Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Bahreyn Beldelerinde Usfûrîler Emirliği

View through CrossRef
Bahreyn, İslâmiyet’in yayılmaya başladığı dönemlerde önem kazanmıştır. İsmi Zenc hareketi ve Karmatîlerle ön plana çıkan Bahreyn, daha sonra altı asır kadar tarihten silinmiş gibidir. Oysa burada Usfûrîler Emîrliği gibi bazı siyasi oluşumlar hayat bulmuştur. Kaynaklarda Bahreyn beldeleri olarak geçen Evâl Adası, Lahsâ ve Katîf şehirleri başta olmak üzere bölgede yaşanan siyasi hadiseler araştırılmak üzere beklemektedir. Çalışmamızın konusu olan Usfûrîler, Benî Âmir kabilesinden gelmektedir. Benî Âmir bölgeye sonradan yerleşmiş olup buradaki Karmatîlerle gerçekleştirdikleri askerî anlaşmalarla bölgede güçlenmiştir. Çevresindeki birçok kabilenin aksine Karmatîlerle olan olumlu münasebeti neredeyse hiç bozulmamıştır. Usfûrîler, Karmatîlerin Uyûnîler tarafından yıkılmasından sonra Uyûnîlerle de askerî anlaşmalar imzalamak istemiştir. Uyûnîler güçlü oldukları dönemde bu teklife mesafeli yaklaşsa da zayıflamaya başladıklarında Usfûrîlerle anlaşmaya mecbur kalmışlardır. Usfûrîlerin Uyûnîler karşısındaki bu başarısı kendi emîrliklerini kurmak için belki de en büyük adımdır. Uyûnîleri yıkmayı başaran Usfûrîler hızla genişleyerek bölgede kimi zaman tam bağımsız kimi zaman özerk olmak üzere yaklaşık 150 yıl söz sahibi olmuştur. Basra Körfezi’nden Hindistan’a uzanan deniz ticareti, çevrelerindeki siyasi gelişmelerin en önemli sebebidir. Arap denizleri ve Hint Okyanusu arasındaki ticaret yollarına hükmetmek hem Usfûrîlerin hem de çevresindeki siyasi yönetimlerin en önemli gayesi olmuştur. Denize mesafeli olan Moğollar dahi bölgede söz sahibi olmak için gemi inşa ettirmiş hatta zaman zaman Usfûrîlerin gemilerine ve tebaasına el koymuştur. Usfûrîlerin bölgede hâkim güçlerden olan Hürmüz Emîrliği, Moğollar, Memlükler başta olmak üzere diğer tüm emîrliklere ve devletlere karşı takip ettikleri politikaları, genel itibarıyla ekonomik çıkarları korumak ve hayatiyetlerini devam ettirmek olmuştur. Bunu, hac ve ticaret yollarını kontrol edebilme güçlerini çevrelerindeki siyasi yapılara karşı en büyük koz olarak kullanarak gerçekleştirmişlerdir. Ancak çevredeki siyasi oluşumların, kimi zaman doğrudan kimi zaman özerk olarak yönetimleri atında kendi varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bunların içerisinde başta Hürmüz Emîrliği olmak üzere Salgurlular, Moğollar, Memlükler, Tayyibîlerin isimleri geçmektedir. Önce Hürmüz Emîrliği’nin yönetimi altına giren Usfûrîler yaklaşık 20 yıl bu emîrliğe bağlı olarak varlıklarını devam ettirmeyi başarmıştır. Ardından bölgede etkisini iyiden iyiye hissettiren Moğollarla temasta olan Usfûrîler, Moğollara karşı güvensizliklerinden dolayı Memlüklerle iyi ilişkiler kurmuşlardır. Dostane ilişkiler Memlüklü Sultanı Baybars’ın vefatından sonra bozulmuştur. İlerleyen dönemlerde Memlükler bölgedeki ticaretlerinin tehlikeye girdiğini görünce aralarında Usfûrîlerin de olduğu bölge yönetimlerine iyi niyet mektubu göndermiştir. Böylece Usfûrîlerle Memlüklerin arası yeniden düzelmiştir. Usfûrîler bir yandan Moğollarla aralarında düşmanlık olan Memlüklü Sultanı Baybars’la iyi geçinirken diğer yandan da sınırları Yemen’e kadar dayanan Zafâr’daki Habûzîlerle dostane ilişkiler kurmuştur. Ancak kendi aralarındaki çekişmeler Tayyibîlerin Bahreyn adalarını, Lahsâ ve Katîf’i ele geçirmelerine neden olmuştur. 7/13. asrın başlarında bölgede hâkimiyetini arttıran Tayyibîler, Usfûrî Emîrliği’ni bir süre yönetimleri altına almış ve onlarla yaptıkları anlaşmalar gereği belli ödemeler karşılığında ihtiyaç duydukları anlarda Usfûrîleri askerî alanda kullanmışlardır. Körfez’deki deniz ticareti gelirlerini Tayyibîlere bırakan Usfûrîler bir süre daha hayatiyetlerini korumuştur. Usfûrî idarecilerin uyumlu çalışması ilerleyen yıllarda yerini çatışmalara bırakmıştır. Usfûrî ailesinde yönetimi ele geçirmek isteyen bireylerin iktidar hırslarının, dış güçlerden yardım talep edecek düzeye gelmesi emîrliğin yıkılışını hızlandırmıştır. Usfûrîler Emîrliği’nin Bahreyn’deki iktidarını araştırdığımız çalışmamızda konu hakkındaki bilgilerin sınırlı olması ve var olan bilgilerin kaynaklarda dağınık hâlde bulunması en zorlandığımız kısımdır. Çalışmamız Usfûrîler Emîrliği’nin siyasi tarihine ışık tutmayı 7-8/13-14. asırlar arasında Bahreyn beldelerindeki kapalılığı nispeten gidermeyi ve daha kapsamlı yapılacak sonraki çalışmaların önünü açmayı hedeflemiştir.
