Javascript must be enabled to continue!
Kuruluşundan Bugüne Türkiye Cumhuriyeti’nin Dış Borçlanma Serüveni
View through CrossRef
Borçlanma, ülkelerin kendi kaynaklarının yeterli olmadığı durumlarda bir zorunluluk unsuru olmakla birlikte bazen de bir ekonomi politikası aracı olarak kullanılmaktadır. Ülkelerin borçlanırken dikkat etmesi gereken temel konu borçlanmanın Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranıdır. Bu oran belli bir seviyeyi aştığında ülke ekonomisi borç yönetiminde sorunlar yaşar. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler kalkınma için borçlanmaya başvurmaktadır. Ancak gelişmekte olan ülkeler iç kaynaklarının yetersizliği nedeniyle daha fazla dış borçlanmaya ihtiyaç duymaktadır. Dış borçlar ülkeleri ekonomik ve sosyal olarak etkilemektedir.
Çalışmanın amacı, kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin dış borç politikasını ve sonuçlarını analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışmada öncelikle devlet borçlanmasının teorik yönleri incelenmiş, ardından dış borç kavramı, türleri ve nedenlerine değinilmiştir. Son olarak, Türkiye'de dış borçların gelişimi Cumhuriyet dönemi (1923-1946), Planlı Kalkınma öncesi dönem (1946-1960), Planlı Kalkınma dönemi (1960-1980), 1980-2000 ve 2000'den günümüze ayrı ayrı analiz edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye özellikle kuruluş yıllarında dış borçlanmaya fazla başvurmamıştır. 1950 sonrası dönem ise dış borçlanmaya en çok başvurulan dönem olmuştur. Petrol Krizi ve Kıbrıs Barış Harekâtı gibi ekonomik ve siyasi durumlar dış borç stokunu artırmıştır. 1980 sonrasında sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte ülkedeki dış borç miktarı daha da artmıştır. Dış borçlardaki artış ülkenin 1994 yılında krize girmesine neden olmuştur. 2001 krizinden sonra güçlü ekonomiye geçiş programı ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile borç yönetiminde kontrol sağlanmıştır. Türkiye'de borçlar sürdürülebilir hale gelmiştir. Ancak 2008 Küresel Ekonomik krizi sonrasında küresel piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmeler, Türkiye'nin yeni borç almak yerine eski borçlarını ödemesine neden olmuştur. Son yıllarda yaşanan kur atakları ve Covid-19 krizi sonrasında özel sektörün borç miktarı azalmış, kamunun payı artmıştır. Bu çalışmada ele alınan çeşitli gösterge rasyolarına göre Türkiye'nin dış borç göstergeleri hala olumlu sinyaller vermemektedir.
Title: Kuruluşundan Bugüne Türkiye Cumhuriyeti’nin Dış Borçlanma Serüveni
Description:
Borçlanma, ülkelerin kendi kaynaklarının yeterli olmadığı durumlarda bir zorunluluk unsuru olmakla birlikte bazen de bir ekonomi politikası aracı olarak kullanılmaktadır.
Ülkelerin borçlanırken dikkat etmesi gereken temel konu borçlanmanın Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranıdır.
Bu oran belli bir seviyeyi aştığında ülke ekonomisi borç yönetiminde sorunlar yaşar.
Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler kalkınma için borçlanmaya başvurmaktadır.
Ancak gelişmekte olan ülkeler iç kaynaklarının yetersizliği nedeniyle daha fazla dış borçlanmaya ihtiyaç duymaktadır.
Dış borçlar ülkeleri ekonomik ve sosyal olarak etkilemektedir.
Çalışmanın amacı, kuruluşundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin dış borç politikasını ve sonuçlarını analiz etmektir.
Bu doğrultuda çalışmada öncelikle devlet borçlanmasının teorik yönleri incelenmiş, ardından dış borç kavramı, türleri ve nedenlerine değinilmiştir.
Son olarak, Türkiye'de dış borçların gelişimi Cumhuriyet dönemi (1923-1946), Planlı Kalkınma öncesi dönem (1946-1960), Planlı Kalkınma dönemi (1960-1980), 1980-2000 ve 2000'den günümüze ayrı ayrı analiz edilmiştir.
Sonuç olarak, Türkiye özellikle kuruluş yıllarında dış borçlanmaya fazla başvurmamıştır.
