Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Mehmed Âkif’in Vefası, Mehmed Âkif’e Vefasızlık

View through CrossRef
Araştırmamızın konusu Mehmed Âkif Ersoy’un vefa duygusu ve kendisine yapılan vefasızlıklardır. Âkif inandığı gibi yaşayan, yaşadığı gibi inanan şair, nasir, mütefekkir insanlarımızın başında gelir. Âkif’in vefası, onun şahsiyetinin, dürüstlüğünün, imanının yansımasıdır. Âkif için inançlarına, değerlerine, dostlarına vefalı olmak bir yaşama tarzıdır. Adeta Âkif, değerleri, prensipleri için yaşayan insandır. Bu yazımızda Âkif’i tanıma açısından onun vefasının yansımalarının izlerini sürmek istiyoruz. Bazı yazarların hayatları ile yazdıkları benzeşir. Mehmed Âkif Ersoy hayatı ile eseri aynı noktada duran yazarlarımızdandır. Onun bilgisi, imanı, ilmi, ahlakı, doğruluğu, vefası, vatan, millet sevgisi şiirlerine, nesirlerine de yansır. Mehmed Âkif yazdığını yaşayan, yazdığı gibi yaşayan nadir insanlardan biridir. Âkif’in karakterinin gelişmesinde ailesinin, özellikle babasının çok önemi vardır. Babası Tahir Efendi ona sadece ilim, iman değil, insanlığı da öğretmiştir. Âkif’de vatan, millet, insan, Allah sevgisi yaşadığı ortamda gelişip büyümüştür. Âkif dostlarına, sevdiklerine karşı yumuşak, şefkatli iken; din, vatan, millet düşmanlarına karşı çok şiddetlidir. O, yaşadığı dönemin, maruz kaldığı hayatın tüm sınamalarına rağmen vefa duygusunu hep yaşayan ve yaşatan insandır. Vefa onun hem şiirlerinde, hem nesirlerinde, hem de hayatında görülür. Âkif’in hayatı gibi vefası da Kur’an, hadis, icma ve iman kaynaklıdır. O vefalı bir eş, vefalı bir dost ve vefalı bir şairdir. Çünkü imanı vefayı gerektirmektedir. Bu çalışmamızda Mehmed Âkif Ersoy’un hem şiirlerinde, hem de hayatında imanî vefa anlayışını ve pratiğini ortaya çıkarmaya çalıştık. Çalışmamızın giriş bölümünde Âkif’in yetişme ortamına değindik. Daha sonra Âkif’in değerlerine karşı vefasını ele aldık. Âkif’in en büyük vefası vatanına, milletine, dinine olandır. O hayatı boyunca dur durak bilmeden vatanı ve milleti uğruna çalışmış, çabalamıştır. Onun vatan, din ve millet sevgisi sadece sözlerden, sloganlardan ibaret değildir. Âkif, Harbiye Nezareti tarafından kurulan Teşkilat-ı Mahsusa tarafından Almanya ve Arabistan’a vatan, millet için çalışmak üzere görevlendirilmiş ve gönderilmiştir. Buralarda canını dişine takarak çalışmış vatana olan bağlılığını göstermiştir. Bazı Arap aşiretleri Âkif’in gayretleri sayesinde İngiliz siyasetine alet olmaktan kurtulmuşlardır. Ayrıca Âkif, Millî Mücadeleye bizzat katılarak vatan millet sevgisini, vefasını göstermiştir. Âkif’in dine olan ilgisi, vefası çocukluk yıllarından başlayarak ölümüne kadar devam etmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde Âkif’in dostlarına karşı vefası ele alınmıştır. Bunlar arasından babası Tahir Efendi, Babanzade Ahmed Naim, Ali Şevket Hoca, Hasan Basri Çantay, Hüseyin Avni Ulaş, Fatin Gökmen Hoca, Ferid Kam Bey, Neyzen Tevfik Kolaylı, Şerif Muhiddin Targan, Hasan Rıza Efendi, Hasan Tahsin, İbrahim Bey, Yozgatlı Hacı Mahmut Efendi, Hoca Mustafa Efendi, Midhat Cemal Kuntay, Şeyh Sadi Şirazi’nin Âkif ile ilişkileri ve Âkif’in şiirlerinde geçen şekliyle bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Mehmed Âkif’in şiirlerinde işlediği vefa konuları ele alınmıştır. Bu şiirlerde özellikle vefa kelimesinin geçtiği yerler işlenmiştir. Âkif’in vefasının sadece manevi değerler ve insanlar için olmadığı, sopa, mezar gibi maddi varlıklar hakkında da olduğu görülmüştür. Bunun yanında Âkif, şiirlerinde özellikle vatan, millet din konularını vefa ile ilişkilendirmiştir. Çalışmamızın son kısmı olan dördüncü bölümde, döneminde Âkif’e yapılan vefasızlıklar ele alınmıştır. Âkif bilhassa İkinci Meclis’in kurulmasından sonra türlü vefasızlıklara uğramıştır. Çeşitli yazarlar kendisini ve şiirlerini eleştirmeye başlamışlardır. Bu bölümde yapılan bu vefasızlıklardan örnekler verilmiştir. Âkif, bu eleştirilere ve kendisine yapılan vefasızlıklara çok üzülmüş, ancak söylenenlere cevap verme imkanı da elinden alındığı için çareyi Mısır’a gitmek olarak görmüştür.
