Javascript must be enabled to continue!
V. A. JUKOVSKİ’NİN BALAT TÜRÜNDEKİ ‘’LYUDMİLA’’ ADLI ESERİNİ’NİN İNCELENMESİ
View through CrossRef
İnsan, var olduğundan beri varlığın ve varoluşun mana derinliğini anlama gayreti içerisine girmiştir. Kişi, bu gayretini felsefeden mitolojiye, anatomiden psikolojiye kadar muhtelif disiplinler dâhilinde, özgün bakış açısıyla anlamlandırmaya çalışır. Edebiyat ise; insanın, varoluşunu anlama gayretinin disipline edilmiş en açık şekli olarak kabul görür. Yaşama asıl anlamını kazandıran ölüm algısı, din dışı ya da din merkezli birey ve Tanrı ilişkisi, teolojik ve sosyolojik temelde şekillenen günah-sevap, suç-ceza gibi kavramlar, boyun eğme ya da başkaldırı şeklinde bir tepki ile karşılık bulan kader idraki farklı toplumların yazın dünyasında çeşitli değerlendirmelerde temel unsur olarak kullanılmıştır. Özellikle edebiyatta, romantizm akımının getirdiği farklı bakış açıları neticesinde ve balat türünün Rus edebiyatına girmesi ile bu türde ölüm ve kadere başkaldırı temalarının işlendiği birçok örnekler verilmeye başlanmıştır. Bahsi geçen izleklerin yer aldığı ilk Rus milli balat örneklerinden biri, Vasiliy Andreyeviç Jukovski’nin “Lyudmila” (Людмила-1808) adlı eseridir. Başkahramanın kaderine boyun eğmediği ve Tanrı’ya lanet ettiği için cezalandırıldığı ilk balat türü olan bu eserin yayımlanmasının ardından, Rus edebiyatında çok sayıda benzer çalışmalar ortaya konulmaya başlanmıştır. Alman şair G. A. Bürger’in “Lenora” (1773) isimli balatından esinlenerek Rusça’ya çevrilen Lyudmila adlı eserde; genç bir kızın uzak bir ülkede savaşa gidip uzun süre dönmeyen sevgilisini beklemesi ve sevgilisinin dönmemesi üzerine Tanrı’ya ve kadere başkaldırı ve sonunda cezalandırılma hikayesi anlatılır. Bu çalışmada, Lyudmila’nın aşkı için Tanrı’ya olan inancının azalması ve cezalandırılması, kader olgusunun ele alınış biçimi ve şairin bu konulara bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.
RumeliDE Dil ve Edebiyat Arastirmalari Dergisi
Title: V. A. JUKOVSKİ’NİN BALAT TÜRÜNDEKİ ‘’LYUDMİLA’’ ADLI ESERİNİ’NİN İNCELENMESİ
Description:
İnsan, var olduğundan beri varlığın ve varoluşun mana derinliğini anlama gayreti içerisine girmiştir.
Kişi, bu gayretini felsefeden mitolojiye, anatomiden psikolojiye kadar muhtelif disiplinler dâhilinde, özgün bakış açısıyla anlamlandırmaya çalışır.
Edebiyat ise; insanın, varoluşunu anlama gayretinin disipline edilmiş en açık şekli olarak kabul görür.
Yaşama asıl anlamını kazandıran ölüm algısı, din dışı ya da din merkezli birey ve Tanrı ilişkisi, teolojik ve sosyolojik temelde şekillenen günah-sevap, suç-ceza gibi kavramlar, boyun eğme ya da başkaldırı şeklinde bir tepki ile karşılık bulan kader idraki farklı toplumların yazın dünyasında çeşitli değerlendirmelerde temel unsur olarak kullanılmıştır.
Özellikle edebiyatta, romantizm akımının getirdiği farklı bakış açıları neticesinde ve balat türünün Rus edebiyatına girmesi ile bu türde ölüm ve kadere başkaldırı temalarının işlendiği birçok örnekler verilmeye başlanmıştır.
