Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

MERYEM SÛRESİNİN 59. ÂYETİNİN ANLAMI ÜZERİNDE BİR DEĞERLENDİRME

View through CrossRef
Meryem sûresinde 12 peygamberin ismi zikredildikten sonra, 59. âyette bu peygamberlerin ardından “kötü bir nesil” geldiği, bu neslin namazı zayi ettiği ve şehvetlerine tabi olduğu, bu kimselerin azgınlıklarının cezasını ahirette çekecekleri bildirilmektedir. Âyette geçen خَلْفٌ “kötü nesil” demektir. Âyet-i kerîme’de bu neslin iki özelliği bildirilmiştir: Namazı zayi etmek ve şehvetlerine tabi olmak.اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ “…Namazı zayi ettiler” cümlesi ile kast edilenlerin kimler olduğu açık değildir. Bu ihtilaf edilmiş, üç farklı görüş ortaya konulmuştur: Namazın farz olduğuna inanmayanlar, inandığı halde ihmal, tembellik veya başka sebeplerle namazı kılmayanlar ve namazın şart ve rükünlerine özen göstermeyenler. Her üç anlamı da savunanlar olmuştur. Ancak İslam âlimlerinin çoğunluğuna göre “namazı zayi edenler” ile kastedilenler, namazın farz olduğuna inanmadığı için namaz kılmayanlardır. Âyetin bağlamı da bu anlamı ifade etmektedir. Namazın farz olduğunu kabul etmeyenler, mümin ve Müslüman değildir. Çünkü âyetle sabit olan bir farzı kabul etmemektedirler. Namazın farz olduğunu kabul ettiği halde unutma gibi herhangi bir mazereti olmadan namaz kılmayanlar için de “kâfir olur” diyenler olmuşsa da İslam âlimlerin çoğunluğu bu görüşü benimsememiştir. İnanmadığı için namaz kılmayanlar, tövbe etmeden ölürlerse cehennemde ebedi olarak kalırlar, inandığı halde namaz kılmayanların ise hali Allah’a kalır, Allah dilerse affeder, dilerse cezalandırır. Bu hususu ifade eden âyet ve hadisler vardır. اتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ “Şehvetlerine tabi oldular” cümlesi ile kast edilenler, dinin emir ve yasaklarına, ilke ve hükümlerine aykırı hareket edenler, zina, içki, kumar, hırsızlık gibi haram ve benzeri günahlara dalanlardır. Âyetin sonunda geçenغَيّ kelimesi sözlükte azgınlık anlamındadır. غَيّ Abdullah b. Abbas’a göre cehennemde bir vadinin adıdır. Buraya cehennemliklerin irinleri akar.
Title: MERYEM SÛRESİNİN 59. ÂYETİNİN ANLAMI ÜZERİNDE BİR DEĞERLENDİRME
Description:
Meryem sûresinde 12 peygamberin ismi zikredildikten sonra, 59.
âyette bu peygamberlerin ardından “kötü bir nesil” geldiği, bu neslin namazı zayi ettiği ve şehvetlerine tabi olduğu, bu kimselerin azgınlıklarının cezasını ahirette çekecekleri bildirilmektedir.
Âyette geçen خَلْفٌ “kötü nesil” demektir.
Âyet-i kerîme’de bu neslin iki özelliği bildirilmiştir: Namazı zayi etmek ve şehvetlerine tabi olmak.
اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ “…Namazı zayi ettiler” cümlesi ile kast edilenlerin kimler olduğu açık değildir.
Bu ihtilaf edilmiş, üç farklı görüş ortaya konulmuştur: Namazın farz olduğuna inanmayanlar, inandığı halde ihmal, tembellik veya başka sebeplerle namazı kılmayanlar ve namazın şart ve rükünlerine özen göstermeyenler.
Her üç anlamı da savunanlar olmuştur.
Ancak İslam âlimlerinin çoğunluğuna göre “namazı zayi edenler” ile kastedilenler, namazın farz olduğuna inanmadığı için namaz kılmayanlardır.
Âyetin bağlamı da bu anlamı ifade etmektedir.
Namazın farz olduğunu kabul etmeyenler, mümin ve Müslüman değildir.
Çünkü âyetle sabit olan bir farzı kabul etmemektedirler.
Namazın farz olduğunu kabul ettiği halde unutma gibi herhangi bir mazereti olmadan namaz kılmayanlar için de “kâfir olur” diyenler olmuşsa da İslam âlimlerin çoğunluğu bu görüşü benimsememiştir.
İnanmadığı için namaz kılmayanlar, tövbe etmeden ölürlerse cehennemde ebedi olarak kalırlar, inandığı halde namaz kılmayanların ise hali Allah’a kalır, Allah dilerse affeder, dilerse cezalandırır.
Bu hususu ifade eden âyet ve hadisler vardır.
اتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ “Şehvetlerine tabi oldular” cümlesi ile kast edilenler, dinin emir ve yasaklarına, ilke ve hükümlerine aykırı hareket edenler, zina, içki, kumar, hırsızlık gibi haram ve benzeri günahlara dalanlardır.
Âyetin sonunda geçenغَيّ kelimesi sözlükte azgınlık anlamındadır.
غَيّ Abdullah b.
Abbas’a göre cehennemde bir vadinin adıdır.
Buraya cehennemliklerin irinleri akar.

Related Results

Edebiyatımızda Hz. Meryem ve Müellifi Bilinmeyen Bir Meryem Ana Destanı
Edebiyatımızda Hz. Meryem ve Müellifi Bilinmeyen Bir Meryem Ana Destanı
Hz. Meryem, hem doğu hem de batı milletleri için önemli ve kutsal bir kimliğe sahiptir. İslam inancında Hz. Îsâ’yı babasız dünyaya getirmesi ve birtakım mucizelere nail olması ile ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
DİVAN ŞİİRİNDE MERYEM VE ÇOCUK İKONALARINDAN BİR İZ OLARAK HZ. MERYEM İLE HZ. İSA
DİVAN ŞİİRİNDE MERYEM VE ÇOCUK İKONALARINDAN BİR İZ OLARAK HZ. MERYEM İLE HZ. İSA
Divan şiirinin kendine özgü dili, mazmunları, kuralları ve mitolojik, dinî, tarihî unsurlardan oluşan bir hayal dünyası vardır. Şairler bu edebî geleneğin kendine özgü dağarcığında...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
Bu makalede, İbn Sînâ’nın ölüm ve ötesine dair görüşlerinin ruh-beden ilişkisi bakımından felsefi bir değerlendirmesi yapılmıştır. Ölüm ötesi hayatla ilgili konuların felsefi bir p...
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) semâya yükselişini ve Allah’ın huzuruna varışını ifade eden mi‘rac hadisesi, sahih kabul edilen görüşe göre hicretten bir yıl sonra meydana gelmiştir. Mi‘r...

Back to Top