Javascript must be enabled to continue!
MANCINIK VE TÜRKİYE SELÇUKLULARINDA MANCINIK KULLANIMI
View through CrossRef
Orta Çağ’ın ünü günümüze ulaşan güçlü surlarının yıkılmasında en etkili yöntem hiç kuşkusuz silâh gücüydü.
Geçmişi antik çağlara dayanan mancınıklar, büyük taşlarla surları tahrip etmek veya düşmana ok atmak, neft ile
düşman ordugâhlarını yakmak gibi çeşitli amaçlar için kullanılırdı. Orta Çağ’da düşmanlardan korunmak için
güçlü surların arkasına gizlenmek yapılan en yaygın savunma şekli idi. Yıkılması nerede ise imkânsız olan bu
güçlü surları etkisiz hale getirmek için kullanılan yegâne alet ise mancınık idi. Kuşatma sırasında kalelerin dışına
yerleştirilen mancınıklardan yağdırılan gülleler kalelere doğru yoğun şekilde atılmakta idi. Mancınıklardan atılan
silahlar o kadar yoğun olmaktaydı ki, bu faaliyet sırasında müstahkem yerin savunucuları, burçlara bile
yaklaşamamaktaydılar. Bu arada, nakkâblar surları delme, lağımcılar da yer altından tünel açma faaliyetiyle
meşgul olmaktaydılar. Sipahilerin bir kısmı da baltalar, nacaklar ve koçbaşlarıyla sur kapısını kırmaya, diğer kısmı
da merdivenler ve ucunda demirden çengeller bulunan urganlarla kale burçlarına çıkmaya çalışmaktaydılar. Hangi
faaliyet sonuç vermişse, oradan surların içine girilmekteydi. Surların içine girilmesi, genellikle müstahkem yer
savunucularının savaşma azimlerini ve cesaretlerini kırmakta ve onların teslim olmalarını kolaylaştırmaktaydı.
Bundan sonra yüz yüze yapılan çarpışmalarla son direniş noktaları da bertaraf edilip, müstahkem yere tamamen
hâkim olunmaktaydı. Türkiye Selçukluları Devleti, Moğol istilasına uğrayıp aniden çöküşe geçene kadar Orta
Çağ’ın güçlü devletlerinden biri idi. Bu nedenle dönemin politikası gereği toprak elde etme yarışında üstünlük
sağlamak için izlediği fetih siyasetinde devrin güçlü silahlarını etkili şekilde kullanmıştır. Türkiye Selçukluları,
silâh güçlerini etkin kullandıkları kuşatmalarda genellikle çepeçevre sardıkları müstahkem yeri önce yağmur gibi
yağdırdıkları oklar ve mancınıklardan atılan güllelerle baskı altına almaktaydılar. Anadolu’ya geldikten sonra
mancınık kullanımını zamanla geliştiren Türkiye Selçuklularının mancınık gibi aletleri kullanarak başlattıkları kuşatmaların çoğundan başarı elde ederek ayrılmasından, Selçuklularının devrin önemli silahı olan mancınık vb.
silahları kullanma konusunda ne kadar mahir olduklarını anlamak mümkündür.
Title: MANCINIK VE TÜRKİYE SELÇUKLULARINDA MANCINIK KULLANIMI
Description:
Orta Çağ’ın ünü günümüze ulaşan güçlü surlarının yıkılmasında en etkili yöntem hiç kuşkusuz silâh gücüydü.
Geçmişi antik çağlara dayanan mancınıklar, büyük taşlarla surları tahrip etmek veya düşmana ok atmak, neft ile
düşman ordugâhlarını yakmak gibi çeşitli amaçlar için kullanılırdı.
Orta Çağ’da düşmanlardan korunmak için
güçlü surların arkasına gizlenmek yapılan en yaygın savunma şekli idi.
Yıkılması nerede ise imkânsız olan bu
güçlü surları etkisiz hale getirmek için kullanılan yegâne alet ise mancınık idi.
Kuşatma sırasında kalelerin dışına
yerleştirilen mancınıklardan yağdırılan gülleler kalelere doğru yoğun şekilde atılmakta idi.
Mancınıklardan atılan
silahlar o kadar yoğun olmaktaydı ki, bu faaliyet sırasında müstahkem yerin savunucuları, burçlara bile
yaklaşamamaktaydılar.
Bu arada, nakkâblar surları delme, lağımcılar da yer altından tünel açma faaliyetiyle
meşgul olmaktaydılar.
Sipahilerin bir kısmı da baltalar, nacaklar ve koçbaşlarıyla sur kapısını kırmaya, diğer kısmı
da merdivenler ve ucunda demirden çengeller bulunan urganlarla kale burçlarına çıkmaya çalışmaktaydılar.
Hangi
faaliyet sonuç vermişse, oradan surların içine girilmekteydi.
Surların içine girilmesi, genellikle müstahkem yer
savunucularının savaşma azimlerini ve cesaretlerini kırmakta ve onların teslim olmalarını kolaylaştırmaktaydı.
