Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

AHMET CEVAT EMRE’NİN YURTDIŞI FAALİYETLERİNE BİR BAKIŞ (1920-1922)

View through CrossRef
Ahmet Cevat Emre, 1 Eylül 1876-10 Aralık 1961 tarihleri arasında yaşayan Cumhuriyet Dönemi’ne Geçiş Dönemi aydınlarından biridir. Yıldız Hanım ve Hasan Hulki Bey’in tek çocuğu olan Ahmet Cevat Emre Girit’in Resmo şehrinde dünyaya gelmiştir. 1897’de Harbiye Askeri Mektebi ikinci sınıf öğrencisiyken İttihatçı arkadaşı Mahir Sait Pekman’a yardım etmesi nedeniyle II. Abdülhamit tarafından yetmiş sekiz İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi ile birlikte Trablusgarp’a sürülmüştür. Sürgün hayatı, on bir sene sürmüştür. II. Meşrutiyet ile birlikte İstanbul’da gazetecilik; daha sonra 1910 yılında Satı Bey, Tevfik Fikret, Mustafa Suphi ve Ruşen Eşref gibi isimlerle birlikte Dârülmuallimîn-i Âliye’de öğretmenlik yapmıştır. Meşrutiyet yıllarında okullarda okutulan üç gramer kitabından biri olan “Lisan-ı Osmani” adlı eseriyle “Gramerci Cevat” lakabını almıştır. Sürgün hayatından itibaren düşünce yapısında değişimler gözlemlenen Ahmet Cevat Bey, Balkan Savaşları ile Osmanlıcılık akımı çerçevesinde “Balkan Mezalimi Neşri Vesaik Cemiyeti” fahri sekreteri olarak Türk halkına yapılan zulümleri Batılı devletlere anlatmak amacıyla Avrupa’ya gitmiş ve orada beklediği etkiyi alamayınca emperyalizme savaş açmıştır. Bu sırada İngiliz istihlak kooperatiflerinden de etkilenmiştir. Birinci Dünya Savaşı yılları ile ilgili hakkında detaylı bilgiler olmasa da 1914-1918 yıllarında yirmi dokuz adet okul kitap yazmıştır. Ahmet Cevat Emre, Mütareke Dönemi’nde Mustafa Kemal’in başarılarını gözlemlerken Mütareke sonrasında İstanbul’da yapılan mitinglere katılmıştır. Matbuat Cemiyeti üyesi olarak Akşam ve Tasvir-i Efkâr gibi gazetelerde İtilaf Devletleri karşıtı yazılar yazmıştır. Ayrıca Akşam gazetesinde “Atimiz İçin” başlıklı İttihat ve Terakki yönetimi ve Enver Paşa hakkında eleştirel yazılar yazmıştır. Mehmet Asım Us ile yazdığı “Anadolu Yavrusunun Kitabı”nı satmak amacıyla Bakü ve Moskova’ya gitmiştir. İstanbul’da İtilaf Devletleri tarafından aranırken, Bakü’de Enver Paşa hakkında yazdığı yazılar nedeniyle Talat Paşa tarafından İngiliz casusu olarak tutuklanmak istemiştir. Bu nedenle Dârülmuallimîn-i Âliye’den tanıştığı Mustafa Suphi’nin yanına sığınmış ve Türkiye Komünist Partisi’nde çalışmaya başlamıştır. Ahmet Cevat Emre, Mayıs 1928’den itibaren Mustafa Kemal Atatürk ile dil devrimlerinin inşasında da büyük rol oynamıştır. Ölümünden beş sene sonra “Tarih Dünyası” dergisi sahibi Niyazi Ahmet Banoğlu tarafından değiştirilerek yayımlanan “920 Moskova’sında Türk Komünistleri” adlı hatıraları gündem olmuştur. Bu çalışmada, Ahmet Cevat Bey’in değiştirildiği tespit edilen Moskova hatıraları, döneme ait ilgili resmî kaynaklar ve mevcut argümanlar çerçevesinde incelenip ele alınarak eksik kısımların tamamlanması amaçlanmaktadır. Ahmet Cevat Bey’in Moskova hatıraları incelendiğinde bazı tarih hataları olmakla birlikte başlıca olayların seyrinin doğru gittiği, komünizm faaliyetlerinin ise resmî kaynaklarla karşılaştırıldığında hatıralarda yer almadığı ve bazı önemli olaylara tam olarak değinilmediği anlaşılmıştır. Bu amaçla Ahmet Cevat Emre’nin Bakü ve Moskova’da bulunduğu süre içindeki faaliyetlerine, resmî kaynaklara göre TKP faaliyetlerine ve Niyazi Nazif Tepedelenlioğlu’nun Ahmet Cevat Emre ile ilgili yaşadığı bir hatıraya yer verilerek döneme katkı sunulmaya çalışılacaktır.
Title: AHMET CEVAT EMRE’NİN YURTDIŞI FAALİYETLERİNE BİR BAKIŞ (1920-1922)
Description:
Ahmet Cevat Emre, 1 Eylül 1876-10 Aralık 1961 tarihleri arasında yaşayan Cumhuriyet Dönemi’ne Geçiş Dönemi aydınlarından biridir.
Yıldız Hanım ve Hasan Hulki Bey’in tek çocuğu olan Ahmet Cevat Emre Girit’in Resmo şehrinde dünyaya gelmiştir.
1897’de Harbiye Askeri Mektebi ikinci sınıf öğrencisiyken İttihatçı arkadaşı Mahir Sait Pekman’a yardım etmesi nedeniyle II.
Abdülhamit tarafından yetmiş sekiz İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi ile birlikte Trablusgarp’a sürülmüştür.
Sürgün hayatı, on bir sene sürmüştür.
II.
Meşrutiyet ile birlikte İstanbul’da gazetecilik; daha sonra 1910 yılında Satı Bey, Tevfik Fikret, Mustafa Suphi ve Ruşen Eşref gibi isimlerle birlikte Dârülmuallimîn-i Âliye’de öğretmenlik yapmıştır.
Meşrutiyet yıllarında okullarda okutulan üç gramer kitabından biri olan “Lisan-ı Osmani” adlı eseriyle “Gramerci Cevat” lakabını almıştır.
Sürgün hayatından itibaren düşünce yapısında değişimler gözlemlenen Ahmet Cevat Bey, Balkan Savaşları ile Osmanlıcılık akımı çerçevesinde “Balkan Mezalimi Neşri Vesaik Cemiyeti” fahri sekreteri olarak Türk halkına yapılan zulümleri Batılı devletlere anlatmak amacıyla Avrupa’ya gitmiş ve orada beklediği etkiyi alamayınca emperyalizme savaş açmıştır.
Bu sırada İngiliz istihlak kooperatiflerinden de etkilenmiştir.
Birinci Dünya Savaşı yılları ile ilgili hakkında detaylı bilgiler olmasa da 1914-1918 yıllarında yirmi dokuz adet okul kitap yazmıştır.
Ahmet Cevat Emre, Mütareke Dönemi’nde Mustafa Kemal’in başarılarını gözlemlerken Mütareke sonrasında İstanbul’da yapılan mitinglere katılmıştır.
Matbuat Cemiyeti üyesi olarak Akşam ve Tasvir-i Efkâr gibi gazetelerde İtilaf Devletleri karşıtı yazılar yazmıştır.
Ayrıca Akşam gazetesinde “Atimiz İçin” başlıklı İttihat ve Terakki yönetimi ve Enver Paşa hakkında eleştirel yazılar yazmıştır.
Mehmet Asım Us ile yazdığı “Anadolu Yavrusunun Kitabı”nı satmak amacıyla Bakü ve Moskova’ya gitmiştir.
İstanbul’da İtilaf Devletleri tarafından aranırken, Bakü’de Enver Paşa hakkında yazdığı yazılar nedeniyle Talat Paşa tarafından İngiliz casusu olarak tutuklanmak istemiştir.
Bu nedenle Dârülmuallimîn-i Âliye’den tanıştığı Mustafa Suphi’nin yanına sığınmış ve Türkiye Komünist Partisi’nde çalışmaya başlamıştır.
Ahmet Cevat Emre, Mayıs 1928’den itibaren Mustafa Kemal Atatürk ile dil devrimlerinin inşasında da büyük rol oynamıştır.
Ölümünden beş sene sonra “Tarih Dünyası” dergisi sahibi Niyazi Ahmet Banoğlu tarafından değiştirilerek yayımlanan “920 Moskova’sında Türk Komünistleri” adlı hatıraları gündem olmuştur.
Bu çalışmada, Ahmet Cevat Bey’in değiştirildiği tespit edilen Moskova hatıraları, döneme ait ilgili resmî kaynaklar ve mevcut argümanlar çerçevesinde incelenip ele alınarak eksik kısımların tamamlanması amaçlanmaktadır.
Ahmet Cevat Bey’in Moskova hatıraları incelendiğinde bazı tarih hataları olmakla birlikte başlıca olayların seyrinin doğru gittiği, komünizm faaliyetlerinin ise resmî kaynaklarla karşılaştırıldığında hatıralarda yer almadığı ve bazı önemli olaylara tam olarak değinilmediği anlaşılmıştır.
Bu amaçla Ahmet Cevat Emre’nin Bakü ve Moskova’da bulunduğu süre içindeki faaliyetlerine, resmî kaynaklara göre TKP faaliyetlerine ve Niyazi Nazif Tepedelenlioğlu’nun Ahmet Cevat Emre ile ilgili yaşadığı bir hatıraya yer verilerek döneme katkı sunulmaya çalışılacaktır.

