Javascript must be enabled to continue!
KIRGIZ EDEBİYATINDA BELLEK ÖGESİ OLARAK KOMUZ (KOPUZ)
View through CrossRef
Geçmişi zihinde saklama ve yeniden canlandırma yetisi olan bellek, bireysel bir hatırlama olmakla birlikte kolektif bir işleve de sahiptir. Geçmişe ait imgelerin ve deneyimlerin uygulayımlarla devam etmesi kültürel sürekliliği ve buna bağlı olarak toplumsal bilinci aktive eden bir yapıyı ortaya çıkarır. Grup kimliğini ve aidiyetini güçlendiren bu yapı, özünde bellek ve yazılı kayıt arasındaki ilişkiyi görünür kılmaktadır. Geçmişi kurgulayan ve geleceği inşa eden bellek unsurları, edebî eserler aracılığıyla muhafaza edilmektedir. Bu bağlamda Türk kültürünün ve kimliğinin temel tanımlayıcılarından ve Türk dünyasının ortak değerlerinden biri olan kopuz, birey ve toplumun zamansal devamlılığını kuran ve koruyan bir bellek ögesi olarak Kırgız edebiyatında şiir, roman, hikâye ve tiyatro olmak üzere pek çok türde yazılmış eserlerde yazarların millî söyleminin bir parçası olmuştur. Kırgızistan’ın Sovyetler Birliği’ne bağlı olduğu dönemde sosyalist rejiminin güdümünde kalan Kırgız edebiyatında kültürel unsurların işlenmesi bir bakıma toplumsal hatırlamayı sağlayan ve “Biz” kimliğini kuran bir işlev taşımaktadır. Bahsedilen durumun bağımsızlık sonrası Kırgız edebiyatında devam ettiği görülmektedir. Bu makale, Kırgız edebiyatında şiir, roman, hikâye ve tiyatro eserlerinden temsili bir örneklem ekseninde kopuzun bellek ögesi olarak kullanımını ele almaktadır. Buna göre kopuzun ele alındığı ve vurgulandığı edebî eserlerin koruma ve saklama ortamı olduğu ve bünyesinde barındırdığı kültürel kodların ve bellek ögelerinin toplumun geçmiş ile bağlantı kurmasını sağladığı görülmüştür. Ayrıca bireyin anı ve geleceği anlamlandırmasına katkı sağladığı ve kodlama, depolama, çağırma işlevleri ile unutmayı engelleyen bir işleve sahip olduğu belirlenmiştir.
Title: KIRGIZ EDEBİYATINDA BELLEK ÖGESİ OLARAK KOMUZ (KOPUZ)
Description:
Geçmişi zihinde saklama ve yeniden canlandırma yetisi olan bellek, bireysel bir hatırlama olmakla birlikte kolektif bir işleve de sahiptir.
Geçmişe ait imgelerin ve deneyimlerin uygulayımlarla devam etmesi kültürel sürekliliği ve buna bağlı olarak toplumsal bilinci aktive eden bir yapıyı ortaya çıkarır.
Grup kimliğini ve aidiyetini güçlendiren bu yapı, özünde bellek ve yazılı kayıt arasındaki ilişkiyi görünür kılmaktadır.
Geçmişi kurgulayan ve geleceği inşa eden bellek unsurları, edebî eserler aracılığıyla muhafaza edilmektedir.
Bu bağlamda Türk kültürünün ve kimliğinin temel tanımlayıcılarından ve Türk dünyasının ortak değerlerinden biri olan kopuz, birey ve toplumun zamansal devamlılığını kuran ve koruyan bir bellek ögesi olarak Kırgız edebiyatında şiir, roman, hikâye ve tiyatro olmak üzere pek çok türde yazılmış eserlerde yazarların millî söyleminin bir parçası olmuştur.
Kırgızistan’ın Sovyetler Birliği’ne bağlı olduğu dönemde sosyalist rejiminin güdümünde kalan Kırgız edebiyatında kültürel unsurların işlenmesi bir bakıma toplumsal hatırlamayı sağlayan ve “Biz” kimliğini kuran bir işlev taşımaktadır.
Bahsedilen durumun bağımsızlık sonrası Kırgız edebiyatında devam ettiği görülmektedir.
Bu makale, Kırgız edebiyatında şiir, roman, hikâye ve tiyatro eserlerinden temsili bir örneklem ekseninde kopuzun bellek ögesi olarak kullanımını ele almaktadır.