Bundan sonra yüz yüze yapılan çarpışmalarla son direniş noktaları da bertaraf edilip, müstahkem yere tamamen
hâkim olunmaktaydı.
Türkiye Selçukluları Devleti, Moğol istilasına uğrayıp aniden çöküşe geçene kadar Orta
Çağ’ın güçlü devletlerinden biri idi.
Bu nedenle dönemin politikası gereği toprak elde etme yarışında üstünlük
sağlamak için izlediği fetih siyasetinde devrin güçlü silahlarını etkili şekilde kullanmıştır.
Türkiye Selçukluları,
silâh güçlerini etkin kullandıkları kuşatmalarda genellikle çepeçevre sardıkları müstahkem yeri önce yağmur gibi
yağdırdıkları oklar ve mancınıklardan atılan güllelerle baskı altına almaktaydılar.
Anadolu’ya geldikten sonra
mancınık kullanımını zamanla geliştiren Türkiye Selçuklularının mancınık gibi aletleri kullanarak başlattıkları kuşatmaların çoğundan başarı elde ederek ayrılmasından, Selçuklularının devrin önemli silahı olan mancınık vb.
silahları kullanma konusunda ne kadar mahir olduklarını anlamak mümkündür.
Related Results
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
1923-1938 Atatürk dönemi dış politikasını bağlantısız bir dış politika diye nitelendirebiliriz. Bu dönemde Türkiye hiçbir büyük güce kendisini bağımlı hissetmemiştir. Zaten dünya e...
Afrika’nın Değişen Jeopolitiğinde Türkiye’nin Rolü
Afrika’nın Değişen Jeopolitiğinde Türkiye’nin Rolü
ÖZ: Türkiye dış politikasında önemli bir noktada bulunan Afrika’nın tarihsel süreç içerisinde jeopolitik açıdan yaşadığı değişimlerin geniş bir çerçeve içerisinde yeniden analiz ed...
TÜRKİYE NİN SAĞLIK TURİZMİ POTANSİYELİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ (EVALUATION OF HEALTH TOURISM POTENTIAL IN TÜRKİYE)
TÜRKİYE NİN SAĞLIK TURİZMİ POTANSİYELİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ (EVALUATION OF HEALTH TOURISM POTENTIAL IN TÜRKİYE)
Sağlık turizmi günümüzün en önemli turizm trendlerinden biri olarak ifade edilmektedir. Özellikle turizmi 12 aya yaymak isteyen ülkeler bu pazardan pay almak özel çaba sarf etmekte...
HARUKİ MURAKAMİ’NİN GEZİ KİTABI UTEN ENTEN ÜZERİNDEN 1980 SONLARI TÜRKİYE’SİNE VE TÜRK TOPLUMUNA BAKIŞ
HARUKİ MURAKAMİ’NİN GEZİ KİTABI UTEN ENTEN ÜZERİNDEN 1980 SONLARI TÜRKİYE’SİNE VE TÜRK TOPLUMUNA BAKIŞ
Türkiye geçmiş zamandan itibaren Japonlar tarafından ziyaret edilen ve üzerine yazı yazılan bir ülke olmuştur. Bu durum günümüzde de benzer şekilde devam etmektedir. Türkiye’yi ziy...
UYGUR SORUNUNUN TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİNE ETKİSİ
UYGUR SORUNUNUN TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİNE ETKİSİ
Uygur sorunu, Türkiye ve Çin ilişkilerinin şekillenmesinde, tarafların birbirlerini algılamasında, etkileşim düzeylerinin artmasında, azalmasında ve ilişkilerinin kötüleşmesinde ön...
Türkiye’nin Dış Politikası Yeni Eğilimleri, Yeni Yönelimleri, Yeni Yaklaşımlar
Türkiye’nin Dış Politikası Yeni Eğilimleri, Yeni Yönelimleri, Yeni Yaklaşımlar
Türk dış politikası Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren
bazı temel ilkeler çerçevesinde şekillenmiştir. Batıcılık ve statükoculuk
olarak en başta gelen bu temel ilkeler zaman zaman...
MORGENTHAU, TUTUCU AKTÖR VE DÜZENSİZ GÖÇ: TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU STRATEJİSİNİN GÖÇ ALAN ÜLKE OLMASIYLA İLİŞKİSİ
MORGENTHAU, TUTUCU AKTÖR VE DÜZENSİZ GÖÇ: TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU STRATEJİSİNİN GÖÇ ALAN ÜLKE OLMASIYLA İLİŞKİSİ
Uluslararası ilişkiler teorilerinin göç meselesine ilgisiz kalışı, bu alanda büyük bir boşluk doğurmaktadır. Hazırlanan bu çalışma bahsi geçen alana uluslararası ilişkiler teoriler...
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
Tarihçi, Türkolog ve siyaset adamı olan Zeki Velidî Togan, eğitimli bir aileden gelmektedir. Fikirleriyle Türk Dünyasının önemli bir kesimine etki eden Togan, Rusya’nın birbiri ard...