Related Results

BİR HADİSİN YÛNUS EMRE DİLİNDEN ŞERHİ
BİR HADİSİN YÛNUS EMRE DİLİNDEN ŞERHİ
Yûnus Emre Anadolu’da tasavvufî din yorumunun önemli isimlerinden biridir. Ahmet Yesevî, Hacı Bayram Velî, Hacı Bektaş Velî, Mevlâna Celâleddîn Rûmî gibi birçok isimde olduğu gibi ...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Yunus Emre and the Yunus Emre Tomb in Ünye
Yunus Emre and the Yunus Emre Tomb in Ünye
Since the 11th century, there are saints called Sufis, Sheikhs, Saints, and Veli who came to Anatolia from Central Asia, Iran, Egypt, Iraq, Syria, Khorasan and Transoxiana and help...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
Nicholas of Cusa’da Dinî Tecrübe
Nicholas of Cusa’da Dinî Tecrübe
Nicholas of Cusa, Erken Rönesans döneminin önemli filozoflarından birisidir. Platon düşüncesi temelinde geliştirmiş olduğu mistik nitelikteki felsefesini, Hıristiyan Batı Düşüncesi...
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
İbn Sînâ’da Ölüm ve Ötesi
Bu makalede, İbn Sînâ’nın ölüm ve ötesine dair görüşlerinin ruh-beden ilişkisi bakımından felsefi bir değerlendirmesi yapılmıştır. Ölüm ötesi hayatla ilgili konuların felsefi bir p...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...

Back to Top