Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Marie-Hélène Sauner-Leroy ile Söyleşi

View through CrossRef
Yemek antropolojisi, sosyal antropolojinin bir bölümü diyebiliriz. Sosyal antropoloji zaten çok değişik bir alan, çok fazla bilinmeyen bir alan. İnsanların bir kültürün içinde hem düşünce tarzlarını hem de davranışlarını araştıran ve karşılaştırmaya çalışan çok geniş bir alan diyebiliriz. Bu alanın içinde yemek antropolojisi de var. Genellikle sosyolojiden mezun olanlar veya doğrudan sosyal antropologlar devam ediyor sosyal antropolojiye. Kültürü araştıran bir alan olduğu için de diğer sosyal bilimlerle de ilişkilenmesi gerekir. Bu yüzden felsefenin, sosyolojinin, tarihin ve psikolojinin kullandığı teorik çerçeveyi ödünç alır. Yemek antropolojisi bu çok büyük alanın içinde insanların davranışlarını, kültürlerini, düşünce tarzlarını yemekten yola çıkarak incelemeye çalışıyor. Yemek bu anlamda çok önemli bir alan sunuyor. Her antropolog kendi seçtiği özel öğeyi savunacak doğal olarak ve ben de öyle bir şey yapacağım. Marcel Mauss’un fait social total (bütünsel sosyal olgu) kavramsallaştırmasına yemek çok uygun, zira bütünsel sosyal olguya dair birçok yönü var yemeğin. İlk olarak biyolojik bir yönü var; insanların her gün hatta günde birkaç kere yemek yemesi gerekir, insanın hayatından yemeği çıkarması mümkün değildir. Kısmen çıkarılabilir ama genel olarak çıkartılamaz ve yemek bir gündelik rutindir. Dolayısıyla yemeğin biyolojik açıdan önemi çok fazla ve en yalın haliyle bir ihtiyaç. İkinci olarak yemek, kültürel bir olgudur. Bir kültüre bağlı çünkü ister istemez yedikleriniz. Sosyal antropologların ortaya çıkardığı şey, dünyada bağlı olduğunuz kültürden farklı yemeklerin yapıldığı ve farklı gıdaların tüketildiğidir. Bu yemekler ve gıdaların seçilmesi, biyolojik bir tercih ya da zorunluluk değildir. Bu yiyecek tercihleri daha çok kültürel ve bağlı olduğunuz grubun düşünce tarzlarına göre belirlenmiştir. Mesela Çin'de çok fazla köpek yendiği veya dünyanın başka bir coğrafyasında böcek yendiği biliniyor ama Avrupa'da genellikle ve Türkiye'de böcek ve köpek yenilmiyor.
Title: Marie-Hélène Sauner-Leroy ile Söyleşi
Description:
Yemek antropolojisi, sosyal antropolojinin bir bölümü diyebiliriz.
Sosyal antropoloji zaten çok değişik bir alan, çok fazla bilinmeyen bir alan.
İnsanların bir kültürün içinde hem düşünce tarzlarını hem de davranışlarını araştıran ve karşılaştırmaya çalışan çok geniş bir alan diyebiliriz.
Bu alanın içinde yemek antropolojisi de var.
Genellikle sosyolojiden mezun olanlar veya doğrudan sosyal antropologlar devam ediyor sosyal antropolojiye.
Kültürü araştıran bir alan olduğu için de diğer sosyal bilimlerle de ilişkilenmesi gerekir.
Bu yüzden felsefenin, sosyolojinin, tarihin ve psikolojinin kullandığı teorik çerçeveyi ödünç alır.
Yemek antropolojisi bu çok büyük alanın içinde insanların davranışlarını, kültürlerini, düşünce tarzlarını yemekten yola çıkarak incelemeye çalışıyor.
Yemek bu anlamda çok önemli bir alan sunuyor.
Her antropolog kendi seçtiği özel öğeyi savunacak doğal olarak ve ben de öyle bir şey yapacağım.
Marcel Mauss’un fait social total (bütünsel sosyal olgu) kavramsallaştırmasına yemek çok uygun, zira bütünsel sosyal olguya dair birçok yönü var yemeğin.
İlk olarak biyolojik bir yönü var; insanların her gün hatta günde birkaç kere yemek yemesi gerekir, insanın hayatından yemeği çıkarması mümkün değildir.
Kısmen çıkarılabilir ama genel olarak çıkartılamaz ve yemek bir gündelik rutindir.
Dolayısıyla yemeğin biyolojik açıdan önemi çok fazla ve en yalın haliyle bir ihtiyaç.
İkinci olarak yemek, kültürel bir olgudur.
Bir kültüre bağlı çünkü ister istemez yedikleriniz.
Sosyal antropologların ortaya çıkardığı şey, dünyada bağlı olduğunuz kültürden farklı yemeklerin yapıldığı ve farklı gıdaların tüketildiğidir.
Bu yemekler ve gıdaların seçilmesi, biyolojik bir tercih ya da zorunluluk değildir.
Bu yiyecek tercihleri daha çok kültürel ve bağlı olduğunuz grubun düşünce tarzlarına göre belirlenmiştir.
Mesela Çin'de çok fazla köpek yendiği veya dünyanın başka bir coğrafyasında böcek yendiği biliniyor ama Avrupa'da genellikle ve Türkiye'de böcek ve köpek yenilmiyor.

Related Results

Intravenous Vitamin C for Patients Hospitalized With COVID-19
Intravenous Vitamin C for Patients Hospitalized With COVID-19
ImportanceThe efficacy of vitamin C for hospitalized patients with COVID-19 is uncertain.ObjectiveTo determine whether vitamin C improves outcomes for patients with COVID-19.Design...
Impact of intensive prone position therapy on outcomes in intubated patients with ARDS related to COVID-19
Impact of intensive prone position therapy on outcomes in intubated patients with ARDS related to COVID-19
Abstract Background Previous retrospective research has shown that maintaining prone positioning (PP) for an average of 40 h is associated with an i...

Back to Top