Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Ömer Seyfettin’in Bahar ve Kelebekler Hikâyesinde Kültürel Unutkanlık/Amnezi

View through CrossRef
Unutma belleğin canlı ve dinamik gücü, anı ise sadece ürünüdür. Bu nedenle unutma kültürünün paradokslarının çok iyi araştırılması gerekir. Bireyin toplumun ötekisi olmayı tercih ederek unutmaya sığınması, bireysel olduğu kadar siyasi, sosyal, dinî, tarihî gibi pek çok şartları da beraberinde getirir. Unutma, unutturma, zorlama, baskılama, sindirme gibi egemen gücün politikaları bireyleri ‘alzheimer kurbanları’na dönüştürerek milli kimlik şuuru, tarih bilinci ve kültürel değerleri yok eder. Bu nedenle farklı disiplinler, son yıllarda toplumların yok olma tehlikesine karşı bellek çalışmalarına ağırlık vermektedir. Bireylerin ve toplumların varlıklarını sürdürebilmesi için belleğe ihtiyaç vardır. Özellikle tarih ve geçmişle bağ kurmak, nesiller arasındaki kültürel aktarımı kolaylaştırmak belleğin en önemli görevlerinden biridir. Belleğin hatırlama üzerine kurulu bu görevi toplumsal etkiye nasıl açıksa unutmak da en az hatırlamak kadar bu etkiye açıktır. Toplumların daha az hatırladığı ve zamanın çizgisine yenik düşmek zorunda kaldığı modern dönemde sosyal/kültürel amnezi bireylerin köksüz, bağsız ve geçmişini bastırarak unutmayı tercih etmelerine neden olmuştur. Kültürel amnezi dış hasar veya travmanın neden olduğu, bir toplumun köklerini, kültürünü ve kimliğiyle olan bağını unutturmaya zorlayan bir tür hastalıktır. Bir zamanlar bir bütün olarak bir topluluk tarafından benimsenen ancak şimdi unutulan ve yerini farklı ideallere bırakan bu süreç, nesiller arasındaki bağı koparıp bambaşka bir topluma dönüşmeyi beraberinde getirir. Ömer Seyfettin’in Bahar ve Kelebekler hikâyesi birbirinden tamamen kopuk iki neslin çatışması üzerine kuruludur. Hikâyede yaklaşık üç kuşağa tanıklık etmiş büyük nine ve onun torununun torunu olan genç kız, eski ve yeni Türk kadınını sembolik düzlemde temsil ederek her iki neslin birbirinden tamamen kopuk ve yabancı olduğu gerçeğini ortaya koymaktadırlar. Çalışmada her iki nesil üzerinden hatırlama ve unutma kültürünün etkisi tartışılacaktır.
SOYLEM Filoloji Dergisi
Title: Ömer Seyfettin’in Bahar ve Kelebekler Hikâyesinde Kültürel Unutkanlık/Amnezi
Description:
Unutma belleğin canlı ve dinamik gücü, anı ise sadece ürünüdür.
Bu nedenle unutma kültürünün paradokslarının çok iyi araştırılması gerekir.
Bireyin toplumun ötekisi olmayı tercih ederek unutmaya sığınması, bireysel olduğu kadar siyasi, sosyal, dinî, tarihî gibi pek çok şartları da beraberinde getirir.
Unutma, unutturma, zorlama, baskılama, sindirme gibi egemen gücün politikaları bireyleri ‘alzheimer kurbanları’na dönüştürerek milli kimlik şuuru, tarih bilinci ve kültürel değerleri yok eder.
Bu nedenle farklı disiplinler, son yıllarda toplumların yok olma tehlikesine karşı bellek çalışmalarına ağırlık vermektedir.
Bireylerin ve toplumların varlıklarını sürdürebilmesi için belleğe ihtiyaç vardır.
Özellikle tarih ve geçmişle bağ kurmak, nesiller arasındaki kültürel aktarımı kolaylaştırmak belleğin en önemli görevlerinden biridir.
Belleğin hatırlama üzerine kurulu bu görevi toplumsal etkiye nasıl açıksa unutmak da en az hatırlamak kadar bu etkiye açıktır.
Toplumların daha az hatırladığı ve zamanın çizgisine yenik düşmek zorunda kaldığı modern dönemde sosyal/kültürel amnezi bireylerin köksüz, bağsız ve geçmişini bastırarak unutmayı tercih etmelerine neden olmuştur.
Kültürel amnezi dış hasar veya travmanın neden olduğu, bir toplumun köklerini, kültürünü ve kimliğiyle olan bağını unutturmaya zorlayan bir tür hastalıktır.
Bir zamanlar bir bütün olarak bir topluluk tarafından benimsenen ancak şimdi unutulan ve yerini farklı ideallere bırakan bu süreç, nesiller arasındaki bağı koparıp bambaşka bir topluma dönüşmeyi beraberinde getirir.
Ömer Seyfettin’in Bahar ve Kelebekler hikâyesi birbirinden tamamen kopuk iki neslin çatışması üzerine kuruludur.
Hikâyede yaklaşık üç kuşağa tanıklık etmiş büyük nine ve onun torununun torunu olan genç kız, eski ve yeni Türk kadınını sembolik düzlemde temsil ederek her iki neslin birbirinden tamamen kopuk ve yabancı olduğu gerçeğini ortaya koymaktadırlar.
Çalışmada her iki nesil üzerinden hatırlama ve unutma kültürünün etkisi tartışılacaktır.

