Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

MATBUATTA NECİP FAZIL’IN NAMIK KEMAL KİTABI ÜZERİNE TARTIŞMALAR

View through CrossRef
Namık Kemal’in doğumunun yüzüncü yıldönümü sebebiyle Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınan Namık Kemal: Şahsı-Eseri-Tesiri adlı eser, neşrinden kısa bir süre sonra eleştirilmeye başlanmıştır. Bu eleştiriler zaman zaman farklı mecralara yönelir gibi olsa da Necip Fazıl, eserin 32. sayfasında Namık Kemal’in eşi için kullandığı dil ve vardığı hüküm, tenkitlerin ana noktasını teşkil etmiştir. Devrin gazetelerinde konu ile ilgili görüşlerini dile getiren muharrirlerin yazılarından başka iki gazetede anket düzenlenerek zamanın aydınlarının ve bir grup üniversite öğrencisinin fikirlerine de başvurulmuştur. Karikatür ve resimlerin de eklendiği münakaşalar, 25 Eylül 1940 tarihinde Necip Fazıl’ın Namık Kemal kitabını yazdığının haber verilmesinden 28 Şubat 1941’de Kısakürek’in son yazısına ve Tasvir-i Efkâr’ın münakaşanın bittiğine dair haberine kadar beş ay sürmüştür. Bu süreçte eserin olumlu-olumsuz eleştirileri yapılmış, yazışmalar münakaşa zeminine taşınmış, dava konusu edilmiş ve nihayetinde yanlış anlaşılma beyanları ile tartışma sonlandırılmıştır. 1941 yılında vuku bulan münakaşaya iştirakte dost/refik kelimelerinin sarf edildiği süreli yayın/kişi ilişkisi; aynı gazetede muharrir ya da aynı/yakın ya da zıt dünya görüşüne sahip olmak gibi hususlar, lehte/aleyhte yazanlarda çoğunlukla doğru orantılı olması münakaşanın seyrini etkileyerek eleştirilerin objektif yapılmasının önüne geçmiştir. Bu çalışmada, mezkûr tarihler arasında dönemin süreli yayınlarında, ilk eleştirinin yapıldığı Akbaba dergisi ile gazetelerinde, yer alan Necip Fazıl’ın Namık Kemal kitabı ile ilgili münakaşalar boyutları ve seyri ile ortaya konularak değerlendirilmiştir.
Title: MATBUATTA NECİP FAZIL’IN NAMIK KEMAL KİTABI ÜZERİNE TARTIŞMALAR
Description:
Namık Kemal’in doğumunun yüzüncü yıldönümü sebebiyle Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınan Namık Kemal: Şahsı-Eseri-Tesiri adlı eser, neşrinden kısa bir süre sonra eleştirilmeye başlanmıştır.
Bu eleştiriler zaman zaman farklı mecralara yönelir gibi olsa da Necip Fazıl, eserin 32.
sayfasında Namık Kemal’in eşi için kullandığı dil ve vardığı hüküm, tenkitlerin ana noktasını teşkil etmiştir.
Devrin gazetelerinde konu ile ilgili görüşlerini dile getiren muharrirlerin yazılarından başka iki gazetede anket düzenlenerek zamanın aydınlarının ve bir grup üniversite öğrencisinin fikirlerine de başvurulmuştur.
Karikatür ve resimlerin de eklendiği münakaşalar, 25 Eylül 1940 tarihinde Necip Fazıl’ın Namık Kemal kitabını yazdığının haber verilmesinden 28 Şubat 1941’de Kısakürek’in son yazısına ve Tasvir-i Efkâr’ın münakaşanın bittiğine dair haberine kadar beş ay sürmüştür.
Bu süreçte eserin olumlu-olumsuz eleştirileri yapılmış, yazışmalar münakaşa zeminine taşınmış, dava konusu edilmiş ve nihayetinde yanlış anlaşılma beyanları ile tartışma sonlandırılmıştır.
1941 yılında vuku bulan münakaşaya iştirakte dost/refik kelimelerinin sarf edildiği süreli yayın/kişi ilişkisi; aynı gazetede muharrir ya da aynı/yakın ya da zıt dünya görüşüne sahip olmak gibi hususlar, lehte/aleyhte yazanlarda çoğunlukla doğru orantılı olması münakaşanın seyrini etkileyerek eleştirilerin objektif yapılmasının önüne geçmiştir.
Bu çalışmada, mezkûr tarihler arasında dönemin süreli yayınlarında, ilk eleştirinin yapıldığı Akbaba dergisi ile gazetelerinde, yer alan Necip Fazıl’ın Namık Kemal kitabı ile ilgili münakaşalar boyutları ve seyri ile ortaya konularak değerlendirilmiştir.