Marife Dini Arastirmalar Dergisi
Title: Bahreyn Beldelerinde Usfûrîler Emirliği
Description:
Bahreyn, İslâmiyet’in yayılmaya başladığı dönemlerde önem kazanmıştır.
İsmi Zenc hareketi ve Karmatîlerle ön plana çıkan Bahreyn, daha sonra altı asır kadar tarihten silinmiş gibidir.
Oysa burada Usfûrîler Emîrliği gibi bazı siyasi oluşumlar hayat bulmuştur.
Kaynaklarda Bahreyn beldeleri olarak geçen Evâl Adası, Lahsâ ve Katîf şehirleri başta olmak üzere bölgede yaşanan siyasi hadiseler araştırılmak üzere beklemektedir.
Çalışmamızın konusu olan Usfûrîler, Benî Âmir kabilesinden gelmektedir.
Benî Âmir bölgeye sonradan yerleşmiş olup buradaki Karmatîlerle gerçekleştirdikleri askerî anlaşmalarla bölgede güçlenmiştir.
Çevresindeki birçok kabilenin aksine Karmatîlerle olan olumlu münasebeti neredeyse hiç bozulmamıştır.
Usfûrîler, Karmatîlerin Uyûnîler tarafından yıkılmasından sonra Uyûnîlerle de askerî anlaşmalar imzalamak istemiştir.
Uyûnîler güçlü oldukları dönemde bu teklife mesafeli yaklaşsa da zayıflamaya başladıklarında Usfûrîlerle anlaşmaya mecbur kalmışlardır.
Usfûrîlerin Uyûnîler karşısındaki bu başarısı kendi emîrliklerini kurmak için belki de en büyük adımdır.
Uyûnîleri yıkmayı başaran Usfûrîler hızla genişleyerek bölgede kimi zaman tam bağımsız kimi zaman özerk olmak üzere yaklaşık 150 yıl söz sahibi olmuştur.
Basra Körfezi’nden Hindistan’a uzanan deniz ticareti, çevrelerindeki siyasi gelişmelerin en önemli sebebidir.
Arap denizleri ve Hint Okyanusu arasındaki ticaret yollarına hükmetmek hem Usfûrîlerin hem de çevresindeki siyasi yönetimlerin en önemli gayesi olmuştur.
Denize mesafeli olan Moğollar dahi bölgede söz sahibi olmak için gemi inşa ettirmiş hatta zaman zaman Usfûrîlerin gemilerine ve tebaasına el koymuştur.
Usfûrîlerin bölgede hâkim güçlerden olan Hürmüz Emîrliği, Moğollar, Memlükler başta olmak üzere diğer tüm emîrliklere ve devletlere karşı takip ettikleri politikaları, genel itibarıyla ekonomik çıkarları korumak ve hayatiyetlerini devam ettirmek olmuştur.
Bunu, hac ve ticaret yollarını kontrol edebilme güçlerini çevrelerindeki siyasi yapılara karşı en büyük koz olarak kullanarak gerçekleştirmişlerdir.
Ancak çevredeki siyasi oluşumların, kimi zaman doğrudan kimi zaman özerk olarak yönetimleri atında kendi varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Bunların içerisinde başta Hürmüz Emîrliği olmak üzere Salgurlular, Moğollar, Memlükler, Tayyibîlerin isimleri geçmektedir.
Önce Hürmüz Emîrliği’nin yönetimi altına giren Usfûrîler yaklaşık 20 yıl bu emîrliğe bağlı olarak varlıklarını devam ettirmeyi başarmıştır.
Ardından bölgede etkisini iyiden iyiye hissettiren Moğollarla temasta olan Usfûrîler, Moğollara karşı güvensizliklerinden dolayı Memlüklerle iyi ilişkiler kurmuşlardır.
Dostane ilişkiler Memlüklü Sultanı Baybars’ın vefatından sonra bozulmuştur.
İlerleyen dönemlerde Memlükler bölgedeki ticaretlerinin tehlikeye girdiğini görünce aralarında Usfûrîlerin de olduğu bölge yönetimlerine iyi niyet mektubu göndermiştir.
Böylece Usfûrîlerle Memlüklerin arası yeniden düzelmiştir.