Related Results

GENÇ KALEMLER SONRASI ÖMER SEYFETTİN’İN DİL VE MİLLÎ EDEBİYAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
GENÇ KALEMLER SONRASI ÖMER SEYFETTİN’İN DİL VE MİLLÎ EDEBİYAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
Yeni Lisan hareketinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ömer Seyfettin, dilin sadeleşmesi yolunda attığı adımlar ve koyduğu esaslarla, Tanzimat’tan beri bütün edip ve şairleri...
Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Anadolu’da Kültürel Mirasını Koruyan Pomaklar: Sosyo-Kültürel Yaşantıları Üzerine Bir Araştırma
Kültür, birçok farklı unsurdan beslenen ve tarihsel süreç ile birlikte güçlenen bir kavramdır; bu süreç içerisinde toplumun sahip olduğu değerler kültürün birer yansıması olarak or...
Ömer Seyfettin in the Light of Memories
Ömer Seyfettin in the Light of Memories
Türk dilinin sadeleşmesine yönelik çalışmalarıyla öne çıkan yazar Ömer Seyfettin, edebiyat tarihlerinde ismi geçen bir şahsiyet olduğu kadar anı türündeki eserlerde de adından söz ...
BİR KÜLTÜREL-YARATICI ENDÜSTRİ MODELİ OLARAK SÜMERBANK NAZİLLİ BASMA FABRİKASI
BİR KÜLTÜREL-YARATICI ENDÜSTRİ MODELİ OLARAK SÜMERBANK NAZİLLİ BASMA FABRİKASI
Kültürel miras yönetimi, uluslararası literatürde uzun bir süredir çalışılmakla birlikte ülkemizde son yıllarda dikkat çekmiş bir alandır. Mirasın yönetimi meselesi, doğal olarak, ...
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların Somut Olmayan Kültürel Mirası Üzerine Değerlendirmeler
Uygurların somut olmayan kültürel mirası; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu yani UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi, UNESCO Acil Korum...
ÖMER SEYFETTİN, ÇOCUKLUK ve ÖTEKİ “İmgebilimsel Bir Yaklaşım”
ÖMER SEYFETTİN, ÇOCUKLUK ve ÖTEKİ “İmgebilimsel Bir Yaklaşım”
Sevgili Okuyucular,rnrnBu çalışma, Ömer Seyfettin'in Ant, Kaşağı, Falaka, İlk Cinayet ve İlk Namaz adlı öykülerinde belirginleşen çocukluk, hafıza, kimlik ve “öteki” temalarını ayr...
Ruhsal Travmanın Edebiyat Yoluyla Aktarımı: Ömer Seyfettin ve Beyaz Lale
Ruhsal Travmanın Edebiyat Yoluyla Aktarımı: Ömer Seyfettin ve Beyaz Lale
Ömer Seyfettin (1884-1920) wrote the "White Tulip" story in 1912. As in almost all the stories of the author, the “White Tulip” carries the traces of the social and political struc...
GELENEKSEL MESLEK BAĞLAMINDA UYGURLARDA KUYU/KANAL/KARIZ KAZICILAR
GELENEKSEL MESLEK BAĞLAMINDA UYGURLARDA KUYU/KANAL/KARIZ KAZICILAR
Türk kültür tarihinde, teknolojinin kol gücüne dayalı olup daha ilkel yöntem ve tekniklerle gerçekleştirildiği zamanlarda sosyal gerçekliğin bir sonucu olarak gelişen meslek kollar...

Back to Top