Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Pascal’ın Paradoksal İnsan Görüşü

View through CrossRef
Blaise Pascal (1623-1662), 39 yıllık kısa olarak nitelendirebileceğimiz yaşamında çoğu insanın iki yaşamda başarmayı umabileceğinden fazlasını başardı. Yaşadığı mistik bir deneyimden sonra, psikoloji ve din üzerine düşüncelerini topladı, ancak bu düşüncelerini bir kitap haline getiremeden öldü. Onun Düşünceler adlı eseri yalnızca Hristiyan dinine yeni bakış açıları getirmekle kalmadı, aynı zamanda Fransız edebiyatının en iyileri arasında değerlendirildi. Düşünceler’in ana stratejilerinden biri, bir yanda Montaigne, diğer yanda Epiktetos’un kişiselleştirdiği çelişkili şüphecilik ve stoacılık felsefelerini kullanarak, inanmayan kişiyi Tanrı’ya, imana götürecek bir çaresizlik ve kafa karışıklığına sürüklemekti. Dolayısıyla Düşünceler’in bir kısmı şüpheci bir niteliği kendinde bulundururken, bir kısmı da dogmacı stoacılığın ruhuna sahiptir. Aslında Pascal her iki ucu da bağdaştırmaya çalışır. Bunu aklı küçümseyip akılcı felsefeyi kınarken, inancı yüceltip ve kalbin, aklın bilmediği sebeplere sahip olduğunu belirterek yapar. O, eserlerinde insanı ve insanın dünyadaki durumunu, entelektüel tarihteki yerini ve kültür ve eğitim anlayışlarını, insanın Tanrı ile ilişkisi ışığında insan doğasına ilişkin görüşünün daha da geliştirilmesini ve ünlü bahis teorisi ve kalbe dair içgörülerini açıklamaya çalışır. Dünyadaki varlığını düşünmesi ve ona karşı doğru bir tavra sahip olması her kişinin yaşamının merkezinde bulunan bir durumdur. Makalemizde Pascal'ın insanın inanması ve acizliğinin nasıl paradoksal bir nitelikte olduğunu, insanın özgürlüğünü nasıl elinden alıp değersizleştildiğini sunmaya çalışacağız.
Title: Pascal’ın Paradoksal İnsan Görüşü
Description:
Blaise Pascal (1623-1662), 39 yıllık kısa olarak nitelendirebileceğimiz yaşamında çoğu insanın iki yaşamda başarmayı umabileceğinden fazlasını başardı.
Yaşadığı mistik bir deneyimden sonra, psikoloji ve din üzerine düşüncelerini topladı, ancak bu düşüncelerini bir kitap haline getiremeden öldü.
Onun Düşünceler adlı eseri yalnızca Hristiyan dinine yeni bakış açıları getirmekle kalmadı, aynı zamanda Fransız edebiyatının en iyileri arasında değerlendirildi.
Düşünceler’in ana stratejilerinden biri, bir yanda Montaigne, diğer yanda Epiktetos’un kişiselleştirdiği çelişkili şüphecilik ve stoacılık felsefelerini kullanarak, inanmayan kişiyi Tanrı’ya, imana götürecek bir çaresizlik ve kafa karışıklığına sürüklemekti.
Dolayısıyla Düşünceler’in bir kısmı şüpheci bir niteliği kendinde bulundururken, bir kısmı da dogmacı stoacılığın ruhuna sahiptir.
Aslında Pascal her iki ucu da bağdaştırmaya çalışır.
Bunu aklı küçümseyip akılcı felsefeyi kınarken, inancı yüceltip ve kalbin, aklın bilmediği sebeplere sahip olduğunu belirterek yapar.
O, eserlerinde insanı ve insanın dünyadaki durumunu, entelektüel tarihteki yerini ve kültür ve eğitim anlayışlarını, insanın Tanrı ile ilişkisi ışığında insan doğasına ilişkin görüşünün daha da geliştirilmesini ve ünlü bahis teorisi ve kalbe dair içgörülerini açıklamaya çalışır.
Dünyadaki varlığını düşünmesi ve ona karşı doğru bir tavra sahip olması her kişinin yaşamının merkezinde bulunan bir durumdur.
Makalemizde Pascal'ın insanın inanması ve acizliğinin nasıl paradoksal bir nitelikte olduğunu, insanın özgürlüğünü nasıl elinden alıp değersizleştildiğini sunmaya çalışacağız.

