Javascript must be enabled to continue!
Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin Kısır Döngü Ve Teselsülün İptalinde Kullandığı Burhanlar
View through CrossRef
Kısır döngü ve teselsül meselesi nedensellik konusunun bir parçasıdır. Bu iki mesele hakkında yazılan makale sayısı birkaç taneyle sınırlı olup bu çalışmalarda meseleye daha çok kelam ilmi açısından yaklaşılmıştır. Konunun öneminden dolayı Râzî’den sonra yazılan kelam kitaplarında bu konu bağımsız fasıllar içerisinde incelenmiştir. Tabâtabâî’nin felsefi olarak mensup olduğu ekolün kurucusu Molla Sadrâ, bu iki meseleyi Esfâr isimli eserinde kelamcıların burhanlarına da geniş yer vererek derinlemesine incelemiştir. Makalenin amacı Tabâtabâî üzerinden nedensellik konusuna dikkatleri çekmektir. Tabatabaî, Usûl-i felsefetü vel-menhecü’l-vâkııyye, adlı eserinde konuyla ilgili olarak Tûsî’nin burhanına da işaret etmiştir. Tabatabaî; Bidâyetü’l-hikmet ve Nihâyetü’l-hikmet adlı eserlerinde, Farabî’nin ortaya koyduğu “en kısa ve sağlam” burhan diye isimlendirilen burhan ile Aristoteles’in inşa ettiği ve İbn Sînâ’nın geliştirdiği iki taraf burhanını nakletmiştir. Bununla beraber kendisi de Sadrâ’nın geliştirdiği el-Hikmetü’l Müteâliye (Aşkın Hikmet) kaidelerine dayanarak yeni bir burhan geliştirmiştir. Tabatabaî’nin geliştirdiği burhan şöyledir: Malulün vücudu illetine nispetle bağıl (rabıt) bir vücut olup illeti olmaksızın kendi başına var olamaz. İllet ise bağımsız bir varlığa sahip olup malulü kaim kılıcıdır. Eğer ilk illet başka bir illetin malulü olursa bağımsızlığını kaybeder. Yani zincir kendi başına var olan bağımsız bir nedende sona ermezse bağımlı bir varoluş seviyesine mahkûm olur. Başka bir ifadeyle, illet ve malullerden oluşan bir zincir, kendisi malul olmayan bir illette sona ermezse varlığı bağımsız olup zinciri kaim kılacak bir nedene dayanmadığından var olamaz.
Title: Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin Kısır Döngü Ve Teselsülün İptalinde Kullandığı Burhanlar
Description:
Kısır döngü ve teselsül meselesi nedensellik konusunun bir parçasıdır.
Bu iki mesele hakkında yazılan makale sayısı birkaç taneyle sınırlı olup bu çalışmalarda meseleye daha çok kelam ilmi açısından yaklaşılmıştır.
Konunun öneminden dolayı Râzî’den sonra yazılan kelam kitaplarında bu konu bağımsız fasıllar içerisinde incelenmiştir.
Tabâtabâî’nin felsefi olarak mensup olduğu ekolün kurucusu Molla Sadrâ, bu iki meseleyi Esfâr isimli eserinde kelamcıların burhanlarına da geniş yer vererek derinlemesine incelemiştir.
Makalenin amacı Tabâtabâî üzerinden nedensellik konusuna dikkatleri çekmektir.
Tabatabaî, Usûl-i felsefetü vel-menhecü’l-vâkııyye, adlı eserinde konuyla ilgili olarak Tûsî’nin burhanına da işaret etmiştir.
Tabatabaî; Bidâyetü’l-hikmet ve Nihâyetü’l-hikmet adlı eserlerinde, Farabî’nin ortaya koyduğu “en kısa ve sağlam” burhan diye isimlendirilen burhan ile Aristoteles’in inşa ettiği ve İbn Sînâ’nın geliştirdiği iki taraf burhanını nakletmiştir.