1950 sonrası dönem ise dış borçlanmaya en çok başvurulan dönem olmuştur.
Petrol Krizi ve Kıbrıs Barış Harekâtı gibi ekonomik ve siyasi durumlar dış borç stokunu artırmıştır.
1980 sonrasında sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte ülkedeki dış borç miktarı daha da artmıştır.
Dış borçlardaki artış ülkenin 1994 yılında krize girmesine neden olmuştur.
2001 krizinden sonra güçlü ekonomiye geçiş programı ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile borç yönetiminde kontrol sağlanmıştır.
Türkiye'de borçlar sürdürülebilir hale gelmiştir.
Ancak 2008 Küresel Ekonomik krizi sonrasında küresel piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmeler, Türkiye'nin yeni borç almak yerine eski borçlarını ödemesine neden olmuştur.
Son yıllarda yaşanan kur atakları ve Covid-19 krizi sonrasında özel sektörün borç miktarı azalmış, kamunun payı artmıştır.
Bu çalışmada ele alınan çeşitli gösterge rasyolarına göre Türkiye'nin dış borç göstergeleri hala olumlu sinyaller vermemektedir.
Related Results
Türkiye’nin Dış Politikası Yeni Eğilimleri, Yeni Yönelimleri, Yeni Yaklaşımlar
Türkiye’nin Dış Politikası Yeni Eğilimleri, Yeni Yönelimleri, Yeni Yaklaşımlar
Türk dış politikası Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren
bazı temel ilkeler çerçevesinde şekillenmiştir. Batıcılık ve statükoculuk
olarak en başta gelen bu temel ilkeler zaman zaman...
Afrika’nın Değişen Jeopolitiğinde Türkiye’nin Rolü
Afrika’nın Değişen Jeopolitiğinde Türkiye’nin Rolü
ÖZ: Türkiye dış politikasında önemli bir noktada bulunan Afrika’nın tarihsel süreç içerisinde jeopolitik açıdan yaşadığı değişimlerin geniş bir çerçeve içerisinde yeniden analiz ed...
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DIŞ POLİTİKASINA GENEL BAKIŞ 1923-1960
1923-1938 Atatürk dönemi dış politikasını bağlantısız bir dış politika diye nitelendirebiliriz. Bu dönemde Türkiye hiçbir büyük güce kendisini bağımlı hissetmemiştir. Zaten dünya e...
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Araştırmaları Açısından Hilâl-i Ahmer Mecmuası
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Araştırmaları Açısından Hilâl-i Ahmer Mecmuası
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi araştırmalarında süreli yayınlar önemli bir yere sahiptir. Özellikle dönemine tanıklık eden, kurumsal ve birinci elden kaynak olarak değerlendirilebilece...
İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, binlerce yıllık bir tarihi birikimin ve kurulduğu Türkiye coğrafyasında da bin yıllık vatanlaştırma tecrübesine ait bir sonucun teşekkülüdür. Bu itibar...
Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Gidilen Süreçte Nihat Erim ve Kıbrıs (1956-1960)
Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Gidilen Süreçte Nihat Erim ve Kıbrıs (1956-1960)
Bu
çalışma İngiltere’nin 1950’li yıllarda Kıbrıs’tan çekilmek üzere aldığı karar
sonrasında Nihat Erim’in Türkiye’nin Kıbrıs politikası konusunda yürüttüğü
çalışmaları ele almaktad...
Orman Ürünlerinin Endüstri-İçi Ticaretinin Analizi: Türkiye Örneği
Orman Ürünlerinin Endüstri-İçi Ticaretinin Analizi: Türkiye Örneği
Endüstri-içi ticaret (EİT), ülkeler arasında gerçekleşen dış ticaretin aynı veya benzer ürün gruplarında iki yönlü gerçekleşip gerçekleşmediği hakkında bilgi vermektedir. EİT anali...
ARİF BAYTIN’IN VEKİL SEÇİLME SÜRECİ
ARİF BAYTIN’IN VEKİL SEÇİLME SÜRECİ
Mustafa Kemal’in
liderliğinde yürütülen Milli Mücadele neticesinde Türk milleti bağımsızlığını
kazandı ve yeni Türk devletinin temelleri atıldı. İlerleyen süreçte ise
devletin yöne...

