Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Sa‘duddîn Teftazânî’de İlliyet (Nedensellik)

View through CrossRef
İlliyet ya da nedensellik genel olarak olayların veya olguların birbiriyle ilişkili ve bağlı olması, sonuçların bir nedene bağlanarak açıklanması ya da nedenlerin belirli sonuçları sürekli olarak yaratması şeklinde tanımlanan bir kavramdır. Mazisi Aristotales’e kadar uzanan bu kavram üzerine gerek klasik dönem gerekse modern zamanlarda yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır. Konuyla ilgilenen alanlardan biri olan Felsefe tarihi, sebep-sonuç arasındaki ilişkinin zorunlu olup olmadığı ve nedenlerin aynı neticelere ulaştırıp ulaştırmadığı tartışmaları üzerine yoğun bir literatüre sahiptir. Dolayısıyla konu hakkında yeterince kaynak bulunmaktadır. Filozoflar konuyu metafizik, ontoloji ve epistemoloji bağlamında ele almışlardır. Bakıldığında felsefeciler arasında konu hakkında bir konsensüs sağlanmış değildir. Örneğin ateist ve teist filozoflar illiyet konusunda farklı görüşlere sahiptirler. Bunun yanında nedensellik konusuna İslam kelâmcıları da büyük bir ilgi göstermiştir. Zamanla nedensellik kelâm ilminin de ana konularından birisi olmuştur. Böylece kelâm literatüründe nedensellik bağlamında çok önemli çalışmalar ortaya konulmuştur. Kelâmcılar genel olarak illiyet meselesinde felsefecileri muhatap alarak onlara karşı kendi argümanlarını geliştirmişlerdir. Başını Mu‘tezilî kelamcılarının çektiği kelamcıların eserlerinde nedensellikle ilgili çok önemli bir birikim mevcuttur. Eş‘arî kelâmcıları da Mu‘tezile mezhebi gibi nedensellik konusunda öne çıkmıştır. Onların illiyet anlayışı diğer kelâmi görüşleriyle uyumlu bir şekilde sunularak Allah’ın mutlak kudretini koruyan bir şekil ihtiva etmektedir. Eş‘arîlere göre kâinat, âdetullah gereği süregelen düzenli bir işleyiş içindedir. Dünyadaki her şeyin bir gayesi vardır. Bu gaye çerçevesinde Allah âdetullah gereği sebep-sonuç ilişkisini yaratmıştır. Sebep sonuç arasında bir ilişki görülmekle beraber bu zorunlu bir ilişki değildir. Yani Eş‘arî kelamcılara göre tüm sebepler bir araya gelse dahi bu sebepler bazen bir sonuca yol açmayabilir. Onlara göre sebep sonuç ilişkisi eşyanın belirli bir düzen ve silsile halinde yaratılmasında ortaya çıkan düzenli bir görüntüdür. Eş‘arîler genel olarak felsefecilerin savunduğu nedenselliği, inkârcı bilim adamlarının ürettiği bir tuzak olarak görüp Allah’ın mülkündeki gücünü azalttığı görüşündedirler. Nedensellik bağlamında hikmet denilen olguya da değinen kelâmcılar onu olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisinin anlaşılması için bir araç olarak görmektedirler. Bunu da izah etmek için âdetullahı öne sürerler. Eş‘arî kelamcılarına göre bizim olayları anlayabilmemiz için sebep sonuç ilişkisine ihtiyacımız varken Allah'ın yaratmak için sebebe ihtiyacı yoktur. Sebep-sonuç ilişkisi bağlamında açıklanan günümüz dünyasındaki gelişmeler nedenselliğe ışık tutar niteliktedir. Son asırdaki bilimsel gelişmeler evrenin belirli bir zamanda meydana geldiğine işaret etmektedir. Bakıldığında evrende bir süreklilik ve değişim gözlemlenmektedir ki kelamcılara göre bu gelişim sürekli yaratmadan başka bir şey değildir. Teftâzânî de illiyet konusunda genel olarak Eş‘arî mezhebinin görüşleri ile paralel düşünmektedir. Bu makalede Teftâzânî’nin illiyet hakkındaki görüşleri ile illiyet bağlamında ele aldığı teselsül ile ilgili kelâmî delilleri ele alınacaktır.
