Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

LİBASYON VE TÜRK KÜLTÜRÜNDE SAÇI GELENEĞİ: RİTÜELİSTİK UYGULAMALAR VE KÜLTÜREL PARALELLİKLER

View through CrossRef
Libasyon, antik dünyada tanrılara veya ruhlara sıvı sunulması yoluyla gerçekleştirilen dinsel bir ritüel pratiğidir. Genellikle şarap, su, süt veya yağ gibi sıvıların yere, tapınağa ya da kutsal bir nesneye dökülmesi biçiminde icra edilen bu ritüel, tanrılara minnettarlık gösterme, kurban sunma ya da duaların kabulünü talep etme amacı taşımıştır. Libasyonlar, özellikle Antik Yunan, Roma, Mısır ve diğer eski kültürlerde, dinî ve ritüel uygulamaların vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilmiştir. Antik Yunan’da şarap yaygın biçimde kullanılırken, Roma’da su ve süt gibi sıvılar da tercih edilmiştir. Antik Mısır’da ise libasyonlar güneş tanrısı Ra başta olmak üzere farklı tanrılara, şarap, süt ya da su sunularak gerçekleştirilmiştir. Hinduizm’deki puja törenlerinde de benzer biçimde çeşitli sıvılar ve maddeler tanrılara sunulmuş; bu sunular, tanrılara duyulan saygı ve minnettarlığın bir ifadesi olarak görülmüştür. Ayrıca, Eski Çin'de pirinç şarabı, Kuzey ve Orta Amerika'nın yerli kültürlerinde ise doğa güçlerine sıvı sunulması, yaygın bir ritüel pratik olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk kültüründe ise libasyonlara işlevsel ve sembolik açıdan benzeyen "saçı" geleneği bulunmaktadır. Saçı, özellikle Türklerin Şamanizm dönemi inançlarında görülen ve doğa güçleri ile ata ruhlarına saygı göstermek amacıyla gerçekleştirilen bir sunu ritüelidir. Bu uygulamada yağ, süt, içki, yemek ya da tahıl gibi maddeler ateşe, toprağa, suya, dağlara, ağaçlara ve kutsal kabul edilen diğer doğal unsurlara da sunulur veya serpilir. Bu ritüel, doğa ile insan arasındaki ilişkinin kutsallığına vurgu yaparken, aynı zamanda toplumun kolektif hafızasında doğayla uyum içinde yaşama düşüncesini pekiştirir. Saçı geleneğinde olduğu gibi, libasyonlar da doğa, tanrılar veya ruhlarla iletişim kurma, onları onurlandırma ve kutsal bir bağ kurma amacına hizmet eder. Bu çalışmada, yazılı ve arkeolojik kaynaklar ışığında Antik libasyon uygulamaları ile Türk kültüründeki saçı geleneği karşılaştırılacaktır. Bu bağlamda, her iki ritüelin toplumların dinî ve kültürel yaşamındaki yeri, işlevi ve etkileri detaylı bir şekilde incelenecek; bu ritüellerin ortak kökenleri ve farklılıkları üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunulacaktır.
Cocuk ve Genclik Edebiyati Yazarlari Dernegi
Title: LİBASYON VE TÜRK KÜLTÜRÜNDE SAÇI GELENEĞİ: RİTÜELİSTİK UYGULAMALAR VE KÜLTÜREL PARALELLİKLER
Description:
Libasyon, antik dünyada tanrılara veya ruhlara sıvı sunulması yoluyla gerçekleştirilen dinsel bir ritüel pratiğidir.
Genellikle şarap, su, süt veya yağ gibi sıvıların yere, tapınağa ya da kutsal bir nesneye dökülmesi biçiminde icra edilen bu ritüel, tanrılara minnettarlık gösterme, kurban sunma ya da duaların kabulünü talep etme amacı taşımıştır.
Libasyonlar, özellikle Antik Yunan, Roma, Mısır ve diğer eski kültürlerde, dinî ve ritüel uygulamaların vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilmiştir.
Antik Yunan’da şarap yaygın biçimde kullanılırken, Roma’da su ve süt gibi sıvılar da tercih edilmiştir.
Antik Mısır’da ise libasyonlar güneş tanrısı Ra başta olmak üzere farklı tanrılara, şarap, süt ya da su sunularak gerçekleştirilmiştir.
Hinduizm’deki puja törenlerinde de benzer biçimde çeşitli sıvılar ve maddeler tanrılara sunulmuş; bu sunular, tanrılara duyulan saygı ve minnettarlığın bir ifadesi olarak görülmüştür.
Ayrıca, Eski Çin'de pirinç şarabı, Kuzey ve Orta Amerika'nın yerli kültürlerinde ise doğa güçlerine sıvı sunulması, yaygın bir ritüel pratik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Türk kültüründe ise libasyonlara işlevsel ve sembolik açıdan benzeyen "saçı" geleneği bulunmaktadır.
Saçı, özellikle Türklerin Şamanizm dönemi inançlarında görülen ve doğa güçleri ile ata ruhlarına saygı göstermek amacıyla gerçekleştirilen bir sunu ritüelidir.
Bu uygulamada yağ, süt, içki, yemek ya da tahıl gibi maddeler ateşe, toprağa, suya, dağlara, ağaçlara ve kutsal kabul edilen diğer doğal unsurlara da sunulur veya serpilir.
Bu ritüel, doğa ile insan arasındaki ilişkinin kutsallığına vurgu yaparken, aynı zamanda toplumun kolektif hafızasında doğayla uyum içinde yaşama düşüncesini pekiştirir.
Saçı geleneğinde olduğu gibi, libasyonlar da doğa, tanrılar veya ruhlarla iletişim kurma, onları onurlandırma ve kutsal bir bağ kurma amacına hizmet eder.
Bu çalışmada, yazılı ve arkeolojik kaynaklar ışığında Antik libasyon uygulamaları ile Türk kültüründeki saçı geleneği karşılaştırılacaktır.
Bu bağlamda, her iki ritüelin toplumların dinî ve kültürel yaşamındaki yeri, işlevi ve etkileri detaylı bir şekilde incelenecek; bu ritüellerin ortak kökenleri ve farklılıkları üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunulacaktır.