Related Results

Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Nicolas Malebranche’ın Okasyonalizminde İnsan Özgürlüğü
Bu makale, Nicolas Malebranche’ın felsefesinde insan özgürlüğünün nasıl anlaşıldığıyla ilgilidir. Modern dönemde okasyonalizmin en önemli savunucusu olan Malebranche’a göre Tanrı e...
Medine Vesikası ve İnsan Haklarının Evrenselliği
Medine Vesikası ve İnsan Haklarının Evrenselliği
İnsanlığın tarihi, insan hakları ile ilgili gelişmelerin tarihidir. Literatürde insan hakları, insanlığın ortak kazanımı olarak tanımlanır. Devletlerin, Uluslararası İnsan Hakları ...
HANNAH ARENDT VE İNSAN HAKLARININ ÇIKMAZLARI
HANNAH ARENDT VE İNSAN HAKLARININ ÇIKMAZLARI
İnsan hakları, bütün insanların özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğduğunu ve insan olarak doğdukları için vazgeçilmez haklara sahip olduğunu ilan etmektedir. Hannah Arendt is...
MEHMED FEVZİ EFENDİ’NİN (ö.1900) İNSAN TANIMI VE TASNİFİ ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
MEHMED FEVZİ EFENDİ’NİN (ö.1900) İNSAN TANIMI VE TASNİFİ ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR
“Edirne Müftüsü” olarak tanınan son dönem Osmanlı âlim, edip, sûfî, müderris, hukuk adamı Mehmed Fevzî Efendi (1826-1900) XIX. Asırda yaşamış, Osmanlı coğrafyasının çok farklı bölg...
ULUSLARARASI ADALET DİVANI DANIŞMA GÖRÜŞLERİNDE YETKİ VE DEVLETİN SORUMLULUĞU TARTIŞMASI
ULUSLARARASI ADALET DİVANI DANIŞMA GÖRÜŞLERİNDE YETKİ VE DEVLETİN SORUMLULUĞU TARTIŞMASI
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) hem Birleşmiş Milletler (BM) ana organı hem de devletler arasındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan bağımsız bir mahkemedir. Bu nedenle UAD bir ya...
Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Yaşa(ma)yan İnsan Hazinesi Olarak Âşık Veysel
Somut Olmayan Kültürel Miras Bağlamında Yaşa(ma)yan İnsan Hazinesi Olarak Âşık Veysel
UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından 2003 yılında kabul edilen ve 2006 yılında da Türkiye tarafından onaylanan "UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mira...
Analisis Swot Uek-Sp Insan Karya Kelurahan Bintan Kota Dumai
Analisis Swot Uek-Sp Insan Karya Kelurahan Bintan Kota Dumai
Usaha Ekonomi Kelurahan Simpan Pinjam (UEK-SP) Insan Karya Kelurahan Bintan adalah salah satu lembaga keuangan mikro yang dibentuk dalam rang meningkatkan kesejahterahan masyarakat...
Mekansal Planlama ve Tasarım 2026: Dayanıklı, Akıllı ve İnsan Odaklı Gelecek Mekanlar
Mekansal Planlama ve Tasarım 2026: Dayanıklı, Akıllı ve İnsan Odaklı Gelecek Mekanlar
İçinde bulunduğumuz yüzyıl, insanlığın mekanla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlandığı, çevresel, toplumsal, teknolojik ve ekonomik dönüşümlerin mekansal sistemler üzerinde eş zaman...

Back to Top