Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Irkçılığın Avrupa’daki Gelişimi ve Uluslararası Hukuka Etkisi: James Lorımer Örneğİ

View through CrossRef
Avrupa tarihinde sömürgecilik anlayışının gelişiminde önemli bir yeri olan ırkçı düşünce yapısı, medenileşme seviyesinin altında kabul edilen sömürge halklarına yönelik uygulanan ayrımcı ve dışlayıcı davranış ile tutumların arkasındaki temel motivasyon kaynağını oluşturmuştur. Hristiyanlık ve antik Yunan medeniyeti çerçevesinde şekillendiği kabul edilen Avrupa kültürünün, diğer kültürlerden ve medeniyetlerden üstünlüğünü kendine referans almış olan ırkçılık yaklaşımı Kıta’da özellikle 18. Yüzyıl’ın sonlarından itibaren etkisini hissettirmeye başlamıştır. Başta fen bilimleri alanında olmak üzere pek çok bilimsel çalışmayı da etkilemiş olan söz konusu ırkçı düşünceler, İskoçyalı bir hukukçu olan James Lorimer’in de çalışmalarında temel çıkış noktasını oluşturmuştur. Uluslararası hukukun temelde gelişmeci/ilerlemeci uluslar olarak adlandırdığı Avrupalı devletlerin hukuku olduğunu savunmuş olan Lorimer, Avrupa kıtasının dışındaki devletleri ve ulusları ise genel olarak barbar ve yabani/vahşi olarak nitelemiştir. Özelde kadın erkek eşitliğine genelde ise insanlar arasındaki eşitlik düşüncesine karşı olan Lorimer, uluslararası hukukun eril nitelikteki devletlerin bir ürünü olduğunu ve bu çerçevede insanlığın genel gelişiminin de eril bir nitelik arz ettiğini savunmuştur. Lorimer’in 19. Yüzyıl’da ortaya koyduğu söz konusu düşünceler, Avrupa’da günümüzde özellikle göçmenleri ve azınlıkları hedef alan kültürel ırkçılık yaklaşımı çerçevesinde yeniden gündeme gelmekte ve tartışılmaktadır.
Title: Irkçılığın Avrupa’daki Gelişimi ve Uluslararası Hukuka Etkisi: James Lorımer Örneğİ
Description:
Avrupa tarihinde sömürgecilik anlayışının gelişiminde önemli bir yeri olan ırkçı düşünce yapısı, medenileşme seviyesinin altında kabul edilen sömürge halklarına yönelik uygulanan ayrımcı ve dışlayıcı davranış ile tutumların arkasındaki temel motivasyon kaynağını oluşturmuştur.
Hristiyanlık ve antik Yunan medeniyeti çerçevesinde şekillendiği kabul edilen Avrupa kültürünün, diğer kültürlerden ve medeniyetlerden üstünlüğünü kendine referans almış olan ırkçılık yaklaşımı Kıta’da özellikle 18.
Yüzyıl’ın sonlarından itibaren etkisini hissettirmeye başlamıştır.
Başta fen bilimleri alanında olmak üzere pek çok bilimsel çalışmayı da etkilemiş olan söz konusu ırkçı düşünceler, İskoçyalı bir hukukçu olan James Lorimer’in de çalışmalarında temel çıkış noktasını oluşturmuştur.
Uluslararası hukukun temelde gelişmeci/ilerlemeci uluslar olarak adlandırdığı Avrupalı devletlerin hukuku olduğunu savunmuş olan Lorimer, Avrupa kıtasının dışındaki devletleri ve ulusları ise genel olarak barbar ve yabani/vahşi olarak nitelemiştir.
Özelde kadın erkek eşitliğine genelde ise insanlar arasındaki eşitlik düşüncesine karşı olan Lorimer, uluslararası hukukun eril nitelikteki devletlerin bir ürünü olduğunu ve bu çerçevede insanlığın genel gelişiminin de eril bir nitelik arz ettiğini savunmuştur.
Lorimer’in 19.
Yüzyıl’da ortaya koyduğu söz konusu düşünceler, Avrupa’da günümüzde özellikle göçmenleri ve azınlıkları hedef alan kültürel ırkçılık yaklaşımı çerçevesinde yeniden gündeme gelmekte ve tartışılmaktadır.