Title: Sa‘duddîn Teftazânî’de İlliyet (Nedensellik)
Description:
İlliyet ya da nedensellik genel olarak olayların veya olguların birbiriyle ilişkili ve bağlı olması, sonuçların bir nedene bağlanarak açıklanması ya da nedenlerin belirli sonuçları sürekli olarak yaratması şeklinde tanımlanan bir kavramdır.
Mazisi Aristotales’e kadar uzanan bu kavram üzerine gerek klasik dönem gerekse modern zamanlarda yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır.
Konuyla ilgilenen alanlardan biri olan Felsefe tarihi, sebep-sonuç arasındaki ilişkinin zorunlu olup olmadığı ve nedenlerin aynı neticelere ulaştırıp ulaştırmadığı tartışmaları üzerine yoğun bir literatüre sahiptir.
Dolayısıyla konu hakkında yeterince kaynak bulunmaktadır.
Filozoflar konuyu metafizik, ontoloji ve epistemoloji bağlamında ele almışlardır.
Bakıldığında felsefeciler arasında konu hakkında bir konsensüs sağlanmış değildir.
Örneğin ateist ve teist filozoflar illiyet konusunda farklı görüşlere sahiptirler.
Bunun yanında nedensellik konusuna İslam kelâmcıları da büyük bir ilgi göstermiştir.
Zamanla nedensellik kelâm ilminin de ana konularından birisi olmuştur.
Böylece kelâm literatüründe nedensellik bağlamında çok önemli çalışmalar ortaya konulmuştur.
Kelâmcılar genel olarak illiyet meselesinde felsefecileri muhatap alarak onlara karşı kendi argümanlarını geliştirmişlerdir.
Başını Mu‘tezilî kelamcılarının çektiği kelamcıların eserlerinde nedensellikle ilgili çok önemli bir birikim mevcuttur.
Eş‘arî kelâmcıları da Mu‘tezile mezhebi gibi nedensellik konusunda öne çıkmıştır.
Onların illiyet anlayışı diğer kelâmi görüşleriyle uyumlu bir şekilde sunularak Allah’ın mutlak kudretini koruyan bir şekil ihtiva etmektedir.
Eş‘arîlere göre kâinat, âdetullah gereği süregelen düzenli bir işleyiş içindedir.
Dünyadaki her şeyin bir gayesi vardır.
Bu gaye çerçevesinde Allah âdetullah gereği sebep-sonuç ilişkisini yaratmıştır.
Sebep sonuç arasında bir ilişki görülmekle beraber bu zorunlu bir ilişki değildir.
Yani Eş‘arî kelamcılara göre tüm sebepler bir araya gelse dahi bu sebepler bazen bir sonuca yol açmayabilir.
Onlara göre sebep sonuç ilişkisi eşyanın belirli bir düzen ve silsile halinde yaratılmasında ortaya çıkan düzenli bir görüntüdür.
Eş‘arîler genel olarak felsefecilerin savunduğu nedenselliği, inkârcı bilim adamlarının ürettiği bir tuzak olarak görüp Allah’ın mülkündeki gücünü azalttığı görüşündedirler.
Nedensellik bağlamında hikmet denilen olguya da değinen kelâmcılar onu olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisinin anlaşılması için bir araç olarak görmektedirler.
Bunu da izah etmek için âdetullahı öne sürerler.
Eş‘arî kelamcılarına göre bizim olayları anlayabilmemiz için sebep sonuç ilişkisine ihtiyacımız varken Allah'ın yaratmak için sebebe ihtiyacı yoktur.
Sebep-sonuç ilişkisi bağlamında açıklanan günümüz dünyasındaki gelişmeler nedenselliğe ışık tutar niteliktedir.
Son asırdaki bilimsel gelişmeler evrenin belirli bir zamanda meydana geldiğine işaret etmektedir.
