek yerleşik eril anlayışı dönüştürücü bir söylemi kurgular. Şiir 2 Temmuz 1993’de Sivas’taki Madımak Oteli’nde bir araya gelen yazar, şair, halk ozanı, halk oyunları sanatçıları ve diğer aydınlardan oluşan sanatçı topluluğuna karşı çeşitli kış-kırtmalar sonucu gerçekleşen ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan kırımın öznesi baskıcı, intikam peşinde koşan, tekil ve kıyımcı eril zorbalığı hedef alır. Bu niteliklerin antitezi olarak kapsayıcı, bağışlayıcı, bütünleştirici, kadim, çoğul ve dişil Anadolu tanrıçası Kybele tanrıçalaşmadan önceki kadın kimliğiyle öne çıkar. Tek sesli ataerkil zorbalığın karşısına çok sesli bir anlatı kurgusunu koyan şair, baskı, zorbalık, kıyım ve ölüme ancak Kybele’nin söylemi ve duruşuyla karşı konulabileceğinin altını çizer. Kendini ve kendi bakış açısıyla olan biteni anlatma olanağı bulan kadın/tanrıça, bir yandan kadınların kendilerini ifade ederek özgürleşeceği mesajını verirken diğer yandan ortaya koyduğu bakış açısıyla çağdaş insanlık sorunlarının çözüm öznesi olabileceğini gösterir. Taşpınar’ın Tavra şiiri, erkek egemen yerleşik söylencelerin yeniden yazılıp yorumlanması aracılığıyla kültürel ve toplumsal değişimin gerçekleşmesi bağlamında Türk edebiyatının önemli örnekle-rinden birini oluşturur.
Title: Kuruyan Irmak, Akan Şiir: Zerrin Taşpınar’ın Tavra Şiirinde Dönüştürücü Söylence Yaratımı
Description:
Bu makale, kadın yazarların, eril bakış açısını yansıtan söylenceleri yeniden yazarak, özellikle kadın karakterlere ses verip kendilerini ifade etmelerine zemin hazırlamaları ve bu yolla kültürel değişimin önünü açmaları bağlamında Zerrin Taşpınar’ın Tavra (1995) adlı ırmak şiirini incelemektedir.
Taşpınar, kullandığı çeşitli göndermeler arasında öne çıkan Anadolu tanrıçası Kybele motifi çerçevesinde, erkek egemen kültürün biçimlendirdiği söylencenin nesnesi konumundaki kadın figüre ses vererek yerleşik eril anlayışı dönüştürücü bir söylemi kurgular.
Şiir 2 Temmuz 1993’de Sivas’taki Madımak Oteli’nde bir araya gelen yazar, şair, halk ozanı, halk oyunları sanatçıları ve diğer aydınlardan oluşan sanatçı topluluğuna karşı çeşitli kış-kırtmalar sonucu gerçekleşen ve 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan kırımın öznesi baskıcı, intikam peşinde koşan, tekil ve kıyımcı eril zorbalığı hedef alır.
Bu niteliklerin antitezi olarak kapsayıcı, bağışlayıcı, bütünleştirici, kadim, çoğul ve dişil Anadolu tanrıçası Kybele tanrıçalaşmadan önceki kadın kimliğiyle öne çıkar.
Tek sesli ataerkil zorbalığın karşısına çok sesli bir anlatı kurgusunu koyan şair, baskı, zorbalık, kıyım ve ölüme ancak Kybele’nin söylemi ve duruşuyla karşı konulabileceğinin altını çizer.
Kendini ve kendi bakış açısıyla olan biteni anlatma olanağı bulan kadın/tanrıça, bir yandan kadınların kendilerini ifade ederek özgürleşeceği mesajını verirken diğer yandan ortaya koyduğu bakış açısıyla çağdaş insanlık sorunlarının çözüm öznesi olabileceğini gösterir.
Taşpınar’ın Tavra şiiri, erkek egemen yerleşik söylencelerin yeniden yazılıp yorumlanması aracılığıyla kültürel ve toplumsal değişimin gerçekleşmesi bağlamında Türk edebiyatının önemli örnekle-rinden birini oluşturur.
Related Results
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.),
haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında
dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle
görevl...
KAYBETMENİN ZARAFETİ: “AH’LAR AĞACI” ŞİİRİNDE DİDEM MADAK’IN POETİKASININ İZLERİNİ SÜRMEK
KAYBETMENİN ZARAFETİ: “AH’LAR AĞACI” ŞİİRİNDE DİDEM MADAK’IN POETİKASININ İZLERİNİ SÜRMEK
Didem Madak, kısa ömrüne sığdırdığı üç şiir kitabıyla birçok okura seslenmiş, belleklere yerleşmiş önemli bir şairdir. Hayatının gölgesinin düştüğü dizelerde an ve anılar arasında ...
ŞİİRLE HAYAT, ŞİİR GİBİ HAYAT
ŞİİRLE HAYAT, ŞİİR GİBİ HAYAT
Türk insanı doğumundan ölümüne kadar hayatını şiirle yaşamaktadır. Yeni doğan bir çocuk hayata ana şiirleri sayılabilecek ninnileri dinleyerek başlar. Sonra sokakta oynarken çocukç...
Salih Zeki Aktay’ın “Elma” Adlı Şiirlerinde Mitopoetik Bir Sembol Olarak Elma
Salih Zeki Aktay’ın “Elma” Adlı Şiirlerinde Mitopoetik Bir Sembol Olarak Elma
Salih Zeki Aktay’ın eserlerinde bir kimlik dokusunun örüntüsü kabul edilebilecek mitolojik altyapı bulunmaktadır. Şiir tarzı Yahya Kemal’in Fransa’dan döndükten sonra 1912’de geliş...
Dönüştürücü Liderliğin Örgütsel Özdeşleşme Üzerindeki Etkisi ve Duygusal Bağlılığın Düzenleyici Rolü
Dönüştürücü Liderliğin Örgütsel Özdeşleşme Üzerindeki Etkisi ve Duygusal Bağlılığın Düzenleyici Rolü
Örgütsel davranış yazınında, liderlik araştırmaları arasında önemli bir yer tutan dönüştürücü liderlik çalışanların motivasyonunu yükselten ve onlara ilham veren bir liderlik tarzı...
The Reflection of Turkism Ideology In Poetic Language: A Linguistic Analysis of Nihal Atsız’s “Selam” Poem
The Reflection of Turkism Ideology In Poetic Language: A Linguistic Analysis of Nihal Atsız’s “Selam” Poem
Bu çalışmanın temel amacı, Hüseyin Nihal Atsız’ın Selam şiirini dilbilimsel yöntemlerle inceleyerek bireysel duyuş ile Türkçülük ideolojisinin şiir dilindeki yansımalarını ortaya k...
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Klasik Arap Şiirinde Serap Motifi
Herhangi bir dile ait edebî mirasın oluşumunda, o dili konuşan toplumları çevreleyen muhitin coğrafi ve iklimsel koşullarının belirleyici bir rol oynadığı bedihi bir hakikattir. İl...
Teknoloji Temelli Turizm
Teknoloji Temelli Turizm
Günümüzde teknoloji ekosistemi her geçen gün toplumun tüm paydalarını etkilemekte ve yaygınlaşmaktadır. Bu gelişmeler sadece toplumsal hayatı değil aynı zamanda sektörleri de etkil...