Title: Mehmed Âkif’in Vefası, Mehmed Âkif’e Vefasızlık
Description:
Araştırmamızın konusu Mehmed Âkif Ersoy’un vefa duygusu ve kendisine yapılan vefasızlıklardır.
Âkif inandığı gibi yaşayan, yaşadığı gibi inanan şair, nasir, mütefekkir insanlarımızın başında gelir.
Âkif’in vefası, onun şahsiyetinin, dürüstlüğünün, imanının yansımasıdır.
Âkif için inançlarına, değerlerine, dostlarına vefalı olmak bir yaşama tarzıdır.
Adeta Âkif, değerleri, prensipleri için yaşayan insandır.
Bu yazımızda Âkif’i tanıma açısından onun vefasının yansımalarının izlerini sürmek istiyoruz.
Bazı yazarların hayatları ile yazdıkları benzeşir.
Mehmed Âkif Ersoy hayatı ile eseri aynı noktada duran yazarlarımızdandır.
Onun bilgisi, imanı, ilmi, ahlakı, doğruluğu, vefası, vatan, millet sevgisi şiirlerine, nesirlerine de yansır.
Mehmed Âkif yazdığını yaşayan, yazdığı gibi yaşayan nadir insanlardan biridir.
Âkif’in karakterinin gelişmesinde ailesinin, özellikle babasının çok önemi vardır.
Babası Tahir Efendi ona sadece ilim, iman değil, insanlığı da öğretmiştir.
Âkif’de vatan, millet, insan, Allah sevgisi yaşadığı ortamda gelişip büyümüştür.
Âkif dostlarına, sevdiklerine karşı yumuşak, şefkatli iken; din, vatan, millet düşmanlarına karşı çok şiddetlidir.
O, yaşadığı dönemin, maruz kaldığı hayatın tüm sınamalarına rağmen vefa duygusunu hep yaşayan ve yaşatan insandır.
Vefa onun hem şiirlerinde, hem nesirlerinde, hem de hayatında görülür.
Âkif’in hayatı gibi vefası da Kur’an, hadis, icma ve iman kaynaklıdır.
O vefalı bir eş, vefalı bir dost ve vefalı bir şairdir.
Çünkü imanı vefayı gerektirmektedir.
Bu çalışmamızda Mehmed Âkif Ersoy’un hem şiirlerinde, hem de hayatında imanî vefa anlayışını ve pratiğini ortaya çıkarmaya çalıştık.
Çalışmamızın giriş bölümünde Âkif’in yetişme ortamına değindik.
Daha sonra Âkif’in değerlerine karşı vefasını ele aldık.
Âkif’in en büyük vefası vatanına, milletine, dinine olandır.
O hayatı boyunca dur durak bilmeden vatanı ve milleti uğruna çalışmış, çabalamıştır.
Onun vatan, din ve millet sevgisi sadece sözlerden, sloganlardan ibaret değildir.
Âkif, Harbiye Nezareti tarafından kurulan Teşkilat-ı Mahsusa tarafından Almanya ve Arabistan’a vatan, millet için çalışmak üzere görevlendirilmiş ve gönderilmiştir.
Buralarda canını dişine takarak çalışmış vatana olan bağlılığını göstermiştir.
Bazı Arap aşiretleri Âkif’in gayretleri sayesinde İngiliz siyasetine alet olmaktan kurtulmuşlardır.
Ayrıca Âkif, Millî Mücadeleye bizzat katılarak vatan millet sevgisini, vefasını göstermiştir.
Âkif’in dine olan ilgisi, vefası çocukluk yıllarından başlayarak ölümüne kadar devam etmiştir.
Çalışmamızın ikinci bölümünde Âkif’in dostlarına karşı vefası ele alınmıştır.
Bunlar arasından babası Tahir Efendi, Babanzade Ahmed Naim, Ali Şevket Hoca, Hasan Basri Çantay, Hüseyin Avni Ulaş, Fatin Gökmen Hoca, Ferid Kam Bey, Neyzen Tevfik Kolaylı, Şerif Muhiddin Targan, Hasan Rıza Efendi, Hasan Tahsin, İbrahim Bey, Yozgatlı Hacı Mahmut Efendi, Hoca Mustafa Efendi, Midhat Cemal Kuntay, Şeyh Sadi Şirazi’nin Âkif ile ilişkileri ve Âkif’in şiirlerinde geçen şekliyle bilgi verilmiştir.