Related Results

Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Kültür, birçok farklı unsurdan beslenen ve tarihsel süreç ile birlikte güçlenen bir kavramdır; bu süreç içerisinde toplumun sahip olduğu değerler kültürün birer yansıması olarak or...
ANADOLU VE ÇUVAŞ TÜRKLERİNDE KURTLA İLGİLİ İNANIŞ VE UYGULAMALAR
ANADOLU VE ÇUVAŞ TÜRKLERİNDE KURTLA İLGİLİ İNANIŞ VE UYGULAMALAR
İnsanlar, doğayı birçok canlı yanında hayvanlarla da paylaşmaktadır. Geçmişten bugüne bazı hayvanlar insanoğlunun yaşamına katkı sağlarken aynı zamanda yaşamını da kolaylaştırmıştı...
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların somut olmayan kültürel mirası; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu yani UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi, UNESCO Acil Korum...
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
KIRGIZ KÜLTÜRÜNDE DOĞUM SONRASI KIRK GÜNLÜK SÜREÇ VE KIRK ÇIKARMA RİTÜELİ
İnsan hayatının başlangıcı olan doğum, çoğunlukla mutlulukla karşılanan bir durumdur. Bununla birlikte, Türk kültüründe doğum; geçiş dönemi ritüellerinin ilk evresi olması sebebiyl...
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
Türk Kültüründe Boynuz Kültü
Türk Kültüründe Boynuz Kültü
İnsanoğlu ilk çağlardan itibaren kültürel değerlerini simgeleştirmiştir. İnançları ifade eden semboller mitolojik bağlamda kültleşen kavramların etrafında oluşmuştur. Kültler, fark...
TÜRK SİYASİ SÖYLEMİNDE LAKAPLAR
TÜRK SİYASİ SÖYLEMİNDE LAKAPLAR
Dilbilim, folklor ve kültür bilimi çalışmalarına konu olan önemli kavramlardan biri lakaplardır. Adbilimin (onomastik) alt dallarından biri olan kişi adbilimi (antroponimi) içerisi...

Back to Top