Javascript must be enabled to continue!
Hizb-ut Tahrir Yapılanması Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz: Özbekistan ve Türkiye Örneği
View through CrossRef
Bu çalışmada, küresel bir İslam Devleti ve Hilafet kurma gayesi ile 1953 yılında Takiyuddin en-Nebhânî tarafından kurulan Hizb-ut Tahrir’in faaliyetlerinin Özbekistan ve Türkiye üzerinden karşılaştırmalı bir analizi yapılmıştır. İki bölüme ayrılan çalışmanın ilk bölümünde Hizb-ut Tahrir’in kuruluş süreci, ideolojisi ve hareket metodu hakkında bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Hizb-ut Tahrir’in Özbekistan ve Türkiye’deki faaliyetleri ele alınmıştır.
HT İlk etapta Arapça konuşulan ülkelerde faaliyet yürütmeyi hedeflemiş ancak süreç içerisinde küresel bir faaliyet ağına kavuşmuştur. Günümüzde Avrupa, Asya, Amerika ve Afrika kıtalarında 45 farkı ülkede faaliyet yürüten HT, uluslararası bir yapılanma haline gelmiştir. Sovyetler Birliğinin halkın inancını yaşamasına yönelik olumsuz tutumu ve bir devlet politikası olarak ateizmi dayatması, Orta Asya’daki birçok Müslümanın kendi dinini rahat bir şekilde yaşaması engellemiştir. Süreç içerisinde halkın dini bilgiye ulaşımı gittikçe zorlaşmıştır. Bu durum, dini bilgiye aç bir kesimin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte dini bilgi ve yaşayışın önündeki engeller de ortadan kalkmıştır. Oluşan bu yeni ortam birçok dini hareketin ilgisini çekmiştir. Birçok dini-politik hareket, bu bölgede etkin birer aktör olmak için çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur. Bu hareketlerden birisi de Hizb ut-Tahrir’dir. HT’nin fikirleri, 1970’li yılların sonlarında bölgedeki yükseköğretim kurumlarında okumak üzere Ürdün ve Filistin’den gelen öğrenciler aracılığıyla gelmiş ancak dönemin şartlarından dolayı etkisi sınırlı kalmıştır. HT, 1995 yılında Fergana vadisindeki çalışmalarıyla etkinliğini arttırmış ve kısa süre içinde Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan gibi komşu ülkelere de yayılmıştır.
HT’nin aktif olmaya çalıştığı ülkelerden birisi de 1517-1924 yılları arasında İslam dünyasına halifelik etmiş olan Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulmuş olan Türkiye’dir. HT’nin Türkiye’ye yönelik ilk faaliyetleri 1960’lı yıllarda parti ideolojisini burada yaymak için gönderilen Ürdünlü öğrenciler aracılığıyla başlamıştır. HT, dağıttığı bildirilerle kısa sürede ülke gündemine oturmuştur. Süreç içerisinde faaliyetlerini sürdüren HT, 2005 yılında yaptığı bir açıklama ile Türkiye Vilayetini kurduğunu açıklamıştır. Hareketin sorumluluğuna Yılmaz Çelik getirilmiştir. HT’nin Türkiye vilayeti yapılanması aslında resmi olarak kurulmuş bir yapılanma değildir. Başka bir ifadeyle, devletin yetkili organları tarafından böyle bir yapılanmanın Türkiye’de kurulmasına resmi olarak izin verilmemiştir. Buradaki resmen kuruldu ifadesi HT örgütü açısından bir resmi kuruluş sürecidir. HT’nin Türkiye vilayetinin kurulduğu yönündeki açıklamalarından sonra aynı yıl 2 Eylül tarihinde Cuma namazı çıkışında Fatih Camisinde yaptığı eylemle kamuoyunda ses getirmiştir. Tekbirler eşliğinde 300-500 kişilik bir grup bir araya gelmiş, grup adına HT Türkiye sorumlusu Yılmaz Çelik bir açıklama yapmıştır. Söz konusu açıklamada Hilafetin yeniden getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
HT’nin Özbekistan ve Türkiye’deki yapılanma güçleri karşılaştırıldığında Türkiye’de görece daha zayıf kaldığı görülmektedir. İşte bu çalışmada, “Hizb-ut Tahrir’in, Türkiye’yle kıyaslandığında, Özbekistan’da daha etkin olmasının nedenleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın sonucunda, söz konusu ülkelerin sosyo-politik yapılarındaki farklılıkların HT’nin bu ülkelerdeki başarı ve başarısızlığında kilit bir rol üstlendiği tespit edilmiştir. Özbekistan’da Sovyet Yönetiminin uyguladığı din politikasının sonucunda dini bilginin üretimi ve yayılması alanında ciddi bir boşluğun olması, HT’nin buralarda etkili olmasını sağlamıştır. Buna karşın Türkiye’de din hizmetlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tek bir merkezden yönetilmesi, İlahiyat alanında bilginin üretimi ve yayılmasında Türkiye’nin kendi entelektüel kadrolarını oluşturması ve yaklaşık 100 yıllık bir demokrasi ile yönetilme geleneğin olması, HT’nin Türkiye’de daha zayıf kalmasına neden olmuştur.
