Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Tamada: Gelenekten Güncelliğe Türkistan’da Bir Söz Ustası

View through CrossRef
Çarlık döneminde başlayan Rus hâkimiyeti neticesinde Rus kültürü ile tanışma, Kazak lehçesinin yazı dili hâline gelişi, ana dilde eğitim veren kurumların ortaya çıkışı Kazaklar için yeni bir dönemin başlangıcı kabul edilebilir. Sovyet döneminde yerleşik hayata geçişin devlet eliyle hızlandırılması, örgün eğitimin yaygınlaşması Kazak Türkçesi ve kültürü üzerindeki önemli değişiklikleri ortaya çıkarır. Bu süreç sadece sözlü gelenek üzerinde etki göstermekle kalmamış, büyük yerleşim birimlerinde Kazak Türkçesini kamusal alandan ve bazı yerlerde gündelik hayattan da silmiştir. Sovyet sonrası dönemde, Kazakistan’ın dünyaya açılma sürecini takiben Batı kültürünün de Kazak gelenek ve göreneklerine tesiri söz konusudur. Bu süreç hâlen devam etmektedir. Kazak kültürü üzerinde derin izler bırakan ve bırakmaya devam eden bu süreçlere rağmen güçlü Kazak sözlü geleneğine has söz ustalığı, modern hayatın farklı alanlarında kendisini gösterir. Kazakistan’ın güneyinde yer alan Türkistan şehri, farklı kültürel özellikleriyle dikkat çeker. Şehrin kamusal alanında ve gündelik yaşamda Kazak Türkçesinin hâkimiyeti, şehrin öne çıkan farklılıklarından biridir. Modernleşmenin hızla devam ettiği şehirde, geleneksel kültürün pek çok unsuru modern hayata taşınmaktadır. Özellikle Kazak kültüründe çok önemli bir yere sahip olan toy ve toyla ilgili geleneklerin modern hayatın bir parçası hâline geldiği gözlemlenmektedir. Kazakların bu tür toplantılarını yönetenlere Kazak Türkçesinde “asaba” denilir. Ancak Rusçadan alıntılanan “tamada” kelimesi bu kişi için daha yaygın kullanılmaktadır. Tamadalar, bu işi asıl meslekleri olarak yaparlar. Bazı kişiler de asıl mesleklerinin yanında ikinci bir iş olarak tamadalık yapar. Sözlü ve geleneksel kültüre hâkim olan tamadalar, toylar başta olmak üzere çeşitli vesilelerle düzenlenen toplantıları başlangıcından sonuna kadar idare etmekle yükümlüdürler. Onlar, destandan atasözü ve deyimlere kadar halk edebiyatının farklı türlerine ait malzemeyi maharetle kullanan söz ustası sunuculardır. Aynı zamanda sunumlarını daha etkili kılmak için modern hayatın getirdiği imkân ve yeniliklerden de istifade ederler. Farklı modern eğitim kurumlarından mezun olmuş bu sanatçıların icra ettikleri iş karşılığında aldıkları ücret kendilerinin tanınırlığı, ustalığı ile doğru orantılı olarak artmakta veya azalmaktadır. Makalede asaba /tamada terimleri ele alınacak; ardından tamadaların mesleği seçişleri, mesleklerinde uzmanlaşma süreçleri, repertuvarları, icra tarzları Kazak sözlü kültür geleneği çerçevesinde değerlendirilmiştir. Tamadalar, bir kültür aktarıcısı olarak irdelenmiş ve onların gelenekte var olan “jırav”, “akın” gibi söz ustalarının şehirdeki temsilcileri mi yoksa bunlardan bağımsız gelişmiş sanatçılar mı oldukları sorusuna da cevap aranmıştır. Makalede, Türkistan tamadalarının genel icra özelliklerinin tanıtılması ve işlevsel olarak incelenmesi hedeflenmektedir. Kapsamı aşmamak için art zamanlı ve eş zamanlı bir karşılaştırmaya gidilmeyecektir.
Title: Tamada: Gelenekten Güncelliğe Türkistan’da Bir Söz Ustası
Description:
Çarlık döneminde başlayan Rus hâkimiyeti neticesinde Rus kültürü ile tanışma, Kazak lehçesinin yazı dili hâline gelişi, ana dilde eğitim veren kurumların ortaya çıkışı Kazaklar için yeni bir dönemin başlangıcı kabul edilebilir.
