Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

"KAN KARDEŞİ"NDEKİ "KAN" SÖZCÜĞÜNÜN KÜLTÜREL BOYUTU VE KÖKENİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

View through CrossRef
Takip edebildiğimiz eski dönemlerden başlamak üzere, Türk kültüründe, “mutlak sadakat” ve “değişmez güven” ifadesi olarak pek çok tören ve bu törenler temelinde geliştirilmiş pek çok dilsel kavrama tanık oluruz. Bu törenlerden biri de “kan kardeşliği”nin ilan edildiği yemin veya ant içme törenidir. Kan kardeşliğinin ilanından sonra Türk diline “kan kardeşi” kavramı da yerleşmiştir. Mutlak bağlılık ve sadakatin hem ilanı hem de uygulanması amacıyla kan bağı olmayan iki kişi tanıkların huzurunda bir araya gelirler. Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra, bu iki kişi birbirlerinin kardeşi olduklarına ve ebediyen birbirlerine sadık olacaklarına dair yemin ederler. Yemin sırasında çeşitli ritüeller veya uygulamalarla bu bağ mühürlenir. Kan kardeşliği mührü, “kan” gibi hayati öneme sahip bir unsur ile vurulduğu için, içilen bu ant ancak ölümle bozulabilir. Bugün Anadolu’da ve hemen hemen tüm çağdaş Türklerde çok iyi bilinen “kan kardeşliği”nin geçmişi, proto-Türklere kadar gidiyor olmalıdır. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar, kan kardeşliğinin kökenini, kan akıtmaya dayalı törenlere dayandırmaktadır. Bu törenlerde, akıtılan kan karşılıklı içilir veya kanatılan vücut bölümleri birleştirilerek kanın karışması sağlanır. Bu şekilde iki yabancının kanı birleşir ve “teklik” gerçekleşir. Bununla birlikte, “kan kardeşliği” kavramını sadece bu törenlere indirgeyerek açıklamak ve “kan” sözcüğünü de bu törenlerde “akıtılan kana” bağlamak doğru olmayabilir. Belki de bu kavramda geçen “kan” sözcüğünün başka bir açıklaması vardır. Bu konuyu daha detaylı ele almak ve varsa başka ihtimalleri de değerlendirmek gerekir. Çalışmamızda, öncelikle, kan kardeşliğinin bir kültürel değer olarak ortaya çıkış süreci ortaya konmuştur. İkinci olarak, “kan kardeşi” söz öbeğindeki “kan” sözcüğü, karşıladığı kavram temelinde ele alınmış ve bu sözcüğün, insan vücudundaki hayati sıvı anlamına başka bir sözcükten evirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir. Bunun için, söz öbeğindeki kan’ın zaman içinde kaŋ “baba” sözcüğünden kan “hayati sıvı” sözcüğüne doğru evrilmiş olabileceği tezi ortaya atılmıştır.
Title: "KAN KARDEŞİ"NDEKİ "KAN" SÖZCÜĞÜNÜN KÜLTÜREL BOYUTU VE KÖKENİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Description:
Takip edebildiğimiz eski dönemlerden başlamak üzere, Türk kültüründe, “mutlak sadakat” ve “değişmez güven” ifadesi olarak pek çok tören ve bu törenler temelinde geliştirilmiş pek çok dilsel kavrama tanık oluruz.
Bu törenlerden biri de “kan kardeşliği”nin ilan edildiği yemin veya ant içme törenidir.
Kan kardeşliğinin ilanından sonra Türk diline “kan kardeşi” kavramı da yerleşmiştir.
Mutlak bağlılık ve sadakatin hem ilanı hem de uygulanması amacıyla kan bağı olmayan iki kişi tanıkların huzurunda bir araya gelirler.
Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra, bu iki kişi birbirlerinin kardeşi olduklarına ve ebediyen birbirlerine sadık olacaklarına dair yemin ederler.
Yemin sırasında çeşitli ritüeller veya uygulamalarla bu bağ mühürlenir.
Kan kardeşliği mührü, “kan” gibi hayati öneme sahip bir unsur ile vurulduğu için, içilen bu ant ancak ölümle bozulabilir.
Bugün Anadolu’da ve hemen hemen tüm çağdaş Türklerde çok iyi bilinen “kan kardeşliği”nin geçmişi, proto-Türklere kadar gidiyor olmalıdır.
Konuyla ilgili yapılan araştırmalar, kan kardeşliğinin kökenini, kan akıtmaya dayalı törenlere dayandırmaktadır.
Bu törenlerde, akıtılan kan karşılıklı içilir veya kanatılan vücut bölümleri birleştirilerek kanın karışması sağlanır.
Bu şekilde iki yabancının kanı birleşir ve “teklik” gerçekleşir.
Bununla birlikte, “kan kardeşliği” kavramını sadece bu törenlere indirgeyerek açıklamak ve “kan” sözcüğünü de bu törenlerde “akıtılan kana” bağlamak doğru olmayabilir.
Belki de bu kavramda geçen “kan” sözcüğünün başka bir açıklaması vardır.
Bu konuyu daha detaylı ele almak ve varsa başka ihtimalleri de değerlendirmek gerekir.
Çalışmamızda, öncelikle, kan kardeşliğinin bir kültürel değer olarak ortaya çıkış süreci ortaya konmuştur.
İkinci olarak, “kan kardeşi” söz öbeğindeki “kan” sözcüğü, karşıladığı kavram temelinde ele alınmış ve bu sözcüğün, insan vücudundaki hayati sıvı anlamına başka bir sözcükten evirilmiş olabileceği değerlendirilmiştir.
Bunun için, söz öbeğindeki kan’ın zaman içinde kaŋ “baba” sözcüğünden kan “hayati sıvı” sözcüğüne doğru evrilmiş olabileceği tezi ortaya atılmıştır.

Related Results

Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Kültür, birçok farklı unsurdan beslenen ve tarihsel süreç ile birlikte güçlenen bir kavramdır; bu süreç içerisinde toplumun sahip olduğu değerler kültürün birer yansıması olarak or...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların somut olmayan kültürel mirası; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu yani UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi, UNESCO Acil Korum...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
İ. S. Turgenyev’in 'Birük' Adlı Öyküsü ve “Birük” Sözcüğünün Kökeni Üzerine
İ. S. Turgenyev’in 'Birük' Adlı Öyküsü ve “Birük” Sözcüğünün Kökeni Üzerine
XIX. yüzyıl Rus edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883), şiir türünde verdiği eserlerle başladığı yazın hayatına düzyazı türüyle devam ...
TAMGA YAZI İLİŞKİSİ VE TÜRK KAĞANLIK YAZITLARINDA TAMGAÇILAR
TAMGA YAZI İLİŞKİSİ VE TÜRK KAĞANLIK YAZITLARINDA TAMGAÇILAR
Tamgalar Türklerin dünyayı algılama ve anlamlandırma biçimlerinde kullanılan ve tüm yönleri ile önemli bir kimlik unsurudur. Tamgalarla ilgili araştırmalarda birçok durumlarda Tamg...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...

Back to Top