Title: Hizb-ut Tahrir Yapılanması Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz: Özbekistan ve Türkiye Örneği
Description:
Bu çalışmada, küresel bir İslam Devleti ve Hilafet kurma gayesi ile 1953 yılında Takiyuddin en-Nebhânî tarafından kurulan Hizb-ut Tahrir’in faaliyetlerinin Özbekistan ve Türkiye üzerinden karşılaştırmalı bir analizi yapılmıştır.
İki bölüme ayrılan çalışmanın ilk bölümünde Hizb-ut Tahrir’in kuruluş süreci, ideolojisi ve hareket metodu hakkında bilgilere yer verilmiştir.
İkinci bölümde ise Hizb-ut Tahrir’in Özbekistan ve Türkiye’deki faaliyetleri ele alınmıştır.
HT İlk etapta Arapça konuşulan ülkelerde faaliyet yürütmeyi hedeflemiş ancak süreç içerisinde küresel bir faaliyet ağına kavuşmuştur.
Günümüzde Avrupa, Asya, Amerika ve Afrika kıtalarında 45 farkı ülkede faaliyet yürüten HT, uluslararası bir yapılanma haline gelmiştir.
Sovyetler Birliğinin halkın inancını yaşamasına yönelik olumsuz tutumu ve bir devlet politikası olarak ateizmi dayatması, Orta Asya’daki birçok Müslümanın kendi dinini rahat bir şekilde yaşaması engellemiştir.
Süreç içerisinde halkın dini bilgiye ulaşımı gittikçe zorlaşmıştır.
Bu durum, dini bilgiye aç bir kesimin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte dini bilgi ve yaşayışın önündeki engeller de ortadan kalkmıştır.
Oluşan bu yeni ortam birçok dini hareketin ilgisini çekmiştir.
Birçok dini-politik hareket, bu bölgede etkin birer aktör olmak için çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur.
Bu hareketlerden birisi de Hizb ut-Tahrir’dir.
HT’nin fikirleri, 1970’li yılların sonlarında bölgedeki yükseköğretim kurumlarında okumak üzere Ürdün ve Filistin’den gelen öğrenciler aracılığıyla gelmiş ancak dönemin şartlarından dolayı etkisi sınırlı kalmıştır.
HT, 1995 yılında Fergana vadisindeki çalışmalarıyla etkinliğini arttırmış ve kısa süre içinde Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan gibi komşu ülkelere de yayılmıştır.
HT’nin aktif olmaya çalıştığı ülkelerden birisi de 1517-1924 yılları arasında İslam dünyasına halifelik etmiş olan Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulmuş olan Türkiye’dir.
HT’nin Türkiye’ye yönelik ilk faaliyetleri 1960’lı yıllarda parti ideolojisini burada yaymak için gönderilen Ürdünlü öğrenciler aracılığıyla başlamıştır.
HT, dağıttığı bildirilerle kısa sürede ülke gündemine oturmuştur.
Süreç içerisinde faaliyetlerini sürdüren HT, 2005 yılında yaptığı bir açıklama ile Türkiye Vilayetini kurduğunu açıklamıştır.
Hareketin sorumluluğuna Yılmaz Çelik getirilmiştir.
HT’nin Türkiye vilayeti yapılanması aslında resmi olarak kurulmuş bir yapılanma değildir.
Başka bir ifadeyle, devletin yetkili organları tarafından böyle bir yapılanmanın Türkiye’de kurulmasına resmi olarak izin verilmemiştir.
Buradaki resmen kuruldu ifadesi HT örgütü açısından bir resmi kuruluş sürecidir.
HT’nin Türkiye vilayetinin kurulduğu yönündeki açıklamalarından sonra aynı yıl 2 Eylül tarihinde Cuma namazı çıkışında Fatih Camisinde yaptığı eylemle kamuoyunda ses getirmiştir.