Buna göre kopuzun ele alındığı ve vurgulandığı edebî eserlerin koruma ve saklama ortamı olduğu ve bünyesinde barındırdığı kültürel kodların ve bellek ögelerinin toplumun geçmiş ile bağlantı kurmasını sağladığı görülmüştür.
Ayrıca bireyin anı ve geleceği anlamlandırmasına katkı sağladığı ve kodlama, depolama, çağırma işlevleri ile unutmayı engelleyen bir işleve sahip olduğu belirlenmiştir.
Related Results
Kırgız Kültüründe Toy, İşlevsel Çözümleme
Kırgız Kültüründe Toy, İşlevsel Çözümleme
Aile, her toplumun yapı taşını oluşturur. Her birey ait olduğu topluma ait norm ve değerleri ilk olarak içinde bulunduğu aileden öğrenir. Bu yönüyle aile, bireylerin toplum ile ola...
Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Bellek ve belleğe ilişkin olan hatıralar, hatırlama ve unutma gibi unsurlar, bireysel yaşantımızda merkezî bir rol oynarlar. Kimliğimizin inşasında kurucu bir rol üstlenen bellek, ...
KIRGIZ TÜRKÇESİNDEKİ MOĞOLCA ALINTI KELİMELER (-A- Maddesi)
KIRGIZ TÜRKÇESİNDEKİ MOĞOLCA ALINTI KELİMELER (-A- Maddesi)
Tarih boyunca Kırgızlar bulundukları coğrafyalardaki farklı kavimlerle siyasî, ekonomik, kültürel ve dilsel olarak etkileşim içinde olmuşlardır. Bu tür etkileşimler, Kırgız Türkçes...
Yerel Siyasette Müzelerin Bellek Mekânı Olarak Kullanımı Üzerine Bir Çalışma: Türk Tarih Müzesi ve Parkı Örneği
Yerel Siyasette Müzelerin Bellek Mekânı Olarak Kullanımı Üzerine Bir Çalışma: Türk Tarih Müzesi ve Parkı Örneği
Toplumsal bellek, toplumsal düzeyde belirlenen bireysel hatıraların birleşimidir. Bireyler ve toplumlar, hatırlama için bellek mekânlarına ihtiyaç duyarlar ve bu bellek mekânları s...
TÖLÖGÖN KASIMBEKOV’UN ESERLERİ ÖRNEĞİNDE KIRGIZ TÜRKÇESİNDE NE…NE… BAĞLACININ İŞLEVLERİ
TÖLÖGÖN KASIMBEKOV’UN ESERLERİ ÖRNEĞİNDE KIRGIZ TÜRKÇESİNDE NE…NE… BAĞLACININ İŞLEVLERİ
Bu çalışmada “ne…ne…” bağlacının Kırgız Türkçesinde kullanım özellikleri üzerinde durulmuştur. İncelediğimiz kaynaklarda “ne…ne…” bağlacı, Kırgız yazı dilinde yaygın olarak kullanı...
“Adı Vasfiye” ve “Aaahh Belinda” Filmlerinde Bellek Yanılsamaları ve Toplumsal Cinsiyet
“Adı Vasfiye” ve “Aaahh Belinda” Filmlerinde Bellek Yanılsamaları ve Toplumsal Cinsiyet
Bellek, hatırlama ve unutma ile inşa edilir. Kolektif hafıza belirli bir bağlamda oluşur. Bu bağlamın boyutlarından biri de toplumsal cinsiyet ilişkileridir. Sinema toplumun dinami...
ERMAN, TAHİRE VE ÖZALOĞLU, SERPİL. BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ TOPLUMSAL BELLEK, MEKÂN VE KİMLİK ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
ERMAN, TAHİRE VE ÖZALOĞLU, SERPİL. BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ TOPLUMSAL BELLEK, MEKÂN VE KİMLİK ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Mekân çalışmaları ve bellek çalışmaları, 1960’lardan bu yana benzer bir
eğilimle sosyolojiden edebiyata, psikolojiden kent bilimlerine kadar birçok
disipline konu olmuştur. Bu süre...
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
İnsan hayatının başlangıcı olan doğum, çoğunlukla mutlulukla karşılanan bir durumdur. Bununla birlikte, Türk kültüründe doğum; geçiş dönemi ritüellerinin ilk evresi olması sebebiyl...

