Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

ROUSSEAU’NUN AYDINLANMACI AKIL ELEŞTİRİSİ

View through CrossRef
Aydınlanma Dönemi düşünürü olan Jean-Jacques Rousseau, kendi döneminin düşünce anlayışına karşı olan negatif tutumuyla, aydınlanmaya, kendi döneminin filozoflarına, düşünce zincirine karşı olan ağır eleştirileriyle karşımıza çıkmaktadır. Aydınlanmayla birlikte, doğal halde bulunan insanın bozulduğuna, yozlaştığına, duygularını göz ardı etti-ğine, tutsaklığına bilim sanat veya eğitim gibi kurumlarının etkisi nedeniyle kendine ya-bancılaştığına vurgu yapan Rousseau, bu tutum ve sert eleştiriyle dönemin aykırı sesi olarak dikkat çekmektedir. Aklın ön plana çıktığı aydınlanma dönemi, aklını dayanak alan, kendi akıl gücünün far-kındalığına varan, kendi davranışlarının sorumluluğunu üstelenen, başkasının kendisini yönlendirmesine olanak tanımayan ve aklını kiraya vermemiş bir insan modelini salık vermektedir. İnsanın hayatına anlam katan ve yapıp etmelerini düzene koyan evrensel bir akıl gücüdür. Eğer insan aklı, bağıl düşüncelerden, bağnazlıktan, makul veya mantıklı temeli olmayan gelenek görenek, töre gibi örf ve adetlerden kurtulursa o insanın kendisi de kurtuluşa ermiş demektir. Dolayısıyla aydınlanma düşüncesinde akıl, insanı düşmüş oldu-ğu kötü durumlardan kurtaracak, hata yapmasını engelleyecek temel bir yol göstericidir. Rousseau’ya göre böylesi bir insan anlayışı öne sürmek, insanın bencilleşmesine, doğal haldeki insanın bozulmasına, insanın tabiatı gereği olan yapısına yabancılaşmasına se-bebiyet vermektedir. Bu durumda yabancılaşan insanın yapıp etmelerinde ve hayatında bozulmalar olmaktadır. Zira böyle bir durumda özgürlük ortadan kalkmış ve eşitsizlikler doğmuştur. Bu şekildeki bir toplumda mülkiyet fikri ve iş bölümü ayrımı gibi hususlar da ortaya çıkmıştır. Tüm bu sebeplerin esas temeli, duygulardan ziyade akla verilen önemden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple Rousseau, aklın yüceltilmesi ve duyguların bir kenara bırakılmasıyla insanın özünden kopuş yaşadığını savunmakta ve aydınlanmayı; özelinde aklı eleştirmektedir. Dolayısıyla çalışmamızın amacı, Rousseau’nun insan aklına olan insani ve toplumsal boyuttaki olumsuz tavrına dikkat çekmektir.
Sinop Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Title: ROUSSEAU’NUN AYDINLANMACI AKIL ELEŞTİRİSİ
Description:
Aydınlanma Dönemi düşünürü olan Jean-Jacques Rousseau, kendi döneminin düşünce anlayışına karşı olan negatif tutumuyla, aydınlanmaya, kendi döneminin filozoflarına, düşünce zincirine karşı olan ağır eleştirileriyle karşımıza çıkmaktadır.
Aydınlanmayla birlikte, doğal halde bulunan insanın bozulduğuna, yozlaştığına, duygularını göz ardı etti-ğine, tutsaklığına bilim sanat veya eğitim gibi kurumlarının etkisi nedeniyle kendine ya-bancılaştığına vurgu yapan Rousseau, bu tutum ve sert eleştiriyle dönemin aykırı sesi olarak dikkat çekmektedir.
Aklın ön plana çıktığı aydınlanma dönemi, aklını dayanak alan, kendi akıl gücünün far-kındalığına varan, kendi davranışlarının sorumluluğunu üstelenen, başkasının kendisini yönlendirmesine olanak tanımayan ve aklını kiraya vermemiş bir insan modelini salık vermektedir.
İnsanın hayatına anlam katan ve yapıp etmelerini düzene koyan evrensel bir akıl gücüdür.
Eğer insan aklı, bağıl düşüncelerden, bağnazlıktan, makul veya mantıklı temeli olmayan gelenek görenek, töre gibi örf ve adetlerden kurtulursa o insanın kendisi de kurtuluşa ermiş demektir.
Dolayısıyla aydınlanma düşüncesinde akıl, insanı düşmüş oldu-ğu kötü durumlardan kurtaracak, hata yapmasını engelleyecek temel bir yol göstericidir.
Rousseau’ya göre böylesi bir insan anlayışı öne sürmek, insanın bencilleşmesine, doğal haldeki insanın bozulmasına, insanın tabiatı gereği olan yapısına yabancılaşmasına se-bebiyet vermektedir.
Bu durumda yabancılaşan insanın yapıp etmelerinde ve hayatında bozulmalar olmaktadır.
Zira böyle bir durumda özgürlük ortadan kalkmış ve eşitsizlikler doğmuştur.
Bu şekildeki bir toplumda mülkiyet fikri ve iş bölümü ayrımı gibi hususlar da ortaya çıkmıştır.
Tüm bu sebeplerin esas temeli, duygulardan ziyade akla verilen önemden kaynaklanmaktadır.
Bu sebeple Rousseau, aklın yüceltilmesi ve duyguların bir kenara bırakılmasıyla insanın özünden kopuş yaşadığını savunmakta ve aydınlanmayı; özelinde aklı eleştirmektedir.
Dolayısıyla çalışmamızın amacı, Rousseau’nun insan aklına olan insani ve toplumsal boyuttaki olumsuz tavrına dikkat çekmektir.