Bahsi geçen izleklerin yer aldığı ilk Rus milli balat örneklerinden biri, Vasiliy Andreyeviç Jukovski’nin “Lyudmila” (Людмила-1808) adlı eseridir.
Başkahramanın kaderine boyun eğmediği ve Tanrı’ya lanet ettiği için cezalandırıldığı ilk balat türü olan bu eserin yayımlanmasının ardından, Rus edebiyatında çok sayıda benzer çalışmalar ortaya konulmaya başlanmıştır.
Alman şair G.
A.
Bürger’in “Lenora” (1773) isimli balatından esinlenerek Rusça’ya çevrilen Lyudmila adlı eserde; genç bir kızın uzak bir ülkede savaşa gidip uzun süre dönmeyen sevgilisini beklemesi ve sevgilisinin dönmemesi üzerine Tanrı’ya ve kadere başkaldırı ve sonunda cezalandırılma hikayesi anlatılır.
Bu çalışmada, Lyudmila’nın aşkı için Tanrı’ya olan inancının azalması ve cezalandırılması, kader olgusunun ele alınış biçimi ve şairin bu konulara bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.
Related Results
Adli Psikiyatride Bilirkişilik
Adli Psikiyatride Bilirkişilik
Adli psikiyatri, hukuki karar süreçlerinde psikiyatrik bilgi ve değerlendirmelerin kullanılmasını
sağlayan bir uzmanlık alanıdır. Bu bağlamda, adli psikiyatride bilirkişilik, adli ...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
THE IMAGE OF THE MOTHER IN THE WORKS OF ZHANG AILIN, LYUDMILA ULITSKAYA AND LYUDMILA PETRUSHEVSKAYA: A COMPARATIVE ASPECT
THE IMAGE OF THE MOTHER IN THE WORKS OF ZHANG AILIN, LYUDMILA ULITSKAYA AND LYUDMILA PETRUSHEVSKAYA: A COMPARATIVE ASPECT
В статье рассматривается воплощение образа матери в произведениях русской и китайской литературы. Цель работы - выделить сходства и различия в раскрытии образа матери в произведени...
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Dede Korkut Kitabı’ndaki üçüncü boy Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’dur. Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’nda ve Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek tiplerinde en eskisi tarihin deri...
‘Piangero La Sorte Mia Adlı Eserin Caz Balat Standartına Uyarlanması
‘Piangero La Sorte Mia Adlı Eserin Caz Balat Standartına Uyarlanması
Geç dönem barok bestecilerinden olan George Frideric Handel, Batı Sanat müziğinin gelişiminde önemli rol oynayan ve bestelediği birçok eseriyle tanınmış bir bestecidir. Bu araştırm...
VEYSÎ’NİN FÜTÛH-I MISIR ADLI ESERİ (İNCELEME-TENKİTLİ METİN)
VEYSÎ’NİN FÜTÛH-I MISIR ADLI ESERİ (İNCELEME-TENKİTLİ METİN)
Bu çalışmada Veysî’nin Futûh-ı Mısır adlı eserinin tenkitli metninin kurulması ve incelenmesi amaçlanmıştır. 17.yüzyılın önemli münşilerinden / nesir ustalarından olan Veysî’nin -b...
Nûr-nâme-i Muhammed Adlı Miraç-nâme
Nûr-nâme-i Muhammed Adlı Miraç-nâme
Klasik Türk edebiyatı bünyesinde kaleme alınan manzumeler, türlerine göre incelendiği zaman Hz. Peygamber’i methetmek için yazılan eserlerin çok fazla olduğu görülecektir. Naatlar...
Perine Muayenesi mi Kızlık Zarı İncelemesi mi
Perine Muayenesi mi Kızlık Zarı İncelemesi mi
Bir süre önce, ilk kez katıldığım adli bilimler kongresinde yer alan bir etik oturumunda konuşmak, akademisyen olarak yazarınız için doğrusu değişik bir deneyim olmuştu (1). Tıp al...