Usfûrîler bir yandan Moğollarla aralarında düşmanlık olan Memlüklü Sultanı Baybars’la iyi geçinirken diğer yandan da sınırları Yemen’e kadar dayanan Zafâr’daki Habûzîlerle dostane ilişkiler kurmuştur.
Ancak kendi aralarındaki çekişmeler Tayyibîlerin Bahreyn adalarını, Lahsâ ve Katîf’i ele geçirmelerine neden olmuştur.
7/13.
asrın başlarında bölgede hâkimiyetini arttıran Tayyibîler, Usfûrî Emîrliği’ni bir süre yönetimleri altına almış ve onlarla yaptıkları anlaşmalar gereği belli ödemeler karşılığında ihtiyaç duydukları anlarda Usfûrîleri askerî alanda kullanmışlardır.
Körfez’deki deniz ticareti gelirlerini Tayyibîlere bırakan Usfûrîler bir süre daha hayatiyetlerini korumuştur.
Usfûrî idarecilerin uyumlu çalışması ilerleyen yıllarda yerini çatışmalara bırakmıştır.
Usfûrî ailesinde yönetimi ele geçirmek isteyen bireylerin iktidar hırslarının, dış güçlerden yardım talep edecek düzeye gelmesi emîrliğin yıkılışını hızlandırmıştır.
Usfûrîler Emîrliği’nin Bahreyn’deki iktidarını araştırdığımız çalışmamızda konu hakkındaki bilgilerin sınırlı olması ve var olan bilgilerin kaynaklarda dağınık hâlde bulunması en zorlandığımız kısımdır.
Çalışmamız Usfûrîler Emîrliği’nin siyasi tarihine ışık tutmayı 7-8/13-14.
asırlar arasında Bahreyn beldelerindeki kapalılığı nispeten gidermeyi ve daha kapsamlı yapılacak sonraki çalışmaların önünü açmayı hedeflemiştir.

Related Results

BUHARA EMİRLİĞİ’NİN İŞGALİ VE
 BOŞEVİK İHTİLALİ’NİN ETKİSİ
BUHARA EMİRLİĞİ’NİN İŞGALİ VE
 BOŞEVİK İHTİLALİ’NİN ETKİSİ
Türkistan, jeopolitik konumu ve zengin doğal kaynakları nedeniyle XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Çarlık Rusya ve İngiltere’nin, Asya hâkimiyeti ile emperyalist politikaları iç...
Dijitalleşme ve Doğal Kaynak Laneti Yaklaşımı İlişkisi: OAPEC Ülkeleri
Dijitalleşme ve Doğal Kaynak Laneti Yaklaşımı İlişkisi: OAPEC Ülkeleri
Günümüzde dijitalleşmenin yaşam kalitesini artırarak toplumların refahını yükselttiği kabul edilmektedir. Ancak dijitalleşme ve kalkınma ilişkisinin tüm ülkeler için benzer olup ol...
Kur’ân Hıfzı Hakkında İki Mesele: Hâfızların Şefaat Hakkı ve Hâfızlığın Unutulmasının Vebali
Kur’ân Hıfzı Hakkında İki Mesele: Hâfızların Şefaat Hakkı ve Hâfızlığın Unutulmasının Vebali
Allah’ın (c.c.) insanlara doğru yolu göstermek için yeryüzüne indirdiği kitapların sonuncusu ve en kapsamlısı olan Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanması asıl hedef olmakla beraber, ez...
Hayır Kurumlarının Gelirleri ve Bunların Sarf Yerleri
Hayır Kurumlarının Gelirleri ve Bunların Sarf Yerleri
Herhangi bir maddi çıkar gütmeksizin topluma hizmet sunmayı amaçlayan ve gönüllülük esasına dayanan yapılar, hayır kurumları/müesseseleri olarak isimlendirilmiştir. Tarihi süreçte ...
Mimari Estetik Değerlendirme Ve Kapsayıcı Sanal Gerçeklik
Mimari Estetik Değerlendirme Ve Kapsayıcı Sanal Gerçeklik
Doğası gereği yapılı çevre insanları kendi üç boyutlu boşluğuna sokar ve bu nedenle onlara özel ve üç boyutlu estetik deneyimler sağlar. Bu deneyimler, bilinen görsel sanat eserler...
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
İran Kaynaklarına Göre Kerim Han Zend-Osmanlı Mücadelesi (1774-1779)
Bu çalışmada Kerim Han Zend (1751-1779) ile Osmanlı Devleti arasındaki mücadele İran kaynaklarına, özellikle Zend dönemi kroniklerine dayanılarak incelenmiştir. Osmanlı Devleti’nin...
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Sahâbî Urve b. Mes‘ûd es-Sekafî’nin Hayatı
Hz. Peygamber’in sahâbîlerinden bir tanesi Tâifli Sakîf kabilesinden Urve b. Mes‘ûd’dur. O, kabilesinin en önde gelenlerinden birisidir. O, Sakîf kabilesinin Ahlâf koluna mensuptur...

Back to Top