Related Results

Hanefî-Mâtürîdî Kelâm Okulunda Aklî Teklif
Hanefî-Mâtürîdî Kelâm Okulunda Aklî Teklif
İslam düşüncesinde teklif konusunun farklı mezhepler tarafından vahiy ve akıl ekseninde değerlendirilmesi, bağımsız insan varlığının ilahi sorumluluğunun kaynağıyla ilgili probleml...
AKIL İLKELERİNİN EPİSTEMOLOJİSİ
AKIL İLKELERİNİN EPİSTEMOLOJİSİ
Klasik mantık, akıl ilkeleri üzerine sistematize edilen iki değerli bir sistemdir. Mantık ilkeleri veya zihnin prensipleri olarak da adlandırılan akıl ilkeleri, mantığın kavram, ön...
Model Gaya Kepemimpinan dalam Kelompok Musik Kiai Kanjeng
Model Gaya Kepemimpinan dalam Kelompok Musik Kiai Kanjeng
Banyak faktor yang membuat Kiai Kanjeng memiliki banyak prestasi. Salah satu faktor pentingnya adalah gaya kepemimpinan Emha Ainun Nadjib (Cak Nun) dalam memimpin Kiai Kanjeng. Kar...
Rousseau and the Qualified Support of Matriarchal Rule
Rousseau and the Qualified Support of Matriarchal Rule
The article investigates the relations between men and women in Rousseau’s major works to uncover the possibility of a long-term rule of women over men. Rousseau does provide examp...
Franz Kafka’nın Briefe An Milena Adlı Eserinin Türkçeye Çevirileri Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Franz Kafka’nın Briefe An Milena Adlı Eserinin Türkçeye Çevirileri Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Çeviri eleştirisi, bir eserin diğer bir dile yapılan çevirisinin incelenip değerlendirilmesi ve buradan hareketle çevirmenin çeviri kararlarına dair çıkarımlarda bulunup, yapılan ç...
Feminist Edebiyat Eleştirisi ve Hatice Bilen Buğra'nın Mal Sahibi Adlı Hikâyesinin İncelenmesi
Feminist Edebiyat Eleştirisi ve Hatice Bilen Buğra'nın Mal Sahibi Adlı Hikâyesinin İncelenmesi
Okur merkezli kuramlardan biri olarak değerlendirilen feminist edebiyat eleştirisi; okur olarak kadına yönelik eleştiri, yazar olarak kadına yönelik eleştiri, psikanalitik ve Marks...
Jean-Jacques Rousseau
Jean-Jacques Rousseau
Jean-Jacques Rousseau (b. 1712–d. 1778) is one of the most influential figures of the 18th century and French Enlightenment period, As a philosopher (though he himself claimed he d...
Jean-Jacques Rousseau and the 'Well-Ordered Society'
Jean-Jacques Rousseau and the 'Well-Ordered Society'
This book studies a central but hitherto neglected aspect of Rousseau's political thought: the concept of social order and its implications for the ideal society which he envisages...

Back to Top