Tekbirler eşliğinde 300-500 kişilik bir grup bir araya gelmiş, grup adına HT Türkiye sorumlusu Yılmaz Çelik bir açıklama yapmıştır.
Söz konusu açıklamada Hilafetin yeniden getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
HT’nin Özbekistan ve Türkiye’deki yapılanma güçleri karşılaştırıldığında Türkiye’de görece daha zayıf kaldığı görülmektedir.
İşte bu çalışmada, “Hizb-ut Tahrir’in, Türkiye’yle kıyaslandığında, Özbekistan’da daha etkin olmasının nedenleri üzerinde durulmuştur.
Çalışmanın sonucunda, söz konusu ülkelerin sosyo-politik yapılarındaki farklılıkların HT’nin bu ülkelerdeki başarı ve başarısızlığında kilit bir rol üstlendiği tespit edilmiştir.
Özbekistan’da Sovyet Yönetiminin uyguladığı din politikasının sonucunda dini bilginin üretimi ve yayılması alanında ciddi bir boşluğun olması, HT’nin buralarda etkili olmasını sağlamıştır.
Buna karşın Türkiye’de din hizmetlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tek bir merkezden yönetilmesi, İlahiyat alanında bilginin üretimi ve yayılmasında Türkiye’nin kendi entelektüel kadrolarını oluşturması ve yaklaşık 100 yıllık bir demokrasi ile yönetilme geleneğin olması, HT’nin Türkiye’de daha zayıf kalmasına neden olmuştur.
Related Results
Bibliometric Analysis of Publication Trends Related to Hizb Ut-Tahrir Indonesia (HTI) Before and After Dissolution
Bibliometric Analysis of Publication Trends Related to Hizb Ut-Tahrir Indonesia (HTI) Before and After Dissolution
The main objective of this study is to map the academic development and thematic shifts in research on Hizb ut-Tahrir Indonesia (HTI) before and after its official dissolution (201...
RELEVANSI STRATEGI DAKWAH HIZBUT TAHRIR INDONESIA DENGAN STRATEGI DAKWAH NABI MUHAMMAD SAW
RELEVANSI STRATEGI DAKWAH HIZBUT TAHRIR INDONESIA DENGAN STRATEGI DAKWAH NABI MUHAMMAD SAW
Hizbut Tahrir Indonesia is a unique and phenomenal propaganda institution. For one decade (1998-2008) it has exercised a very intensive preaching, conception of Islam, enforcement ...
A risky journey for Break-Induced Replication
A risky journey for Break-Induced Replication
Break Induced Replication (BIR) is one of the homologous recombination pathways to repair DNA double strand breaks. BIR plays important roles in main- taining genomic integrity. Fo...
Transformation of Meaning by Implemented Fragments of The Hizb Gazali Version of The Qur’an
Transformation of Meaning by Implemented Fragments of The Hizb Gazali Version of The Qur’an
The Qur'an is the holy scripture that was preserved in Ottoman manuscripts and has since undergone a change to become hizb gazali. According to history, the Qur'an has started to c...
Reading Hizb Ghozali In Boarding School Luqmaniyyah Yogyakarta
Reading Hizb Ghozali In Boarding School Luqmaniyyah Yogyakarta
Abstract
Reading Hizb Ghozali in Pondok Pesantren Luqmaniyyah Yogyakarta Hizib Ghozali is one of the many benefits of Hizb. As for the practice, Santri must do the Tirakat. Beside...
Comparative Analysis of Anti-Capitalist Narratives in Hizb ut-Tahrir Movements in Indonesia and Malaysia
Comparative Analysis of Anti-Capitalist Narratives in Hizb ut-Tahrir Movements in Indonesia and Malaysia
This study explores the narrative of anti-capitalism through the perspective of Islamic political movements by comparing the Hizb ut-Tahrir movement in Indonesia and Malaysia. Capi...
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Kent Yeşil Alanları Toprak Bilgisi
Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi olan kitap yazarlarından iki hocamız hem yüksek lisans hem de doktora tezlerini Toprak İlmi ve Ekoloji alanında y...
Girişimci Kültür & Yönetim: Güncel Gelişmeler
Girişimci Kültür & Yönetim: Güncel Gelişmeler
Türk kültürünün liderlik ve girişimcilik potansiyelinin yüksek olduğu aşikardır. Nitekim McClelland (1961) başarı güdüleri ve girişimcilik kabiliyetleri açısından yaptığı sıralamad...