Sovyet döneminde yerleşik hayata geçişin devlet eliyle hızlandırılması, örgün eğitimin yaygınlaşması Kazak Türkçesi ve kültürü üzerindeki önemli değişiklikleri ortaya çıkarır.
Bu süreç sadece sözlü gelenek üzerinde etki göstermekle kalmamış, büyük yerleşim birimlerinde Kazak Türkçesini kamusal alandan ve bazı yerlerde gündelik hayattan da silmiştir.
Sovyet sonrası dönemde, Kazakistan’ın dünyaya açılma sürecini takiben Batı kültürünün de Kazak gelenek ve göreneklerine tesiri söz konusudur.
Bu süreç hâlen devam etmektedir.
Kazak kültürü üzerinde derin izler bırakan ve bırakmaya devam eden bu süreçlere rağmen güçlü Kazak sözlü geleneğine has söz ustalığı, modern hayatın farklı alanlarında kendisini gösterir.
Kazakistan’ın güneyinde yer alan Türkistan şehri, farklı kültürel özellikleriyle dikkat çeker.
Şehrin kamusal alanında ve gündelik yaşamda Kazak Türkçesinin hâkimiyeti, şehrin öne çıkan farklılıklarından biridir.
Modernleşmenin hızla devam ettiği şehirde, geleneksel kültürün pek çok unsuru modern hayata taşınmaktadır.
Özellikle Kazak kültüründe çok önemli bir yere sahip olan toy ve toyla ilgili geleneklerin modern hayatın bir parçası hâline geldiği gözlemlenmektedir.
Kazakların bu tür toplantılarını yönetenlere Kazak Türkçesinde “asaba” denilir.
Ancak Rusçadan alıntılanan “tamada” kelimesi bu kişi için daha yaygın kullanılmaktadır.
Tamadalar, bu işi asıl meslekleri olarak yaparlar.
Bazı kişiler de asıl mesleklerinin yanında ikinci bir iş olarak tamadalık yapar.
Sözlü ve geleneksel kültüre hâkim olan tamadalar, toylar başta olmak üzere çeşitli vesilelerle düzenlenen toplantıları başlangıcından sonuna kadar idare etmekle yükümlüdürler.
Onlar, destandan atasözü ve deyimlere kadar halk edebiyatının farklı türlerine ait malzemeyi maharetle kullanan söz ustası sunuculardır.
Aynı zamanda sunumlarını daha etkili kılmak için modern hayatın getirdiği imkân ve yeniliklerden de istifade ederler.
Farklı modern eğitim kurumlarından mezun olmuş bu sanatçıların icra ettikleri iş karşılığında aldıkları ücret kendilerinin tanınırlığı, ustalığı ile doğru orantılı olarak artmakta veya azalmaktadır.
Makalede asaba /tamada terimleri ele alınacak; ardından tamadaların mesleği seçişleri, mesleklerinde uzmanlaşma süreçleri, repertuvarları, icra tarzları Kazak sözlü kültür geleneği çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Tamadalar, bir kültür aktarıcısı olarak irdelenmiş ve onların gelenekte var olan “jırav”, “akın” gibi söz ustalarının şehirdeki temsilcileri mi yoksa bunlardan bağımsız gelişmiş sanatçılar mı oldukları sorusuna da cevap aranmıştır.
Makalede, Türkistan tamadalarının genel icra özelliklerinin tanıtılması ve işlevsel olarak incelenmesi hedeflenmektedir.
Kapsamı aşmamak için art zamanlı ve eş zamanlı bir karşılaştırmaya gidilmeyecektir.

Related Results

A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
ZEKİ VELİDÎ TOGAN’IN 1928-1932 YILLARI ARASINDA YAYINLANAN BAZI MAKALELERİ ÜZERİNE İNCELEMELER
Tarihçi, Türkolog ve siyaset adamı olan Zeki Velidî Togan, eğitimli bir aileden gelmektedir. Fikirleriyle Türk Dünyasının önemli bir kesimine etki eden Togan, Rusya’nın birbiri ard...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bazı kitaplar okunmak için yazılmaz; insanın içinden geçmesi için yazılır. Bu Kaybın Adı mı Kader? tam olarak böyledir. Okurunu bilgilendirmeyi değil, onu sarsmayı; rahatlatmayı de...

Back to Top