Javascript must be enabled to continue!
Hint Alt Kıtası’nda Tarih Yazıcılığı
View through CrossRef
Müslümanlar, tarih yazıcılığında kendi özgünlüklerinin yanı sıra Hicaz, Suriye, Mısır, Mağrib, Endülüs, Irak, İran, Sind ve Mâverâünnehir gibi kadim medeniyet havzalarında var olan birikimi tevarüs etmişlerdir. Tarih yazıcılığını daha sistemli ve metodolojik bir hale getirmişler ve çok çeşitli türler oluşturmuşlardır. Özgünlük ve tevarüsü ahenkli bir şekilde birleştiren Müslümanların VII.-X. asırlarda teşekkül eden tarih yazıcılığı bu süre zarfında Hint Alt Kıtası ile sıkı bir irtibat halinde olmuştur. Ancak kıtaya asıl etkisini ve katkısını, tarih yazıcılığında gelişimini sürdürdüğü XI.-XVIII. asırlarda göstermiştir. Söz konusu dönemde Gazneli, Delhi Sultanlığı ve Bâbürlü devletleri Hindistan’da siyasî hâkimiyet kurmuşlardır. Zikredilen devletler bir metodoloji geliştirmiş ve gelişimini tamamlamış Müslüman tarih yazıcılığını bölgeye aktararak Hindistan’da tarihyazımı faaliyetlerine çağ atlatmışlardır. Zira Hindistan’a özgü döngüsel, mistik, mitolojik, bozulmaya ve mistifikasyona dayalı olan tarih yazıcılığı, Müslümanların geliştirdiği metodoloji ve oluşturduğu model ile değişmiş ve gelişmiştir. Bu bağlamda Arap ve Fars lisanları ile kıtada büyük bir lisanî zenginlik oluşturmuşlar; siyer, megâzî, genel ve özel tarihler, şehir ve bölge tarihleri şeklinde dört ana tür üzerinden çeşitlilik sağlamışlardır. Netice itibariyle Hint Alt Kıtası’ndaki tarih yazıcılığı Müslümanların tarih yazıcılığındaki güçlü katkısı ve etkisi ile büyük bir gelişim göstermiştir. Bu çalışma Hint Alt Kıtası’nda Müslümanların tarih yazıcılığı sürecini derinlikli bir şekilde ele almaktadır. Bu konular üç büyük hanedanlık, dokuz yerel sultanlık ve özellikle İngilizlerin Doğu Hindistan Şirketi ile başlayan ancak devlet sömürgesi olarak devam eden faaliyetleri dikkate alınarak dört yüzü aşan tarih kaynağı üzerinden müzakere edilmiştir. Çalışmanın temel önemi Hint Alt Kıtası’nda tarih yazıcılığında Müslümanların özellikle XIX. asra kadar gelişim gösteren güçlü katkısını ve etkisini bütünlüklü bir şekilde ortaya koyma adımını atmasıdır. Çalışmanın amacı ise ülkemizde sürekli gelişim gösteren Hint Alt Kıtası çalışmalarına yönelik ilgiyi daha da güçlendirmek ve tarih yazıcılığı alanındaki devasa mirası gün yüzüne çıkarma girişiminde bulunmasıdır.
Title: Hint Alt Kıtası’nda Tarih Yazıcılığı
Description:
Müslümanlar, tarih yazıcılığında kendi özgünlüklerinin yanı sıra Hicaz, Suriye, Mısır, Mağrib, Endülüs, Irak, İran, Sind ve Mâverâünnehir gibi kadim medeniyet havzalarında var olan birikimi tevarüs etmişlerdir.
Tarih yazıcılığını daha sistemli ve metodolojik bir hale getirmişler ve çok çeşitli türler oluşturmuşlardır.
Özgünlük ve tevarüsü ahenkli bir şekilde birleştiren Müslümanların VII.
-X.
asırlarda teşekkül eden tarih yazıcılığı bu süre zarfında Hint Alt Kıtası ile sıkı bir irtibat halinde olmuştur.
Ancak kıtaya asıl etkisini ve katkısını, tarih yazıcılığında gelişimini sürdürdüğü XI.
-XVIII.
asırlarda göstermiştir.
Söz konusu dönemde Gazneli, Delhi Sultanlığı ve Bâbürlü devletleri Hindistan’da siyasî hâkimiyet kurmuşlardır.
Zikredilen devletler bir metodoloji geliştirmiş ve gelişimini tamamlamış Müslüman tarih yazıcılığını bölgeye aktararak Hindistan’da tarihyazımı faaliyetlerine çağ atlatmışlardır.
Zira Hindistan’a özgü döngüsel, mistik, mitolojik, bozulmaya ve mistifikasyona dayalı olan tarih yazıcılığı, Müslümanların geliştirdiği metodoloji ve oluşturduğu model ile değişmiş ve gelişmiştir.
Bu bağlamda Arap ve Fars lisanları ile kıtada büyük bir lisanî zenginlik oluşturmuşlar; siyer, megâzî, genel ve özel tarihler, şehir ve bölge tarihleri şeklinde dört ana tür üzerinden çeşitlilik sağlamışlardır.