Related Results

OSMANLI HUKUK EĞİTİMİNDE HUKUKA GİRİŞ DERSİ VE DERS KİTAPLARI
OSMANLI HUKUK EĞİTİMİNDE HUKUKA GİRİŞ DERSİ VE DERS KİTAPLARI
Hukuk bilimi normatif yapısı, değişken ve esnek oluşu, doğrudan topluma yönelik olması ve toplumu değiştirme gücü ile diğer bilim dallarından ayrılır. Her bilim dalında olduğu gibi...
Hukuka Aykırı Delillerde Mutlak-Nispi ve Maddi-Şekli Hukuka Aykırılık Ayrımlarının Değerlendirilmesi
Hukuka Aykırı Delillerde Mutlak-Nispi ve Maddi-Şekli Hukuka Aykırılık Ayrımlarının Değerlendirilmesi
Suçun kanuni tanımına uygun olan eylemin gerçekleştirilmesinden sonra yargılama yapılması ve gerçeğin ortaya çıkarılması Ceza Muhakemesi Hukuku bilim dalının konusunu oluşturmaktad...
AZERBAYCAN’IN YUKARI KARABAĞ’DA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ANTİ-TERÖR OPERASYONU ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER (19-20 EYLÜL 2023)
AZERBAYCAN’IN YUKARI KARABAĞ’DA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ANTİ-TERÖR OPERASYONU ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER (19-20 EYLÜL 2023)
Dağlık Karabağ sorunu, Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaklaşık otuz yıldır çözülemeyen, bölgesel ve uluslararası boyutta önemli etkiler yaratan karmaşık bir mesele olarak dikkat...
Uluslararası Hukuk Sujelerine Uygulanan Yaptırımların Sınırları ve Etkileri
Uluslararası Hukuk Sujelerine Uygulanan Yaptırımların Sınırları ve Etkileri
Yaptırımlar modern diplomasinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmekle beraber Uluslararası Hukuk’ta yeterince ele alınmış bir konu değildir. Yaptırımlar hukuki dayanak ve sınırla...
Nietzsche –Avrupa ve Kültür
Nietzsche –Avrupa ve Kültür
Friedrich Nietzsche, "The Antichrist" adlı eserinde, sadece yarın sonrasının kendisine ait olduğunu belirtir, böylece bazı bireylerin ölümlerinden sonraki etkisine vurgu yapar. Ölü...
AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI KARARLARINDA AVRUPA BİRLİĞİ VATANDAŞLIĞININ SOSYAL HAKLAR BAĞLAMINDA DEĞİŞEN ROLÜ
AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI KARARLARINDA AVRUPA BİRLİĞİ VATANDAŞLIĞININ SOSYAL HAKLAR BAĞLAMINDA DEĞİŞEN ROLÜ
Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı 1992 yılında Avrupa Birliği Antlaşması (Maastricht) ile resmi olarak tanınmıştır. Birlik vatandaşlığı, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın içtihadı...
Göç, Refah ve Güvenlik İlişkileri Bağlamında Avrupa Birliği’nde Refah Şovenizmi
Göç, Refah ve Güvenlik İlişkileri Bağlamında Avrupa Birliği’nde Refah Şovenizmi
Arka Plan: Göç alan toplumlarda gerçekleşen sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik dönüşüm süreci göçmenler ile yerleşik toplum arasında çeşitli anlaşmazlıklara neden olmaktadır. İk...
Fransa'nın Afrika Sömürge Politikasında: Dil Örneği
Fransa'nın Afrika Sömürge Politikasında: Dil Örneği
Frankofon (AFRİKA) Ülkelerinde izlediği Fransız Dilini yayma politikaları çerçevesinde genç beyinleri kullanarak kara kıtayı sömürmesi konusu sosyo-politik bakış açısıyla incelenme...

Back to Top