Javascript must be enabled to continue!
Charles Texier’nin İstanbul Görünümleri
View through CrossRef
Charles Texier 19. yüzyılda Fransa’nın Doğu keşiflerinin görevlisi olarak Anadolu’yu ziyaret eden seyyahlardan biridir. 1833’te İstanbul üzerinden Anadolu’ya geçmiş, yaklaşık 4 yıl süren doğu seferinde aralıklarla İstanbul’da bulunmuş, bu süre zarfında kente ilişkin gözlemler yaparak bunları resmetmiştir. Oryantalizm etkisinden tam olarak kurtulamamış olsa da Texier’nin gözlem ve çizimleri çoğunlukla bilimsel metotlara dayanmaktadır. Çalışmaları öncü nitelikte olmasına rağmen özellikle Osmanlı sanatına ilişkin çizimleri, bunlar hakkında yazdığı raporlar ve makaleleri bir araya getiren bir monografi olmadığı için dönemin Avrupa kültür ve bilim çevresinde bu çalışmaların etkisi sınırlı kalmıştır. Dahası, aradan yaklaşık 190 yıl geçmesine rağmen bu çalışmalar özellikle ülkemizde çok az araştırmacı tarafından bilinmektedir ve henüz Texier’nin özellikle İstanbul’daki Bizans, İslam ve Osmanlı sanatına ilişkin yorumları hakkında bir çalışma yapılmamıştır. O, yayınlanmış eserleri dolayısıyla, daha çok Anadolu’daki Roma-Bizans sanatıyla ilişkilendirilmiş, Hitit kenti Hattuşa’yı ilk keşfeden kişi olarak ünlenmiştir. Bu yazı gezgin, mimar, arkeolog ve iyi bir bilim adamı olan Texier’nin yayınlatma şansı bulamadığı İstanbul ve anıtlarına dair yazdığı yazıları ve çizdiği görselleri, gezisinin hedefleri bağlamında tanıtmayı amaçlamaktadır.
Suleyman Demirel Universitesi Fen-Edebiyat Fakultesi Sosyal Bilimler Dergisi
Title: Charles Texier’nin İstanbul Görünümleri
Description:
Charles Texier 19.
yüzyılda Fransa’nın Doğu keşiflerinin görevlisi olarak Anadolu’yu ziyaret eden seyyahlardan biridir.
1833’te İstanbul üzerinden Anadolu’ya geçmiş, yaklaşık 4 yıl süren doğu seferinde aralıklarla İstanbul’da bulunmuş, bu süre zarfında kente ilişkin gözlemler yaparak bunları resmetmiştir.
Oryantalizm etkisinden tam olarak kurtulamamış olsa da Texier’nin gözlem ve çizimleri çoğunlukla bilimsel metotlara dayanmaktadır.
Çalışmaları öncü nitelikte olmasına rağmen özellikle Osmanlı sanatına ilişkin çizimleri, bunlar hakkında yazdığı raporlar ve makaleleri bir araya getiren bir monografi olmadığı için dönemin Avrupa kültür ve bilim çevresinde bu çalışmaların etkisi sınırlı kalmıştır.
Dahası, aradan yaklaşık 190 yıl geçmesine rağmen bu çalışmalar özellikle ülkemizde çok az araştırmacı tarafından bilinmektedir ve henüz Texier’nin özellikle İstanbul’daki Bizans, İslam ve Osmanlı sanatına ilişkin yorumları hakkında bir çalışma yapılmamıştır.
O, yayınlanmış eserleri dolayısıyla, daha çok Anadolu’daki Roma-Bizans sanatıyla ilişkilendirilmiş, Hitit kenti Hattuşa’yı ilk keşfeden kişi olarak ünlenmiştir.
Bu yazı gezgin, mimar, arkeolog ve iyi bir bilim adamı olan Texier’nin yayınlatma şansı bulamadığı İstanbul ve anıtlarına dair yazdığı yazıları ve çizdiği görselleri, gezisinin hedefleri bağlamında tanıtmayı amaçlamaktadır.
Related Results
Osmanlı Dönemi Arap Edebiyatı Seyahatnamelerinde İstanbul
Osmanlı Dönemi Arap Edebiyatı Seyahatnamelerinde İstanbul
İstanbul Osmanlı Devleti’nin siyasi, idari ve kültür başkenti olduktan sonra Osmanlı’nın Arap vilayetlerinde yaşayan milletler, resmî işlerini yapabilmek veya devlet yöneticileriyl...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî’nin Usûl Anlayışı Üzerine
Mâzerî et-Temimî (ö. 536/1141) Endülüs’ün düşmesinden önce Kuzey Afrika’da yaşamış son fakihlerdendir. Malikî fıkhının usûl-i fıkıh yapısının oluşumunda önemli dönüm noktası olarak...
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Yeni Sayı: Cilt 23 Sayı 3 (Felsefe ve Din Bilimleri Özel Sayısı)
Gayretimin bir kısmı bilim dünyasına hizmet, ama diğer çok mühim bir gayesi ise; koskoca bir İslam aleminin yitirmiş olduğu kendine hürmeti, güveni ve insanlık tarihindeki yerini h...
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
OSMANLI DEVLETİ’NİN İKAMET ELÇİLİĞİNE UYUM SÜRECİNDE MEHMED SAİD GALİB EFENDİ’NİN FRANSA ELÇİLİĞİ (1802-1803)
Kanuni Sultan Süleyman dönemi itibarıyla resmen başlamış olan Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri, XVIII. yüzyıla kadar çoğunlukla Fransa’nın İstanbul’da bulunan elçileri vasıtas...
Yakup Kadri’nin İkdam’daki Yazılarında İstanbul Tasavvuru
Yakup Kadri’nin İkdam’daki Yazılarında İstanbul Tasavvuru
Yakup Kadri’nin sanat ve fikir hayatının dönüm noktalarından birini oluşturan bir sürecin ürünü olan İkdam’daki yazıları arasında İstanbul’la ilgili olanlar son derece dikkat çekic...
19. Yüzyıl Sonu İstanbul’unda Bir “Arka Plan” Mimarı: Annibale Rigotti
19. Yüzyıl Sonu İstanbul’unda Bir “Arka Plan” Mimarı: Annibale Rigotti
Tanzimat Dönemi’nin modernleşme çalışmaları paralelinde, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Osmanlı Devleti’nde İtalyan mimarların çoğalmaya başladığı gözlemlenmektedir. Bu m...
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
SIRA DIŞI BİR OSMANLI BÜROKRATI: KAPTAN-I DERYA SEYYİD ABDULLAH RAMİZ PAŞA (?-1813)
Kaptan-ı Derya Seyyid Abdullah Ramiz Paşa Kırım’ın köklü ulema ailelerinden birine mensuptur. Osmanlı Devleti’nin Ruslar karşısında aldığı ağır yenilgi sonrasında imzaladığı Küçük ...