Netice itibariyle Hint Alt Kıtası’ndaki tarih yazıcılığı Müslümanların tarih yazıcılığındaki güçlü katkısı ve etkisi ile büyük bir gelişim göstermiştir.
Bu çalışma Hint Alt Kıtası’nda Müslümanların tarih yazıcılığı sürecini derinlikli bir şekilde ele almaktadır.
Bu konular üç büyük hanedanlık, dokuz yerel sultanlık ve özellikle İngilizlerin Doğu Hindistan Şirketi ile başlayan ancak devlet sömürgesi olarak devam eden faaliyetleri dikkate alınarak dört yüzü aşan tarih kaynağı üzerinden müzakere edilmiştir.
Çalışmanın temel önemi Hint Alt Kıtası’nda tarih yazıcılığında Müslümanların özellikle XIX.
asra kadar gelişim gösteren güçlü katkısını ve etkisini bütünlüklü bir şekilde ortaya koyma adımını atmasıdır.
Çalışmanın amacı ise ülkemizde sürekli gelişim gösteren Hint Alt Kıtası çalışmalarına yönelik ilgiyi daha da güçlendirmek ve tarih yazıcılığı alanındaki devasa mirası gün yüzüne çıkarma girişiminde bulunmasıdır.
Related Results
Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminde Tarih Öğretimi
Kıbrıs Türk Eğitim Sisteminde Tarih Öğretimi
Tarih, geçmişte yaşanmış önemli olayları sebep ve sonuç ilişkisi kapsamında inceleyen bir bilim dalıdır. Tarih bilimi, bu olayları incelerken sadece geçmişin bir bölümünü aydınlatm...
TÜRK HARP TARİHİ YAZICILIĞINA VE ASKERİ TARİH-HARP TARİHİ KONULARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
TÜRK HARP TARİHİ YAZICILIĞINA VE ASKERİ TARİH-HARP TARİHİ KONULARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Dünya tarihini
büyük oranda harpler oluşturmaktadır. Bu nedenle harp tarihini bilmek tarihi
daha iyi anlamak ve değerlendirmek açısından önemlidir. Nitekim harp tarihi,
tarih bilim...
CUMHURİYET DÖNEMİ TARİH DERS KİTAPLARINDA OSMANLI İMAJI (1950-2020)
CUMHURİYET DÖNEMİ TARİH DERS KİTAPLARINDA OSMANLI İMAJI (1950-2020)
Cumhuriyetin ilk yıllarında benimsenen laik-ulusçu anlayış, yeni bir tarih yazımını da beraberinde getirmiştir. Türk Tarih Tezi olarak adlandırılan bu yazımda tarihsel ve kültürel ...
Nazi Almanyası’na Giden Süreci Yaratmak: Paris Barış Konferansı, Versailles Antlaşması ve Weimar Almanyası
Nazi Almanyası’na Giden Süreci Yaratmak: Paris Barış Konferansı, Versailles Antlaşması ve Weimar Almanyası
Amaç: Bu makalenin amacı, Weimar Almanyası’nda Nazi iktidarının inşasında Paris Barış Konferansı ve Versailles Anlaşması’nın rolünün ve ilişkisinin incelenmesidir.
Tasarım/Yöntem:...
HİNT DİNLERİNDE GÜNAH ALGISI
HİNT DİNLERİNDE GÜNAH ALGISI
İnsanın varoluşuyla birlikte ortaya çıkan günah kavramı tarih boyunca yaşamış ve hala yaşayan toplumlarda insan hayatının önemli bir konusu olmuş ve üzerinde önemle durulan bir olg...
Ulrika Mårtensson, Abdulkader I. Tayob ve Göran Larsson’un İbn Cerîr et-Taberî’nin Târîh’ini Farklı Okuma Denemeleri
Ulrika Mårtensson, Abdulkader I. Tayob ve Göran Larsson’un İbn Cerîr et-Taberî’nin Târîh’ini Farklı Okuma Denemeleri
Batı ilim dünyasında İslâm tarihyazıcılığının karakterini anlamamızı kolaylaştıracak ilmî çalışmaların nicelik ve nitelik itibarıyla ciddi bir seviye kazandığını söyleyebiliriz. İl...
Abstract B023: SMARCAL1 is a novel candidate therapeutic target for ALT-positive osteosarcoma
Abstract B023: SMARCAL1 is a novel candidate therapeutic target for ALT-positive osteosarcoma
Abstract
The DNA translocase SMARCAL1 has been characterized by our laboratory and others as a DNA replication-associated factor that promotes the remodeling of stal...
Association between Alanine Aminotransferase and Growth Hormone: A Retrospective Cohort Study of Short Children and Adolescents
Association between Alanine Aminotransferase and Growth Hormone: A Retrospective Cohort Study of Short Children and Adolescents
Objective. This study aimed to examine the relationship between serum alanine aminotransferase (ALT) and growth hormone (GH) in children and adolescents with short stature. Methods...