Üçüncü bölümde Mehmed Âkif’in şiirlerinde işlediği vefa konuları ele alınmıştır.
Bu şiirlerde özellikle vefa kelimesinin geçtiği yerler işlenmiştir.
Âkif’in vefasının sadece manevi değerler ve insanlar için olmadığı, sopa, mezar gibi maddi varlıklar hakkında da olduğu görülmüştür.
Bunun yanında Âkif, şiirlerinde özellikle vatan, millet din konularını vefa ile ilişkilendirmiştir.
Çalışmamızın son kısmı olan dördüncü bölümde, döneminde Âkif’e yapılan vefasızlıklar ele alınmıştır.
Âkif bilhassa İkinci Meclis’in kurulmasından sonra türlü vefasızlıklara uğramıştır.
Çeşitli yazarlar kendisini ve şiirlerini eleştirmeye başlamışlardır.
Bu bölümde yapılan bu vefasızlıklardan örnekler verilmiştir.
Âkif, bu eleştirilere ve kendisine yapılan vefasızlıklara çok üzülmüş, ancak söylenenlere cevap verme imkanı da elinden alındığı için çareyi Mısır’a gitmek olarak görmüştür.

Related Results

Bir Cenaze ve Cülus Töreni Bağlamında İki Osmanlı Sultanı: V. Mehmed ve VI. Mehmed
Bir Cenaze ve Cülus Töreni Bağlamında İki Osmanlı Sultanı: V. Mehmed ve VI. Mehmed
27 Nisan 1909’da Sultan II. Abdülhamid Osmanlı tahtından indirilmiş ve yerine kardeşi Reşad Efendi, “Sultan V. Mehmed” olarak geçmiştir. Dokuz yıllık saltanatının ardından Sultan V...
Tanbûrî, Bestekâr Zeki Mehmed Ağa ve Bestekârı Zeki Mehmed Ağa olarak kayıtlı Hisârbûselik Saz Semâisi’nin incelenmesi
Tanbûrî, Bestekâr Zeki Mehmed Ağa ve Bestekârı Zeki Mehmed Ağa olarak kayıtlı Hisârbûselik Saz Semâisi’nin incelenmesi
Bu çalışmada, bestekâr, tanbûrî Zeki Mehmed Ağa’nın hayatı ve Muallim İsmail Hakkı Bey Külliyatı 269 nolu defterde bestekârı Zeki Mehmed Ağa olarak kayıtlı olduğu tespit edilen His...
Mehmet Akif Ersoy: Mehmet Akif Ersoy’un Kişiliği ve Benlik Sunumu
Mehmet Akif Ersoy: Mehmet Akif Ersoy’un Kişiliği ve Benlik Sunumu
Bu çalışmanın konusu Mehmet Akif Ersoy’un kişiliği ve benlik sunumu ile ilgilidir. Mehmet Akif milli mücadele gibi çetin şartların olduğu bir dönemde şiirleri, vaazları, zengin yaş...
Mehmet Akif Ersoy’un İslam Aile Hukukunun Bazı Konuları Hakkındaki Görüşleri
Mehmet Akif Ersoy’un İslam Aile Hukukunun Bazı Konuları Hakkındaki Görüşleri
Mehmet Akif Ersoy defends the necessity of a society based on Islamic principles. He also dealt with social issues through his poems. In his poetry corpus called Safahat, he gave p...
SAFAHAT’TA LÂHÛT’UN YANKISI
SAFAHAT’TA LÂHÛT’UN YANKISI
Mehmed Âkif’in Safahat’ı hem ferdin hem de cemiyetin bir aynası olmasıyla dikkat çeken önemli bir eserdir. Âkif, samimi bir vurgunun hâkim olduğu şiirlerinde toplumsal dikkatin yan...
ALİ ULVİ KURUCU’NUN ŞİİRLERİNDE MEHMET AKİF ERSOY
ALİ ULVİ KURUCU’NUN ŞİİRLERİNDE MEHMET AKİF ERSOY
Ali Ulvi Kurucu, ilk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için Mısır’a, Cami’ül-Ezher’e gitmiş, oradan Medine-i Münevvere’ye geçmiş, hayatının büyük bir bö...
Mehmed Âkif Ersoy
Mehmed Âkif Ersoy
The fact that Mehmed Âkif took Arabic lessons from his father, Tahir Efendi, who was a teacher in Fatih, at a young age is important as it shows the sources from which he was nouri...
The Importance of Lexicographic Studies in Translation of Mehmed Âkif Ersoy’s Works
The Importance of Lexicographic Studies in Translation of Mehmed Âkif Ersoy’s Works
In this article, the literary personality of Mehmed Âkif Ersoy, one of the founders of a new constitutional republic, poet, educator, ideologist of the young republic, author of th...

Back to Top