Related Results

NECİP FAZIL’IN TİYATROLARINDAKİ POETİKASI
NECİP FAZIL’IN TİYATROLARINDAKİ POETİKASI
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında müstesna bir yere sahip olan Necip Fazıl Kısakürek, daha çok şairliği ve şiirleri ile ön plana çıkmış ve tanınmış olmasına rağmen tiyatro, hikây...
Necip Fazıl Kısakürek’in Hatırat Kitaplarında Sosyal ve Siyasi Muhteva
Necip Fazıl Kısakürek’in Hatırat Kitaplarında Sosyal ve Siyasi Muhteva
Edebi türler içinde otobiyografik içeriğe dayanan eserlerin başında hatırat metinleri gelmektedir. Hatırat kitapları şair ve yazarların kaleminden çıktığında üç alanda kaynaklık öz...
Architectural aspects in the poems of Necip Fazıl Kısakürek
Architectural aspects in the poems of Necip Fazıl Kısakürek
Necip Fazıl KISAKÜREK, 20. yüzyıl Türk Edebiyatının en önemli şair ve fikir insanıdır. 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen şair, 25 Mayıs 1983 tarihinde memleketi İst...
NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN KOMÜNİZMLE MÜCADELESİNİN SÖYLEM VE EYLEM PRATİĞİ
NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN KOMÜNİZMLE MÜCADELESİNİN SÖYLEM VE EYLEM PRATİĞİ
Modern devletlerin birbiriyle ilişkilerini anlatan ve adına özellikle “resmi tarih anlatısı” diye belirtilen historia dikkate alındığında, savaşlar, antlaşmalar, toprak kazanımları...
Türk Sosyoloji Tarihini Tartışmalar Üzerinden Okumak: Tanyol-Boran Tartışması Örneği (1962)
Türk Sosyoloji Tarihini Tartışmalar Üzerinden Okumak: Tanyol-Boran Tartışması Örneği (1962)
Sosyoloji tarihçiliğinde 1970’lerde başlayan yeni eğilimlere paralel olarak tartışma merkezli okumalar da yaygınlaşmıştır. Sosyologlar arası ayrışmaları gündeme getiren bu ilişkise...
Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirlerinde Otantik Olmanın Görünümleri
Necip Fazıl Kısakürek’in Şiirlerinde Otantik Olmanın Görünümleri
Felsefede kişinin iç âlemine yönelerek kendi varoluşunu anlamaya ve benliğinin hakikatini kavramaya çalışması otantik olmak olarak ifade edilir. Otantik olmak ile ilgili birçok düş...
Sembolik Siyaset ve Ayasofya: Necip Fazıl Kısakürek Örneği
Sembolik Siyaset ve Ayasofya: Necip Fazıl Kısakürek Örneği
Sosyal bilimler literatüründe sembol, siyaset ve ideoloji birbiriyle oldukça yakından ilişkili kavramlardır. Sembolik siyaset kavramı ise sembollerin siyasi düşünce ve temsilcileri...
Necip Tosun'un Öykü Terimleri Sözlüğü Hakkında
Necip Tosun'un Öykü Terimleri Sözlüğü Hakkında
Öykü, Tanzimat döneminden itibaren Türk edebiyatında edebi bir türün adı olarak kullanılan bir terim olmakla birlikte köken olarak Eski Türkçe dönemine ait, Divanü Lügat-it-Türk’te...

Back to Top