Javascript must be enabled to continue!
TÜRKÇEYİ SADELEŞTİRME GAYESİ İÇİNDE BİR CUMHURİYET DERGİSİ: DOĞUŞ
View through CrossRef
Dil, ait olduğu döneme göre kendini yenileyebilen ve karakteristiğindeki özellikleriyle kullanım sıklığını güncelleyebilen canlı bir varlıktır. İslamiyet’in kabulü ile dilimize giren Arapça ve Farsça, Tanzimat döneminde alıntılanmış Batı kaynaklı sözcükler, Türkçenin sözvarlığı yapısında birtakım farklılıklar meydana getirmiştir. 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bir yazı ve konuşma dilini meydana getirebilmek amacıyla Türk Dil Devrimi gerçekleştirilmiştir. Çağdaşlaşma yolunda atılan bu adımla birlikte bu dönemde Anadolunun birçok noktasında halkevleri açılmıştır. Halkevlerinde bulundukları yöreyi hatta tüm ülkeyi ilgilendiren kültür, ekonomi, tarım, spor, sağlık gibi birçok problem üzerinde durulmuş, ülke reformuna katkıda bulunabilecek faaliyetler gerçekleştirilmiştir. Bu anlamda halkevlerinin çıkartmış olduğu önemli süreli yayınlar da olmuştur ve çalışmamızın esasını oluşturan dilde sadeleşme gayesinde çabalar göstermiştir. Bu halkevi dergilerinden birisi olan ve Kars’ta yayınlanan Doğuş dergisi, döneminin toplumsal sorunlarına değinmiş, hemen hemen her alanda yazıların kaleme alındığı bir dergi olmuştur. Fahrettin Kırzıoğlu öncülüğünde Doğuş’ta Türk dili, Türk edebiyatı, Türk tarihi üzerine birçok yazı yazılmıştır. Soyadı kanunu ile soyadı arayanlara soyadı teklifleri yapılmıştır. Bununla birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi için de yabancı kökenli sözcüklere Türkçe öneriler getirilmesi için Öz Türkçe Yazı Müsabakası adıyla bir yarışma düzenlenmiştir. Bu çalışmamızda Türkçeyi sadeleştirme/saflaştırma gayesiyle dergiye gönderilen yabancı kaynaklı sözcükler ve bunlara karşılık önerilen yeni sözcükler üzerinde durmaya çalışacağız.
Kafkas Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi
Title: TÜRKÇEYİ SADELEŞTİRME GAYESİ İÇİNDE BİR CUMHURİYET DERGİSİ: DOĞUŞ
Description:
Dil, ait olduğu döneme göre kendini yenileyebilen ve karakteristiğindeki özellikleriyle kullanım sıklığını güncelleyebilen canlı bir varlıktır.
İslamiyet’in kabulü ile dilimize giren Arapça ve Farsça, Tanzimat döneminde alıntılanmış Batı kaynaklı sözcükler, Türkçenin sözvarlığı yapısında birtakım farklılıklar meydana getirmiştir.
12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bir yazı ve konuşma dilini meydana getirebilmek amacıyla Türk Dil Devrimi gerçekleştirilmiştir.
Çağdaşlaşma yolunda atılan bu adımla birlikte bu dönemde Anadolunun birçok noktasında halkevleri açılmıştır.
Halkevlerinde bulundukları yöreyi hatta tüm ülkeyi ilgilendiren kültür, ekonomi, tarım, spor, sağlık gibi birçok problem üzerinde durulmuş, ülke reformuna katkıda bulunabilecek faaliyetler gerçekleştirilmiştir.
Bu anlamda halkevlerinin çıkartmış olduğu önemli süreli yayınlar da olmuştur ve çalışmamızın esasını oluşturan dilde sadeleşme gayesinde çabalar göstermiştir.
Bu halkevi dergilerinden birisi olan ve Kars’ta yayınlanan Doğuş dergisi, döneminin toplumsal sorunlarına değinmiş, hemen hemen her alanda yazıların kaleme alındığı bir dergi olmuştur.
Fahrettin Kırzıoğlu öncülüğünde Doğuş’ta Türk dili, Türk edebiyatı, Türk tarihi üzerine birçok yazı yazılmıştır.
Soyadı kanunu ile soyadı arayanlara soyadı teklifleri yapılmıştır.
Bununla birlikte Türkçenin sadeleştirilmesi için de yabancı kökenli sözcüklere Türkçe öneriler getirilmesi için Öz Türkçe Yazı Müsabakası adıyla bir yarışma düzenlenmiştir.
Bu çalışmamızda Türkçeyi sadeleştirme/saflaştırma gayesiyle dergiye gönderilen yabancı kaynaklı sözcükler ve bunlara karşılık önerilen yeni sözcükler üzerinde durmaya çalışacağız.
Related Results
Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Metin Sadeleştirme Üzerine Yapılan Çalışmalar Üzerine Bir İnceleme
Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Metin Sadeleştirme Üzerine Yapılan Çalışmalar Üzerine Bir İnceleme
Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metin sadeleştirme üzerine yapılan çalışmaları incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada, içerik ana...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Ayrılık da Sevdaya Dahil: Özgür Bırakın
Bu kitap, iki yazarın ortak belleğinden süzülen; edebiyat, psikoloji ve varoluş düşüncesinin kesişim noktasında duran editöryel bir yüzleşmedir. Biz bu kitabı yazarken bir “hikâye ...
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
Kelâm İlminin Yeniden İnşası Bağlamında Fazlur Rahman’ın Kelâm Eleştirisi
İslam düşüncesinde Uṣûlü’d-dîn olarak ifade edilen Kelâm ilmi, inşâî bir ilim olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla Kelâm ilmi, teorik anlamda başlangıç olduğu gibi aynı zamanda sos...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bu Kaybın Adı Mı Kader?
Bazı kitaplar okunmak için yazılmaz; insanın içinden geçmesi için yazılır. Bu Kaybın Adı mı Kader? tam olarak böyledir. Okurunu bilgilendirmeyi değil, onu sarsmayı; rahatlatmayı de...
AHENK GAZETESİ BAŞYAZARI MEHMET ŞEVKİ ERTUĞRUL’UN SERBEST FIRKA HATIRATI VE TEK PARTİ DÖNEMİNE DAİR DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
AHENK GAZETESİ BAŞYAZARI MEHMET ŞEVKİ ERTUĞRUL’UN SERBEST FIRKA HATIRATI VE TEK PARTİ DÖNEMİNE DAİR DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
1930 yılının Ağustos ayında Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal tarafından yakın dostu Paris Büyükelçisi Fethi Bey’e kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, sebepleri ve sonuçlarıyla t...

