Javascript must be enabled to continue!
Yeni Bir Selçuklu Kitabesi Işığında Emîr Mübârizeddîn Ertokuş un Antalya daki Faaliyetleri
View through CrossRef
Antalya Selçuklular tarafından 1207 yılında fethedilmiş ve bir Müslüman-Türk şehri haline getirilmiştir. Şehir 1215 yılında yaşanan bir iç isyan ile Selçuklu hâkimiyetinden çıkmış ve kısa süre sonra 1216 yılı başlarında Selçuklular tarafından ikinci kez fethedilmiştir. Antalya, özellikle ikinci fetihten sonra yoğun imar faaliyetlerine sahne olmuş ve önemli bir liman kenti olarak gelişimini sürdürmüştür. Gerek 1207, gerekse de 1216 yılındaki fetihten sonra şehrin idaresi önde gelen Selçuklu emîrlerinden Mübârizeddîn Ertokuş’un uhdesine verilmiştir. Selçuklu devlet mekanizmasındaki gulam kökenli ve en kıdemli emîrlerden olan Mübârizeddîn Ertokuş’un Antalya’ya iki kez Sübaşı olarak atanması devletin şehre verdiği önemi de gözler önüne sermektedir. Antalya Etnografya Müzesi’nde birkaç yıl önce bulunan yeni bir Selçuklu kitabesi, Mübârizeddîn Ertokuş’un bilinenden daha uzun bir süre Antalya Sübaşılığı yaptığını ve bizzat kendisinin de şehirde imar faaliyetlerinde bulunduğunu ortaya koymuştur. Dahası bu kitabenin emîr Mübârizeddîn Ertokuş’un vakfiye kaydı vasıtasıyla Antalya’da yaptırdığı bilinen, ancak günümüze ulaşamayan camisinin somut bir delili olması da kuvvetle muhtemeldir. Antalya Etnografya Müzesi’nde 2018/26 envanter numarası ile sergilenen kireçtaşından mamul kitabe, 5 satırlık Arapça bir inşa kitabesidir. Hicri 618 senesinde (miladi 1221/1222) yapılan bir binaya aittir. Çalışmamız kapsamında Emîr Mübârizeddîn Ertokuş hakkında genel bilgiler verilmiş, kendisinin Antalya’daki faaliyetleri ele alınmış ve yeni bulunan kitabenin Antalya ve Selçuklu Tarihi açısından sağladığı yeni veriler ortaya konmuştur.
Title: Yeni Bir Selçuklu Kitabesi Işığında Emîr Mübârizeddîn Ertokuş un Antalya daki Faaliyetleri
Description:
Antalya Selçuklular tarafından 1207 yılında fethedilmiş ve bir Müslüman-Türk şehri haline getirilmiştir.
Şehir 1215 yılında yaşanan bir iç isyan ile Selçuklu hâkimiyetinden çıkmış ve kısa süre sonra 1216 yılı başlarında Selçuklular tarafından ikinci kez fethedilmiştir.
Antalya, özellikle ikinci fetihten sonra yoğun imar faaliyetlerine sahne olmuş ve önemli bir liman kenti olarak gelişimini sürdürmüştür.
Gerek 1207, gerekse de 1216 yılındaki fetihten sonra şehrin idaresi önde gelen Selçuklu emîrlerinden Mübârizeddîn Ertokuş’un uhdesine verilmiştir.
Selçuklu devlet mekanizmasındaki gulam kökenli ve en kıdemli emîrlerden olan Mübârizeddîn Ertokuş’un Antalya’ya iki kez Sübaşı olarak atanması devletin şehre verdiği önemi de gözler önüne sermektedir.
Antalya Etnografya Müzesi’nde birkaç yıl önce bulunan yeni bir Selçuklu kitabesi, Mübârizeddîn Ertokuş’un bilinenden daha uzun bir süre Antalya Sübaşılığı yaptığını ve bizzat kendisinin de şehirde imar faaliyetlerinde bulunduğunu ortaya koymuştur.
Dahası bu kitabenin emîr Mübârizeddîn Ertokuş’un vakfiye kaydı vasıtasıyla Antalya’da yaptırdığı bilinen, ancak günümüze ulaşamayan camisinin somut bir delili olması da kuvvetle muhtemeldir.
Antalya Etnografya Müzesi’nde 2018/26 envanter numarası ile sergilenen kireçtaşından mamul kitabe, 5 satırlık Arapça bir inşa kitabesidir.
Hicri 618 senesinde (miladi 1221/1222) yapılan bir binaya aittir.
Çalışmamız kapsamında Emîr Mübârizeddîn Ertokuş hakkında genel bilgiler verilmiş, kendisinin Antalya’daki faaliyetleri ele alınmış ve yeni bulunan kitabenin Antalya ve Selçuklu Tarihi açısından sağladığı yeni veriler ortaya konmuştur.
Related Results
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Mehmet Ali Paşa İsyanı’nın Antalya’ya Etkileri (1831-1833)
Mehmet Ali Paşa İsyanı’nın Antalya’ya Etkileri (1831-1833)
Antalya Güney Anadolu'nun en önemli çıkış kapılarından biridir. Anadolu ile Mısır arasındaki ilişkiler çoğunlukla Antalya vasıtasıyla sağlanmış, dolayısıyla Mısır'da meydana gelen ...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİNDE CAM ÜRETİMİ; TEKNİKLER VE ÜRÜNLER
ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİNDE CAM ÜRETİMİ; TEKNİKLER VE ÜRÜNLER
Anadolu Selçuklu sanatı, 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Devleti'nin sanat anlayışını temsil eden önemli bir Türk sanatıdır. Farklı kültürlerin etkileşimiyle zenginleşen bu sanat; ...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
BİR SELÇUKLU HÂTUNUNUN BİYOGRAFİSİ: SELÇUK HÂTUN
BİR SELÇUKLU HÂTUNUNUN BİYOGRAFİSİ: SELÇUK HÂTUN
Abbâs ve Selçuklular arasında siyasi saikler ile pek çok evliliğin gerçekleştirildiğini görüyoruz. Esasen bu evliliklerin özellikle Büyük Selçuklu Devleti zamanında bu minval üzere...