Bakıldığında evrende bir süreklilik ve değişim gözlemlenmektedir ki kelamcılara göre bu gelişim sürekli yaratmadan başka bir şey değildir.
Teftâzânî de illiyet konusunda genel olarak Eş‘arî mezhebinin görüşleri ile paralel düşünmektedir.
Bu makalede Teftâzânî’nin illiyet hakkındaki görüşleri ile illiyet bağlamında ele aldığı teselsül ile ilgili kelâmî delilleri ele alınacaktır.

Related Results

Türkiye Pay Senedi Piyasası ve Makroekonomik Değişkenler Arasındaki İlişkiler
Türkiye Pay Senedi Piyasası ve Makroekonomik Değişkenler Arasındaki İlişkiler
Bu çalışmanın amacı Türkiye için pay senedi piyasaları ve makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu amaçla çalışmada BIST100 endeksi, tüketici fiyat endeksi ...
Kapsayıcı Büyüme Karbon Emisyonu İlişkisi: Türkiye Örneği
Kapsayıcı Büyüme Karbon Emisyonu İlişkisi: Türkiye Örneği
Bu çalışmanın amacı, 1991-2021 döneminde, Türkiye’de kapsayıcı büyüme ile karbon emisyonu arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Kapsayıcı büyümeyi ölçmek için kapsayıcı büyüme endek...
TİCARİ AÇIKLIK İLE AR-GE HARCAMALARI İLİŞKİSİ: G-20 ÜLKELERİ İÇİN AMPİRİK BİR İNCELEME
TİCARİ AÇIKLIK İLE AR-GE HARCAMALARI İLİŞKİSİ: G-20 ÜLKELERİ İÇİN AMPİRİK BİR İNCELEME
Teknoloji, ülkelerin üretim verimliliğini arttırmanın yanında uluslararası ticarette rekabet gücünü tahkim edecek bileşenlerden birisidir. Ülkeler teknolojiye ulaşmak için iki yönt...
TÜRKİYE’DE İKİZ AÇIK HİPOTEZİ: TODA-YAMAMOTO NEDENSELLİK YAKLAŞIMI / The Twin Deficit Hypothesis In Turkey: Toda-Yamamoto Causality Approach
TÜRKİYE’DE İKİZ AÇIK HİPOTEZİ: TODA-YAMAMOTO NEDENSELLİK YAKLAŞIMI / The Twin Deficit Hypothesis In Turkey: Toda-Yamamoto Causality Approach
Cari işlemler dengesi ile bütçe dengesi arasındaki ilişki uzun yıllardır süregelen bir tartışma konusudur. Geleneksel Keynesyen yaklaşım iki açığın birbiriyle ilişkili bulunduğunu ...
Türkiye’de Enflasyon Ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki (1980-2022)
Türkiye’de Enflasyon Ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki (1980-2022)
Bu çalışmada, iktisat literatüründe en çok yer edinen konularından biri olan enflasyon ve ekonomik büyüme arasında bir ilişki olup olmadığı, varsa hangi yönde olduğu Türkiye örneği...
Ekonomik Politika Belirsizliği, Turizm Gelirleri ve Döviz Kuru Arasındaki İlişki: Türkiye Örneği
Ekonomik Politika Belirsizliği, Turizm Gelirleri ve Döviz Kuru Arasındaki İlişki: Türkiye Örneği
Küresel belirsizliklerin ekonomik ve finansal göstergeler üzerindeki etkisi son yıllarda üzerine odaklanılan önemli bir araştırma sorusudur. Turizm sektörünü geliştirmek, turizm ge...
Türkiye Ekonomisi İçin Benoit Hipotezinin Geçerliliği
Türkiye Ekonomisi İçin Benoit Hipotezinin Geçerliliği
Tam kamusal mal olarak nitelendirilen savunma harcamaları, ulusal güvenliğin sağlanabilmesi için ülkelerin vazgeçemeyeceği bir unsurdur. Bu nedenle savunma harcamaları, çoğu ülkede...

Back to Top