Bununla beraber kendisi de Sadrâ’nın geliştirdiği el-Hikmetü’l Müteâliye (Aşkın Hikmet) kaidelerine dayanarak yeni bir burhan geliştirmiştir.
Tabatabaî’nin geliştirdiği burhan şöyledir: Malulün vücudu illetine nispetle bağıl (rabıt) bir vücut olup illeti olmaksızın kendi başına var olamaz.
İllet ise bağımsız bir varlığa sahip olup malulü kaim kılıcıdır.
Eğer ilk illet başka bir illetin malulü olursa bağımsızlığını kaybeder.
Yani zincir kendi başına var olan bağımsız bir nedende sona ermezse bağımlı bir varoluş seviyesine mahkûm olur.
Başka bir ifadeyle, illet ve malullerden oluşan bir zincir, kendisi malul olmayan bir illette sona ermezse varlığı bağımsız olup zinciri kaim kılacak bir nedene dayanmadığından var olamaz.
Related Results
Muhammed Hüseyin Tabâtabâî ve el-Mîzân Tefsîri
Muhammed Hüseyin Tabâtabâî ve el-Mîzân Tefsîri
Bu çalışmada Fars medeniyetinin çağdaş dönemde yetiştirdiği büyük müfessirlerden biri olan Allâme Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin hayatı ve en başta gelen eseri olan el-Mîzân fî Tef...
CELAYIRLI EMİRÜ’L-ÜMERALIĞINDAN EMİR TİMUR’UN TABİİYETİNE: EMİR ADİL AKA’NIN SERENCAMI
CELAYIRLI EMİRÜ’L-ÜMERALIĞINDAN EMİR TİMUR’UN TABİİYETİNE: EMİR ADİL AKA’NIN SERENCAMI
İlhanlı Devleti’nin yıkılışıyla birlikte Bağdat merkezli kurulan Celayırlı Devleti, Sultan Şeyh Üveys (h. 1356-1374) döneminde İlhanlıların varisi olarak onların topraklarının nere...
Nûr-nâme-i Muhammed Adlı Miraç-nâme
Nûr-nâme-i Muhammed Adlı Miraç-nâme
Klasik Türk edebiyatı bünyesinde kaleme alınan manzumeler, türlerine göre incelendiği zaman Hz. Peygamber’i methetmek için yazılan eserlerin çok fazla olduğu görülecektir. Naatlar...
Seyyid Muhammed Maʿrifî’nin Hayatı, Tarîkatı ve Eserleri
Seyyid Muhammed Maʿrifî’nin Hayatı, Tarîkatı ve Eserleri
On sekizinci asırda Osmanlı topraklarında tasavvufî faaliyetler büyük bir gelişme göstermiştir. Bu yüzyılda tasavvuf kültürü ile tekkeler birer çekim merkezi olmaya devam etmiştir....
‘Alâka Metninin Nispet Problemi
‘Alâka Metninin Nispet Problemi
Yazma eser çalışmalarının en önemli konularından biri eserin müellifine nispetinin tespitidir. Eserlerin istinsah yoluyla çoğaltıldığı zamanlarda eserin bir yerinde müellif bilgile...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
İsmâilîlik ve Neoplatonizm: Ebû Ya‘kûb es-Sicistânî Örneği
İsmâilîlik ve Neoplatonizm: Ebû Ya‘kûb es-Sicistânî Örneği
Bu çalışma Ebû Ya‘kûb es-Sicistânî'nin Yeni Eflâtuncu görüşlerini, Plotinus'un düşünceleriyle karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. 4./10. yüzyılda yaşayan Sicistânî, İsmâilîliğin...
Horacio Quiroga’nın “Yaban Balı” Öyküsünün Sembolik İmgelemi
Horacio Quiroga’nın “Yaban Balı” Öyküsünün Sembolik İmgelemi
Bu çalışmanın amacı Latin Amerika’nın önde gelen yazarlarından Horacio Quiroga’nın “Yaban Balı” isimli öyküsünü, Fransız düşünür Gilbert Durand’ın İmgelemin Antropolojik Yapıları k...

